Türk İş Hukukunda Sendikal Tazminat Külliyatı: Bölüm 2 – 6356 Sayılı Kanun m. 25 Uyarınca Sendikal Ayrımcılık Yasağının Kapsamı, Unsurları ve Hukuki Niteliği
Yazar: Avukat Şerafettin Kaya (Kocaeli Barosu – Sicil No: 2219)
Avukat Şerafettin Kaya
Kocaeli Barosu – Sicil No: 2219 | Avukatlık ve Hukuk Danışmanlığı
[www.serafettinkaya.av.tr](https://www.serafettinkaya.av.tr)
—
1. Giriş: 6356 Sayılı Kanun m. 25 Normatif Düzenlemesi
Türk İş Hukukunda sendikal özgürlüklerin temel taşını oluşturan 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nun 25. maddesi, “Sendika Özgürlüğünün Güvencesi” başlığı altında hem olumlu hem de olumsuz sendikal özgürlükleri pozitif hukuk güvencesine kavuşturmuştur. Kanun koyucu, işverenin yönetim hakkı ile sözleşme özgürlüğünü, işçinin anayasal sendikal özgürlüğü lehine sınırlandırarak, çalışma ilişkisinde mutlak bir “Sendikal Ayrımcılık Yasağı” tesis etmiştir.
6356 sayılı Kanun’un 25. maddesinin ilk üç fıkrası, iş ilişkisinin üç temel evresinde (işe alım, iş ilişkisinin devamı ve iş sözleşmesinin sona ermesi) işverene kesin bir eşit işlem ve ayrımcılık yapmama borcu yükler. Bu yasağın ihlali halinde öngörülen “Sendikal Tazminat”, işçinin maruz kaldığı ekonomik zarardan bağımsız olarak hükmedilen, Türk özel hukukunun en etkili ve caydırıcı yaptırımıdır. Bu bölümde, sendikal ayrımcılık yasağının maddi kapsamı, yasal unsurları ve doktrin ile Yargıtay içtihatları ışığında sendikal tazminatın hukuki niteliği tahlil edilecektir.
—
2. Sendikal Ayrımcılık Yasağının Kapsamı ve Unsurları
6356 sayılı Kanun m. 25 uyarınca sendikal ayrımcılık yasağı, zaman itibarıyla iş sözleşmesinin kurulmasından önceki görüşme aşamasından başlayıp, sözleşmenin sona ermesine ve hatta post-sözleşmesel (fesih sonrası ibra ve referans) aşamalara kadar uzanan geniş bir uygulama alanına sahiptir.
2.1. İşe Alım Aşamasında Ayrımcılık Yasağı (m. 25/1)
Kanunun 25. maddesinin 1. fıkrası; “İşçilerin işe alınmaları; belli bir sendikaya girmeleri veya girmemeleri, belli bir sendikadaki üyeliği sürdürmeleri veya üyelikten çekilmeleri ya da herhangi bir sendikaya üye olmamaları şartına bağlı tutulamaz” hükmünü amirdir. İşverenin iş başvurusunda bulunan adaya sendika üyesi olup olmadığını sorması, e-Devlet dökümünü talep etmesi veya sendikalı olduğu için adayı işe almayı reddetmesi bu fıkranın açık ihlalidir.
2.2. İş İlişkisinin Devamı Sırasında Ayrımcılık Yasağı (m. 25/2)
Kanunun 25. maddesinin 2. fıkrası; “İşveren, bir sendikaya üye olan işçilerle sendika üyesi olmayan işçiler veya ayrı sendikalara üye olan işçiler arasında, çalışma şartları veya çalıştırmaya son verilmesi bakımından herhangi bir ayrım yapamaz. Ücret, ikramiye, prim ve paraya ilişkin sosyal yardım konularında toplu iş sözleşmesi hükümleri saklıdır” kuralını getirmiştir. Bu fıkra uyarınca işveren:
* Sendika üyelerine hak ettikleri terfiyi vermemek,
* Sendikalı işçileri sürekli olarak ağır, yıpratıcı veya vardiyalı işlerde çalıştırmak,
* Sendikalı işçileri fazla mesai veya prim imkânlarından mahrum bırakmak,
Sendikadan istifaya zorlamak amacıyla işçilere yıldırma (mobbing*) uygulamak gibi her türlü ayrımcı işlemden kaçınmakla yükümlüdür.
