Adli Yardım: Ücretsiz Avukat Nasıl Talep Edilir?

Haklı olduğunuzu biliyorsunuz, ama dava açmak için gereken harcı yatıracak paranız yok. Ya da bir dava size karşı açıldı; cevap vermek için avukat tutmanız gerekiyor, bütçeniz buna elvermiyor. Bu durumda hakkınızdan vazgeçmek zorunda değilsiniz: Türk hukukunda adli yardım adı verilen ve masrafları karşılayamayan kişiye hem yargılama giderlerinden muafiyet hem de ücretsiz avukat sağlayan bir kurum var. Bu yazıda adli yardımın iki ayrı yolunu, şartlarını, başvuru usulünü ve reddedilme hâlinde ne yapılacağını mevzuat ve Yargıtay kararları ışığında sade bir dille açıklıyoruz.
Kısa Cevap
Adli yardım, yargılama giderlerini ve avukatlık ücretini karşılayamayacak durumda olan kişilere ücretsiz avukat ve masraf muafiyeti sağlayan bir kurumdur. İki ayrı yolu vardır ve karıştırılmamalıdır: dava henüz açılmamışsa ya da yalnızca avukata ihtiyacınız varsa kendi ilinizin barosundaki adli yardım bürosuna başvurulur (Avukatlık Kanunu m. 176-181). Dava açılmışsa veya açılacaksa, harç ve gider muafiyeti için davaya bakan mahkemeden talep edilir (HMK m. 334 vd.). Ceza soruşturmasında ise durum farklıdır: orada zorunlu müdafi devreye girer ve çoğu hâlde talebiniz dahi aranmaz (CMK m. 150). Adli yardım başvurusu harca tabi değildir. Talebiniz reddedilirse yol, reddeden mercie göre değişir: mahkeme reddetmişse tebliğden itibaren iki hafta içinde itiraz edilir; baro reddetmişse baro başkanına başvurulur.
İki Ayrı Yol Var: Baro Adli Yardımı ve Mahkeme Adli Yardımı
Uygulamada en sık yapılan hata, bu iki yolun aynı şey sanılmasıdır. İkisi farklı mercilere başvurulur, farklı şeyler sağlar ve biri diğerinin yerine geçmez.
Baro adli yardımı, size bir avukat görevlendirilmesidir. Dayanağı Avukatlık Kanunu m. 176’dır: adli yardım, “avukatlık ücretlerini ve diğer yargılama giderlerini karşılama olanağı bulunmayanlara” avukatlık hizmetlerinin sağlanmasıdır. Bu hizmeti baro merkezlerinde kurulan adli yardım bürosu yürütür (m. 177). Henüz dava açılmamışsa, dilekçeyi yazacak kimseniz yoksa, hangi yola başvuracağınızı bile bilmiyorsanız gideceğiniz yer burasıdır.
Mahkeme adli yardımı ise paraya ilişkindir: harçtan, gider avansından ve teminattan muafiyet sağlar. Dayanağı HMK m. 334 ve devamıdır. Bu talep barodan değil, davaya bakan mahkemeden istenir.
İkisine birden ihtiyacınız olabilir ve olması da olağandır: barodan görevlendirilen avukat, dava dilekçesinde ayrıca mahkemeden adli yardım talep eder. Nitekim HMK m. 335/1-ç, mahkemenin verdiği adli yardım kararının “davanın avukat ile takibi gerekiyorsa, ücreti sonradan ödenmek üzere bir avukat temini”ni de kapsadığını söyler; bu hâlde avukatı yine baro görevlendirir ve ücreti HMK m. 340 uyarınca yargılama gideri olarak Hazineden ödenir.

Ceza Dosyasında Durum Farklı: Zorunlu Müdafi
Bir suç isnadıyla karşı karşıyaysanız adli yardım kurallarını beklemeyin; ceza muhakemesinin kendi mekanizması daha güçlüdür. CMK m. 150’ye göre şüpheli veya sanık müdafi seçecek durumda olmadığını beyan ederse, istemi hâlinde bir müdafi görevlendirilir. Dahası, müdafii bulunmayan kişi çocuksa, kendisini savunamayacak derecede malulse ya da sağır ve dilsizse müdafi istem aranmaksızın görevlendirilir. Aynı kural, alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlarda da uygulanır.
Buradaki fark önemlidir: zorunlu müdafide mali durumunuzu belgelemeniz gerekmez, ödeme gücü testi yapılmaz. Gözaltı ve ifade aşamasındaki haklarınızın tamamı için gözaltı ve ifade sürecinde haklarınız yazımıza bakabilirsiniz.
