Dava şartı arabuluculuk kapsamındaki davaları gösteren bilgilendirici görsel

Dava Şartı (Zorunlu) Arabuluculuk Hangi Davalarda Uygulanır?

Bir alacağınızı tahsil etmek ya da haksız bir uygulamaya karşı hakkınızı aramak için mahkemeye başvurmadan önce, artık pek çok konuda bir ön aşamadan geçmeniz gerekiyor. Bu aşamanın adı dava şartı arabuluculuk, yani mahkemeye gitmeden önce yasal olarak zorunlu tutulan uzlaşma denemesidir. Peki bu zorunluluk hangi davalarda geçerli, süreç nasıl işliyor ve başvuru yapılmazsa ne oluyor? Bu yazıda konuyu hukukçu olmayan okur için sade bir dille ele alıyoruz.

Kısa Cevap

Dava şartı arabuluculuk, kanunun belirli uyuşmazlıklarda (iş, ticari, tüketici, kira gibi) mahkemeye başvurmadan önce arabulucuya gitmeyi zorunlu kıldığı bir ön koşuldur; bu koşul yerine getirilmeden açılan dava, esasa girilmeden usulden reddedilir. Zorunluluk 2018’de iş uyuşmazlıklarıyla başlamış, sonraki yıllarda ticari, tüketici ve kira alacakları gibi başka alanlara da genişletilmiştir; hangi uyuşmazlığın hangi mercide ve sürede arabuluculuğa tabi olduğu dava türüne göre değişir.

Dava Şartı Arabuluculuk Ne Demek?

Arabuluculuk, tarafların bir tarafsız uzman (arabulucu) eşliğinde uyuşmazlıklarını konuşarak çözmeye çalıştığı bir yöntemdir. Bunun iki türü vardır: taraflar isteğe bağlı olarak başvurabilir (ihtiyari arabuluculuk) ya da kanun bunu zorunlu kılar.

Dava şartı arabuluculuk, kanunun belirli uyuşmazlıklar için “önce arabulucuya gidin, anlaşamazsanız dava açın” dediği hâldir. Buradaki “dava şartı” ifadesi kritiktir: Arabulucuya başvurmak, davanın açılabilmesi için önceden yerine getirilmesi gereken bir ön koşuldur. Bu koşul sağlanmadan açılan dava, esasa (işin içeriğine) hiç girilmeden reddedilir.

Bu zorunluluk yıllar içinde kademeli olarak genişledi. İlk olarak 2018’de iş uyuşmazlıklarında başladı, ardından ticari, tüketici, kira ve başka birçok alana yayıldı. Şimdi bu alanları tek tek görelim.

İş Uyuşmazlıklarında Zorunlu Arabuluculuk

İş hukukunda dava şartı arabuluculuk, 1 Ocak 2018 tarihinden bu yana uygulanıyor (7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m.3). İşçi ile işveren arasındaki, bireysel veya toplu iş sözleşmesine dayanan pek çok talep için, dava açmadan önce arabulucuya başvurmak zorunludur.

Kapsama giren başlıca talepler:

  • Kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı
  • Fazla mesai (fazla çalışma) ücreti
  • Yıllık izin ücreti
  • Ödenmeyen ücret alacakları
  • İşe iade talepleri

Bu tür bir işçilik alacağınız varsa, doğrudan mahkemeye gidemezsiniz; önce arabuluculuk sürecini işletmeniz gerekir. İşçilik alacaklarının nasıl hesaplandığı ve hangi kalemleri kapsadığı konusunda genel bilgi için işçi haklarına ilişkin içeriklerimize göz atabilirsiniz.

Önemli istisna: İş kazası veya meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davaları ile bunlara bağlı tespit, itiraz ve rücu davaları bu zorunluluğun dışındadır. Yani iş kazası nedeniyle tazminat talep ediyorsanız, arabuluculuk ön şartı olmadan doğrudan dava açabilirsiniz.

Ticari Uyuşmazlıklarda Zorunlu Arabuluculuk

Ticari davalar bakımından dava şartı arabuluculuk 1 Ocak 2019 tarihinde yürürlüğe girdi (6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.5/A, 7155 sayılı Kanun ile eklenmiştir).

Burada kapsamın sınırı nettir: Yalnızca konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri zorunlu arabuluculuğa tabidir. Örneğin bir tacirin diğerinden fatura alacağını tahsil etmesi ya da sözleşmeye aykırılıktan doğan tazminat talebi bu kapsamdadır.

Buna karşılık, niteliği gereği para ödemesine indirgenemeyen ticari davalar (örneğin bir kararın iptali ya da bir durumun tespiti talepleri) kural olarak kapsam dışında kalır. Kısacası ölçüt, talebin özünde bir para ödemesi bulunup bulunmadığıdır.