2.3. Sendikal Faaliyetlere Katılma Güvencesi (m. 25/3)
Kanunun 25. maddesinin 3. fıkrası; “İşçiler, sendikaya üye olmaları veya olmamaları, iş saatleri dışında veya işverenin izni ile iş saatleri içinde işçi kuruluşlarının faaliyetlerine katılmaları veya sendikal faaliyette bulunmalarından dolayı işten çıkarılamaz veya farklı işleme tabi tutulamaz” hükmünü amirdir. Sendika yöneticiliği, işyeri sendika temsilciliği, basın açıklamasına katılma, bildiri dağıtma veya yasal grev kararına uyma gibi sendikal faaliyetler, işverene iş sözleşmesini feshetme veya çalışma şartlarında esaslı değişiklik yapma hakkı vermez.
—
3. Sendikal Tazminatın Hukuki Niteliği Tartışmaları
Sendikal tazminatın hukuki niteliği, hem öğretide hem de yargı kararlarında yoğun tartışmalara konu olmuştur. Bu tazminatın niteliğinin doğru tespiti; zamanaşımı süresinin, muacceliyet anının, faiz türünün ve davada aranan zarar unsurunun belirlenmesinde doğrudan belirleyicidir.
3.1. Haksız Fiil Tazminatı Görüşü
Bir kısım öğreteye göre sendikal ayrımcılık, işverenin kasten işçinin anayasal ve yasal kişilik haklarına ile sendikal özgürlüğüne saldırması niteliğinde olduğundan bir “haksız fiil” (6098 s. TBK m. 49) oluşturur. Bu görüşe göre tazminat da haksız fiilden doğan bir manevi/maddi tazminat türüdür.
3.2. Sözleşmeye Aykırılık ve Eşit İşlem Borcunun İhlali Görüşü
Diğer bir görüşe göre işveren, iş sözleşmesinin tarafı olan işçiyi gözetme ve işyerinde “eşit işlem yapma borcu” (4857 s. İş K. m. 5) altındadır. Sendikal ayrımcılık, sözleşmeden doğan bu asli ve yan borçların kusurlu olarak ihlali niteliğindedir.
3.3. Kanundan Doğan Kendine Özgü (Sui Generis) ve Medeni Ceza (Punitive Damages) Görüşü
Modern İş Hukuku doktrininde ve Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarında hâkim olan görüş, sendikal tazminatın “kanundan doğan, kendine özgü (sui generis), cezai niteliği ağır basan bir medeni ceza (punitive damages / civil penalty)” olduğudur.
* Zarardan Bağımsızlık: Klasik tazminat hukukunda tazminata hükmedilebilmesi için davacının malvarlığında veya şahıs varlığında somut bir zararın meydana gelmesi şarttır. Oysa sendikal tazminatta zarar unsuru aranmaz. İşçi, sendikal ayrımcılık nedeniyle hiçbir mali kayba uğramamış (örneğin aynı gün daha yüksek maaşla başka bir iş bulmuş) olsa dahi sendikal tazminata hak kazanır.
* Cezalandırıcı ve Caydırıcı Fonksiyon: Kanun koyucu, tazminatın alt sınırını “işçinin en az bir yıllık ücreti” olarak belirleyerek, işverenin ekonomik gücünü kullanıp sendikal güvenceleri satın almasının önüne geçmeyi amaçlamıştır. Tazminatın temel amacı işçinin zararını tanzim etmek değil; sendikal kırım yapan işvereni cezalandırmak ve diğer işverenler bakımından caydırıcılık (genel önleme) sağlamaktır.
