Erkekler Boşanmada Yoksulluk Nafakası Alabilir mi?

Toplumumuzda boşanma davaları ve nafaka denildiğinde akla ilk olarak erkeğin kadına ödediği yoksulluk nafakası gelmektedir. Bu durum o kadar kanıksanmıştır ki, pek çok kişi yasalarda sadece kadınların nafaka talep edebileceğine inanmaktadır. Oysa Türk Medeni Kanunu (TMK) nafaka konusunda cinsiyet ayrımı yapmamış, “eşler” kavramını kullanmıştır. Peki, bir erkek boşanma sonrasında eski eşinden yoksulluk nafakası alabilir mi? Cevabımız: Evet, alabilir. Aşağıda bu hakkın hukuki dayanağını, şartlarını ve Yargıtay’ın konuya bakışını detaylandırıyoruz.
Kısa Cevap
Evet. TMK m.175, yoksulluk nafakasını cinsiyete göre değil “taraf” temelinde düzenler; kanun kadın-erkek ayrımı yapmaz. Bir erkek, boşanma yüzünden yoksulluğa düşecekse, kusuru eşinden daha ağır olmamak ve eşinin mali gücü buna elverdiği ölçüde, eski eşinden süresiz yoksulluk nafakası talep edebilir. Uygulamada bu talep genellikle kadının erkekten daha yüksek gelire veya malvarlığına sahip olduğu evliliklerde gündeme gelir; mahkeme, toplumsal beklentiden bağımsız olarak yalnızca kanundaki objektif şartları (yoksulluk, kusur, mali güç) değerlendirir.
Erkeğin Nafaka Hakkının Hukuki Dayanağı (TMK Madde 175)
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 175. maddesi yoksulluk nafakasını şu şekilde tanımlamaktadır: “Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz.”
Kanun metninde açıkça görüldüğü üzere, “kadın” veya “erkek” ayrımı yapılmamış, doğrudan “taraf” kelimesi kullanılmıştır. Anayasamızın 10. maddesinde düzenlenen “Kanun Önünde Eşitlik” ilkesi gereğince kadın ve erkek eşit haklara sahiptir. Dolayısıyla, kanundaki şartları sağlayan bir erkek, maddi durumu iyi olan (veya kendisinden daha iyi olan) eski eşinden pekâlâ yoksulluk nafakası talep edebilir.
Erkeğin Yoksulluk Nafakası Alabilmesinin 3 Temel Şartı
Bir erkeğin boşanma sonucunda yoksulluk nafakasına hak kazanabilmesi için mahkemenin şu üç temel şartın varlığını tespit etmesi zorunludur:
- 1. Boşanma Yüzünden Yoksulluğa Düşme Tehlikesi: Nafaka talep eden erkeğin, evlilik birliğinin sona ermesiyle birlikte yoksulluğa düşecek olması gerekir. Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre yoksulluk; bireyin yeme, içme, barınma, giyinme, sağlık ve ulaşım gibi temel insani ihtiyaçlarını karşılayamayacak duruma gelmesidir. Erkeğin işsiz olması, asgari ücretin çok altında veya düzensiz bir gelire sahip olması, ağır bir sağlık sorunu nedeniyle çalışamaması veya yaşlılık/malullük gibi durumlar yoksulluk kriteri olarak değerlendirilebilir.
- 2. Kusurunun Daha Ağır Olmaması: TMK m. 175 uyarınca nafakaya hak kazanabilmek için nafaka talep edenin kusurunun, diğer taraftan “daha ağır olmaması” şarttır. Yani erkek boşanmada tamamen kusursuz olabilir, ya da her iki taraf eşit kusurlu olabilir. Ancak erkek “daha ağır kusurlu” (örneğin aldatma, şiddet uygulama gibi eylemleri sabit olan taraf) ise, ne kadar yoksul olursa olsun kanunen nafaka talep edemez.
- 3. Kadının (Nafaka Ödeyecek Tarafın) Mali Gücünün Bulunması: Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmasa da, ödeme gücünün bulunması şarttır. Yani kendisinden nafaka talep edilen kadının ekonomik durumunun (maaşı, kira gelirleri, malvarlığı, şirket ortaklıkları vb.), nafakayı ödemeye elverişli olması gerekir. Yargıtay, nafaka ödeyecek tarafın da yoksulluğa düşürülmemesi ilkesini benimsemiştir.
Yargıtay İçtihatlarında Erkeğe Nafaka Bağlanması
Toplumdaki genel algının aksine, Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin ve Hukuk Genel Kurulu’nun erkeğe nafaka bağlanmasını onayan çok sayıda kararı mevcuttur. Örneğin; çalışamayacak derecede engelli veya hasta olan, hiçbir geliri bulunmayan bir erkeğin, düzenli memur maaşı olan veya üzerine kayıtlı birden fazla gayrimenkulden kira geliri elde eden tam kusurlu/eşit kusurlu kadından yoksulluk nafakası alabileceğine hükmedilmiştir.
Ancak mahkemeler, erkeğin nafaka talebini değerlendirirken son derece titiz davranmaktadır. Yargıtay kararlarında sıkça vurgulanan bir husus da şudur: “Çalışmasına engel fiziksel veya ruhsal bir rahatsızlığı bulunmayan, sağlıklı, genç ve iş bulma imkânı olan erkeğin sadece ‘şu an işsizim’ diyerek yoksulluk nafakası talep etmesi hakkın kötüye kullanılmasıdır.” Yani erkek çalışabilecek güce sahipse, mahkeme sırf o an çalışmıyor diye nafakaya hükmetmeyecektir.
Sonuç ve Hukuki Tavsiye
Özetlemek gerekirse, kanunlarımızda erkeğin yoksulluk nafakası almasını engelleyen hiçbir hüküm bulunmamaktadır. Eğer çalışmanıza engel bir sağlık sorununuz varsa, evlilik boyunca ev işlerini yürütüp eşinizin kariyerine destek verdiğiniz için meslek edinemediyeniz ve eşinizin maddi durumu sizden çok daha iyiyse, boşanma davasında yoksulluk nafakası talep etme hakkınız vardır.
Ancak erkeğin nafaka talebi davalarında “ispat yükü” ve dava dilekçesindeki strateji çok daha kritik bir rol oynamaktadır. Hastalık raporları, SGK kayıtları, malvarlığı sorgulamaları ve sosyo-ekonomik durum araştırmalarının mahkemeye doğru şekilde sunulması gerekir. Bu nedenle, davanın bir avukat aracılığıyla yürütülmesi yerinde olur.
Büro İletişim:
Mevlana Mah. Issıkgöl Cad. No: 99, Kat: 1 D: 23, 41400 Gebze/Kocaeli
Telefon: +90 534 545 23 32
E-Posta: av.serafettinkaya@gmail.com
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Her uyuşmazlık kendi somut koşullarına göre değerlendirilir.
Yayın tarihi: 22.02.2026 · Son güncelleme: 30.07.2026
Hazırlayan: Av. Şerafettin Kaya · Gebze / Kocaeli · 0534 545 23 32 · www.serafettinkaya.av.tr
