Kocaeli Barosu’nda Yapay Zekâ Komisyonu: Neden Şimdi?

Bir dilekçeye, hiç var olmayan bir Yargıtay kararının künyesi girdiğinde ne olur? Bu soru artık teorik değil: basında yer alan haberlere göre Ankara’da bir meslektaş, yapay zekânın gerçek kararlara uydurma esas ve karar numaraları eklediğinin duruşmada anlaşılması üzerine soruşturmayla karşılaştı. Bu yazıda, Kocaeli Barosu’nun yapay zekâ konusunda kurumsal bir yapı oluşturmasının neden bu yıl ele alınması gereken bir konu olduğunu mevzuat ve içtihat temelinde açıklıyoruz.
Kısa Cevap
Kocaeli Barosu’nun sıfırdan komisyon kurmasına gerek yok; hâlihazırda bir Bilişim Hukuku Komisyonu var. Eksik olan, bu komisyon bünyesinde görev tanımı yazılı bir Yapay Zekâ Çalışma Grubu. Kurulması için genel kurul kararı da gerekmez: Avukatlık Kanunu m. 95/2-15 yönetim kuruluna iç yönetime ait işleri görme ve yönerge düzenleme yetkisi verir. Aciliyetin sebebi üç ayrı takvimin aynı döneme denk gelmesidir: AB Yapay Zekâ Tüzüğü’nün uygulama basamakları, Türkiye Barolar Birliği’nin şekillenmekte olan yapay zekâ projesi ve TBMM’deki düzenleme çalışmaları.
Ne Eksik: Yeni Komisyon mu, Çalışma Grubu mu?
Bu ayrım, tartışmanın en sık batırıldığı yerdir. “Yapay zekâ komisyonu kurulsun” çağrısı, mevcut yapının yok sayılması olarak okunursa gereksiz bir kurumsal tartışmaya dönüşür.
- Yeni bağımsız komisyon: ayrı bütçe, ayrı yönetim kurulu kararı, ayrı üye çağrısı gerektirir; mevcut Bilişim Hukuku Komisyonu ile görev çakışması riski taşır.
- Mevcut komisyon bünyesinde çalışma grubu: görev tanımı dar ve ölçülebilir tutulur, hazır üye havuzu ve kurumsal hafıza kullanılır.
İstanbul Barosu’nda yürüyen yapı tam olarak ikincisidir: Yapay Zekâ Çalışma Grubu, bağımsız bir komisyon değil, Bilişim Hukuku Komisyonu’nun altında çalışır ve bülten, ara rapor, yıllık rapor üretir. Kocaeli’de aynı iskelet zaten mevcut olduğundan, atılması gereken adım yeni bir yapı kurmak değil, var olanın içine tanımlı bir görev yerleştirmektir.
İlgi de yeni değil: Kocaeli Barosu, 21 Mayıs 2026’da Kocaeli Sanayi Odası’nda Kocaeli Üniversitesi ve Sanayi Odası iş birliğiyle düzenlenen Yapay Zekâ Etki Çalıştayı’na katkı veren kurumlar arasındaydı. Eksik olan ilgi değil, süreklilik: çalıştay bir günlük bir etkinliktir, çalışma grubu ise takvimi ve çıktısı olan kalıcı bir yapıdır.
Takvim Neden Sıkışık: Üç Saat Aynı Anda İşliyor
Birincisi, AB Yapay Zekâ Tüzüğü (2024/1689). Tüzük 2 Ağustos 2026’da genel olarak uygulanmaya başladı. 27 Temmuz 2026’da yürürlüğe giren (AB) 2026/1744 sayılı “dijital omnibus” düzenlemesiyle, Ek III’te sayılan hassas alanlardaki yüksek riskli sistemlere ilişkin kurallar 2 Aralık 2027’ye, düzenlenmiş ürünlere gömülü sistemler (Ek I) 2 Ağustos 2028’e ötelendi.
