Aile hukuku uyuşmazlıkları, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu hükümlerine tabidir ve çoğu zaman boşanma talebiyle birlikte velayet, nafaka, tazminat ve mal rejiminin tasfiyesi gibi birden çok talebi aynı anda gündeme getirir. Bu taleplerin bir kısmı boşanma davasında karara bağlanırken, bir kısmı ayrı dava konusudur.
Büromuzda anlaşmalı ve çekişmeli boşanma, velayet ve kişisel ilişki, nafaka, mal rejiminin tasfiyesi ile tanıma ve tenfiz davalarında avukatlık hizmeti verilmektedir.
Başlıca Hizmetler
Aile hukuku alanında aşağıdaki konularda çalışma yürütülmektedir:
- Anlaşmalı boşanma: Türk Medeni Kanunu m.166/3 kapsamında protokolün hazırlanması ve davanın takibi.
- Çekişmeli boşanma: evlilik birliğinin sarsılması, zina, hayata kast ve pek kötü muamele, suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme, terk ile akıl hastalığı sebeplerine dayanan davalar.
- Velayet ve kişisel ilişki: velayetin belirlenmesi ve değiştirilmesi, çocukla kişisel ilişki kurulması ve düzenlenmesi.
- Nafaka: tedbir, iştirak ve yoksulluk nafakası talepleri ile nafakanın artırılması, azaltılması veya kaldırılması davaları.
- Maddi ve manevi tazminat: boşanmaya sebep olan olaylar nedeniyle kusurlu taraftan istenebilecek tazminat talepleri.
- Mal rejiminin tasfiyesi: katılma alacağı, değer artış payı ve katkı payı alacağına ilişkin davalar.
- Tanıma ve tenfiz: yabancı mahkeme kararlarının Türkiye’de hüküm doğurması için açılan davalar; kanunda öngörülen şartların bulunması hâlinde nüfus müdürlüğü nezdinde tescil yolu.
- 6284 sayılı Kanun kapsamında koruyucu ve önleyici tedbir talepleri.
Anlaşmalı ve Çekişmeli Boşanma Ayrımı
Türk Medeni Kanunu m.166/3 uyarınca evlilik en az bir yıl sürmüşse, eşlerin birlikte başvurması ya da bir eşin diğerinin davasını kabul etmesi hâlinde evlilik birliği temelinden sarsılmış sayılır. Hâkim, tarafları bizzat dinleyerek iradelerin serbestçe açıklandığına kanaat getirmedikçe ve boşanmanın malî sonuçları ile çocukların durumuna ilişkin düzenlemeyi uygun bulmadıkça anlaşmalı boşanmaya karar veremez.
Bu şartların bulunmadığı hâllerde dava çekişmeli yürür; kusur, tazminat ve nafaka talepleri delillerle ispat edilir. Anlaşmalı boşanma protokolünde eksik veya çelişkili bir düzenleme bulunması, dosyanın çekişmeliye dönüşmesine yol açabilir.
Velayet, Nafaka ve Tazminat
Velayet düzenlemesinde ölçüt çocuğun üstün yararıdır; ebeveynlerin talebi tek başına belirleyici değildir. Velayeti kendisine bırakılmayan taraf ile çocuk arasında kişisel ilişki kurulmasına da aynı kararla hükmedilir.
Tedbir nafakası, dava süresince eşin ve çocukların geçimi için hükmedilen geçici nitelikteki nafakadır. Boşanmanın kesinleşmesiyle çocuk yönünden iştirak, eş yönünden ise koşulları varsa yoksulluk nafakası gündeme gelir. Nafaka miktarı, tarafların ekonomik durumundaki değişikliğe bağlı olarak sonradan artırılabilir, azaltılabilir veya kaldırılabilir.
Boşanmada maddi ve manevi tazminat talebi, kusur dağılımına ve talep edenin mevcut ya da beklenen menfaatlerinin zedelenmiş olmasına bağlıdır. Eşit kusur hâlinde tazminata hükmedilmesi kural olarak mümkün değildir.
