Pzt–Cum 09:00–18:30 Gebze / Kocaeli

Evlilikte Şiddetin Cezası ve Hukuki Sonuçları: Üç Ayrı Yol

Evlilikte şiddetin cezası ve hukuki sonuçlarını konu alan yazının kapak görseli.

Eşe yönelen şiddet tek bir dosyada sonuçlanmaz. Aynı olay hem koruma tedbiri, hem ceza soruşturması, hem de boşanma davası doğurur; üçü ayrı mercilerde, ayrı sürelerde ve ayrı ispat kurallarıyla yürür. Bu ayrımı bilmemek, hem korumanın gecikmesine hem de boşanma dosyasında kusur ispatının zayıf kalmasına yol açar.

Kısa Cevap

Şiddet hâlinde üç yol birlikte işletilebilir: 6284 sayılı Kanun kapsamında koruyucu ve önleyici tedbir, ceza soruşturması ve boşanma davası. Tedbir kararına aykırı davranan kişi, fiili bir suç oluştursa bile üç günden on güne kadar zorlama hapsine tabi tutulur; her tekrarda süre on beş günden otuz güne çıkar ve toplamı altı ayı geçemez. Kasten yaralamanın eşe karşı işlenmesi hâlinde şikâyet aranmaz ve ceza yarı oranında artırılır.

Birinci Yol: 6284 Sayılı Kanun Tedbirleri

En hızlı sonuç veren yol budur ve dava açılmasını beklemez.

6284 sayılı Kanun’un 5. maddesi, hâkimin şiddet uygulayan hakkında verebileceği önleyici tedbirleri sayar. Bunlar arasında şiddet tehdidi, hakaret, aşağılama veya küçük düşürmeyi içeren söz ve davranışlarda bulunmama; müşterek konuttan derhâl uzaklaştırılma ve konutun korunan kişiye tahsisi; korunan kişilere, konuta, okula ve iş yerine yaklaşmama; iletişim araçlarıyla rahatsız etmeme; silahların kolluğa teslimi gibi tedbirler yer alır.

Aynı maddenin ikinci fıkrası acil hâller için özel bir usul öngörür: gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde belirli tedbirler ilgili kolluk amirlerince de alınabilir. Kolluk amiri evrakı en geç kararın alındığı tarihi takip eden ilk iş günü içinde hâkimin onayına sunar; hâkim tarafından yirmi dört saat içinde onaylanmayan tedbirler kendiliğinden kalkar.

Dördüncü fıkra ise ekonomik boyutu düzenler: şiddet uygulayan aynı zamanda ailenin geçimini sağlayan ya da katkıda bulunan kişi ise, nafakaya hükmedilmemiş olması kaydıyla hâkim, talep edilmese dahi tedbir nafakasına hükmedebilir.

Evlilikte şiddet hâlinde işletilebilecek üç ayrı hukuki yolu gösteren tablo.
Tek olay, üç ayrı merci ve üç ayrı süre.

Tedbir Kararına Uyulmazsa: Zorlama Hapsi

Tedbirin yaptırımı, 6284 sayılı Kanun’un 13. maddesinde düzenlenmiştir ve ceza yargılamasından bağımsızdır.

Maddeye göre hakkında tedbir kararı verilen şiddet uygulayan, bu kararın gereklerine aykırı hareket etmesi hâlinde, fiili bir suç oluştursa bile ihlal edilen tedbirin niteliğine ve aykırılığın ağırlığına göre hâkim kararıyla üç günden on güne kadar zorlama hapsine tabi tutulur.

Aykırılığın her tekrarında zorlama hapsinin süresi on beş günden otuz güne kadardır; ancak toplam süre altı ayı geçemez. Zorlama hapsine ilişkin kararlar Cumhuriyet başsavcılığınca yerine getirilir.

Uygulamada gözden kaçan bir şart, tedbir kararının şiddet uygulayana tebliğ edilmiş olmasıdır. Yargıtay 7. Ceza Dairesi’nin 19.02.2024 tarihli kararına konu olayda, tedbir kararının tebliğinden önce gerçekleşen olay nedeniyle zorlama hapsi verilmesi ve on günlük üst sınırın aşılarak on beş gün zorlama hapsine hükmedilmesi kanun yararına bozma istemine konu edilmişti.

Tedbir kararının ihlali hâlinde uygulanacak zorlama hapsi sürelerini gösteren kart görseli.
Sınırlar katı: 3-10 gün, tekrarda 15-30 gün.

Bir Usul Ayrıntısı: Kanun Yararına Bozma

Aynı karar, 6284 kararlarının hangi kanun yoluna tabi olduğunu da göstermesi bakımından önemlidir.

Yargıtay 7. Ceza Dairesi, 6284 sayılı Kanun’un 2. maddesinde hâkim deyiminden aile mahkemesi hâkiminin anlaşılacağını; tedbir kararı verilmesi, zorlama hapsi ve bunlara itirazın aile mahkemesi hâkimlerince inceleneceğini belirtmiştir.