Bu ötelemenin bir rahatlama sanılması, hazırlığı geciktiren en sık hatadır: ötelenmeyen yükümlülükler yürürlüktedir. Tüzük m. 50’deki şeffaflık yükümlülükleri — kişinin bir yapay zekâ sistemiyle etkileştiğinin bildirilmesi ve yapay zekâ üretimi içeriğin işaretlenmesi — 2 Ağustos 2026 takviminde kaldı; üreticiler için filigran yükümlülüğü ise 2 Aralık 2026’ya bırakıldı. Ek III için tanınan süre, hazırlık için açılmış bir penceredir.
İkincisi, Türkiye Barolar Birliği. TBB bünyesinde bir Yapay Zekâ ve Hukuk ARGE Birimi kuruldu; 14-15 Şubat 2026’da düzenlenen Yapay Zekâ ve Avukatlık Çalıştayı’nda mevzuat ve meslek kuralları, yapay zekâ okuryazarlığı, müvekkil hakları, akreditasyon ve denetim ile hukuk teknolojisi ekosistemi başlıkları ele alındı. Çalıştayın ikinci gününde, barolardan gelen talepler doğrultusunda TBB koordinasyonunda bir “Yapay Zekâ Destekli Avukat Asistanı” projesinin hayata geçirilmesi tartışıldı. Burada kritik olan şudur: proje barolardan gelen taleple şekilleniyor. Talebi olmayan baro, sonucu kullanan taraf olur; kuralı yazan taraf olmaz.
Üçüncüsü, ulusal mevzuat. TBMM 28. Dönem Yapay Zekâ Araştırma Komisyonu’nun Mart 2026 tarihli nihai raporu yayımlandı ve Meclis’te üç ayrı yapay zekâ kanun teklifi bulunuyor; 12.09.2026 itibarıyla hiçbiri kanunlaşmış değil. Türkiye ayrıca, 5 Eylül 2024’te Vilnius’ta imzaya açılan ve kırktan fazla ülkenin imzaladığı Avrupa Konseyi Yapay Zekâ, İnsan Hakları, Demokrasi ve Hukukun Üstünlüğü Çerçeve Sözleşmesi’ne henüz taraf değil. Yani ulusal çerçeve hâlâ yazım aşamasında ve Avukatlık Kanunu m. 95/2-17, baro yönetim kurullarına resmî kurumların istediği konularda görüş bildirme görevi veriyor. Görüş verilecek konu bu.
Kocaeli’yi Diğer Barolardan Ayıran Şey: Sanayi
Yapay zekâ tartışması çoğunlukla “avukat dilekçe yazdırır mı” sorusuna sıkışıyor. Kocaeli için asıl mesele başka yerde.
AB Yapay Zekâ Tüzüğü Ek III’ün 4. başlığı, gerçek kişilerin işe alımı veya seçiminde kullanılan sistemleri ve çalışma ilişkisinin koşullarını, terfiyi veya iş sözleşmesinin sona erdirilmesini etkileyen kararlarda kullanılan sistemleri yüksek riskli sayıyor. Kocaeli, Türkiye’nin Avrupa’ya en yoğun ihracat yapan sanayi bölgelerinden biri ve barosunda üç binin üzerinde avukat kayıtlı. İşe alım filtreleri, performans puanlama ve çalışan izleme yazılımları bu ilçelerdeki fabrikalarda çoktan kullanılıyor; bunların ürettiği uyuşmazlıklar da Gebze ve Kocaeli iş mahkemelerine geliyor.
Algoritmik bir performans sisteminin çıktısına dayanan feshin geçerli olup olmadığı, işverenin bu çıktıyı nasıl ispatlayacağı ve işçinin sisteme itiraz hakkının bulunup bulunmadığı; klasik iş hukuku sorularının yeni biçimidir. Puanlama yazılımının belirli bir grubu sistematik olarak dezavantajlı hâle getirdiği iddiası ise doğrudan eşit davranma ilkesine aykırı fesih tartışmasına açılır.
