Boşanmada Çocukla Kişisel İlişki (Görüş) Nasıl Düzenlenir?
Boşanma sürecinde en çok merak edilen konuların başında, velayet kendisine verilmeyen tarafın çocuğunu ne zaman ve nasıl görebileceği gelir. Hukukumuzda bu düzenlemeye çocukla kişisel ilişki (halk arasında bilinen adıyla “görüş”) denir. Bu yazıda, boşanmada çocukla kişisel ilişkinin nasıl belirlendiğini, engellendiğinde ne olacağını ve koşullar değiştiğinde yeniden nasıl düzenlenebileceğini sade bir dille açıklıyoruz.
Çocukla Kişisel İlişki Nedir?
Çocukla kişisel ilişki, velayeti kendisine bırakılmayan anne veya babanın çocuğuyla düzenli olarak görüşme, birlikte vakit geçirme ve bağını sürdürme hakkıdır. Bu hak yalnızca ebeveynin değil, aynı zamanda çocuğun da menfaatine hizmet eder; çünkü çocuğun her iki ebeveyniyle de sağlıklı bir ilişki kurması esastır.
Türk Medeni Kanunu’na göre boşanma veya ayrılık halinde hâkim, olanak buldukça anne ve babayı dinledikten sonra çocukla kişisel ilişkiyi kendiliğinden (resen) düzenler. Yani tarafların ayrıca talep etmesine gerek kalmadan mahkeme bu konuda karar verir.
Düzenlemede esas alınan temel ölçüt, çocuğun sağlık, eğitim ve ahlak yararıdır. Görüş günleri, saatleri ve süreleri belirlenirken çocuğun yaşı, okul düzeni ve genel yararı gözetilir.
Kimler Kişisel İlişki Kurma Hakkına Sahiptir?
Çocukla kişisel ilişki kurma hakkı yalnızca boşanan eşe tanınmış bir hak değildir. Kanun, velayeti altında bulunmayan veya kendisine bırakılmayan çocukla uygun kişisel ilişki kurulmasını isteme hakkını anne ve babanın her birine tanır.
Burada dikkat edilmesi gereken kelime “uygun” ifadesidir. Talep edilen görüş düzeninin çocuğun günlük yaşamına, eğitimine ve yararına uygun olması gerekir. Örneğin okul çağındaki bir çocuk için hafta içi tam gün görüş genellikle uygun görülmezken; belirli hafta sonları, yarıyıl ve yaz tatilinin bir bölümü ile dini bayramların belli günleri sıklıkla düzenlemeye dahil edilir.
Velayet kendisine verilmeyen eş, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine de gücü oranında katılmakla yükümlüdür. Kişisel ilişki hakkı ile bu katılım yükümlülüğü birbirinden bağımsız değerlendirilir.
Görüş Düzeni Belirlenirken Nelere Dikkat Edilir?
Mahkeme kişisel ilişkiyi düzenlerken çocuğun yararını merkeze alır. Uygulamada genellikle şu unsurlar somut olayın koşullarına göre belirlenir:
- Görüş sıklığı ve günleri: Örneğin belirli hafta sonları belli saatler arasında.
- Yatılı (gece kalmalı) görüş: Çocuğun yaşı ve gelişimi uygun olduğunda gündeme gelir.
- Tatil dönemleri: Yaz tatili, yarıyıl (sömestr) tatili ve bayramlar için ayrı düzenleme yapılır.
- Teslim yeri ve şekli: Çocuğun nasıl ve nerede teslim alınıp bırakılacağı.
Çocuk vesayet altındaysa, hâkim vasinin ve vesayet makamının görüşünü de alır. Amaç her zaman çocuğun huzurunu ve gelişimini korumaktır.
Kişisel İlişki Engellenirse Ne Olur?
Boşanmadan sonra en sık yaşanan sorunlardan biri, velayet sahibi tarafın çocuğu diğer ebeveynle görüştürmemesidir. Kanun bu konuda her iki tarafa da yükümlülük yükler: her ebeveyn, diğerinin çocukla kişisel ilişkisini zedelemekten ve çocuğun eğitilmesini engellemekten kaçınmakla yükümlüdür.
