Türk İş Hukukunda Sendikal Tazminat Külliyatı: Bölüm 11 – İşverenin Ceza (TCK m. 118) ve İdari Sorumluluğu ile Hukuk-Ceza Davalarının Etkileşimi

Yazar: Avukat Şerafettin Kaya (Kocaeli Barosu – Sicil No: 2219)
Avukat Şerafettin Kaya
Kocaeli Barosu – Sicil No: 2219 | Avukatlık ve Hukuk Danışmanlığı
[www.serafettinkaya.av.tr](https://www.serafettinkaya.av.tr)
—
Kısa Cevap
Sendikal kırım yalnızca tazminat doğurmaz; TCK m. 118 uyarınca suç teşkil eder. Bir kimseyi cebir veya tehdit kullanarak sendikaya üye olmaya ya da olmamaya, sendikanın faaliyetlerine katılmamaya veya üyelikten ayrılmaya zorlamak altı aydan iki yıla kadar hapis cezasını gerektirir; bir sendikanın faaliyetlerinin engellenmesi hâlinde ceza bir yıldan üç yıla kadardır. Yargıtay bu suçu tehlike suçu olarak niteler: failin amacına ulaşması, yani kişinin gerçekten istifa etmesi aranmaz, cebir veya tehdidin kullanılması suçun tamamlanması için yeterlidir. İş mahkemesinin sendikal fesih tespiti, ceza yargılamasında güçlü bir delil değeri taşır.
1. Giriş: Sendikal Özgürlüğün Ceza Hukuku Koruyuculuğu
Sendikal hakların engellenmesi, işyerindeki işçilerin anayasal ve yasal haklarının ihlal edilmesi sadece özel hukuku ilgilendiren bir tazminat konusu değildir. Anayasa’nın 51. ve 53. maddeleriyle teminat altına alınan sendika ve toplu iş sözleşmesi hakkına yönelik tecavüzler, kamu düzenini ve çalışma barışını temelden sarstığı için Ceza Hukuku ve İdari Yaptırım Rejimi ile de korunmuştur.
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 118. maddesi, sendikal hakların kullanılmasının engellenmesini müstakil bir suç tipi olarak düzenlemiş; 6356 sayılı Kanun’un 78. maddesi ile 4857 sayılı İş Kanunu ise idari para cezalarını ihdas etmiştir. Bu bölümde; TCK m. 118 suçunun maddi ve manevi unsurları, idari denetim mekanizmaları ve İş Mahkemelerindeki sendikal tazminat davaları ile ceza davaları arasındaki normatif etkileşim incelenecektir.
—
2. TCK m. 118: Sendikal Hakların Kullanılmasının Engellenmesi Suçu
Kanun koyucu, TCK m. 118’de bireysel ve toplu sendikal özgürlüğü iki ayrı fıkra halinde koruma altına almıştır:
> TCK Madde 118:
> (1) Bir kimseye karşı bir sendikaya üye olmaya veya olmamaya, sendikanın faaliyetlerine katılmaya veya katılmamaya, sendikadan veya sendika yönetimindeki görevinden ayrılmaya zorlamak amacıyla, cebir veya tehdit kullanan kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
> (2) Cebir veya tehdit kullanılarak ya da hukuka aykırı başka bir davranışla bir sendikanın faaliyetlerinin engellenmesi halinde, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
2.1. Suçun Unsurları ve İcra Hareketleri
* Fail ve Mağdur: Suçun faili işveren, işveren vekili, İK müdürü veya sendikal baskı kuran herhangi bir üçüncü kişi olabilir. Mağdur ise sendika üyesi olan, olmak isteyen veya sendikadan istifaya zorlanan işçidir.
* Cebir ve Tehdit Unsuru (m. 118/1): İşçinin sendikadan istifa etmesi için “Seni işten atarım, kıdem tazminatını yakarım, seni en uzak şubeye sürerim” şeklinde sözlü veya yazılı tehditte bulunulması ya da e-Devlet şifresinin zorla alınarak sendikadan istifa ettirilmesi suçun maddi unsurunu oluşturur.
* Hukuka Aykırı Başka Davranışla Engelleme (m. 118/2): İkinci fıkrada sadece cebir ve tehdit değil, “hukuka aykırı başka bir davranışla” sendika faaliyetinin engellenmesi de suç sayılmıştır. Örneğin; işyerinde sendika yetki tespiti isteyecek sayıya ulaştığı anda, sırf çoğunluğu düşürmek ve sendikayı işyerinden tasfiye etmek amacıyla sendika üyelerinin kitlesel olarak işten çıkarılması, sendikanın faaliyetini engellemeye yönelik “hukuka aykırı davranış” niteliğindedir ve 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezasını gerektirir.
> [!CAUTION]
> Tüzel Kişiler Hakkında Güvenlik Tedbiri (TCK m. 119): Sendikal hakların engellenmesi suçunun bir şirket (tüzel kişi) yararına işlenmesi halinde, şirket hakkında özel hukuk tüzel kişilerine özgü güvenlik tedbirlerine (iznin iptali, müsadere vb.) hükmolunacağı TCK m. 119/2’de açıkça düzenlenmiştir. Bu durum, işveren şirketlerin yönetim kurulları için ciddi bir cezai risk barındırır.
