Çalışırken Sendikal Ayrımcılık: Farklılaştırma, Terfi Yasağı ve Mobbing

Yazar: Avukat Şerafettin Kaya (Kocaeli Barosu – Sicil No: 2219)
Kısa Cevap
İş ilişkisinin devamı sırasında işveren, İş Kanunu m.5’teki genel eşit davranma ilkesi ve 6356 sayılı Kanun m.25’teki özel sendikal ayrımcılık yasağı gereği, sendikalı işçiye çalışma şartlarında farklılaştırma yapamaz, terfi engelleyemez veya mobbing uygulayamaz. Bu yasağın ihlali, işçinin ekonomik zararından bağımsız olarak hükmedilen sendikal tazminatı gündeme getirir.
1. Giriş: İş İlişkisinin Devamında Eşit Davranma Borcu ve Sendikal Zırh
İş sözleşmesinin kurulmasıyla birlikte işveren, işyerinde düzeni sağlama, işçileri sevk ve idare etme yönetim hakkına (ius variandi) sahip olur. Ancak işverenin yönetim hakkı, İş Kanunu’nun 5. maddesindeki genel eşit davranma ilkesi ve 6356 sayılı Kanun’un 25. maddesindeki özel sendikal ayrımcılık yasağı ile sıkı bir denetime tabidir.
Uygulamada işverenler, sendikal örgütlenmeyi engellemek veya mevcut sendika üyelerini yıldırılarak istifaya zorlamak amacıyla doğrudan işten çıkarma (fesih) yoluna gitmek yerine, genellikle iş ilişkisi devam ederken çalışma şartlarında farklılaştırma, terfi ettirmeme, sürgün niteliğinde görev yeri değişikliği ve sendikal mobbing (psikolojik taciz) gibi dolaylı baskı yöntemlerine başvurmaktadır. 6356 sayılı Kanun’un 25. maddesinin 2. ve 3. fıkraları, iş sözleşmesi devam ederken gerçekleştirilen bu tür sendikal kırımları kesin olarak yasaklamış ve iş sözleşmesi feshedilmese dahi işçiye “Sendikal Tazminat” talep etme hakkı tanımıştır.
2. Çalışma Şartlarında Sendikal Ayrımcılık Yasağı (m. 25/2)
Kanunun 25. maddesinin 2. fıkrası; “İşveren, bir sendikaya üye olan işçilerle sendika üyesi olmayan işçiler veya ayrı sendikalara üye olan işçiler arasında, çalışma şartları veya çalıştırmaya son verilmesi bakımından herhangi bir ayrım yapamaz. Ücret, ikramiye, prim ve paraya ilişkin sosyal yardım konularında toplu iş sözleşmesi hükümleri saklıdır” kuralını ihdas etmiştir.
2.1. Ücret, Prim ve İkramiyelerde Ayrımcılık
İşverenin aynı işi yapan veya aynı kıdem ve yeterlilikte olan işçilerden sendikasız olanlara (veya işverenin desteklediği sarı sendikaya üye olanlara) daha yüksek ücret zamları yapması, ikramiye veya başarı primi ödemesi, sendikalı işçileri ise bu mali haklardan yoksun bırakması 25/2 fıkrasının açık ihlalidir.
- Toplu İş Sözleşmesi (TİS) İstisnası: Kanun metnindeki “TİS hükümleri saklıdır” ibaresi, TİS’in tarafı olan sendika üyelerinin veya dayanışma aidatı ödeyenlerin TİS’teki üstün mali haklardan yararlanmasını ifade eder. İşverenin TİS uyarınca sendikalı işçiye fazla ödeme yapması eşitlik ilkesine aykırılık oluşturmaz; bilakis sendikal örgütlenmenin yasal bir sonucudur.
2.2. Görev Yeri Değişikliği (Sürgün) ve Pasif Göreve Çekme
İşyerinde sendika üyesi olan, işyeri sendika temsilciliği yapan veya örgütlenme faaliyetlerine öncülük eden işçilerin;
- Rızaları olmaksızın ve objektif bir operasyonel zorunluluk bulunmaksızın işyerinin başka bir il/ilçe şubesine veya ulaşımı zor bölümlerine nakledilmesi (sürgün),
- Nitelikli görevlerden alınarak beden gücüne dayalı vasıfsız işlere (örneğin temizlik veya depo hammaliyesine) verilmesi,
- Masasının, bilgisayarının alınarak pasif bir odaya tecrit edilmesi çalışma şartlarında sendikal nedenle yapılmış esaslı ve hukuka aykırı değişikliklerdir.
3. Sendikal Mobbing (Psikolojik Taciz) ve Yıldırma Stratejileri
Modern çalışma hukukunda en yaygın sendikal ihlal türü, işverenin sistematik ve süreklilik arz eden psikolojik taciz (mobbing) yöntemleriyle işçinin manevi direncini kırarak sendikadan istifaya zorlamasıdır.