Kararda, aile mahkemelerinin hukuk mahkemesi olduğu ve hukuk yargılaması yaptığı; 5271 sayılı Kanun’un uygulama alanının ise ceza yargılamaları olduğu vurgulanmıştır. Bu nedenle hukuk mahkemesi sıfatıyla verilen kararların, ceza muhakemesine ilişkin 309. madde uyarınca kanun yararına bozulmasının mümkün olmadığı sonucuna varılarak istem reddedilmiştir.

Bunun pratik anlamı şudur: 6284 kararlarına karşı izlenecek yol, ceza kanun yolları değil, anılan Kanun’daki itiraz usulüdür.

İkinci Yol: Ceza Sorumluluğu

Şiddetin türüne göre farklı suçlar gündeme gelir ve eşe karşı işlenmesi ağırlaştırıcı sebeptir.

5237 sayılı Kanun’un 86. maddesine göre kasten yaralama suçunun eşe veya boşandığı eşe karşı işlenmesi hâlinde şikâyet aranmaksızın verilecek ceza yarı oranında artırılır. Fiilin etkisinin basit tıbbi müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif olması hâlinde ise kural olarak şikâyet aranır; ancak suçun kadına karşı işlenmesi hâlinde cezanın alt sınırı dokuz aydan az olamaz.

Fiziksel şiddet dışındaki davranışlar da suç oluşturabilir. 5237 sayılı Kanun’un 232. maddesine göre aynı konutta birlikte yaşadığı kişilerden birine karşı kötü muamelede bulunan kimse iki aydan bir yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır.

Bunların yanında tehdit, hakaret ve eziyet gibi suçlar da somut olaya göre ayrıca gündeme gelebilir.

Şiddetin türüne göre ceza sorumluluğu
DavranışSuç ve dayanakŞikâyetÖzellik
Eşe veya boşandığı eşe fiziksel yaralamaKasten yaralama — TCK m. 86AranmazVerilecek ceza yarı oranında artırılır
Etkisi basit tıbbi müdahaleyle giderilebilecek yaralamaKasten yaralama — TCK m. 86Kural olarak aranırSuç kadına karşı işlenmişse cezanın alt sınırı dokuz aydan az olamaz
Aynı konutta birlikte yaşadığı kişiye kötü muameleKötü muamele — TCK m. 232Aranmazİki aydan bir yıla kadar hapis
Tehdit, hakaret, eziyetİlgili suç tipleriSuça göre değişirFiziksel şiddet bulunmasa da somut olaya göre ayrıca gündeme gelir

Üçüncü Yol: Boşanma Davası

Şiddet, boşanma hukukunda iki ayrı sebebe dayanak oluşturabilir.

4721 sayılı Kanun’un 162. maddesine göre eşlerden her biri, diğeri tarafından hayatına kastedilmesi veya kendisine pek kötü davranılması ya da ağır derecede onur kırıcı bir davranışta bulunulması sebebiyle boşanma davası açabilir. Bu özel sebep süreye tabidir: dava hakkı, boşanma sebebinin öğrenilmesinden başlayarak altı ay ve her hâlde sebebin doğumunun üzerinden beş yıl geçmekle düşer. Maddede ayrıca affeden tarafın dava hakkının bulunmadığı belirtilmiştir.

Süre geçmişse ya da olaylar bu ağırlıkta değilse, şiddet olguları evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebine dayanak yapılır. Bu yolda süre sınırı yoktur; ancak kusur karşılaştırması devreye girer.

Şiddet Her Zaman Tam Kusur mu?

Uygulamada beklenenin aksine, şiddetin varlığı tek başına diğer eşi kusursuz kılmaz.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 06.11.2024 tarihli kararına konu olayda ilk derece mahkemesi, süregelen fiziksel şiddet nedeniyle erkeğin tam kusurlu olduğunu kabul etmiş ve kadın yararına maddi ve manevi tazminata hükmetmişti.

Bölge adliye mahkemesi ise toplanan delillere göre kadının da sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiğini tespit ederek, eşine fiziksel şiddet uygulayan erkek ile sadakat yükümlülüğünü ihlal eden kadının eşit kusurlu olduğu sonucuna varmış ve tarafların tazminat taleplerini ayrı ayrı reddetmiştir.

Daire, kararı başka bir gerekçeyle bozmuştur: erkeğin zina iddiasına dayanak yaptığı ses kaydını içeren belleğin bilirkişi incelemesine tabi tutulmaması eksik inceleme sayılmıştır.

Bu karar iki şeyi gösterir. Birincisi, kusur değerlendirmesinde her iki tarafın davranışları birlikte tartılır. İkincisi, delil olarak sunulan kayıtların incelenmemesi başlı başına bozma sebebidir.

Boşanma davasında şiddet iddiasının kusur değerlendirmesindeki yerini gösteren akış görseli.
Kusur tartısı iki taraf için de işliyor.

Yargıtay Ne Diyor?

Kararlar birlikte okunduğunda üç pratik sonuç çıkar.

Birincisi, tedbir kararı tebliğ edilmeden ihlalden söz edilemez. Zorlama hapsi için kararın şiddet uygulayana tefhim veya tebliğ edilmiş olması gerekir.