Mal Rejiminin Tasfiyesi
Türk Medeni Kanunu’nun yürürlüğe girdiği 1 Ocak 2002 tarihinden itibaren, aksi kararlaştırılmadıkça eşler arasında edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir. Bu tarihten önceki dönem için ise mal ayrılığı rejimi kuralları uygulanır; bu ayrım, uzun süreli evliliklerde hesabı doğrudan etkiler.
Mal rejiminin tasfiyesi, boşanma davasından ayrı bir davanın konusudur ve kural olarak boşanma kararının kesinleşmesi beklenir. Talep edilebilecek kalemler katılma alacağı, değer artış payı ve kişisel malla edinilen mallara ilişkin denkleştirme istemleridir.
Türk Medeni Kanunu m.178 uyarınca evliliğin boşanma sebebiyle sona ermesinden doğan dava hakları, boşanma hükmünün kesinleşmesinin üzerinden bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrar.
Aile Hukukunda Arabuluculuk
Aile hukuku uyuşmazlıklarının bir bölümü, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri konular olduğu ölçüde ihtiyari arabuluculuğa elverişlidir. Buna karşılık boşanmanın kendisi, velayet ve soybağı gibi kamu düzenine ilişkin konular arabuluculuğa elverişli değildir.
Arabuluculuğa elverişli aile hukuku uyuşmazlıklarında anlaşma belgesine icra edilebilirlik şerhi verilmesi incelemesi, 6325 sayılı Kanun m.18/3 uyarınca duruşmalı olarak yapılır. Ayrıntılı bilgi için Arabuluculuk sayfasına bakabilirsiniz.
Çalışma Yöntemimiz
İlk görüşmede talepler ayrıştırılır: boşanma davasında karara bağlanacak talepler ile ayrı dava konusu olan mal rejimi tasfiyesi birbirinden ayrılır.
Delil listesi, iddia edilen kusur vakıalarıyla eşleştirilerek hazırlanır; tanık beyanları, iletişim kayıtları ve resmî belgeler bu çerçevede değerlendirilir.
Çocuğun bulunduğu dosyalarda tedbir ve kişisel ilişki talepleri, davanın açılmasıyla birlikte ilk aşamada sunulur.
Aile hukuku dosyalarında gizlilik esastır; dosya bilgileri ve görüşme içerikleri Avukatlık Kanunu ve meslek kuralları çerçevesinde saklı tutulur.
Sık Sorulan Sorular
Anlaşmalı boşanma için evliliğin ne kadar sürmüş olması gerekir?
Mal paylaşımı davası boşanma davasıyla birlikte görülebilir mi?
Hangi tarihten sonra edinilen mallar paylaşıma girer?
Boşanmadan sonra tazminat veya alacak talebi için süre var mı?
Velayet neye göre belirlenir?
Nafaka miktarı sonradan değiştirilebilir mi?
İletişim
Av. Şerafettin Kaya Hukuk ve Arabuluculuk Bürosu
Mevlana Mah. Issıkgöl Cad. No: 99, Kat: 1 D: 23, 41400 Gebze/Kocaeli
Telefon: +90 534 545 23 32 · E-posta: av.serafettinkaya@gmail.com
Çalışma saatleri, ulaşım ve harita için İletişim sayfasına bakabilirsiniz.
İlgili sayfalar: Arabuluculuk · Faaliyet Alanları · Dilekçe Örnekleri · Vatandaş Başvuru Rehberi · Makaleler
Bu sayfadaki bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki mütalaa niteliği taşımaz. Faaliyet alanı bilgisi, uzmanlık anlamına gelmemek üzere verilmiştir. Her uyuşmazlık kendi somut koşullarına göre değerlendirilir.
[sk_alan_makaleleri kategori=”aile-hukuku” adet=”6″]