Kimler Yararlanabilir? Şartlar
HMK m. 334/1 iki şart arar:
- Ödeme gücünden yoksunluk. Kişinin, kendisinin ve ailesinin geçimini “önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin” yargılama veya takip giderlerini kısmen ya da tamamen ödeyemeyecek durumda olması gerekir. Ölçü mutlak yoksulluk değildir; giderleri ödemenin geçimi ciddi biçimde sarsıp sarsmayacağına bakılır.
- Talebin açıkça dayanaktan yoksun olmaması. Bu, “davayı kazanacaksınız” demek değildir. Yalnızca baştan ümitsiz, hukuki temeli bulunmayan taleplerin elenmesini sağlar. Bu ölçüt 2013 yılında 6459 sayılı Kanunla, daha ağır olan “haklı oldukları yolunda kanaat uyandırmak” ölçütünün yerine getirilmiştir.
Adli yardım yalnızca dava açarken değil, savunma yaparken, geçici hukuki koruma talep ederken ve icra takibinde de istenebilir. Takibe itiraz yolları için icra takibine itiraz yazımıza bakabilirsiniz.
Yabancılar bakımından ek bir şart vardır: HMK m. 334/3 uyarınca yabancıların adli yardımdan yararlanması karşılıklılık şartına bağlıdır.
Tüzel kişiler yönünden önemli bir gelişme yaşandı. HMK m. 334’ün ikinci fıkrası, adli yardımı yalnızca kamuya yararlı dernek ve vakıflara tanıyordu. Anayasa Mahkemesi bu fıkrayı 24.09.2024 tarihli E. 2024/78, K. 2024/164 sayılı kararıyla iptal etti; gerekçe, diğer özel hukuk tüzel kişilerinin sırf tüzel kişi olmaları sebebiyle kurumun dışında bırakılmasının mahkemeye erişim hakkını ölçüsüzce sınırlaması idi. İptalden sonra tüzel kişilerin durumu birinci fıkranın genel ifadesi çerçevesinde değerlendirilmektedir; bu konuda somut dosyanızda güncel uygulamayı ayrıca kontrol ettirmenizde yarar vardır.
Nereye, Nasıl Başvurulur? Hangi Belgeler Gerekir?
Baroya başvuru. İstem, Avukatlık Kanunu m. 178 uyarınca adli yardım bürosuna veya temsilcilerine yapılır. Kanun açıktır: “İstek sahibi, isteminde haklı olduğunu gösterdiği delillerle kanıtlamak zorundadır.” Yani elinizde ne varsa götürürsünüz.
Barolar genellikle nüfus kaydı, gelir durumunu gösteren belgeler (SGK hizmet dökümü, maaş bordrosu ya da gelirinizin olmadığına dair kayıt), tapu ve araç sorgusu ile sosyal yardım alıyorsanız buna ilişkin belgeyi ister. Baro merkezi dışında da avukat sayısı beşten çok olan her yargı çevresinde bir temsilci görevlendirilebilir (m. 177); yani her zaman il merkezine gitmeniz gerekmez.
Mahkemeye başvuru. HMK m. 336/1’e göre talep, asıl talep veya işin karara bağlanacağı mahkemeden; icra ve iflas takiplerinde ise takibin yapılacağı yerdeki icra mahkemesinden istenir. Dilekçenize m. 336/2 uyarınca üç şeyi eklemeniz gerekir: iddianızın özeti, dayanacağınız deliller ve yargılama giderlerini karşılayamayacağınızı gösteren mali durum belgeleri.
İstinaf veya temyiz aşamasındaysanız talebin muhatabı değişir. HMK m. 336/3 uyarınca kanun yollarına başvuru sırasındaki adli yardım talebi bölge adliye mahkemesine veya Yargıtaya yapılır. Bu ayrıntı uygulamada sık atlanır ve dosyanın geri çevrilmesine yol açar.
Masrafa ilişkin küçük ama rahatlatıcı bir kural: adli yardım talebine ilişkin evrak her türlü harç ve vergiden muaftır (m. 336/4). Yani yardım istemek için para ödemezsiniz. Dava harcının normal şartlarda ne kadar tuttuğunu merak ediyorsanız dava harcı hesaplama yazımıza, avukatlık ücretlerinin resmî tabanı için avukatlık ücret tarifesi yazımıza bakabilirsiniz.

Adli Yardım Kararı Size Neyi Sağlar?