> [!IMPORTANT]
> Yargıtay 9. Hukuk Dairesi ve Hukuk Genel Kurulu (HGK) İçtihatları: Yargıtay HGK ve 9. HD yerleşik kararlarında (örneğin E. 2018/9-563, K. 2020/451); sendikal tazminatın teknik anlamda bir gerçek zarar tazminatı olmadığı, Anayasal bir hakkın ihlaline karşı kanunla öngörülmüş, caydırıcılık ve yaptırım niteliği öne çıkan özel bir gövde tazminat / medeni ceza olduğu hükme bağlanmıştır. Bu nedenle, işverenin “işçinin zararı oluşmamıştır” veya “işçi hemen başka işe girmiştir” şeklindeki savunmaları yargı mercilerince dinlenmez.
—
4. Sendikal Tazminatın Fonksiyonları
Sendikal tazminat kurumu, Türk İş Hukukunda çok katmanlı bir fonksiyonel yapıya sahiptir:
1. Caydırıcılık (Önleyici Fonksiyon): İşverenin işyerini sendikasızlaştırma maliyetini katlanılamaz derecede yükselterek, sendikal ihlalleri daha başlamadan önlemeyi hedefler.
2. Cezalandırıcı Fonksiyon: Hukuk düzenini, çalışma barışını ve Anayasa’nın 51. maddesini çiğneyen işverene malvarlığına yönelik ağır bir yaptırım uygular.
3. Tatmin Fonksiyonu: Sendikal kimliği, onuru ve örgütlenme iradesi saldırıya uğrayan işçide meydana gelen manevi sarsıntıyı ve haksızlığı telafi eder.
—
5. Sonuç ve Doktrinel Değerlendirme
6356 sayılı Kanun’un 25. maddesinde düzenlenen sendikal ayrımcılık yasağı ve sendikal tazminat; salt işçi ile işveren arasındaki sözleşmesel uyuşmazlıkları değil, çalışma hukukunun demokratik özünü koruyan bir kurumdur. Sendikal tazminatın sui generis (kendine özgü) ve cezai karakteri gereğince; bu davanın görülmesinde genel hukuk kurallarındaki katı zarar ve illiyet bağı arayışlarından vazgeçilmeli, Kanun’un koruyucu ve önleyici amacı her daim ön planda tutulmalıdır.
İlerleyen bölümlerde; bu güçlü koruma zırhının işe alım, iş ilişkisinin devamı ve iş sözleşmesinin feshi evrelerinde ne şekilde somutlaşacağı ve ispat hukuku boyutları detaylı olarak incelenecektir.
—
📖 Kaynakça ve Emsal İçtihatlar
* Yargıtay Hukuk Genel Kurulu: E. 2018/9-563, K. 2020/451 (Sendikal tazminatın zarar koşuluna bağlı olmayan bir medeni ceza niteliği)
* Yargıtay 9. Hukuk Dairesi: E. 2016/5952, K. 2016/5574, T. 10.03.2016
* Yargıtay 22. Hukuk Dairesi: E. 2017/21834, K. 2019/19876 (İş sözleşmesi devam ederken uygulanan ayrımcılıkta sendikal tazminatın hukuki doğası)
* 6356 Sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu: Madde 25 (Sendika Özgürlüğünün Güvencesi)
* Anayasa: Madde 51 (Sendika Kurma Hakkı) ve Madde 2 (Sosyal Hukuk Devleti)
—
Avukat Şerafettin Kaya
Kocaeli Barosu – Sicil No: 2219 | Avukatlık ve Hukuk Danışmanlığı
[www.serafettinkaya.av.tr](https://www.serafettinkaya.av.tr)
Yazar: Avukat Şerafettin Kaya
Kocaeli Barosu – Sicil No: 2219 | Avukatlık ve Hukuk Danışmanlığı
Bu makale, Avukat Şerafettin Kaya tarafından kaleme alınmış olup, Türk İş Hukukunda Sendikal Tazminat Külliyatı serisinin bir parçasıdır.
İlgili faaliyet alanı: İş Hukuku · Bu konuda hukuki değerlendirme ihtiyacınız varsa iletişim bilgilerine Randevu ve Danışma sayfasından ulaşabilirsiniz.





