Çekişmeli Boşanma Davalarında Dijital Delillerin Akıbeti: WhatsApp Web, Ekran Görüntüleri ve Ses Kayıtlarının Hukuka Uygunluk Denetimi (HMK m. 189/2 – TMK m. 166)

Yazar: Avukat Şerafettin Kaya (Kocaeli Barosu – Sicil No: 2219)
Kısa Cevap
Hayır; Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 14.03.2024 tarihli, E.2023/5012, K.2024/1780 sayılı kararına göre, bir eşin diğerinin telefonundan veya bilgisayarından WhatsApp Web yoluyla gizlice elde ettiği mesajlar HMK m.189/2 uyarınca hukuka aykırı delildir ve mahkeme bunu kendiliğinden dikkate alarak kusur belirlemesinde veya sadakatsizliğin ispatında kullanamaz. Bu denetim, karşı taraf itiraz etmese dahi mahkemece resen yapılır; yani delili sunan tarafın “itiraz edilmedi” savunmasıyla hukuka aykırı bir delil geçerli hale gelmez.
Yazar: Avukat Şerafettin KAYA
Kurum: Kocaeli Barosu – Sicil: 2219
İletişim & Web: www.serafettinkaya.av.tr
Kısa Özet
Teknolojik haberleşme araçlarının günlük hayatın merkezine yerleşmesiyle birlikte, evlilik birliğinin sarsılmasına dayalı boşanma davalarında tarafların birbirine yönelttiği sadakatsizlik ve kusur iddialarının ispatında dijital deliller (WhatsApp mesajları, ekran görüntüleri, ses ve video kayıtları, sosyal medya paylaşımları) en temel argümanlar haline gelmiştir. Ancak ispat hukukunun en köklü ilkelerinden olan “delillerin hukuka uygun yollarla elde edilmesi zorunluluğu” (HMK m. 189/2, Anayasa m. 38/6), aile mahkemelerinde sunulan bu dijital verilerin akıbeti konusunda derin tartışmalara yol açmaktadır. Özellikle eşlerden birinin, diğer eşin telefonunu gizlice incelemesi, WhatsApp Web uygulamasını kendi bilgisayarına veya telefonuna senkronize ederek anlık mesajlaşmaları takip etmesi yahut casus yazılımlarla ekran görüntüsü alması durumunda bu verilerin delil niteliği taşıyıp taşımayacağı sorusu yargı pratiklerini ikiye bölmüştür. Bir görüş, evlilik birliğinin mahremiyet alanı içinde eşlerin birbirine karşı mutlak bir gizlilik iddiasında bulunamayacağını ve aldatıldığından şüphelenilen eşin bu delilleri başka türlü elde etme imkânı yoksa “zorunluluk hali” gereği delillerin hukuka uygun sayılacağını savunmuştur. Ancak Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 14.03.2024 tarihli ve E. 2023/5012, K. 2024/1780 sayılı son derece önemli ve emsal nitelikteki kararıyla bu tartışmaya son noktayı koymuştur. Yüksek Mahkeme; eşin bilgisayarından veya telefonundan WhatsApp Web oturumu vasıtasıyla gizlice elde edilen görüşme kayıtlarının HMK m. 189/2 uyarınca hukuka aykırı delil niteliğinde olduğunu, delilin elde ediliş biçiminin mahkemece re’sen göz önüne alınacağını ve karşı taraf itiraz etmese dahi bu verilerin kusur belirlemesinde veya sadakat yükümlülüğünün ihlalinin ispatında kesinlikle dikkate alınamayacağını hüküm altına almıştır. Bu çalışmada, boşanma yargılamasında dijital delillerin ispat gücü, hukuka aykırılık denetimi ve Yargıtay’ın güncel yaklaşımı akademik ve pratik boyutlarıyla incelenmiştir.