HMK m. 335, kararın sonuçlarını dört başlıkta sayar:
- Yapılacak tüm yargılama ve takip giderlerinden geçici muafiyet,
- Bu giderler için teminat göstermekten muafiyet (m. 85/1-a de aynı yönde),
- Dava ve icra takibi sırasında yapılması gereken giderlerin Devlet tarafından avans olarak ödenmesi,
- Dava avukatla takip edilmesi gereken bir davaysa, ücreti sonradan ödenmek üzere avukat temini.
Üç noktanın altını çizmek gerekir. Birincisi, mahkeme bu sonuçların yalnızca bir kısmına da hükmedebilir (m. 335/2); örneğin harçtan muaf tutup avukat talebinizi karşılamayabilir. İkincisi, adli yardım hükmün kesinleşmesine kadar devam eder (m. 335/3); her aşamada yeniden başvurmanız gerekmez. Üçüncüsü ve en çok yanılgı yaratanı: adli yardım, karardan önce yapılmış giderleri kapsamaz (m. 337/3). Talebinizi ne kadar erken yaparsanız o kadar çok gider kapsama girer.

Talebiniz Reddedilirse: İki Haftalık İtiraz Süresi
Ret kararı yolun sonu değildir, ama süreye tabidir.
Mahkeme reddederse: HMK m. 337/2 uyarınca ret kararına karşı, tebliğinden itibaren iki hafta içinde, kararı veren mahkemeye dilekçe vererek itiraz edilir. Dosya, itirazı incelemesi için numara olarak kendisini izleyen daireye (son numaralı daire için birinci daireye), tek daire varsa aynı işlere bakan en yakın mahkemeye gönderilir. İtiraz üzerine verilen karar kesindir. Ayrıca mahkeme, ret kararında sunduğunuz bilgi ve belgeleri neden kabul etmediğini açıkça belirtmek zorundadır (m. 337/1).
Bir kapı daha açıktır: talebiniz reddedilmiş olsa bile, ödeme gücünüzde sonradan gerçekleşen ciddi bir azalmaya dayanarak yeniden talepte bulunabilirsiniz.
Baro reddederse: Avukatlık Kanunu m. 178 uyarınca yazıyla veya sözle baro başkanına başvurabilirsiniz. Baro başkanının vereceği karar kesindir.
Dava Sonunda Ne Olur? Giderler Silinmez, Ertelenir
Adli yardımın en çok yanlış bilinen yönü budur. Adli yardım bir bağış değil, ertelemedir. HMK m. 339/1’e göre ertelenen tüm yargılama giderleri ile Devletçe ödenen avanslar, dava veya takip sonunda haksız çıkan kişiden tahsil olunur. Davayı kazanırsanız bu yük karşı tarafa kalır; kaybederseniz gider sizden istenir. Bu hâlde mahkeme, uygun görürse ödemenin en çok bir yıl içinde aylık eşit taksitlerle yapılmasına karar verebilir.
Bir güvenlik supabı daha vardır: tahsilin adli yardımdan yararlanan kişinin mağduriyetine yol açacağı mahkemece açıkça anlaşılırsa, mahkeme hükümde tamamen veya kısmen ödemeden muaf tutulmasına karar verebilir (m. 339/2).
Son olarak, kararın geri alınabileceğini unutmayın: mali durum hakkında kasten veya ağır kusurla yanlış bilgi verdiğiniz ortaya çıkarsa ya da durumunuz yeterince iyileşirse adli yardım kararı kaldırılır (m. 338).
Yargıtay Ne Diyor? Danıştay’ın Yaklaşımı
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2020/2302, K. 2020/3364, T. 13.10.2020: Adli yardım talepli açılan bir menfi tespit davasında mahkeme, harç ve gider avansı yatırılmadığı gerekçesiyle davayı usulden reddetmiştir. Daire, hem eksik harcın tamamlanması için kesin süre verilmemesini hem de adli yardım talebi hakkında hiç karar verilmemesini usule aykırı bularak kararı bozmuştur. Karardaki ifade nettir:
“Davacı dava dilekçesinde adli yardım talebinde bulunmuştur. Ancak Mahkemece bu hususta bir karar verilmeksizin davanın usulden reddi usul ve yasaya aykırıdır.”
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/4264, K. 2023/5267, T. 11.05.2023: Temyiz dilekçesi adli yardım talepli verilmiş, ancak talep ilk derece mahkemesine yöneltilmiş ve mahkeme karar vermeden dosyayı göndermiştir. Daire, HMK m. 336/3 uyarınca kanun yolu aşamasındaki talebi inceleme görevinin Yargıtaya ait olduğunu belirtmiş, buna rağmen usulü tamamlanmayan dosyayı geri çevirmiştir. Ders şudur: talep kanun yolunda yapılacaksa doğru mercie yöneltilmeli ve mali durum belgeleri eklenmelidir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/3682, K. 2023/12428, T. 22.11.2023: Daha önce verilmiş ve devam eden bir adli yardım kararı varken yeniden adli yardım kararı verilmesine gerek bulunmadığına hükmedilmiştir. Bu karar, HMK m. 335/3’teki “adli yardım hükmün kesinleşmesine kadar devam eder” kuralının uygulamadaki karşılığıdır.
