Pzt–Cum 09:00–18:30 Gebze / Kocaeli

Avukatlık Reklam Yasağı: Mevzuat ve Yargı Kararları

Avukatlık reklam yasağı: mevzuat ve yargı kararları — Av. Şerafettin Kaya

Ticari faaliyetlerde reklam olağan sayılır; bir avukatın “davanızı kazanıyoruz” diye ilan vermesi ise Türk hukukunda disiplin cezası gerektirir. Reklam yasağı yalnız avukatlığa özgü değildir; arabuluculukta da kanuni bir yasak bulunur. Ancak avukatlıkta yasağın dayanağı, mesleğin niteliğiyle doğrudan bağlantılıdır: Avukatlık Kanunu avukatlığı hem bir kamu hizmeti hem de serbest bir meslek olarak tanımlar ve bu çift karakterin en sert sonuçlarından biri reklam yasağıdır. Bu çalışmada reklam yasağının kanuni dayanağını, Türkiye Barolar Birliği Reklam Yasağı Yönetmeliği’nin 2024 değişikliğiyle kazandığı yeni biçimi ve 2026’da kurulan Takip Merkezi’ni, 2025 yılında disiplin hükümlerinde yapılan değişikliği, yargı ve meslek kuruluşu kararlarını ve yasağın dijital çağda yarattığı yorum sorunlarını sistematik olarak inceliyoruz.

Kısa Cevap

Avukatların iş elde etmek için reklam sayılabilecek her türlü teşebbüs ve harekette bulunmaları ve tabela ile basılı kâğıtlarında avukat unvanı ve akademik unvan dışında sıfat kullanmaları yasaktır (1136 s. Avukatlık Kanunu m. 55). Yasağın ayrıntıları Türkiye Barolar Birliği Reklam Yasağı Yönetmeliği’nde düzenlenir; Yönetmelik 9 Ağustos 2024 tarihli değişiklikle internet siteleri, sosyal medya, alan adları ve arama motoru optimizasyonu bakımından yeniden yazılmıştır. Avukat internet sitesinde yalnız sayılan künye bilgilerini ve “uzmanlık anlamına gelmemek üzere” faaliyet alanlarını paylaşabilir; müvekkil referansı veremez; çevrim içi reklam veremez; arama motorlarında üst sıraya çıkmaya yönelik yönlendirici kod ve anahtar sözcük kullanamaz (Yönetmelik m. 7). Reklam yasağını ihlal etmek, 24.12.2025 tarihli 7571 sayılı Kanun’la yeniden düzenlenen Avukatlık Kanunu m. 135 uyarınca kınama cezası gerektirir. Aykırılık tespit edildiğinde baro re’sen soruşturma açar; 2026’dan beri Türkiye Barolar Birliği bünyesinde bir Takip Merkezi de ihlal iddialarını barolara iletir (Yönetmelik m. 12/A).

Reklam Yasağının Gerekçesi: Kamu Hizmeti ve Serbest Meslek

Avukatlık Kanunu’nun ilk maddesi, yasağın anlaşılması için anahtardır: “Avukatlık, kamu hizmeti ve serbest bir meslektir.” Avukat, yargının kurucu unsurlarından olan bağımsız savunmayı serbestçe temsil eder (m. 1/2). Bu tanım, avukatlık hizmetini sıradan bir ticari hizmetten ayırır: avukat, müvekkiline karşı borçlu olduğu kadar adaletin gerçekleşmesine karşı da sorumludur. Sır saklama yükümlülüğü ve bağımsızlık da bu kamusal niteliğin parçasıdır; bu yükümlülüğün dijital araçlar karşısındaki sınırlarını avukatın sır saklama yükümlülüğü yazımızda ele aldık.

Reklam yasağının üç gerekçesi bu temelden çıkar:

  1. Müvekkilin korunması. Hukuki yardım, alıcının kalitesini önceden ölçemediği bir hizmettir. Başarı vaadi, “uzman” sıfatı ya da kazanılmış dava sayısı gibi reklam unsurları, hukuki bilgisi olmayan kişiyi yanıltmaya en elverişli araçlardır. Davanın sonucu avukatın değil hâkimin elindedir; sonucu vaat eden reklam, yapısı gereği yanıltıcıdır.
  2. Yargının görünümünün korunması. Yönetmeliğin 2003 tarihli metni amacını, avukatların “yargılama faaliyetindeki yerlerini ve işlevlerini olumsuzlaştıracak ve yargının görünümünü bozacak davranışlardan kaçınılmasını sağlamak” olarak tanımlamıştı. Davaların reklam malzemesine dönüşmesi, yargı kararlarının pazarlanabilir bir ürün gibi algılanmasına yol açar.
  3. Meslektaşlar arası eşitlik ve dayanışma. Reklam harcamasına dayalı bir rekabet, hizmetin niteliğini değil reklam bütçesini ödüllendirir. Yönetmelik bu nedenle salt ün kazanmaya ve “kendilerini meslektaşlarının önüne geçirmeye” yönelik girişimleri ayrıca yasaklar (m. 11).

Bu gerekçeler, yasağın neden yalnız ücretli ilanlarla sınırlı kalmadığını da açıklar: yasak, iş elde etme amacına yönelik her türlü teşebbüsü kapsar; aracın ücretli ya da ücretsiz olması belirleyici değildir.

Normatif Çerçeve: Kanun, Yönetmelik ve Meslek Kuralları

Reklam yasağı üç katmanlı bir düzenlemedir.

Birinci katman — Kanun. Avukatlık Kanunu m. 55’in ilk fıkrası 1969’dan bu yana yürürlüktedir:

“Avukatların iş elde etmek için, reklam sayılabilecek her türlü teşebbüs ve harekette bulunmaları ve özellikle tabelalarında ve basılı kâğıtlarında avukat unvanı ile akademik unvanlarından başka sıfat kullanmaları yasaktır.”

1136 s. Avukatlık Kanunu m. 55/1

2001 yılında 4667 sayılı Kanun’la maddeye iki fıkra eklenmiştir: yasak ortak avukatlık bürosu ve avukatlık ortaklığı hakkında da uygulanır ve yasağa ilişkin esaslar Türkiye Barolar Birliğince çıkarılacak yönetmelikle belirlenir (m. 55/2, 3). Kanun ayrıca avukatın genel yükümlülüğünü de tanımlar: avukatlar görevlerini “özen, doğruluk ve onur içinde” yerine getirmek ve Türkiye Barolar Birliğince belirlenen meslek kurallarına uymakla yükümlüdür (m. 34).