—
3. İdari Denetim ve Para Cezaları (6356 s. K. m. 78)
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı (ÇSGB) İş Teftiş Kurulu Başkanlığı iş müfettişleri tarafından yapılan denetimlerde;
1. Sendikal Ayrımcılık İdari Yaptırımı: 6356 sayılı Kanun m. 25’teki ayrımcılık yasağına aykırı davranan işverene, her bir işçi ve her bir ihlal için ayrı ayrı olmak üzere 6356 s. Kanun m. 78 uyarınca ağır idari para cezaları uygulanır.
2. Bildirim Yükümlülüklerinin İhlali: İşçilerin işe giriş ve çıkış bildirimlerinin Bakanlığa süresinde veya gerçeğe uygun yapılmaması durumunda da idari yaptırımlar devreye girer.
—
4. Hukuk ile Ceza Davalarının Etkileşimi (TBK m. 74)
İş Mahkemesinde görülen “Sendikal Tazminat” davası ile Asliye Ceza Mahkemesinde görülen “TCK m. 118 Sendikal Hakların Engellenmesi” davası arasındaki usuli etkileşim 6098 sayılı TBK m. 74 çerçevesinde çözümlenir.
4.1. Hukuk Hâkiminin Ceza Kararıyla Bağlılığı
TBK m. 74 uyarınca hukuk hâkimi, ceza mahkemesinin beraat kararıyla veya kusur değerlendirmesiyle bağlı değildir. Ancak ceza mahkumiyet kararı ve ceza hâkiminin tespit ettiği “maddi vakıa” hukuk hâkimini kesin olarak bağlar.
* Örnek: Asliye Ceza Mahkemesi, işverenin işçiyi sendikadan istifaya zorladığını veya sendikal nedenle işten attığını maddi bir vakıa olarak tespit edip mahkumiyet kararı vermişse; İş Mahkemesi hâkimi artık “feshin sendikal nedene dayanmadığını” söyleyemez, ceza mahkemesinin bu maddi vakıa tespitiyle bağlı olarak doğrudan sendikal tazminata hükmetmek zorundadır.
4.2. İş Mahkemesi Kararının Ceza Davasındaki İspat Gücü
İş Mahkemelerince yapılan yargılama sonucunda verilen ve Yargıtay’ca onanarak kesinleşen “feshin sendikal nedene dayandığının tespiti ve sendikal tazminat” ilamları, Cumhuriyet Savcılıklarına yapılacak şikayetlerde TCK m. 118 suçu bakımından “kuvvetli suç şüphesi ve kesin delil” teşkil eder.
—
5. Sonuç ve Doktrinel Değerlendirme
Sendikal tazminat, işverenin cüzdanına hitap eden medeni bir yaptırım iken; TCK m. 118 doğrudan doğruya işverenin hürriyetine hitap eden cezai bir zırhtır.
Avukatlık ve hukuk danışmanlığı yürütümümüzde; sendikal kırım yapan işverenlere karşı yalnızca İş Mahkemesinde tazminat davası açmakla yetinilmeyip, eş zamanlı olarak Cumhuriyet Başsavcılığı’na TCK m. 118 uyarınca suç duyurusunda bulunulması ve ÇSGB teftiş süreçlerinin başlatılması, işveren üzerindeki yasal baskıyı maksimuma çıkararak davaların işçi lehine en kısa sürede ve üst sınırdan sonuçlanmasını sağlayan bütüncül bir avukatlık stratejisidir.
Külliyatımızın buraya kadar olan 11 bölümü boyunca, Türk İş Hukukunda sendikal tazminatın tüm teorik, usuli, mali ve cezai altyapısını adım adım inşa ettik. Bir sonraki ve son adımımızda; tüm bu 11 bölümü tek bir devasa “Tam Metin Külliyat” (Bölüm 12) altında birleştirerek, Türk hukuk doktrinine ve avukatlık pratiğine başvuru kaynağı olacak eseri tamamlayacak ve WordPress sitemizde zamanlanmak üzere yayınlayacağız.
—
📖 Kaynakça ve Emsal İçtihatlar
* Yargıtay 18. Ceza Dairesi: E. 2018/659, K. 2019/11681, T. 03.07.2019 (Sendikadan istifaya zorlama; TCK m. 118 kapsamında sendikal hakların kullanılmasının engellenmesi)
* Yargıtay 18. Ceza Dairesi: E. 2016/2465, K. 2018/2453, T. 26.02.2018 (Sendika üyeliğinin ardından işten çıkarma; işe iade kararlarının ceza yargılamasındaki delil değeri)
* Yargıtay Ceza Genel Kurulu: E. 2019/285, K. 2019/554, T. 17.09.2019 (TCK m. 118 suçunun unsurları; suçun tehlike suçu niteliği)
* 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu: Madde 118 (Sendikal Hakların Engellenmesi) ve Madde 119
* 6356 Sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu: Madde 78 (İdari Ceza Hükümleri)
* 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu: Madde 74 (Ceza Hukuku ile İlişki)
—
Avukat Şerafettin Kaya
Kocaeli Barosu – Sicil No: 2219 | Avukatlık ve Hukuk Danışmanlığı
[www.serafettinkaya.av.tr](https://www.serafettinkaya.av.tr)
Yazar: Avukat Şerafettin Kaya
Kocaeli Barosu – Sicil No: 2219 | Avukatlık ve Hukuk Danışmanlığı
Bu makale, Avukat Şerafettin Kaya tarafından kaleme alınmış olup, Türk İş Hukukunda Sendikal Tazminat Külliyatı serisinin bir parçasıdır.