İkincisi, zorlama hapsinde kanuni sınırlar katıdır: ilk ihlalde üç ilâ on gün, tekrarında on beş ilâ otuz gün ve toplamda altı ay.

Üçüncüsü, boşanma dosyasında şiddet iddiası kusur karşılaştırmasının bir parçasıdır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 15.03.2022 tarihli kararına konu olayda da erkeğin fiziksel şiddet uyguladığı, kadının ise incitici sözler söylediği tespit edilerek kusur dereceleri ayrı ayrı değerlendirilmiştir.

Koruma tedbirlerinin işleyişi için 6284 uzaklaştırma ve koruma kararı yazısına; tazminat ölçütleri için boşanmada maddi ve manevi tazminat yazısına; dijital delillerin akıbeti için çekişmeli boşanmada dijital deliller yazısına bakılabilir.

Uygulamada Ne Yapmalı?

  1. Şiddet hâlinde önce güvenliği sağlayın; kolluğa başvurarak 6284 kapsamında acil tedbir isteyin.
  2. Tedbir kararının şiddet uygulayana tebliğ edilip edilmediğini takip edin; ihlal iddiası buna bağlıdır.
  3. Darp raporunu gecikmeden alın; adli muayene raporu hem ceza hem boşanma dosyasında kullanılır.
  4. Olayları tarih, saat ve yer belirterek kaydedin; genel ifadeler kusur ispatını zayıflatır.
  5. Tanıkların kimlik ve iletişim bilgilerini erken bildirin.
  6. Mesaj, çağrı kaydı ve kamera görüntülerini saklayın; delilin incelenmemesi bozma sebebidir.
  7. Ceza şikâyetiyle boşanma davasını ayrı süreçler olarak kurgulayın; biri diğerini beklemez.
  8. Pek kötü muameleye dayanacaksanız altı aylık ve beş yıllık süreleri hesaplayın.
  9. Af niteliğinde davranışlardan kaçının; affeden tarafın 162. maddeye dayalı dava hakkı yoktur.
  10. Ekonomik güvenlik için 6284 kapsamında tedbir nafakası talep edilebileceğini bilin.

Sık Sorulan Sorular

Şikâyetçi olmazsam dava açılmaz mı? Kasten yaralama eşe veya boşandığı eşe karşı işlenmişse şikâyet aranmaksızın soruşturulur ve ceza yarı oranında artırılır. Basit tıbbi müdahaleyle giderilebilecek hâllerde ise kural olarak şikâyet aranır.

Uzaklaştırma kararına uymayan kişiye ne olur? 6284 sayılı Kanun’un 13. maddesine göre fiili bir suç oluştursa bile üç günden on güne kadar zorlama hapsine tabi tutulur; her tekrarda süre on beş günden otuz güne çıkar ve toplam altı ayı geçemez.

Tedbir kararı bana tebliğ edilmediyse ihlalden sorumlu olur muyum? Zorlama hapsi için tedbir kararının şiddet uygulayana tefhim veya tebliğ edilmiş olması aranır. Tebliğden önceki davranışlar bu kapsamda değerlendirilemez.

Şiddet gören eş her zaman kusursuz sayılır mı? Hayır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 06.11.2024 tarihli kararına konu olayda, fiziksel şiddet uygulayan erkek ile sadakat yükümlülüğünü ihlal eden kadın eşit kusurlu sayılmıştır.

Pek kötü muameleye dayalı boşanma davası için süre var mı? Evet. 4721 sayılı Kanun’un 162. maddesine göre dava hakkı, sebebin öğrenilmesinden başlayarak altı ay ve her hâlde sebebin doğumundan itibaren beş yıl geçmekle düşer.

Sonuç

Evlilikte şiddet, tek bir başvuruyla çözülen bir mesele değildir. Koruma tedbiri güvenliği sağlar, ceza soruşturması yaptırımı, boşanma davası ise ilişkinin hukuki sonuçlarını belirler. Üç yol arasında en çok ihmal edilen bağlantı ise delildir: darp raporu, tanık ve kayıtlar hem ceza hem boşanma dosyasının ortak omurgasıdır. Bu nedenle ilk günden itibaren belgeleme, sonradan yürütülecek her savunmadan daha belirleyicidir.

Dayanak Mevzuat ve Kararlar

Hukuki Bilgilendirme

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlı olarak hazırlanmıştır; hukuki görüş veya vekâlet ilişkisi doğurmaz. Şiddet hâlinde öncelik güvenliğin sağlanmasıdır; somut olayda hangi yolların işletileceği dosya incelenmeden değerlendirilmemelidir. Her uyuşmazlık kendi somut koşullarında değerlendirilir.

Yayın tarihi: 20.08.2026 · Son güncelleme: 20.08.2026 Hazırlayan: Av. Şerafettin Kaya · Gebze / Kocaeli · 0534 545 23 32 · www.serafettinkaya.av.tr

Bu yazıyı paylaş

WhatsApp LinkedIn X

Aynı kategoriden diğer yazılar

WhatsApp Randevu Ara