İkinci katman — Yönetmelik. İlk Reklam Yasağı Yönetmeliği 14.11.2001 tarihli ve 24583 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmış, iki yıl sonra yerini 21.11.2003 tarihli ve 25296 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan bugünkü Yönetmelik’e bırakmıştır. Yönetmelik 07.09.2010 tarihli ve 27695 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan değişiklikle de değiştirilmiş; en kapsamlı değişikliğini ise 09.08.2024 tarihli ve 32627 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan değişiklikle geçirmiştir: amaç maddesi sadeleştirilmiş, büro ve tabela hükümleri yeniden yazılmış, basılı evrak hükmü “basılı ve elektronik belge” olarak genişletilmiş, eski 7. madde (telefon rehberi) ile 8, 9 ve 10. maddeler kaldırılarak yerine çevrim içi iletişimi de kapsayan yeni bir 7. madde getirilmiş ve yaptırım usulü (m. 12) baştan düzenlenmiştir. Son olarak 02.05.2026 tarihli ve 33241 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan değişiklikle Yönetmeliğe, ihlalleri takip eden bir merkez kuran m. 12/A eklenmiştir.

Üçüncü katman — Meslek Kuralları. Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları da iş elde etmeye ilişkin ilkeler içerir; Kanun m. 34 bu kuralları avukat için bağlayıcı kılar.

Meslek Kuralları’nın 7. maddesi genel ilkeyi koyar: “Avukat, salt ün kazandırmaya yönelen her türlü gereksiz davranıştan titizlikle kaçınmalıdır.” Aynı madde, adres değişikliği, büro açılışı, altı ayı aşan aradan sonra mesleğe dönüş ile ortaklığa giriş ve çıkışın “reklam niteliğini taşımayacak biçimde” çevrim içi mecralar dahil ilan yoluyla duyurulabileceğini (Meslek Kuralları m. 7/a), başlıklı kâğıt, kartvizit, basılı ve elektronik belgeler ile tabelanın “reklam niteliği taşıyacak aşırılıkta” olamayacağını (Meslek Kuralları m. 7/b) ve birden fazla büro edinilemeyeceğini (Meslek Kuralları m. 7/d) düzenler. Meslek Kuralları m. 8 ise kısa ve kesindir: “Avukat kendine iş elde etme niteliğindeki her davranıştan çekinir.” Bu hükümler en son Türkiye Barolar Birliği XIII. Olağanüstü Genel Kurulu’nda (2-3 Aralık 2023) güncellenmiştir.

Reklam yasağının gelişimi: 1969'da Avukatlık Kanunu m. 55, 2001-2003'te Yönetmelik, 09.08.2024'te çevrim içi düzenleme, 2025'te AYM iptali ve 7571 sayılı Kanunla kınama yaptırımı.
Yasağın özü 1969'dan beri aynıdır; değişen, düzenlenen araçlar ve yaptırımın biçimidir.

Yönetmeliğin Sistematiği: Büro, Tabela ve Belgeler

2024 değişikliğinden sonra Yönetmelik, avukatın fiziksel ve dijital görünümünü ayrıntılı biçimde düzenler.

Büro ve mesleki görüşme (m. 4). Müvekkille yapılan görüşmenin mekânı, ortamı ve içeriği görüşmenin amacına elverişli, mesleğin saygınlığına yaraşır ve reklam yasağını ihlal etmeyecek nitelikte olmalıdır; bu kural müvekkil adaylarıyla yapılan görüşmelerde de uygulanır. Bürolar meslek hizmetleri dışındaki iş ve amaçlara tahsis edilemez; birden fazla büro edinilemez, şube açılamaz. Ülke içinde ya da dışında başka avukat ve bürolarla ilişkiler “irtibat bürosu” veya “çözüm ortakları” gibi kalıcı ve sürekli iş birliği izlenimi yaratacak biçimde adlandırılamaz.

Tabela (m. 5). Bir avukat için birden fazla tabela kullanılamaz. Tabela bina giriş kapısının yanına, giriş holüne, koridora ya da büro kapısının yanına asılabilir; fiziki imkânsızlık hâlinde bina cephesi, balkon veya pencere kullanılabilir. Tek avukatlık tabela 70 x 100 cm’yi, birden fazla avukata ait ya da yüksek katlarda kullanılan tabela 100 x 150 cm’yi geçemez. Adres değişikliğinde eski tabela bir hafta içinde kaldırılır.

Basılı ve elektronik belgeler (m. 6). Başlıklı kâğıt, kartvizit ve diğer basılı ve elektronik belgelerde yer alabilecek bilgiler sınırlı olarak sayılmıştır: avukatlık unvanı, varsa hukuk alanındaki akademik unvan, ad-soyad, adres, telefon-faks, internet ve e-posta adresleri, kayıtlı e-posta adresi, baro ve Türkiye Barolar Birliği sicil numaraları, vergi bilgileri ile baro ve Türkiye Barolar Birliği amblemi. Avukatlık hizmetini kapsayacak şekilde marka tescil edilemez, bu nitelikte marka başvurusu yapılamaz; resmî mühürlerle karıştırılabilecek işaretler kullanılamaz.

Yönetmelik m. 7: Çevrim İçi İletişimin Sınırları

2024 değişikliğinin merkezi, “Yazılı, İşitsel, Görsel ve Çevrimiçi İletişim Araçlarının Kullanımı” başlıklı yeni 7. maddedir. Madde yedi bentten oluşur; (a) ilâ (e) bentleri içerik ve davranış kurallarını, (f) bendi seçim duyurularını düzenler:

  1. Duyurular (a). Adres değişikliği, büro açılışı, altı ayı aşan aradan sonra mesleğe dönüş ve ortaklığa giriş-çıkış, reklam niteliği taşımayacak şekilde bir kez duyurulabilir.
  2. Özel yaşam ve kazanç paylaşımları (b). Avukatlar mesleki kimlikleriyle ilişkilendirilecek şekilde yaşamları, kazançları ve mesleki faaliyetleri hakkında reklam niteliğinde paylaşım yapamaz; avukat unvanının kullanıldığı durumlarda özel yaşam paylaşımlarında mesleğin itibarını zedeleyici davranışlardan kaçınmak zorundadır.
  3. Dava paylaşımları (c). Geçmişteki veya mevcut davalar ya da üzerinde çalışılan hukuki iş reklam olabilecek nitelikte ön plana çıkarılamaz; avukat tarafların sözcüsü gibi davranamaz. Zorunlu hâllerde, davanın hukuki boyutlarıyla sınırlı bilgi verilebilir. Bendin son cümlesi ayrıca önemlidir: avukatlar “iş elde etme amacıyla, ulaşılması herkes için mümkün olan genel ve soyut içerikli bilgiler paylaşmak suretiyle” yayın yapamaz.
  4. Program ve yayınlara katılım (ç). Her ne sıfatla katılırlarsa katılsınlar, yayınlarda reklam sayılabilecek her türlü davranıştan ve mesleğin itibarını zedeleyici açıklamalardan kaçınmak zorundadırlar.
  5. Alan adı ve internet sitesi (d). Salt ün kazanmaya, kendini meslektaşlarının önüne geçirmeye ve reklam yoluyla iş elde etmeye yönelik alan adı kullanılamaz. İnternet sitesinin içeriği sınırlı olarak sayılmıştır: ad-soyad ve hukuk alanındaki akademik unvan, fotoğraf, büroda çalışan avukatlar, ortaklık ya da büro unvanı, sicil numaraları, mesleğe başlama tarihi, mezun olunan üniversite, bilinen yabancı dil ve iletişim bilgileri. Sitede “referanslar” veya başka bir ad altında müvekkil bilgisi paylaşılamaz; büronun faaliyet alanları hakkında uzmanlık anlamına gelmemek üzere bilgi verilebilir.
  6. Arama motorları ve çevrim içi reklam (e). Bu bent dijital çağın asıl düzenlemesidir:

“İş elde etme amacına yönelik ve meslektaşlarıyla rekabete yol açacak şekilde, çevrimiçi mecralarda ve internet sitelerinin tasarımında veya arama motorları tarafından algılanabilen kodlarında, mesleki faaliyetlerini ön plana çıkarmaya ve arama motorlarında üst sıralarda yer almaya yönelik yönlendirici kod, anahtar sözcük, alt alan adı, sayfa adresi kullanamazlar veya benzeri yöntemler uygulayamazlar.”