1. Giriş ve Konunun Takdimi
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 166. maddesinde düzenlenen “evlilik birliğinin temelinden sarsılması” (şiddetli geçimsizlik) nedeniyle boşanma davaları, tarafların evlilik birliği içerisindeki kusurlu davranışlarının tespitine dayanır. Kusurun tespiti; boşanma hükmünün kurulmasından öte, maddî ve manevî tazminat (TMK m. 174), yoksulluk nafakası (TMK m. 175) ve velâyetin tevdii gibi hayati fer’î sonuçların belirleyicisidir. Bu nedenle taraflar, karşı tarafın ağır kusurlu olduğunu kanıtlayabilmek adına her türlü ispat aracına başvurma eğilmindedirler.
Akıllı telefonların ve anlık haberleşme uygulamalarının (özellikle WhatsApp, Telegram, Instagram DMs) yaygınlaşması, evlilik içi sadakatsizlik (aldatma), hakaret, tehdit veya ilgisizlik gibi kusurlu davranışların dijital ortamlarda kayıt altına alınmasını kolaylaştırmıştır. Uygulamada boşanma dosyalarının büyük bir çoğunluğunda delil listelerinin ilk sırasında “WhatsApp yazışma çıktıları”, “ekran görüntüleri (screenshot)” ve “ses kayıtları” yer almaktadır. Ancak burada adli mercilerin karşılaştığı en büyük çıkmaz şudur: Bir eşin, evlilik birliğinin verdiği aynı evde yaşama imkânından veya güven ilişkisinden faydalanarak, diğer eşin cep telefonunu izinsiz açması, şifresini kırarak mesajlarını okuması veya WhatsApp Web oturumunu kendi cihazına bağlayarak anlık haberleşmeyi casusluk edercesine takip etmesi sonucu elde ettiği veriler, adil yargılanma hakkı ve özel hayatın gizliliği karşısında geçerli bir delil kabul edilebilir mi?
2. Normatif Çerçeve ve Hukuki Temeller
2.1. Hukuka Uygunluk Denetiminin Anayasal ve Yasal Temelleri
Türk ispat hukukunun temel kuralı, delillerin hukuka uygun yollarla elde edilmesi ve mahkemeye sunulmasıdır. Bu kural, normatif hiyerarşinin en üstünde ve usul kanunumuzda şu şekilde yer bulmuştur:
– T.C. Anayasası m. 38/6: “Kanuna aykırı olarak elde edilmiş bulgular, delil olarak kabul edilemez.”
– 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) m. 189/2: “Hukuka aykırı olarak elde edilmiş olan deliller, mahkeme tarafından bir vakıanın ispatında dikkate alınamaz.”
– HMK m. 189/3: “Bir vakıanın ispatı için gösterilen delilin caiz olup olmadığına mahkemece karar verilir.”
2.2. Dijital Delillerin “Belge” Niteliği (HMK m. 199)
6100 sayılı HMK’nın 199. maddesi ile usul hukukumuzda “belge” kavramı genişletilmiş ve dijital veriler de bu kapsama alınmıştır: “Uyuşmazlık konusu vakıaları ispata elverişli yazılı veya basılı metin, senet, çizim, plan, kroki, fotoğraf, film, görüntü veya ses kaydı gibi veriler ile elektronik ortamdaki veriler ve bunlara benzer bilgi taşıyıcıları bu Kanuna göre belgedir.” Dolayısıyla WhatsApp mesajları, e-postalar ve SMS kayıtları kural olarak ispata elverişli birer “belge” (delil) niteliğindedir. Ancak bir verinin belge niteliği taşıması, onun mahkemece doğrudan hükme esas alınabileceği anlamına gelmez; belgenin hukuka uygun bir yöntemle elde edilmiş olması ön şarttır.