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, E. 2022/1357, K. 2022/2974, T. 19.10.2022: Dava 2016’da açılmış, adli yardım talebi ise yargılama sürerken 24.02.2020’de kabul edilmiştir. Kurul, davanın açılışında zaten yatırılmış olan harç ve posta giderinin yeniden hesaba katılmasını hatalı bulmuş ve yargılama giderinin yalnızca adli yardım talebinin kabul edildiği tarihten sonra yapılan kısmı üzerinden hesaplanması gerektiğine karar vermiştir. Karar, adli yardımın geçmişe etkili olmadığını somut biçimde göstermektedir.
Türkiye’deki 81 Baro ve Resmî İnternet Siteleri
Adli yardım başvurusu, bulunduğunuz ilin barosuna yapılır. Aşağıdaki tablo, barolara doğrudan ulaşabilmeniz içindir. Her baronun adli yardım bürosunun iletişim bilgileri, başvuru saatleri ve istenen belgeler kendi internet sitesinde yayımlanır; telefon numaraları ve adresler zamanla değiştiği için burada yalnızca resmî site adresleri verilmiştir.
Liste, Türkiye Barolar Birliğinin resmî baro rehberinden derlenmiştir; bağlantıların tamamı 12.09.2026 tarihinde tek tek denetlenmiştir. Güncel hâli için Türkiye Barolar Birliği baro rehberine bakabilirsiniz.
Gebze ve çevresinde oturuyorsanız başvuru merciiniz Kocaeli Barosudur; ilçelerde ayrıca baro temsilciliği bulunabileceğini hatırlatalım (Avukatlık Kanunu m. 177).
Uygulamada Ne Yapmalı
- Süreyi kaçırmayın. Dilekçenizi süresi içinde, adli yardım talepli olarak verin ve talep hakkında karar verilmesini beklemeyin. Adli yardım kararı çıkana kadar beklemek, dava açma veya kanun yoluna başvurma sürenizi riske atar.
- Belgeleri baştan toplayın. Gelir durumu, tapu ve araç kaydı, SGK dökümü, varsa sosyal yardım belgesi. Eksik belgeyle yapılan başvuru çoğu zaman reddedilir; ret gerekçesi de “mali durum belgelenmedi” olur. Devletten aldığınız destekler konusunda sosyal yardım parası ve aile desteği ile işsizlik maaşı şartları yazılarımız yol gösterebilir.
- Doğru mercie başvurun. Avukat için baro, harç ve gider için mahkeme, kanun yolunda ise bölge adliye mahkemesi veya Yargıtay.
- Talebinizi erken yapın. Karardan önceki giderler kapsam dışında kalır.
- Ret gelirse iki haftayı kaçırmayın. Mahkemenin ret kararına itiraz süresi tebliğden itibaren iki haftadır ve itiraz üzerine verilen karar kesindir.
- Uyuşmazlığınız arabuluculuğa tabi olabilir. Bazı uyuşmazlıklarda dava açmadan önce arabulucuya gitmek zorunludur; kapsam için dava şartı zorunlu arabuluculuk yazımıza bakın.
Sık Sorulan Sorular
Adli yardım başvurusu için para ödeyecek miyim? Hayır. HMK m. 336/4 uyarınca adli yardım talebine ilişkin evrak her türlü harç ve vergiden muaftır. Baroya yapılan başvuru için de ücret alınmaz.
Adli yardımdan yararlanırsam davayı kaybedersem ne olur? Ertelenen yargılama giderleri sizden istenebilir (HMK m. 339/1); mahkeme uygun görürse en çok bir yıl içinde aylık taksitlerle ödemeye karar verebilir. Tahsilin sizi mağdur edeceği açıkça anlaşılırsa mahkeme tamamen veya kısmen muafiyete de hükmedebilir (m. 339/2).
Asgari ücretle çalışıyorum, yine de yararlanabilir miyim? Yararlanabilirsiniz. Ölçüt hiç geliriniz olmaması değil, yargılama giderlerini ödemenin kendinizin ve ailenizin geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmesidir. Karar, sunduğunuz belgeler üzerinden somut olarak verilir.