TBB Reklam Yasağı Yönetmeliği m. 7/e

Aynı bent, çevrim içi mecralarda bedelli ya da bedelsiz olarak bizzat hazırlanan, hazırlatılan veya avukat hakkında hazırlanan içeriklerin ön plana çıkarılmasını, internet kullanıcılarını siteye yönlendiren kısa yolların kullanılmasını ve çevrim içi reklam verilmesini veya alınmasını da yasaklar. Son bent (f) ise baro ve Türkiye Barolar Birliği seçimleriyle genel ve yerel seçimlerdeki adaylık duyurularını seçimden en çok iki ay önce başlayıp seçimden sonraki on gün içinde bitmek üzere serbest bırakır.

Reklam Yasağı Yönetmeliği m. 7'ye göre çevrim içi kurallar: internet sitesi içeriği sınırlı, müvekkil referansı ve dava reklamı yasak, arama motoru için anahtar sözcük ve çevrim içi reklam yasak, adres değişikliği bir kez duyurulabilir.
2024 değişikliğiyle çevrim içi mecralar ilk kez ayrıntılı biçimde düzenlendi.

Bilgilendirme ile Reklamın Sınırı: Yorum Sorunları

m. 7, avukatların hukuki bilgi paylaşmasını yasaklamaz; yasakladığı, bu paylaşımın iş elde etme amacıyla yapılmasıdır. Bu ayrım, hükmün bütün yorum güçlüğünü taşır.

Amaç unsuru. Kanun m. 55 de Yönetmelik m. 7/c ve e de yasağı “iş elde etme” amacına bağlar. Bir avukatın kamuoyunu yeni bir kanun değişikliği hakkında bilgilendirmesi kendi başına reklam değildir; aynı içeriğin başarı vaadi, çağrı ya da fiyat bilgisiyle birleştirilmesi ise amacı açığa çıkarır. Ancak amaç bir iç durumdur ve dışarıdan ancak içeriğin biçiminden çıkarılabilir. Bu nedenle kanaatimizce belirleyici olan, içeriğin okuyucunun sorusuna mı yoksa arama motorunun algoritmasına mı göre kurulduğudur: anahtar kelimeyle doldurulmuş, aynı ifadeyi şehir ve branş kombinasyonlarıyla tekrar eden, gerçek bir bilgi ihtiyacına cevap vermeyen sayfalar m. 7/e’nin tam olarak hedeflediği şeydir.

“Genel ve soyut içerikli bilgi” ifadesi. m. 7/c’nin son cümlesi, herkesin ulaşabileceği genel bilgilerin iş elde etme amacıyla paylaşılmasını yasaklar. Hüküm geniş yorumlanırsa avukatların hukuki bilgilendirme yayınlarının tamamını şüpheli hâle getirebilir; dar yorumlanırsa yalnız bilgilendirme kılıfı altındaki reklamı yakalar. Kanaatimizce hükmün amaca uygun yorumu ikincisidir: kanun koyucunun korumak istediği değer, kamuoyunun hukuki bilgiye erişimi değil, bu erişimin iş toplama aracına dönüştürülmemesidir. Hükmün belirliliği, disiplin hukukunda ceza hukukuna yakın bir güvence olan kanunilik ilkesi bakımından da tartışmaya açıktır; bir davranışın yaptırıma bağlanabilmesi için avukatın neyin yasak olduğunu önceden öngörebilmesi gerekir.

Üçüncü kişilerin reklamı. Yönetmelik m. 11, avukatların yalnız kendi davranışlarından değil, üçüncü kişilerin kendileri için reklam sayılabilecek eylemlerine izin vermemek ve engel olmak için gerekli önlemleri almaktan da sorumlu olduğunu öngörür. Avukatları listeleyen ve puanlayan platformlar, ücret karşılığı öne çıkarma hizmeti sunan siteler ve işletme profili yorumları bu hükmün uygulama alanına girebilir. m. 7/e’deki “kendilerine ilişkin hazırlanan içerikleri ön plana çıkaracak iş ve işlemler” ifadesi de aynı yöndedir.

Sonuç vaadi ve sıfat. Kanun m. 55’in “avukat unvanı ile akademik unvanlarından başka sıfat” yasağı özellikle tabela ve basılı kâğıtlar için öngörülmüştür; “uzman”, “en iyi”, “lider” gibi nitelemeler ise her mecrada genel reklam yasağı bakımından sorunludur. Yönetmeliğin basılı ve elektronik belgelere ilişkin hükmü de kullanılamayacak sıfatlara örnek olarak emekli yargıç, emekli savcı, hukuk uzmanı, bilirkişi ve benzerlerini sayar (m. 6). Avukatlık hizmetinde başarı vaadi ise yalnız reklam yasağına değil, avukatın doğruluk yükümlülüğüne de aykırıdır (Kanun m. 34).

Yaptırım: 7571 Sayılı Kanun ve Disiplin Usulü

Reklam yasağının yaptırımı disiplin cezasıdır. Anayasa Mahkemesi’nin, fiil-ceza eşleşmesini belirli biçimde göstermediği gerekçesiyle eski m. 134 ve 135’i iptal etmesinin (aşağıda ayrıca ele alınmıştır) ardından, 24.12.2025 tarihli 7571 sayılı Kanun (RG 25.12.2025, S. 33118) Avukatlık Kanunu’nun disiplin hükümlerini yeniden yazmış ve disiplin cezası gerektiren eylemleri ceza türlerine göre tek tek saymıştır (m. 135). Cezaların uygulanma şekli de yeniden düzenlenmiştir: ilk defa disiplin cezası gerektiren bir fiil işleyen avukata bir derece hafif ceza uygulanabilir; ceza kesinleştikten sonra beş yıl içinde yeni bir fiil işlenirse bir derece ağır ceza uygulanır (m. 136). Yeni düzende reklam yasağıyla doğrudan ilgili hükümler şunlardır:

  • Reklam yasağını ihlal etmek → kınama (m. 135/2-a).
  • Mesleğiyle ilgili bir işten dolayı, çevrim içi mecralar dâhil, kişilerle ısrarlı biçimde yazılı, sözlü veya görsel iletişim kurmak ya da kurmaya çalışmak → kınama (m. 135/2-s).
  • Kanunla belirlenen azami ücretin üzerinde veya asgari ücret tarifesinin altında ücret belirlemek ya da iş temin etmek amacıyla yargılama veya icra giderlerini üstlenmek → kınama (m. 135/2-n).
  • Avukatlık kimliğini veya avukata ait hak ve yetkileri hukuka aykırı olarak başkalarına kullandırmak → kınama (m. 135/2-t).
  • Meslektaşlarıyla ilişkilerinde meslek dayanışmasına ve onuruna uymayan davranışlar → uyarma (m. 135/1-e).