Bu uyuşmazlıklar mahkemeye taşındığında işçilik alacaklarında zamanaşımı ve arabuluculuk kuralları aynen işlemeye devam eder; değişen şey delilin niteliğidir. Bu soruları bugünden çalışmayan bir baro, üyesini hazırlıksız bırakır.
Avukatlık Sırrı: En Sessiz Risk
Avukatlık Kanunu m. 36, avukatların kendilerine tevdi edilen veya görevleri dolayısıyla öğrendikleri hususları açığa vurmasını yasaklar. Bu yasak, teknolojiden bağımsız ve mutlaktır.
Bir müvekkil dosyasının, verileri eğitim amacıyla kullanabilen bulut tabanlı bir dil modeline yüklenmesi, m. 36 bakımından değerlendirilmesi gereken bir işlemdir. Kişisel Verileri Koruma Kurumu’nun “Üretken Yapay Zekâ ve Kişisel Verilerin Korunması Rehberi”, veri sorumlularına 6698 sayılı Kanun m. 12 kapsamında teknik ve idari tedbir alma, veri koruma etki değerlendirmesi yapma yükümlülüğünü hatırlatıyor ve kimliği doğrudan belirleyen verilerin bu uygulamalara girilmemesini öneriyor. Ankara Barosu’nun yayımladığı “Avukatlıkta Yapay Zekâ Araçlarının Kullanımı Rehberi” ise müvekkilin bilgilendirilmesi, çıktıların doğrulanması ve gizlilik risklerinin yönetilmesi başlıklarında somut öneriler getiriyor.
Kocaeli’de eksik olan, bu sorulara verilmiş yerel ve yazılı bir cevap: hangi araç hangi veriyle kullanılabilir, müvekkil onayı nasıl alınır, çıktı nasıl doğrulanır. Verinin rızaya aykırı biçimde üçüncü kişilere ulaşması hâlinde kişisel verilerin izinsiz paylaşılmasına karşı başvuru yolları işlemeye başlar; ancak bu, ihlalin sonrasıdır. Yükümlülük büro ölçeğinde önceden somutlaştırılmadıkça, her meslektaş kendi çözümünü kendi riskiyle üretir.
Komisyonun Görev Tanımı Ne Olmalı?
Görev tanımı yazılmayan çalışma grubu, birkaç panelden sonra durur. Ölçülebilir altı başlık öneriyoruz:
- Büro içi kullanım rehberi — Ankara Barosu rehberi temel alınarak Kocaeli pratiğine uyarlanmış, sürüm numaralı bir metin.
- Doğrulama protokolü — dilekçeye giren her karar künyesinin resmî kaynaktan teyidi için basit ve zorunlu bir kontrol adımı.
- Staj eğitimiyle bütünleşme — Staj Eğitim Kurulu ile ortak yapay zekâ okuryazarlığı modülü; kural, mesleğe girişte öğrenilirse sonradan öğretilmesi gerekmez.
- Yargıda kullanımın izlenmesi — UYAP ve yargı bilişim uygulamalarındaki gelişmelerin takibi ve m. 95/2-17 kapsamında kurumsal görüş üretimi.
- Sanayiye dönük bilgilendirme — AB Tüzüğü’ne tabi olacak bölge işletmeleri ve onların vekilleri için Ek III yükümlülüklerinin çalışılması.
- TBB süreciyle temas — ARGE Birimi ve avukat asistanı projesine Kocaeli’nin görüş ve talep bildirmesi.
Yargıtay Ne Diyor?
Bu bölümün cevabı, yazının en çarpıcı verisi: Yargıtay kararları arasında “yapay zekâ” ibaresinin geçtiği sekiz karar var ve hiçbiri hukuk uygulamasında yapay zekâ kullanımına ilişkin değil. 12.09.2026’da yenilediğimiz taramada bu ibare marka, ihale ve delil tartışmalarının kenarında geçiyor:
- Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2025/10308, K. 2025/17058, T. 01.10.2025: Sanık, dosyaya sunulan ses kayıtlarının yapay zekâ ile üretilmiş olabileceğini ileri sürmüş. Yapay zekâ ile üretilmiş delil itirazının Yargıtay önüne geldiği somut örnektir.
- Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2020/6769, K. 2022/1121, T. 15.02.2022: “Endüstri 4.0” ibaresinin yapay zekâ teknolojisinin kısaltması olarak algılanacağı değerlendirmesiyle marka başvurusuna ilişkin istinaf istemi esastan reddedilmiştir.
- Ankara BAM 20. Hukuk Dairesi, E. 2026/1078, K. 2026/1119, T. 22.05.2026 (kesinleşmemiş): Kişinin sesinin bir uygulama aracılığıyla yapay zekâ ile işlendiği ve kişisel verilerinin yapay zekâ eğitiminde kullanıldığı iddiasına ilişkindir.
- İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/1019, K. 2026/104, T. 10.02.2026 (kesinleşti): Hasar tespitinde fotoğrafların yapay zekâya inceletildiği ve yapay zekânın da hasar tespit edemediği savunulmuştur; yapay zekâ çıktısının fiilen dosyaya girdiğini gösterir.
- Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/4852, K. 2026/1994, T. 09.04.2026: Tablonun ne kadar boş olduğunu en iyi bu karar gösteriyor. İbare burada bir hukuk tartışmasının parçası değil; 1416 sayılı Kanun kapsamında yurt dışına gönderilen bursiyerin öğrenim alanının adı olarak (“Robotik ve Yapay Zeka”) geçiyor. Uyuşmazlığın konusu taahhütname ve kefaletin geçerliliğidir.
Tablo nettir: kural henüz yazılmamıştır. Yerleşik içtihat oluşmadan önce mesleki standardı belirleyen taraf, sonradan o standarda uymak zorunda kalan taraftan daha güçlüdür. Bu, yapay zekânın hukuk alanındaki genel etkileri kadar, mesleğin kendi iç düzeni bakımından da geçerlidir.
Sık Sorulan Sorular
Baroda Bilişim Hukuku Komisyonu var; ayrıca yapay zekâ yapısına gerek var mı?
Ayrı bir komisyona gerek yok, tanımlı bir çalışma grubuna var. Bilişim hukuku; veri, siber güvenlik, e-ticaret ve fikrî haklar gibi geniş bir alanı kapsar. Yapay zekâ ise bu alanın altında, kendi takvimi ve kendi meslekî sorumluluk soruları olan ayrı bir gündem maddesidir.
Kurulması için genel kurul kararı gerekir mi?
Hayır. Avukatlık Kanunu m. 95/2-15, iç yönetime ait bütün işleri görmeyi ve yönerge düzenlemeyi yönetim kurulunun görevleri arasında sayar. Komisyon ve çalışma grubu oluşturmak bu kapsamda bir yönetim kurulu kararıyla mümkündür.
AB Tüzüğü Türkiye’de doğrudan uygulanmıyor; neden ilgilendiriyor?
Doğrudan uygulanmasa da, Avrupa pazarına ürün veya hizmet sunan Türkiye’deki işletmeleri sözleşmeler ve tedarik zinciri yükümlülükleri yoluyla etkiler. Kocaeli gibi ihracata dayalı bir sanayi bölgesinde bu, doğrudan müvekkil sorusudur.
Yapay zekâ kullanan avukat disiplin cezası alır mı?
Aracın kullanılması tek başına disiplin sorumluluğu doğurmaz. Sorumluluk, doğrulanmamış çıktının dosyaya konulmasından, sır saklama yükümlülüğünün ihlalinden veya müvekkilin yanlış bilgilendirilmesinden doğar. Belirleyici olan araç değil, özen borcudur.
Müvekkil dosyasını bir yapay zekâ uygulamasına yüklemek sır ihlali midir?