3. Doktrinel Tartışmalar ve Teorik Yaklaşımlar
3.1. Eşler Arasında “Özel Hayatın Gizliliği” ve Mahremiyet Sınırları
Doktrinde ve yargı kararlarında en çok tartışılan teorik sorun, evlilik birliği içerisinde eşlerin birbirlerine karşı bir “özel hayat gizliliği” yahut “mahremiyet alanı” iddia edip edemeyecekleridir:
– Dar Yorum (Evlilik İçi Mutlak Şeffaflık ile Delil Serbestisi Teorisi): Bu görüşü savunanlara göre; TMK m. 185 uyarınca eşler birlikte yaşamak, birbirine sadık kalmak ve yardımcı olmakla yükümlüdür. Evlilik birliği kurulduğu andan itibaren eşlerin hayatları birleşir. Aynı evde yaşayan, aynı odayı ve eşyaları paylaşan eşler arasında mutlak bir gizlilik veya sır alanı olamaz. Eşinin kendisini aldattığından veya ortak malvarlığını kaçırdığından haklı sebeplerle şüphelenen bir eşin, evdeki ortak bilgisayardan veya eşinin ortalıkta bıraktığı telefonundan elde ettiği mesaj kayıtları, casus yazılım kullanılmadığı sürece hukuka uygun kabul edilmelidir. Nitekim Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin ve Bölge Adliye Mahkemelerinin eski tarihli birçok kararında “aldatıldığından şüphelenilen eşin bu delili başka türlü elde etme imkânı yoksa hukuka aykırılıktan söz edilemez” gerekçesine yer verilmiştir.
– Geniş Yorum (Anayasal Hakların Üstünlüğü ve Mutlak Hukuka Uygunluk Teorisi): Doktrinde Pekcanıtez/Atalay/Özekes ve Özbek tarafından ağırlıklı olarak savunulan modern teoridir. Bu görüşe göre; evlilik birliği kurulmuş olsa dahi, her bir eş Anayasa m. 20 (özel hayatın gizliliği) ve m. 22 (haberleşme hürriyeti) uyarınca bağımsız bir birey olarak temel hak ve özgürlüklere sahiptir. Eş olma sıfatı, diğer eşin haberleşme özgürlüğünü ihlal etme, telefonunu karıştırma, şifrelerini kırma veya anlık takibe alma hakkı vermez. HMK m. 189/2 normu emredici ve mutlak bir kuraldır; “başka türlü ispat imkânı yoktu” gibi pratik veya istisnai gerekçelerle hukuka aykırı deliller meşrulaştırılamaz.
3.2. “Delilin Hukuka Uygunluğu” ile “Elde Ediliş Yönteminin Hukuka Uygunluğu” Ayrımı
Bir dijital verinin mahkemece delil olarak kabul edilebilmesi için iki aşamalı bir testten geçmesi gerekir:
- İçerik Testi: Mesajın, ses kaydının veya fotoğrafın içeriği montaj, kurgu veya yapay zekâ üretimi olmamalı, gerçeği yansıtmalıdır.
- Yöntem Testi: Veri gerçek dahi olsa, elde ediliş yöntemi hukuka aykırı olmamalıdır. Örneğin, eşin rızasıyla ortak bilgisayara açık bıraktığı bir e-postayı okumak ile bilgisayara casus program yükleyerek şifreleri kırmak veya WhatsApp Web oturumunu izinsiz açmak arasında hukuki nitelik farkı vardır. İkinci yöntem doğrudan Türk Ceza Kanunu m. 243 (bilişim sistemine girme) veya m. 132 (haberleşmenin gizliliğini ihlal) suçlarını oluşturduğundan, bu yolla elde edilen delil HMK m. 189/2 uyarınca zehirli ağacın meyvesi (fruit of the poisonous tree) sayılarak reddedilir.
4. Yargıtay İçtihatları Işığında Uygulama ve Analiz
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi ve Hukuk Genel Kurulu, son yıllarda dijital delillerin değerlendirilmesinde köklü bir paradigma değişikliğine gitmiş ve “istisnai kabul” dönemini kapatarak HMK m. 189/2 normunu katı bir şekilde uygulamaya başlamıştır.