Aynı Kanun, uyarma cezası gerektiren hâller arasına meslektaşlarının mesleki tutum ve davranışlarına ilişkin eleştirilerini kamuoyuyla paylaşmayı da eklemiştir (m. 135/1-f). Bu hüküm, reklam yasağına aykırı davranışlarla mücadelenin yolunu da çizer: aykırılık kamuoyu önünde teşhir edilerek değil, baroya bildirilerek giderilir. Bu çalışma da bu nedenle kişileri değil, kuralları ve kuralların uygulanmasında ortaya çıkan genel sorunları ele almaktadır.

Soruşturma usulü (Yönetmelik m. 12). 2003 metni yalnız re’sen soruşturma açılacağını söylüyordu. 2010 değişikliğiyle Yönetmelik, soruşturmadan önce aykırılığın on beş gün içinde giderilmesini isteyen bir uyarı yazısını ön koşul hâline getirmişti (fiili birden fazla kez işleyenler hariç). 2024 değişikliği bu ön uyarıyı kaldırmış ve usulü şöyle düzenlemiştir:

  1. Aykırılığın herhangi bir şekilde tespiti hâlinde baro re’sen disiplin soruşturması açar ve savunma istemini içeren bir yazıyla ilgiliye bildirir.
  2. Bildirimde, soruşturma sonunda baro yönetim kurulunun kovuşturma açılmasına karar verebileceği, baro disiplin kurulunun yaptırım uygulayabileceği ve aykırılığın tebliği takiben derhâl giderilmesinin takdiri indirim nedeni sayılabileceği belirtilir.
  3. Kesinleşmiş disiplin kurulu kararının tebliğinden sonra ihlal derhâl sona erdirilmelidir; sona erdirilmezse yeniden soruşturma açılır ve tekerrür hükümleri uygulanır.
  4. Bu soruşturma ve kovuşturmalar baro ve Türkiye Barolar Birliği kurullarınca öncelikle karara bağlanır.

Yeni metin, soruşturmanın bildiriminden kesinleşen karara ve sonrasına kadar usulü ayrıntılı biçimde düzenleyerek yaptırımın caydırıcılığını artırmış; bildirimin içeriğini de savunma hakkının güvencesi hâline getirmiştir.

Takip Merkezi (Yönetmelik m. 12/A). 02.05.2026 tarihli değişiklikle, yazılı, işitsel, görsel ve çevrim içi iletişim araçlarında gerçekleştiği iddia edilen reklam yasağı ihlallerini tespit etmek, Türkiye Barolar Birliğine rapor sunmak ve süreci barolar nezdinde takip etmek amacıyla beş kişiden oluşan Reklam Yasağı İhlallerini Takip Merkezi kurulmuştur. Merkez, re’sen ya da bildirim üzerine haberdar olduğu ihlal iddiasını ilgili baroya gönderir; baro, kovuşturma açılması ya da açılmaması yönündeki kararını Merkeze de bildirir. Merkez barolardan bu ihlallere ilişkin soruşturma ve kovuşturma işlemleri hakkında istatistiki bilgi de isteyebilir.

7571 sayılı Kanunla değişik Avukatlık Kanunu m. 135'e göre reklam yasağını ihlal, ısrarlı iletişim, tarife altı ücret ve kimliği kullandırma kınama; meslektaş eleştirisini kamuoyuyla paylaşma uyarma cezası gerektirir.
Yeni düzende her fiilin karşılığı olan ceza kanunda tek tek sayılmıştır.

Yargı Kararları ve Meslek Kuruluşu Kararları

Reklam yasağına ilişkin içtihat üç düzeyde oluşur: idari yargı (disiplin cezalarına karşı açılan iptal davaları), Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kurulu (baro disiplin kurulu kararlarına itirazlar) ve adli yargı (reklam yasağının özel hukuk ilişkilerine etkisi). Aşağıdaki kararların her biri tam metninden okunmuştur; Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kurulu kararları ve bölge idare mahkemesi kararı, Birliğin yayımladığı anonimleştirilmiş metinlerden alınmıştır. Kararlar anlatılırken ilgili meslektaşların kimliğine götürebilecek ayrıntılara yer verilmemiştir.

Danıştay: Ölçülülük, Sıfat ve İş Birliği Görüntüsü

Danıştay 8. Daire, E. 2004/1118, K. 2004/4575, T. 29.11.2004. İnternet sitesinde büronun köklü geçmişi, eski hâkim, savcı ve öğretim üyelerinden oluştuğu ve pek çok alanda “uzman” olunduğu, “ihtisas yapıldığı” belirtilen bir avukata verilen kınama cezasını iptal eden idare mahkemesi kararı bozulmuştur. Danıştay, sitenin bilgi verme amacını aştığını şu sözlerle tespit etmiştir:

“Bu durumda web sayfasında bilgi vermede ölçülülük ve objektiflik sınırlarının aşıldığı, reklam ve iş edinme amacı güdüldüğü anlaşıldığından, davacı hakkında oluşturulan işlemde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.”

Danıştay 8. D., E. 2004/1118, K. 2004/4575

Karar, internet sitesinde yer alabilecek bilgileri sınırlı biçimde sayan 2001 tarihli Yönetmeliğin m. 9 hükmü döneminde verilmiş olup sitenin bu sınırı aşıp aşmadığını ölçülülük ve objektiflik ölçütüyle değerlendirmiştir.

Danıştay 8. Daire, E. 2004/2155, K. 2005/1841, T. 19.04.2005. Avukatın vekili olduğu şirketin ürünüyle ilgili tam sayfa gazete ilanını avukat unvanıyla imzalaması reklam sayılmış; Türkiye Barolar Birliğinin verdiği kınama cezasını iptal eden idare mahkemesi kararı bozulmuştur. Danıştay’a göre müvekkil adına medyada açıklama yapmak ve ilanın altına avukat unvanıyla imza atmak reklam niteliği taşır.