Verilerin üçüncü kişiye aktarıldığı veya eğitimde kullanıldığı bir hizmete kimliği belirlenebilir dosya yüklenmesi, Avukatlık Kanunu m. 36 bakımından ciddi risk taşır. Kimliksizleştirme, veri işleme koşullarının incelenmesi ve müvekkilin bilgilendirilmesi asgari önlemlerdir.
Sonuç
Kocaeli Barosu’nda yapılması gereken şey yeni bir kurum inşa etmek değil; var olan Bilişim Hukuku Komisyonu’nun içine, görev tanımı yazılı ve takvimi belli bir yapay zekâ çalışma grubu yerleştirmektir. Bunun için bir yönetim kurulu kararı yeterlidir. Aciliyet abartıdan değil, üç takvimin aynı döneme denk gelmesinden kaynaklanıyor: AB Tüzüğü’nün basamakları işliyor, TBB’nin projesi barolardan gelen taleplerle şekilleniyor, ulusal düzenleme ise hâlâ yazılıyor. Bu üç masanın hiçbirinde bugün Kocaeli’nin yazılı bir görüşü yok. En kritik adım, ilk toplantının konusunu “yapay zekâ nedir” değil, “büromuzda hangi veriyi hangi araca veriyoruz” olarak belirlemektir. Her mesleki uygulama sorunu, kendi somut koşullarında değerlendirilmelidir.
Dayanak Mevzuat ve Kararlar
- 1136 sayılı Avukatlık Kanunu m. 36 — sır saklama
- 1136 sayılı Avukatlık Kanunu m. 64 — baro yönetim kuruluna karşı özel görevler, meslek sırrı
- 1136 sayılı Avukatlık Kanunu m. 95/2-4, 95/2-15, 95/2-17, 95/2-21 — yönetim kurulunun görevleri
- 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu m. 12 — veri güvenliğine ilişkin yükümlülükler
- (AB) 2024/1689 sayılı Yapay Zekâ Tüzüğü — m. 50 (şeffaflık), Ek III/4 (istihdam ve işçi yönetimi), Ek III/8 (adalet yönetimi); uygulama tarihi 02.08.2026
- (AB) 2026/1744 sayılı dijital omnibus düzenlemesi (yürürlük 27.07.2026) — Ek III için 02.12.2027, Ek I için 02.08.2028; m. 50 ötelenmedi
- Avrupa Konseyi Yapay Zekâ, İnsan Hakları, Demokrasi ve Hukukun Üstünlüğü Çerçeve Sözleşmesi (05.09.2024, Vilnius) — Türkiye taraf değil
- CEPEJ Yapay Zekânın Yargı Sistemlerinde Kullanılmasına İlişkin Avrupa Etik Şartı (Aralık 2018)
- Yargıtay 2. CD, E. 2025/10308, K. 2025/17058, T. 01.10.2025
- Yargıtay 11. HD, E. 2020/6769, K. 2022/1121, T. 15.02.2022
- Yargıtay 3. HD, E. 2025/4852, K. 2026/1994, T. 09.04.2026
- Ankara BAM 20. HD, E. 2026/1078, K. 2026/1119, T. 22.05.2026 (kesinleşmemiş)
- İstanbul Anadolu 3. ATM, E. 2023/1019, K. 2026/104, T. 10.02.2026 (kesinleşti)
Hukuki Bilgilendirme
Bu yazı yalnızca genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya vekâlet ilişkisi doğurmaz. Her uyuşmazlık kendi somut koşullarında değerlendirilmelidir. Yapay zekâ araçlarının büroda kullanımına ilişkin her tercih, öncelikle Avukatlık Kanunu m. 36’daki sır saklama yükümlülüğü karşısında değerlendirilmelidir.
Yayın tarihi: 12.09.2026 · Son güncelleme: 12.09.2026
Hazırlayan: Av. Şerafettin Kaya · Gebze / Kocaeli · 0534 545 23 32 · www.serafettinkaya.av.tr