3.1. Sendikal Mobbingin Belirtileri ve Yöntemleri
- İstifa Baskısı ve e-Devlet Kontrolü: İşveren veya yöneticiler tarafından işçilerin tek tek odalara çağrılarak e-Devlet şifrelerinin istenmesi, sendikadan istifa etmedikleri takdirde işten çıkarılacakları veya tazminatsız kovulacakları yönünde tehdit edilmeleri.
- Sistematik Tutanak Tutma ve Savunma İsteme: Sendika üyesi işçilerin en küçük insani hatalarının dahi (örneğin 2 dakika işe geç kalma, tuvalet molasını uzatma vb.) büyüteç altına alınarak sürekli tutanak tutulması ve disiplin cezalarıyla yıldırılarak sicillerinin bozulması.
- Sosyal Tecrit: Sendikalı işçilerin mola saatlerinin, yemekhane masalarının veya soyunma odalarının diğer sendikasız işçilerden ayrılarak işyerinde “vebalı” gibi yalnızlaştırılması.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2013/28829, K. 2013/25646, T. 20.11.2013: Sendikal sebeple işyeri ve unvanı değiştirilen işçinin açtığı davada yerel mahkeme, “davacının belirli bir sendikaya üye olmasından ve işverenin belirlediği başka bir sendikaya üye olmamasından dolayı davacı aleyhine ayrım yapıldığı ve davacının farklı muameleye tabi tutulduğu” gerekçesiyle talebi kabul etmiş; Yargıtay bu kabulü yerinde bulmuştur. Karar ayrıca, işçinin ispat yükünü hafifleten 4857 sayılı İş Kanunu m. 5/7’deki güçlü belirti karinesinin, fesih dışındaki sendikal ayrımcılık iddialarında da uygulanacağını açıkça belirtmiştir. Yani iş sözleşmesi devam ediyor olsa bile sendikal ayrımcılık doğrudan sendikal tazminat doğurur; işçi ihlal ihtimalini güçlü biçimde ortaya koyduğunda ispat yükü işverene geçer.
4. İş Sözleşmesi Feshedilmeden Sendikal Tazminat Talep Hakkı
Toplumda ve hatta hukuk uygulamasında sıkça düşülen en büyük yanılgı, sendikal tazminatın sadece iş sözleşmesi işveren tarafından feshedildiğinde istenebileceği kanaatidir. Oysa 6356 sayılı Kanun’un 25. maddesinin 4. fıkrası son derece açıktır:
> “İşverenin birinci ve ikinci fıkra hükümlerine aykırı hareket etmesi hâlinde işçinin bir yıllık ücreti tutarından az olmamak üzere sendikal tazminata hükmedilir.”
4.1. Çalışırken Dava Açmanın Hukuki Sonuçları
İş ilişkisi devam ederken çalışma şartlarında ayrımcılığa, sürgüne veya sendikal mobbinge maruz kalan işçi:
- İşi Bırakmaksızın Dava Açabilir: İş sözleşmesini feshetmeden, işyerinde çalışmaya devam ederken İş Mahkemesinde işverene karşı sendikal tazminat davası açabilir.
- Hem Ayrımcılık Alacaklarını Hem Sendikal Tazminatı İster: İşçi; kendisine eksik ödenen ikramiye, prim veya ücret farklarını genel hükümlere göre talep ederken, ayrıca sendikal ayrımcılığın yaptırımı olarak en az 1 yıllık ücret tutarındaki sendikal tazminatın da tahsilini isteyebilir.
- Haklı Nedenle Fesih İmkânı (İş K. m. 24/II): İşçi dilerse sendikal ayrımcılığı ve mobbingi gerekçe göstererek iş sözleşmesini derhal ve haklı nedenle feshedip; kıdem tazminatını ve sendikal tazminatı birlikte talep edebilir.
5. İş İlişkisinin Devamında İspat Yükü ve Emsal Karine (m. 25/7)
6356 sayılı Kanun’un 25. maddesinin 7. fıkrası uyarınca; iş sözleşmesi devam ederken gerçekleşen sendikal ayrımcılık iddialarında temel ispat yükü işçidedir. Ancak işçi, ayrımcılık yapıldığına dair güçlü ve inandırıcı bir belirti (karine) gösterdiğinde, ispat yükü işverene yer değiştirir.
5.1. Çalışma Şartlarında Karine İspatı Nasıl Yapılır?
- Bölüm/Vardiya Karşılaştırması: Sürgün edilen veya gece vardiyasına sürekli yazılan işçilerin tamamının veya büyük çoğunluğunun sendika üyesi olduğunun puantaj kayıtlarıyla gösterilmesi.
- Maaş/Prim Bordroları: Sendikasız işçilere yüksek zam yapılırken, aynı işi yapan sendikalı işçilere enflasyon altında zam yapıldığının bordrolarla ispatı.
- İstifa Dökümleri: e-Devlet kayıtlarında, işverenin baskısının yoğunlaştığı tarihlerde o işyerinde sendikadan kitlesel istifalar yaşandığının (sendika üyelik/istifa loglarının) mahkemeye sunulması.