4.1. WhatsApp Web Oturumu ile Elde Edilen Kayıtlar: Yargıtay 2. HD E. 2023/5012, K. 2024/1780
Uygulamada eşlerin en sık başvurduğu yöntem; diğer eşin telefonundaki WhatsApp uygulamasındaki “Bağlı Cihazlar (WhatsApp Web)” özelliğini kullanarak şahsi bilgisayarlarına veya tabletlerine karekod (QR kod) okutmak ve tüm anlık yazışmaları canlı olarak takip edip ekran görüntüsü almaktır.
Bu yöntemin hukuki akıbeti, Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 14.03.2024 tarihli ve E. 2023/5012, K. 2024/1780 sayılı emsal kararıyla kesin olarak karara bağlanmıştır.
Anılan karara konu somut olayda;
– Davacı erkek, eşinin hareketlerinden şüphelendiğini belirterek evdeki bilgisayardan eşinin WhatsApp Web uygulamasında oturumunu açtığını, burada eşinin başka bir erkekle duygusal/cinsel içerikli mesajlaşma kayıtlarını tespit ettiğini belirterek boşanma davası açmıştır.
– İlk Derece Mahkemesi (Diyarbakır 2. Aile Mahkemesi); WhatsApp içeriklerine göre kadının sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiğini belirterek kadını tam kusurlu saymış, erkeğin davasını kabul ederek kadın aleyhine maddî ve manevî tazminata hükmetmiştir.
– İstinaf incelemesini yapan Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi; kadının delilin hukuka aykırı olduğuna dair itirazını “eşinin sadakatinden kuşkulanan ve aldatıldığını düşünen erkeğin söz konusu yazışma içeriğini başka yolla elde etmesi olanağı bulunmadığı” gerekçesiyle reddetmiş ve kararı onamıştır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi bu kararı esastan ve oy birliğiyle BOZMUŞTUR:
> “Yapılan yargılama ve toplanan delillerden, davacı-karşı davalı erkeğin eşinin Whatsapp web oturumu ile elde edilen görüşme kayıtlarının hukuka aykırı delil olduğu anlaşılmaktadır. 6100 sayılı Kanun’un 189 uncu maddesinin ikinci fıkrası hükmü gereği yargılama sırasında taraflarca sunulan delillerin elde ediliş biçiminin mahkeme tarafından re’sen göz önüne alınacağı ve delilin her ne surette olursa olsun hukuka aykırı olarak elde edildiğinin tespit edilmesi hâlinde, diğer tarafça bir itiraz ileri sürülmese dahi mahkemece caiz olmadığına karar verileceği düzenlenmiş olup gerçekleşen bu durum karşısında bu delil hukuka aykırı nitelikte olduğundan kusur belirlemesinde dikkate alınamaz ve sadakat yükümlülüğüne aykırı davranış davalı-karşı davacıya kusur olarak yüklenemez.”
Yüksek Mahkemenin bu ilamı, Türk aile hukukunda iki devrimsel ilkeyi tescil etmiştir:
- İstisna Teorisinin Reddi: BAM tarafından dayanılan “aldatıldığından şüphelenen eşin başka türlü delil elde etme imkânı yoktur” gerekçesi Yargıtay tarafından açıkça reddedilmiştir. Kanuna aykırı yöntemle (WhatsApp Web izinsiz senkronizasyonu ile) elde edilen delil hiçbir gerekçeyle meşrulaştırılamaz.
- Re’sen Denetim ve İtiraz Aranmaması: Delilin hukuka aykırılığını mahkeme hakimi re’sen (kendiliğinden) denetlemek zorundadır. Karşı taraf (aleyhine delil sunulan eş) bu mesajların hukuka aykırı olduğunu ileri sürmese dahi, hakim bu delili yok saymak ve kusur belirlemesinde kullanmamakla yükümlüdür.