Danıştay 8. Daire, E. 2007/9224, K. 2008/1793, T. 11.03.2008. Antetli kâğıtlarında yurt dışındaki yabancı hukuk bürolarının adlarını “irtibat büroları” başlığı altında gösteren avukatlara verilen kınama cezası ve dayanağı olan Yönetmelik hükmü hukuka uygun bulunmuştur. Danıştay kuralın amacını şöyle açıklamıştır: “Avukatlık mesleğini yürütenlerin mesleği gereği daha fazla iş almak amacıyla haksız rekabete yol açacak eylem ve işlem yapmaları, 1136 sayılı Yasanın yukarıda yer alan 55. maddesiyle yasaklanmıştır.” Bugünkü Yönetmelik m. 4’teki “irtibat bürosu” ve “çözüm ortakları” yasağı bu çizginin devamıdır.

Danıştay 8. Daire, E. 2024/5771, K. 2024/5460, T. 18.10.2024. 2024 değişikliğinin m. 7/c, ç, m. 11 ve m. 12/3 hükümlerinin iptali istemiyle açılan davada esasa girilmemiş; iptali istenen kısımların açıkça ve tek tek gösterilmediği gerekçesiyle dilekçe, yenilenmek üzere İYUK m. 3 ve 15/1-d uyarınca reddedilmiştir. Aynı değişikliğin 4, 5 ve 6. maddelerine karşı açılan bir başka davada da dilekçe usulden reddedilmiştir (Danıştay 8. D., E. 2024/5805, K. 2025/271, T. 30.01.2025). Yenilenen davalar hakkında verilmiş bir karara ulaşılamamıştır; dolayısıyla 2024 değişikliğinin hukuka uygunluğu konusunda Danıştay’ın esasa ilişkin bir değerlendirmesi, bu çalışmanın tarihi itibarıyla tespit edilememiştir.

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, E. 2023/1830, K. 2024/1165, T. 23.05.2024. Bu karar avukatlık değil arabuluculuk hakkındadır, ancak reklam yasağının yorumu bakımından güçlü bir benzerlik taşır. Danıştay 10. Daire (E. 2018/62, K. 2022/6437), Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’ndaki reklam yasağını mutlak kabul etmiş ve reklam ile tanıtıma belirli sınırlar içinde izin veren Arabulucular Etik Kuralları hükümlerini kanunu aşan düzenleme sayarak iptal etmiştir; Kurul bu kararı onamıştır. Kararın avukatlık bakımından taşıdığı ders şudur: kanunun mutlak biçimde yasakladığı bir alanda alt düzenleyici işlemle “sınırlı reklam” izni yaratılamaz. Arabuluculuğun hangi uyuşmazlıklarda zorunlu olduğunu dava şartı arabuluculuk yazımızda ele aldık.

Bölge İdare Mahkemesi: Arama Motoru Reklamı

Ankara Bölge İdare Mahkemesi 12. İdari Dava Dairesi, E. 2024/375, K. 2024/1750, T. 02.10.2024 (kesin). Arama motorunda bir avukat hakkında üstünlük bildiren nitelemeler ve uzmanlık iddiası içeren reklamlar çıkması üzerine verilen kınama cezasını, reklamı kimin verdiğinin araştırılmadığı gerekçesiyle iptal eden ilk derece kararı kaldırılmış ve dava reddedilmiştir. Daire, reklamı kendisinin vermediğini ileri süren avukata bu konuda daha önce uyarı yazısı gönderildiğini ve reklam belgelerinin sahteliği iddiasıyla herhangi bir suç duyurusunda bulunulmadığını gözeterek cezayı hukuka uygun bulmuştur. Bu yaklaşım, Yönetmelik m. 11’deki üçüncü kişilerin reklamına engel olma yükümlülüğüyle birlikte düşünülebilir. Karar, Türkiye Barolar Birliği tarafından yayımlanmıştır.

Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kurulu: Anahtar Kelime, Sosyal Medya ve Usul

Anahtar kelime ve arama motoru optimizasyonu. Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kurulu’nun 13.03.2026 tarihli, E. 2026/118, K. 2026/241 sayılı kararı, baronun Yönetmelik m. 7/e’ye dayanarak başlattığı bir süreçte verilmiş ve Kanun m. 55 ile m. 135/2-a’ya dayanmıştır. Arama motorunda “[şehir] boşanma avukatı” araması yapıldığında avukatın sitesi üst sıralarda çıkıyordu; baro disiplin kurulu ekran görüntülerinde tarih ve adres bulunmadığı gerekçesiyle ceza verilmesine yer olmadığına karar vermiş, baro itiraz etmişti. Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kurulu kendi incelemesinde ihlalin sürdüğünü tespit ederek itirazı kabul etmiş ve kınama cezası vermiştir:

“…internet arama sonuçlarında belirli anahtar kelimeler kullanılarak potansiyel müvekkillere ulaşmayı amaçlayan bu tür uygulamaların meslektaşlar arasında haksız rekabete yol açtığı, mesleğin onur ve saygınlığını zedelediği tartışmasızdır.”

TBB Disiplin Kurulu, E. 2026/118, K. 2026/241, T. 13.03.2026

07.02.2025 tarihli E. 2024/990, K. 2025/66 sayılı kararda bilirkişi, sitede ücretli reklam bulunmadığını ancak yazılım kodlarında çok sayıda arama motoru etiketi bulunduğunu tespit etmiş; sitede şehir ve branş adıyla kurulmuş kalıpların yoğun kullanıldığı görülmüş ve verilen uyarma cezası onanmıştır. Avukatın kodlardan haberi olmadığı savunması sonucu değiştirmemiştir. Kurul’un E. 2024/258, K. 2024/320 ve E. 2024/682, K. 2024/710 sayılı kararları da aynı doğrultudadır. Bu kararlarda Kurul, arama sonuçlarında branş adıyla öne çıkmaya yönelik anahtar kelime kullanımını reklam yasağına aykırı saymıştır. Şunu da belirtmek gerekir: 2024 öncesine ait olaylarda değerlendirme, anahtar kelimeleri sınırlı bir listeyle düzenleyen eski Yönetmelik m. 9 döneminde yapılmıştır.

Sosyal medyada dava sonuçları. 20.02.2026 tarihli E. 2026/19, K. 2026/147 sayılı kararda, sosyal medya hesabında takip ettiği dosyaların sonuçlarını (tahliye, beraat, talebin kabulü) ve dosyaya girişle sonuç arasında bağ kuran ifadeleri paylaşan avukata verilen uyarma cezası onanmıştır. Kurul, yeni m. 135/2-a’nın bu fiil için kınama öngördüğünü, ancak aleyhe değişikliğin geriye yürümeyeceğini belirterek uyarmayı korumuştur. Kurul’un düzenlemelerin ortak amacına ilişkin tespiti şudur: “…meslektaşlar arası haksız rekabetin önüne geçilerek mesleğin ticarileşmesinin engellenmesi ve meslektaşın iş sahipleri karşısında bağımsızlıklarının korunmasının sağlanmasıdır.”