2021 Sonrası Getirilen Yeni Yaptırım
24 Kasım 2021 tarihli 7343 sayılı Kanun ile önemli bir değişiklik yapılmıştır. Buna göre velayet kendisine bırakılan taraf, kişisel ilişki düzenlemesinin gereklerini (çocuğu görüşe teslim etmek gibi) yerine getirmezse, çocuğun menfaatine aykırı olmamak kaydıyla velayet değiştirilebilir. Bu husus, mahkemenin kişisel ilişki kararında taraflara ihtar (uyarı) olarak yazılır.
Yani görüş engellemesi artık sadece bir “sorun” değil, doğrudan velayetin kaybına yol açabilecek bir davranış olarak düzenlenmiştir. Ancak bu, engellemenin sürekli ve ağır olması halinde söz konusudur; tek bir aksama otomatik olarak velayet değişikliği anlamına gelmez.
Yargıtay’ın yerleşik uygulamasına göre de velayet sahibinin örneğin yeniden evlenmesi gibi tek bir olgu, o kişinin çocukla kişisel ilişkiyi engellediği ispatlanmadıkça tek başına velayetin değiştirilmesi için yeterli görülmez. Engellemenin somut delillerle ortaya konması gerekir. Velayet ve kişisel ilişki konularında sürecin nasıl işlediğini merak ediyorsanız aile hukuku alanındaki bilgilendirici içeriklerimize göz atabilirsiniz.
Kişisel İlişki Hangi Hallerde Sınırlanır veya Kaldırılır?
Kişisel ilişki mutlak bir hak değildir; çocuğun yararı gerektirdiğinde sınırlanabilir veya tamamen kaldırılabilir. Kanuna göre kişisel ilişki hakkı şu hallerde reddedilebilir ya da geri alınabilir:
- Çocuğun huzuru tehlikeye girerse,
- Hak, yükümlülüğe aykırı biçimde kullanılırsa,
- Ebeveyn çocukla ciddi olarak ilgilenmiyorsa,
- Ya da bunlara benzer diğer önemli sebepler varsa.
Bu değerlendirme her zaman somut olaya göre yapılır ve önceliği çocuğun güvenliği ile psikolojik gelişimidir. Örneğin çocuğa yönelik risk oluşturan bir durumun varlığı halinde görüş sınırlandırılabilir veya kaldırılabilir.
Görüş Düzeni Sonradan Değiştirilebilir mi?
Evet. Kişisel ilişki düzenlemesi kesin hüküm oluşturmaz. Tarafların ve çocuğun koşulları zaman içinde değiştikçe, düzenlemenin yeniden yapılması istenebilir. Değişikliğe yol açabilecek durumlara örnek olarak şunlar verilebilir:
- Çocuğun yaşının ilerlemesi (küçük bir bebeğe göre okul çağındaki bir çocuk için farklı bir düzen gerekebilir),
- Okul ve ders programının değişmesi,
- Taraflardan birinin ikametinin (oturduğu yerin) değişmesi,
- Çocuğun veya ebeveynin sağlık durumundaki değişiklikler.
Yargıtay’ın yerleşik uygulamasına göre değişen koşullar altında tarafların, kişisel ilişkinin artırılması, azaltılması ya da yatılı görüş, bayram ve tatil eklenmesi gibi taleplerle yeniden düzenleme istemesi mümkündür. Örneğin bebekken kısa süreli görüş öngörülen bir çocuk okul çağına geldiğinde, yatılı ve tatil görüşleri eklenmesi talep edilebilir.
Kişisel İlişki Davası Nasıl Bir Yargılamadır?
Çocukla kişisel ilişkinin düzenlenmesi, hukuken çekişmeli yargı işi olarak kabul edilir. Bunun pratikteki en önemli sonucu, kanun yolunun (istinaf/temyiz) açık olmasıdır.
Yargıtay’ın yerleşik uygulamasına göre, velayete ilişkin karar kesin olsa dahi, kişisel ilişki yönünden karara karşı kanun yoluna başvurmak mümkündür. Yani görüş düzeniyle ilgili kararı hukuka aykırı bulan taraf, süresi içinde bu karara itiraz edebilir. Ayrıca velayetin kaldırılması veya değiştirilmesiyle birlikte kişisel ilişki de mahkemece yeniden hükme bağlanır.