4.2. Hukuka Uygun Kabul Edilen Dijital Deliller Nelerdir?
Yargıtay’ın katı yaklaşımı karşısında, aile mahkemelerinde hangi dijital verilerin hukuka uygun delil kabul edileceği sorusu gündeme gelmektedir. Güncel içtihatlara göre hukuka uygun sayılan haller şunlardır:
– Doğrudan Eşe Gönderilen Mesajlar: Bir eşin, diğer eşin şahsi telefonuna gönderdiği hakaret, tehdit, aşağılama veya aldatma ikrarı içeren SMS veya WhatsApp mesajları (bizzat muhatap olunduğu için) tam ve geçerli birer delildir.
– Herkese Açık (Aleni) Sosyal Medya Paylaşımları: Eşlerden birinin Instagram, Facebook, TikTok veya X (Twitter) hesabında herkesin görebileceği şekilde (public) paylaştığı fotoğraflar, yer bildirimleri veya yorumlar, gizlilik ihlali taşımadığından hukuka uygun delildir.
– İkrara Konu Olan ve İçeriği İnkar Edilmeyen Mesajlar: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin E. 2022/2910, K. 2022/5235 sayılı ilamında belirtildiği üzere; “erkek tarafından da içeriği kabul edilen mesaj kayıtlarına göre…” yani eşin, “evet bu yazışmaları ben yaptım ancak aldatma amacıyla yazmadım” diyerek açıkça ikrar ettiği (veya mesajın kendi telefonundan gönderildiğini kabul ettiği) durumlarda delil geçerli hale gelmektedir.
– Resmi Makamlarca veya Operatörler Aracılığıyla Getirtilen Kayıtlar: Mahkeme kanalıyla GSM operatörlerinden getirtilen HTS (arama ve sinyal bilgisi) kayıtları ile savcılık/ceza dosyalarında usulüne uygun el konulan imaj kaydı incelemeleri hukuka uygun delildir.
5. Sonuç ve Değerlendirme
Çekişmeli boşanma davalarında dijital delillerin ispat gücü, günümüz yargılamalarında bıçak sırtı bir dengeye oturmuştur. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 2024 yılında verdiği ve yerleşik hal alan 2024/1780 sayılı kararı, evlilik birliği içerisinde dahi kişilerin anayasal mahremiyet haklarının ve HMK m. 189/2 normunun üstün tutulduğunu göstermektedir.
Uygulamada avukatların ve tarafların dikkat etmesi gereken stratejik sonuçlar şunlardır:
– Birincisi: Eşin cep telefonuna gizlice casus yazılım yüklenmesi, şifresinin kırılarak mesajlarının okunması veya WhatsApp Web oturumunun izinsiz olarak başka cihaza bağlanması yoluyla elde edilen hiçbir ekran görüntüsü veya yazışma dökümü mahkemelerce kusur belirlemesinde dikkate alınmayacaktır.
– İkincisi: Bu tür hukuka aykırı delillerle dava açılması veya delil listesi sunulması, sadece boşanma davasının reddedilmesi riskini doğurmakla kalmaz; aynı zamanda delili sunan eş aleyhine TCK m. 243 (bilişim sistemine girme), TCK m. 132 (haberleşmenin gizliliğini ihlal) veya TCK m. 134 (özel hayatın gizliliğini ihlal) suçlarından dolayı ağır ceza/asliye ceza mahkemelerinde soruşturma açılmasına yol açabilir.
– Üçüncüsü: Boşanma davalarında sadakatsizlik veya ağır kusur iddiasında bulunulurken tek bir dijital delile (özellikle elde ediliş yöntemi şüpheli olanlara) bel bağlanmamalı; iddialar mutlak surette hukuka uygun tanık beyanları, HTS arama/sinyal kayıtları, otel konaklama kayıtları, uçak/seyahat biletleri ve kamuya açık sosyal medya paylaşımları gibi yan delillerle desteklenmelidir.