Usul güvencesi. 13.03.2026 tarihli E. 2026/121, K. 2026/244 sayılı kararda Kurul, 2024 değişikliğinden sonra Yönetmelik m. 12’nin öngördüğü bildirim yapılmadan disiplin kovuşturması açılamayacağına hükmetmiştir: savunma istemi; kovuşturma ihtimalini, olası yaptırımı ve ihlalin derhâl giderilmesinin indirim nedeni sayılabileceğini içermelidir. Bu ihtar yapılmadan dosya disiplin kuruluna gönderilmişse, kovuşturma için ön koşul gerçekleşmemiştir.

Fiziksel ilan. 21.10.2016 tarihli E. 2016/449, K. 2016/705 sayılı kararda, avukatın kendi yazdığı ilanın oturduğu sitenin ilan panosuna yönetici aracılığıyla asılması reklam sayılmış ve verilen uyarma cezası onanmıştır. Önceden ihtar yapılmadığı savunması, o dönemki Yönetmelik m. 12’ye göre birden fazla kez işlenen fiillerde uyarı yazısı gerekmediği gözetilerek reddedilmiştir.

Yargıtay: Aracı, Danışmanlık Şirketi ve Marka

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2019/1379, K. 2019/4497, T. 03.04.2019. Avukatlık ücret sözleşmesine, iş sahiplerini avukatla tanıştıran kişiyle ücretin yarı yarıya paylaşılacağı hükmü konmuştu. Yargıtay, avukata çıkar karşılığı iş getirmenin Avukatlık Kanunu m. 48 uyarınca yasak ve suç olduğunu, bu nedenle paylaşım hükmünün geçersiz olduğunu kabul etmiştir. Kararın dayanağı reklam yasağı değil, onunla aynı amaca hizmet eden aracı kullanma yasağıdır (m. 48); karar düzeltme incelemesinde daire onaması kaldırılarak hüküm bozulmuştur. Böylece aracı ile iş toplama özel hukuk bakımından da yaptırımsız kalmamaktadır.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2015/219, K. 2015/4572, T. 01.04.2015. Trafik kazası hasar danışmanlığı yaptığını ileri süren ve avukat olmayan bir şirketin internet sitesinde trafik kazası mağdurlarına ön ücretsiz ve yüzde karşılığı tazminat tahsili vaat etmesi haksız rekabet sayılmış; sitedeki ifadelerin kaldırılmasına ilişkin karar onanmıştır. Yerel mahkemenin onanan gerekçesine göre “Türk hukuk sisteminde hukuki konular itibariyle danışmanlık şirketlerinin kurulmasına olanak bulunmadığı, bu kapsamındaki işlerin avukatlara özgülendiği” kabul edilmiştir. Karar, reklam yasağının yalnız avukatları değil, avukatlık tekeline giren işleri yapan herkesi dolaylı olarak etkilediğini gösterir. Trafik kazası sonrasında bir aracıya ihtiyaç duymadan başvurulabilecek yolları trafik kazasında sigorta ve güvence hesabı yazımızda anlattık.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2004/2724, K. 2006/2496, T. 13.03.2006. Bir hukuk bürosunun tanınmış marka tespiti istemi reddedilmiştir. Yerel mahkeme, tanınmış marka ölçütlerinin oluşmadığını ve markaların farklı sınıflarda olduğunu belirtmiş; ayrıca avukatlığın ticari sayılamayacağını ve dönemin Yönetmelik m. 6/son hükmü uyarınca avukatlık hizmetinin marka tesciline konu olamayacağını eklemiştir. Yargıtay kararı onamıştır. Marka tescili yasağı bugün de Yönetmelik m. 6’da yer almaktadır.

Rekabet Hukuku Açısından Bir Karşılaştırma

Meslek kuruluşlarının reklamı yasaklayan kararları rekabet hukuku bakımından da sorgulanabilir. Rekabet Kurulu, 20.06.2019 tarihli ve 19-22/352-158 sayılı kararında, gümrük müşavirlerine yönelik bir meslek derneğinin reklam yasağı içeren kararlarını 4054 sayılı Kanun m. 4’ün ihlali saymıştır. Kurul, gümrük mevzuatında meslek mensuplarına yönelik bir reklam yasağı bulunmadığını tespit etmiş ve reklam kısıtlamalarının bilgi edinme maliyetini artırarak rekabeti azalttığını vurgulamıştır; kanuni dayanağı olan asgari ücret tarifesi bakımından bile kanuni dayanağın varlığının bu karar ve uygulamaları kendiliğinden meşru kılmayacağını belirtmiştir. Avukatlıkta reklam yasağının dayanağı doğrudan Avukatlık Kanunu m. 55’tir; ancak Kurul’un bu yaklaşımı, Yönetmeliğin kanunun çizdiği sınırı aşabilecek hükümleri bakımından rekabet hukuku tartışmasının tamamen kapanmadığını göstermektedir.

İfade Özgürlüğü ve Reklam Yasağı

Reklam yasağı, avukatın ifade özgürlüğüne getirilmiş bir sınırlamadır. Bu sınırlamanın meşruluğu, Anayasa’nın 26. maddesi ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 10. maddesi çerçevesinde üç soruya verilecek cevaba bağlıdır: sınırlama kanunla öngörülmüş müdür, meşru bir amaç izlemekte midir ve demokratik bir toplumda gerekli midir?

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi — Casado Coca/İspanya (Başvuru no. 15450/89, 24.02.1994). Başvurucu avukat, bürosunu tanıtan ilanlar yayımladığı için baro tarafından disiplin cezasına çarptırılmıştı. Mahkeme önce oybirliğiyle avukatlık ilanının da ifade özgürlüğü kapsamında olduğunu kabul etmiş, ardından yedi oya karşı iki oyla Sözleşme m. 10’un ihlal edilmediğine karar vermiştir. Gerekçede devletlerin takdir payı, avukatın adaletin yönetimindeki merkezi konumu ve yasağın mutlak olmayıp büro açılışı gibi hâllerde duyuruya izin vermesi belirleyici olmuştur. Mahkeme’nin dengeyi kuran cümlesi şudur:

“For the citizen, advertising is a means of discovering the characteristics of services and goods offered to him. Nevertheless, it may sometimes be restricted, especially to prevent unfair competition and untruthful or misleading advertising.”

AİHM, Casado Coca/İspanya, no. 15450/89, § 51

Karar iki yönlüdür: reklam, vatandaşın hizmet hakkında bilgi edinme aracıdır; ancak haksız rekabeti ve yanıltıcı reklamı önlemek için sınırlanabilir. Komisyon’un ihlal görüşünde olması ve iki karşı oy, konunun Strazburg’da da tartışmalı olduğunu gösterir.