- Tanık Beyanları: Özellikle sendika baskısına dayanamayarak istifa etmiş olan eski işçilerin veya mevcut mesai arkadaşlarının mahkemede vereceği tanık beyanları Yargıtay tarafından güçlü karine kabul edilmektedir.
6. Sonuç ve Doktrinel Değerlendirme
İş ilişkisinin devamı sırasında işverenin yönetim hakkını kötüye kullanarak icra ettiği sendikal ayrımcılık ve mobbing, işçinin ekmek parası ile sendikal inancı arasında sıkıştırılması demektir. 6356 sayılı Kanun m. 25/2-3 güvenceleri, işçiyi bu menfur ikileme düşmekten kurtarmakta, işverenin mobbing ve sürgün kılıfına bürüdüğü sendikal kırıma karşı en az 1 yıllık ücret tutarında ağır bir medeni ceza (sendikal tazminat) yaptırımı getirmektedir.
İşverenlerin çalışma şartlarını belirlerken sendikal tarafsızlık ilkesinden milim sapmaması, insan kaynakları yöneticilerinin performans veya görev değişikliği süreçlerinde sendikal saikleri asla bir eleme aracı olarak kullanmaması hukuki zırhın koruma koşuludur. İşverenin baskılarına rağmen istifa etmeyen işçinin sözleşmesinin doğrudan feshedilmesi durumunda ise hangi hukuki rejimin devreye gireceği sonraki bölümümüzde incelenecektir.
📖 Kaynakça ve Emsal İçtihatlar
- Yargıtay 22. Hukuk Dairesi: E. 2013/28829, K. 2013/25646, T. 20.11.2013 (Fesih dışında işyeri ve unvan değişikliği yoluyla sendikal ayrımcılık; güçlü belirti karinesinin fesih dışı hâllere uygulanması)
- Yargıtay 9. Hukuk Dairesi: E. 2015/9240, K. 2015/18102, T. 18.05.2015 (Sendikalı ve sendikasız işçiler arasında zam farkı bulunup bulunmadığının banka kayıtları ve özlük dosyalarıyla araştırılması zorunluluğu)
- Yargıtay 22. Hukuk Dairesi: E. 2014/23490, K. 2014/35103, T. 10.12.2014 (İş sözleşmesi devam ederken farklı muamele yasağı; iddianın somut delille ispatı şartı)
- 6356 Sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu: Madde 25/2, 25/3 ve 25/4
- 4857 Sayılı İş Kanunu: Madde 5 (Eşit Davranma İlkesi) ve Madde 24/II-f (İşçinin Haklı Nedenle Fesih Hakkı)
Yazar: Avukat Şerafettin Kaya
Kocaeli Barosu – Sicil No: 2219 | Avukatlık ve Hukuk Danışmanlığı
Bu makale, Avukat Şerafettin Kaya tarafından kaleme alınmış olup, Türk İş Hukukunda Sendikal Tazminat Külliyatı serisinin bir parçasıdır.
Konuyla ilgili diğer çalışmalarımız: işe iade ve feshin son çare olması ilkesi, iş yerinde psikolojik taciz (mobbing), istifa hâlinde kıdem tazminatı, iş hukukunda ispat ve deliller, işçilik alacaklarında zamanaşımı ve dava şartı arabuluculuk, ödenmeyen ücret ve fazla çalışma alacağı.
Yararlanılan Mevzuat ve İçtihat
- 4857 sayılı İş Kanunu m.5
- 4857 sayılı İş Kanunu m.24
- 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu m.25
- Yargıtay 22. HD, E.2013/28829, K.2013/25646, T. 20.11.2013
- Yargıtay 22. HD, E.2014/23490, K.2014/35103, T. 10.12.2014
- Yargıtay 9. HD, E.2015/9240, K.2015/18102, T. 18.05.2015
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Her uyuşmazlık kendi somut koşullarına göre değerlendirilir.
Sık Sorulan Sorular (SSS)
İşveren sendikalı işçiye çalışma şartlarında farklı davranabilir mi?
Hayır. Yönetim hakkı (ius variandi), İş Kanunu m.5’teki genel eşit davranma ilkesi ve 6356 sayılı Kanun m.25’teki özel sendikal ayrımcılık yasağıyla sıkı denetime tabidir; sendikalı işçiye çalışma şartlarında farklılaştırma yapılamaz.
Terfiin engellenmesi veya mobbing de bu kapsamda mı?
Evet. Sendikal örgütlenmeyi engellemek ya da üyeleri yıldırmak amacıyla terfiin engellenmesi ve sistematik psikolojik baskı uygulanması, iş ilişkisinin devamı sırasında gerçekleşen sendikal ayrımcılık hâlleridir.
Fesih olmadan da tazminat istenebilir mi?
İstenebilir. İhlal iş sözleşmesi devam ederken gerçekleşmiş olsa dahi, işçinin ekonomik zararından bağımsız olarak sendikal tazminat gündeme gelir.
Yayın tarihi: 29.07.2026 · Son güncelleme: 17.08.2026
Hazırlayan: Av. Şerafettin Kaya · Gebze / Kocaeli · +90 534 545 23 32 · www.serafettinkaya.av.tr