Kaynakça
– PEKCANITEZ, Hakan / ATALAY, Oğuz / ÖZEKES, Muhammet: Hukuk Muhakemeleri Kanunu Hükümlerine Göre Medeni Usul Hukuku, 14. Baskı, Yetkin Yayınları, Ankara 2021.
– DURAL, Mustafa / ÖĞÜZ, Tufan / GÜMÜŞ, M. Alper: Türk Özel Hukuku Cilt III: Aile Hukuku, 15. Baskı, Filiz Kitabevi, İstanbul 2022.
– GENÇCAN, Ömer Uğur: Boşanma Hukuku, 10. Baskı, Yetkin Yayınları, Ankara 2022.
– ÖZBEK, Mustafa Serdar: Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda Hukuka Aykırı Delillerin Değerlendirilmesi, Yetkin Yayınları, Ankara 2018.
– Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 14.03.2024 T., E. 2023/5012, K. 2024/1780.
– Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 13.02.2024 T., E. 2023/8913, K. 2024/786.
– Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 31.05.2022 T., E. 2022/2910, K. 2022/5235.
– Yargıtay 12. Ceza Dairesi, 14.10.2020 T., E. 2019/1554, K. 2020/5223.
Ek: Doğrulanmış Yargıtay İçtihadı Tam Metni
Künye: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/5012, K. 2024/1780, Tarih: 14.03.2024
Erişim Kaynağı: T.C. Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Bilgi Sistemi (documentId: 1040069200)
Karar Özeti: Davacı-karşı davalı erkeğin, eşinin WhatsApp Web oturumu vasıtasıyla izinsiz olarak elde ettiği görüşme kayıtlarının HMK m. 189/2 uyarınca hukuka aykırı delil olduğu, delilin elde ediliş biçiminin mahkemece re’sen göz önüne alınacağı ve karşı taraf itiraz etmese dahi kusur belirlemesinde ve sadakatsizlik iddiasında dikkate alınamayacağı hakkında.
T.C.
YARGITAY
2. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2023/5012
KARAR NO: 2024/1780
KARAR TARİHİ: 14.03.2024
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/565 E., 2023/284 K.
DAVA TARİHİ : 27.08.2019
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Diyarbakır 2. Aile Mahkemesi
SAYISI : 2019/628 E., 2021/1693 K.
Taraflar arasındaki karşılıklı boşanma davalarından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın ve fer’îlerinin kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davalı karşı davacı kadın vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı-karşı davacı kadın vekili tarafından temyiz edilmekle; dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı-karşı davalı erkek vekili; kadının erkeği aldattığını, hareketlerinden şüphelendiği için evdeki bilgisayarından Whatsapp web uygulamasında eşinin oturumunu açtığını, söz konusu mesajlaşma kayıtlarında kadının aldatma olayını kabul ettiğini iddia ederek boşanmaya ve tazminata karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı-karşı davacı kadın vekili; erkeğin iddialarının gerçek dışı olduğunu, aldatma olayının vuku bulmadığını, erkeğin psikolojik, sözel ve ekonomik şiddetine maruz kaldığını belirterek asıl davanın reddine, karşı davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ VE BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARLARI
İlk Derece Mahkemesince; Whatsapp konuşma içeriklerinden kadının evlilik birliği içerisinde başka bir erkekle duygusal ilişki yaşadığı ve sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği gerekçesiyle kadının tam kusurlu olduğundan bahisle asıl davanın kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince; her ne kadar davalı kadın tarafından Whatsapp yazışma içeriklerinin hukuka aykırı yolla elde edildiği ileri sürülmüş ise de; eşinin sadakatinden kuşkulanan erkeğin söz konusu yazışma içeriğini başka yolla elde etmesi olanağı bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