Anayasa Mahkemesi — Bireysel başvuru (B. No: 2021/56916, 22.05.2024). Sosyal medyada belirli bir koşulu yerine getiren herkesin davasından vekâlet ücreti alınmayacağını duyuran avukata verilen uyarma cezası, ifade özgürlüğünü ihlal etmemiştir (oybirliği). Mahkeme, sınırlamanın Avukatlık Kanunu m. 55 ve 134’te kanuni dayanağı bulunduğunu, başkalarının haklarının korunması amacını izlediğini ve en hafif disiplin cezasının verildiğini de gözeterek ölçülü olduğunu kabul etmiştir. Paylaşım, potansiyel müvekkillere ulaşmayı amaçlayan bir tanıtım olarak nitelendirilmiştir. Kararın ilke cümlesi şudur:

“Reklam yasağı, mesleğin ticarileşmesini ve haksız rekabetin oluşmasını engelleyip kamunun güveninin korunmasını sağlamak için tesis edilmiştir.”

AYM, B. No: 2021/56916, § 35

Mahkeme aynı kararda, reklam yasağına ilişkin kuralların belirli, öngörülebilir ve yargı denetimine açık olması gerektiğini de vurgulamıştır. Bu vurgu, aşağıdaki norm denetimi kararıyla birlikte okunmalıdır.

Anayasa Mahkemesi — Norm denetimi (E. 2025/50, K. 2025/47, 06.03.2025; RG 22.05.2025, S. 32907). Mahkeme, Avukatlık Kanunu’nun disiplin cezalarını düzenleyen 134 ve 135. maddelerini, hangi fiile hangi cezanın uygulanacağını belirli biçimde göstermediği için Anayasa’nın 2. maddesindeki hukuk devleti ilkesine aykırı bularak iptal etmiş ve iptal hükmünün yayımdan dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar vermiştir. 7571 sayılı Kanun’un m. 135’i fiil-ceza eşleşmesini tek tek sayacak biçimde yeniden yazması, bu kararın doğrudan sonucudur. Eski m. 136/1, reklam yasağı dahil altıncı kısımdaki esaslara aykırılıkta “ilk defasında en az kınama” öngörüyordu; yeni m. 135/2-a ise reklam yasağı ihlalini adıyla kınamaya bağlamış, m. 136 da ilk defa disiplin cezası gerektiren fiilde bir derece hafif ceza verilebilmesine imkân tanımıştır.

Bu üç karar birlikte okunduğunda varılan sonuç şudur: reklam yasağı, ifade özgürlüğüne getirilmiş meşru bir sınırlamadır; ancak meşruiyetinin şartı kuralların belirliliği ve uygulamanın ölçülülüğüdür. Bu ölçüt, Yönetmelik m. 7/c’deki “genel ve soyut içerikli bilgi” gibi geniş ifadelerin dar ve amaca bağlı yorumlanmasını da gerektirir.

Değerlendirme: Yasağın Dijital Çağdaki Sınavı

Reklam yasağı, tabela ve kartvizit çağında kurulmuş bir düzenin dijital çağa uyarlanma çabasıdır ve bu uyarlamanın üç zayıf noktası vardır.

Birincisi, denetimin yaygınlığı. Yasağın etkinliği, kuralın kendisinden çok denetimin düzenli, öngörülebilir ve eşit uygulanmasına bağlıdır; re’sen soruşturma yükümlülüğü bu nedenle Yönetmeliğin en önemli hükümlerinden biridir. 2026’da kurulan Reklam Yasağı İhlallerini Takip Merkezi (m. 12/A) bu ihtiyaca yönelik kurumsal bir cevaptır; uygulamadaki etkisi henüz ölçülebilir değildir.

Teknolojinin mesleği dönüştürmesi bu sınavı daha da zorlaştırmaktadır; yapay zekâ araçlarının avukatlık üzerindeki etkisini yapay zekâ ve avukatlık mesleği yazımızda ayrıca inceledik.

İkincisi, belirlilik. “İş elde etme amacına yönelik”, “genel ve soyut içerikli bilgi”, “benzeri yöntemler” gibi ifadeler, avukatın hangi davranışın yasak olduğunu önceden öngörmesini zorlaştırır. Disiplin yaptırımı bir tür kamusal yaptırımdır; sınırları belirsiz bir yasak, ya aşırı temkinle hukuki bilgilendirmeyi kısar ya da geniş bir gri alan bırakır. Yargı kararlarının ve meslek kuruluşu kararlarının yayımlanması ve erişilebilir olması, bu belirsizliği gidermenin en etkili yoludur.

Üçüncüsü, tüketicinin bilgi ihtiyacı. Reklam yasağı, kişinin avukat seçerken ihtiyaç duyduğu bilgiyi de sınırlar. Bu boşluğu yanıltıcı ilanlar değil, avukatların ve baroların sağladığı tarafsız bilgi doldurmalıdır: ücret tarifeleri, adli yardımla ücretsiz avukat imkânı, avukatın yükümlülükleri ve şikâyet yolu. Reklamı yasaklanmış bir meslekte okuyucuya doğru bilgiyi vermek, yasağın amacıyla çelişmez; aksine yasağın bıraktığı boşluğun meşru biçimde doldurulmasıdır.

Okuyucu İçin: Mevzuatın Ölçütleri

Mevzuat, avukatlık tanıtımlarının sınırını somut ölçütlerle çizer. Aşağıdaki unsurlardan biri bir ilanda bulunuyorsa, ilanın reklam yasağıyla bağdaşmadığı yönünde ciddi bir işaret vardır; nihai değerlendirme baro disiplin organlarına aittir:

  • Tabela ve basılı belgelerde avukat unvanı ve akademik unvan dışında bir sıfat; her mecrada “uzman”, “en iyi”, “lider” gibi üstünlük nitelemeleri.
  • Davanın sonucuna ilişkin vaat ya da kazanılmış dava sayısı.
  • Müvekkil referansı, müvekkil listesi ya da müvekkillerin değerlendirmelerinin reklam amacıyla kullanılması.
  • Fiyat ilanı, indirim ya da “masrafları biz karşılıyoruz” vaadi.
  • Kişiye yönelik ısrarlı arama veya mesaj.
  • Ücretli çevrim içi reklam ya da sponsorlu öne çıkarma.

Böyle bir durumla karşılaşırsanız bunu ilgili baroya ya da Türkiye Barolar Birliği bünyesindeki Reklam Yasağı İhlallerini Takip Merkezi’ne bildirebilirsiniz (Yönetmelik m. 12/A); aykırılığın herhangi bir şekilde tespiti hâlinde baro re’sen soruşturma açar (m. 12). Avukatlık ücretinin yasal sınırlarını ise 2026 avukatlık ücret tarifesi yazımızda ayrıntılı olarak bulabilirsiniz.

Sık Sorulan Sorular

Avukatlar neden reklam yapamıyor? Avukatlık Kanunu avukatlığı kamu hizmeti ve serbest meslek olarak tanımlar. Reklam yasağı; hukuki bilgisi olmayan kişiyi yanıltıcı vaatlerden korumak, yargının görünümünü korumak ve meslektaşlar arasında reklam bütçesine dayalı bir rekabeti önlemek amacıyla öngörülmüştür.