Barodan görevlendirilen avukata ücret ödeyecek miyim? Kural olarak hayır, avukata cebinizden ücret ödemezsiniz. Mahkemenin adli yardım kararı üzerine baro tarafından görevlendirilen avukatın ücreti HMK m. 340 uyarınca yargılama gideri olarak Hazineden ödenir; baro adli yardım bürosunca görevlendirilen avukatın ücreti ise büronun kendi bütçesinden karşılanır (Avukatlık Kanunu m. 180). Tek istisnayı bilmekte yarar var: aynı maddenin birinci fıkrasının (e) bendine göre, davadan haklı çıkan ve adli yardımdan yararlanan kişinin yararlandığı kısmın yüzde beşi büronun geliri sayılır. Yani kaybederseniz avukat ücreti sizden istenmez; kazanırsanız elde ettiğiniz değerin küçük bir oranı büroya döner.
İstinafa giderken yeniden adli yardım istemem gerekir mi? Kural olarak hayır: adli yardım hükmün kesinleşmesine kadar devam eder (HMK m. 335/3). Yargıtay 4. Hukuk Dairesi de devam eden bir adli yardım kararı varken yeniden karar verilmesine gerek olmadığını belirtmiştir. Ancak ilk kez kanun yolu aşamasında talep ediyorsanız başvuru bölge adliye mahkemesine veya Yargıtaya yapılır (m. 336/3).
Yabancıyım, adli yardım alabilir miyim? HMK m. 334/3 uyarınca yabancıların yararlanması karşılıklılık şartına bağlıdır. Ceza soruşturmasında ise CMK m. 150’deki zorunlu müdafi güvencesi vatandaşlık şartına bağlı değildir.
Sonuç
Adli yardım, parası olmayanın hakkını arayamaması sonucunu önlemek için kurulmuş bir güvencedir ve iki ayrı kapısı vardır: avukat için baro, masraflar için mahkeme. Ceza dosyasında ise zorunlu müdafi çoğu hâlde talebe dahi bağlı değildir. Bu yazıdan aklınızda tutulması gereken tek şey varsa, o da şudur: talebinizi mümkün olan en erken anda yapın. Adli yardım karardan önceki giderleri kapsamaz; dilekçenizi de süresi içinde, adli yardım talepli olarak vermeniz gerekir. Mahkemeden ret kararı gelirse iki haftalık itiraz süresini kaçırmayın.
Her uyuşmazlık kendi somut koşullarında değerlendirilmelidir; mali durumunuzun belgelenmesi ve doğru mercie başvurulması sonucu doğrudan etkiler.
Dayanak Mevzuat ve Kararlar
- 1136 sayılı Avukatlık Kanunu m. 176 — adlî yardımın kapsamı
- 1136 sayılı Avukatlık Kanunu m. 177 — adlî yardım bürosu
- 1136 sayılı Avukatlık Kanunu m. 178 — adlî yardım istemi ve baro başkanına başvuru
- 1136 sayılı Avukatlık Kanunu m. 179 — adlî yardımın yapılışı
- 1136 sayılı Avukatlık Kanunu m. 180 — büronun gelir ve giderleri
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 85/1-a — adli yardımda teminat muafiyeti
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 334 — adli yardımdan yararlanacak kişiler (ikinci fıkra AYM’nin 24/9/2024 tarihli E. 2024/78, K. 2024/164 sayılı kararı ile iptal edilmiştir)
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 335 — adli yardımın kapsamı
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 336 — adli yardım talebi
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 337 — talebin incelenmesi ve itiraz
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 338 — kararın kaldırılması
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 339 — ertelenen giderlerin tahsili
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 340 — atanan avukatın ücretinin ödenmesi
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 150 — müdafiin görevlendirilmesi
- Yargıtay 4. HD, E. 2020/2302, K. 2020/3364, T. 13.10.2020
- Yargıtay 10. HD, E. 2023/4264, K. 2023/5267, T. 11.05.2023
- Yargıtay 4. HD, E. 2022/3682, K. 2023/12428, T. 22.11.2023
- Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, E. 2022/1357, K. 2022/2974, T. 19.10.2022
- Anayasa Mahkemesi, E. 2024/78, K. 2024/164, T. 24.09.2024
Bu yazı yalnızca genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya vekâlet ilişkisi doğurmaz. Her uyuşmazlık kendi somut koşullarında değerlendirilmelidir.
Yayın tarihi: 12.09.2026 · Son güncelleme: 12.09.2026
Hazırlayan: Av. Şerafettin Kaya · Gebze / Kocaeli · 0534 545 23 32 · www.serafettinkaya.av.tr