Sık Sorulan Sorular
Çocukla kişisel ilişki için ayrı dava açmam gerekir mi?
Boşanma sırasında hâkim kişisel ilişkiyi kendiliğinden düzenler; ayrı bir talebe gerek yoktur. Ancak boşanma kararından sonra koşullar değişmiş ya da hiç düzenleme yapılmamışsa, kişisel ilişkinin kurulması veya değiştirilmesi için ayrı bir dava açılabilir.
Karşı taraf çocuğumu göstermiyorsa ne yapabilirim?
Kişisel ilişki kararının uygulanması için hukuki yollar mevcuttur. Süreklilik gösteren ve ağır engellemelerde, 2021 sonrası getirilen düzenleme uyarınca çocuğun menfaatine aykırı olmamak kaydıyla velayetin değiştirilmesi gündeme gelebilir. Ancak engellemenin somut delillerle ortaya konması gerekir; her aksama otomatik sonuç doğurmaz.
Görüş günleri çocuk büyüdükçe değişebilir mi?
Evet. Kişisel ilişki düzeni kesin hüküm değildir. Çocuğun yaşı, okulu, sağlığı veya tarafların oturduğu yer değiştiğinde görüşün artırılması, azaltılması ya da yatılı ve tatil görüşü eklenmesi talep edilebilir.
Velayet bende değilse çocuğumla gece kalmalı (yatılı) görüşebilir miyim?
Yatılı görüş, çocuğun yaşına ve gelişimine uygun olduğunda düzenlemeye dahil edilebilir. Özellikle çok küçük çocuklarda başlangıçta öngörülmeyen yatılı görüş, çocuk büyüdükçe yeniden düzenleme yoluyla istenebilir. Karar her zaman çocuğun yararına göre verilir.
Kişisel ilişki hiç kaldırılabilir mi?
Çocuğun huzuru tehlikeye girerse, hak amacına aykırı kullanılırsa, ebeveyn çocukla ciddi biçimde ilgilenmezse veya benzer önemli sebepler bulunursa kişisel ilişki sınırlanabilir ya da tamamen kaldırılabilir. Bu istisnai bir durumdur ve çocuğun yararı esas alınarak değerlendirilir.
Sonuç
Çocukla kişisel ilişkinin düzenlenmesi, boşanmanın en hassas ve çocuğun yaşamını doğrudan etkileyen konularından biridir. Görüş düzeninin belirlenmesi, engellenmesi halinde başvurulacak yollar ve koşullar değiştiğinde yeniden düzenleme talepleri, her dosyanın kendine özgü koşullarına göre farklılık gösterir.
Bu yazı yalnızca genel bilgilendirme amacı taşır; somut durumunuza ilişkin hukuki süreç kişiye özeldir. Gebze/Kocaeli ve çevresinde bu konularda adım atmadan önce, dosyanızın özelliklerine göre profesyonel hukuki destek almakta yarar vardır.
Yararlanılan Mevzuat ve İçtihat
- 4721 s. TMK m.182
- 4721 s. TMK m.323
- 4721 s. TMK m.324
- Yargıtay 2. HD, E.2013/13402, K.2014/1, T. 13.01.2014
- Yargıtay 2. HD, E.2016/19570, K.2016/16177, T. 19.12.2016
- Yargıtay 2. HD, E.2017/4578, K.2017/9551, T. 18.09.2017
- Yargıtay 2. HD, E.2019/7366, K.2019/11496, T. 25.11.2019
Bilgilendirme: Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya danışmanlık niteliği taşımaz. Her somut olay kendine özgü koşullarda değerlendirilmelidir. Yazı, Türkiye Barolar Birliği Reklam Yasağı Yönetmeliği’ne uygun olarak yalnızca bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır.
Bu konuda hukuki değerlendirme ihtiyacınız varsa iletişim bilgilerine Randevu ve Danışma sayfasından ulaşabilirsiniz.