Somut olayda, Mahkemece boşanmaya sebebiyet veren vakıalarda davalı-karşı davacı kadın Whatsapp görüşme kayıtları uyarınca sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği gerekçesi ile tam kusurlu bulunarak asıl davanın kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmiştir. Yapılan yargılama ve toplanan delillerden, davacı-karşı davalı erkeğin eşinin Whatsapp web oturumu ile elde edilen görüşme kayıtlarının hukuka aykırı delil olduğu anlaşılmaktadır. 6100 sayılı Kanun’un 189 uncu maddesinin ikinci fıkrası hükmü gereği yargılama sırasında taraflarca sunulan delillerin elde ediliş biçiminin mahkeme tarafından re’sen göz önüne alınacağı ve delilin her ne surette olursa olsun hukuka aykırı olarak elde edildiğinin tespit edilmesi hâlinde, diğer tarafça bir itiraz ileri sürülmese dahi mahkemece caiz olmadığına karar verileceği düzenlenmiş olup gerçekleşen bu durum karşısında bu delil hukuka aykırı nitelikte olduğundan kusur belirlemesinde dikkate alınamaz ve sadakat yükümlülüğüne aykırı davranış davalı-karşı davacıya kusur olarak yüklenemez. Hal böyle iken davalı-karşı davacının boşanmaya sebebiyet verecek başkaca kusuru da ispatlanmadığı nazara alınmadan davanın reddi yerine davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış ve bozmayı gerektirmiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
- Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalı-karşı davacı kadın yararına ORTADAN KALDIRILMASINA,
- İlk Derece Mahkemesi kararının erkeğin boşanma davasının kabulü yönünden davalı-karşı davacı kadın yararına BOZULMASINA,
- Davalı-karşı davacı kadının kendi davasının reddine yönelik temyiz itirazlarının reddi ile İlk Derece Mahkemesi kararının kadının davasının reddi yönünden ONANMASINA, 14.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Yazar: Avukat Şerafettin Kaya
Kocaeli Barosu – Sicil No: 2219 | Avukatlık ve Hukuk Danışmanlığı
Bu makale, Avukat Şerafettin Kaya tarafından kaleme alınmış olup, 3 Makalelik Güncel Hukuki Konular ve Yargıtay İçtihatları Serisi serisinin bir parçasıdır.
Sık Sorulan Sorular (SSS)
Boşanma davasında WhatsApp yazışması delil olur mu?
Delilin hukuka uygun yolla elde edilmiş olması şarttır. Hukuka aykırı elde edilen dijital kayıt hükme esas alınamaz.
Karşı taraf itiraz etmezse hukuka aykırı delil geçerli olur mu?
Hayır. Hukuka uygunluk denetimi mahkemece resen yapılır; "itiraz edilmedi" savunması delili geçerli hâle getirmez.
Delilin kabul edilmemesi davayı nasıl etkiler?
Kusurun tespiti yalnız boşanma hükmünü değil, maddi ve manevi tazminat ile nafaka taleplerini de etkilediğinden delil eksikliği doğrudan sonuca yansır.
Yararlanılan Mevzuat ve İçtihat
- Türkiye Cumhuriyeti Anayasası m.20
- Türkiye Cumhuriyeti Anayasası m.22
- Türkiye Cumhuriyeti Anayasası m.38
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.166
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.174
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.175
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.185
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.132
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.134
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.243
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.189
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.199
- Yargıtay 2. HD, E.2023/5012, K.2024/1780, T. 14.03.2024
- Yargıtay 2. HD, E.2022/2910, K.2022/5235
- Yargıtay 2. HD, E.2023/8913, K.2024/786
- Yargıtay 12. CD, E.2019/1554, K.2020/5223, T. 14.10.2020
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Her uyuşmazlık kendi somut koşullarına göre değerlendirilir.
Yayın tarihi: 29.07.2026 · Son güncelleme: 30.07.2026
Hazırlayan: Av. Şerafettin Kaya · Gebze / Kocaeli · +90 534 545 23 32 · www.serafettinkaya.av.tr