Avukatların internet sitesi olabilir mi? Olabilir, ancak içeriği sınırlıdır. Sitede ad-soyad, fotoğraf, sicil numaraları, mesleğe başlama tarihi, mezun olunan üniversite, yabancı dil ve iletişim bilgileri yer alabilir; faaliyet alanları uzmanlık anlamına gelmemek üzere belirtilebilir. Müvekkil referansı paylaşılamaz.

Avukatların sosyal medya kullanması yasak mı? Yasak değildir. Ancak avukat, mesleki kimliğiyle ilişkilendirilecek şekilde kazançları ve mesleki faaliyetleri hakkında reklam niteliğinde paylaşım yapamaz, davalarını reklam olabilecek şekilde öne çıkaramaz ve iş elde etme amacıyla yayın yapamaz.

Reklam yasağını ihlal eden avukata ne olur? Reklam yasağını ihlal etmek, Avukatlık Kanunu m. 135 uyarınca kınama cezası gerektirir; ilk defa disiplin cezası gerektiren fiilde bir derece hafif ceza verilebilir, beş yıl içinde tekrarda ise bir derece ağır ceza uygulanır (m. 136). Aykırılık tespit edildiğinde baro re’sen soruşturma açar; kesinleşen karardan sonra ihlal sona erdirilmezse yeniden soruşturma açılır ve tekerrür hükümleri uygulanır.

Avukatlar internette ücretli reklam verebilir mi? Hayır. Yönetmelik, avukatların çevrim içi mecralarda reklam vermesini ve almasını, arama motorlarında üst sıralarda yer almaya yönelik yönlendirici kod ve anahtar sözcük kullanmasını açıkça yasaklar.

Sonuç

Avukatlık mesleğinde reklam yasağı, mesleğin kamu hizmeti niteliğinin doğrudan sonucudur. 2024 değişikliğiyle Yönetmelik, yasağı internet siteleri, sosyal medya, alan adları ve arama motorları bakımından açıkça düzenlemiş, 2026’da ihlalleri izleyen bir Takip Merkezi kurmuş; 2025’te 7571 sayılı Kanun reklam yasağı ihlalini kınama cezasına bağlamış ve ısrarlı iletişimi ayrı bir disiplin suçu hâline getirmiştir. Yasağın asıl sınavı ise metinde değil uygulamadadır: belirsiz kavramların yargı ve meslek kuruluşu kararlarıyla somutlaştırılması ve denetimin herkese eşit ve öngörülebilir biçimde uygulanması, yasağın etkinliğinin ve meşruluğunun temel güvencesidir. Okuyucu bakımından en önemli sonuç ise şudur: mevzuat sonuç vaadini yasakladığı için, bir avukattan beklenecek bilgi sonuç değil; süreç, süreler, riskler ve ücrettir.

Dayanak Mevzuat ve Kararlar

  • 1136 sayılı Avukatlık Kanunu m. 1 — avukatlığın niteliği
  • 1136 sayılı Avukatlık Kanunu m. 34 — avukatın genel yükümlülükleri
  • 1136 sayılı Avukatlık Kanunu m. 55 — reklam yasağı (4667 s.K. ile eklenen ikinci ve üçüncü fıkralar dahil)
  • 1136 sayılı Avukatlık Kanunu m. 48 — aracı kullanma yasağı
  • 1136 sayılı Avukatlık Kanunu m. 134, 135, 136 — disiplin cezaları ve uygulanma şekli (7571 s.K. ile değişik, 24.12.2025; RG 25.12.2025, S. 33118)
  • Türkiye Barolar Birliği Reklam Yasağı Yönetmeliği (RG 21.11.2003, S. 25296)
  • Türkiye Barolar Birliği Reklam Yasağı Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik (RG 07.09.2010, S. 27695)
  • Türkiye Barolar Birliği Reklam Yasağı Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik (RG 09.08.2024, S. 32627)
  • Türkiye Barolar Birliği Reklam Yasağı Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik (RG 02.05.2026, S. 33241) — m. 12/A
  • Türkiye Barolar Birliği Reklam Yasağı Yönetmeliği (mülga; RG 14.11.2001, S. 24583)
  • Danıştay 8. D., E. 2004/1118, K. 2004/4575, T. 29.11.2004
  • Danıştay 8. D., E. 2004/2155, K. 2005/1841, T. 19.04.2005
  • Danıştay 8. D., E. 2007/9224, K. 2008/1793, T. 11.03.2008
  • Danıştay 8. D., E. 2024/5771, K. 2024/5460, T. 18.10.2024
  • Danıştay 8. D., E. 2024/5805, K. 2025/271, T. 30.01.2025
  • Danıştay İDDK, E. 2023/1830, K. 2024/1165, T. 23.05.2024 (Danıştay 10. D., E. 2018/62, K. 2022/6437 kararını onayan)
  • Ankara BİM 12. İDD, E. 2024/375, K. 2024/1750, T. 02.10.2024
  • Yargıtay 13. HD, E. 2019/1379, K. 2019/4497, T. 03.04.2019
  • Yargıtay 11. HD, E. 2015/219, K. 2015/4572, T. 01.04.2015
  • Yargıtay 11. HD, E. 2004/2724, K. 2006/2496, T. 13.03.2006
  • Anayasa Mahkemesi, B. No: 2021/56916, T. 22.05.2024
  • Anayasa Mahkemesi, E. 2025/50, K. 2025/47, T. 06.03.2025 (RG 22.05.2025, S. 32907)
  • AİHM, Casado Coca/İspanya, Başvuru no. 15450/89, T. 24.02.1994
  • TBB Disiplin Kurulu, E. 2026/118, K. 2026/241, T. 13.03.2026
  • TBB Disiplin Kurulu, E. 2026/121, K. 2026/244, T. 13.03.2026
  • TBB Disiplin Kurulu, E. 2026/19, K. 2026/147, T. 20.02.2026
  • TBB Disiplin Kurulu, E. 2024/990, K. 2025/66, T. 07.02.2025
  • TBB Disiplin Kurulu, E. 2024/258, K. 2024/320, T. 16.05.2024
  • TBB Disiplin Kurulu, E. 2024/682, K. 2024/710, T. 27.09.2024
  • TBB Disiplin Kurulu, E. 2016/449, K. 2016/705, T. 21.10.2016
  • Rekabet Kurulu, 19-22/352-158, T. 20.06.2019
  • Türkiye Barolar Birliği Avukatlık Meslek Kuralları m. 7, 8

Hukuki Bilgilendirme

Bu yazı yalnızca genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya vekâlet ilişkisi doğurmaz. Yazı akademik bir değerlendirme niteliğindedir. Çalışma kişileri değil kuralları ve genel uygulama sorunlarını ele almaktadır. Her somut durum kendi koşullarında değerlendirilmelidir.

Yayın tarihi: 20.10.2026 · Son güncelleme: 20.10.2026 Hazırlayan: Av. Şerafettin Kaya · Gebze / Kocaeli · 0534 545 23 32 · www.serafettinkaya.av.tr

Bu yazıyı paylaş

WhatsApp LinkedIn X

Aynı kategoriden diğer yazılar

WhatsApp Randevu Ara