Tüketici Uyuşmazlıklarında Zorunlu Arabuluculuk

1 Eylül 2023 tarihinden itibaren, tüketici mahkemelerinin görevine giren uyuşmazlıklarda da dava açmadan önce arabuluculuğa başvuru zorunlu hâle geldi (6502 sayılı Tüketici’nin Korunması Hakkında Kanun m.73/A, 7392 sayılı Kanun ile eklendi).

Ancak burada iki önemli sınır vardır:

  • Tüketici Hakem Heyeti‘nin görev alanına giren, yani belirli parasal sınırın altındaki uyuşmazlıklar için önce Hakem Heyeti yolu işler; bunlar arabuluculuk zorunluluğu dışındadır.
  • Kanunda sayılan bazı özel istisnalar da kapsam dışında tutulmuştur.

Dolayısıyla bir tüketici uyuşmazlığında zorunlu arabuluculuğun devreye girip girmediği, uyuşmazlığın tutarına ve türüne göre değişir.

Kira, Ortaklığın Giderilmesi, Kat Mülkiyeti ve Komşuluk

Yine 1 Eylül 2023 tarihinden itibaren, 7445 sayılı Kanun ile dava şartı arabuluculuğun kapsamı önemli ölçüde genişletildi. Aşağıdaki uyuşmazlıklar da artık dava açılmadan önce arabuluculuk şartına tabidir:

  • Kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıklar — tahliye (kiracının çıkarılması) ve kira bedelinin tespiti talepleri dâhil. Ancak İcra ve İflas Kanunu’ndaki ilamsız icraya itirazın iptali veya kaldırılması gibi özel yollar saklıdır.
  • Taşınır ve taşınmazın paylaştırılması ve ortaklığın giderilmesi (izale-i şuyu) uyuşmazlıkları.
  • Kat mülkiyeti kanunundan kaynaklanan uyuşmazlıklar (örneğin apartman/site yönetimiyle ilgili birçok anlaşmazlık).
  • Komşu hakkından kaynaklanan uyuşmazlıklar.

Özellikle kira ve ortaklığın giderilmesi gibi günlük hayatta sık karşılaşılan konuların bu listeye girmesi, arabuluculuğu artık çok geniş bir kesimi ilgilendiren bir aşama hâline getirdi.

Süreç Nasıl İşliyor ve Ne Kadar Sürüyor?

Arabuluculuk sürecinin en çok merak edilen yanı süresidir. Kural şudur:

  • Arabulucu, görevlendirildiği tarihten itibaren üç hafta içinde süreci sonuçlandırır.
  • Bu süre, zorunlu hâllerde arabulucu tarafından en fazla bir hafta uzatılabilir.
  • Yani süreç toplamda azami 3 + 1 = 4 hafta ile sınırlıdır.

Bu süre; iş, ticari, tüketici, kira ve diğer dava şartı uyuşmazlıklarında aynı esasa göre işler. Uygulamada arabuluculuk, mahkeme sürecine göre oldukça hızlı ilerleyen bir aşamadır.

Zamanaşımı endişesi: Haklarınız donar

Birçok kişi “arabuluculukla uğraşırken alacağım zamanaşımına uğrar mı?” diye endişelenir. Kanun bu konuda güvence getirmiştir: Arabuluculuk için başvurulmasından son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar geçen sürede zamanaşımı durur ve hak düşürücü süreler işlemez (6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.16). Böylece arabuluculuk aşaması, bir hak kaybına yol açmaz.

Anlaşma olmazsa: Son tutanak ve dava

Taraflar anlaşamazsa, arabulucu bir son tutanak düzenler. Dava açarken bu son tutanağın aslını ya da arabulucu tarafından onaylı bir örneğini dava dilekçenize eklemeniz gerekir.

Eğer bu tutanak eklenmemişse mahkeme davayı hemen reddetmez; davacıya son tutanağı sunması için bir haftalık kesin süre verir. Bu süre içinde de sunulmazsa dava, dava şartı yokluğundan usulden (esasa girmeden) reddedilir.

Başvuru Yapılmazsa Ne Olur?

Zorunlu arabuluculuğa hiç başvurmadan doğrudan dava açarsanız sonuç ağırdır. Arabuluculuğa başvuru bir dava şartı olduğu için, mahkeme bu eksikliği yargılamanın her aşamasında kendiliğinden (re’sen) dikkate alır; taraflardan birinin itiraz etmesine gerek yoktur (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.115/2). Başvuru hiç yapılmamışsa dava usulden reddedilir; yani hâkim işin esasına, haklı olup olmadığınıza hiç bakmaz.

Bir başka önemli nokta da tarafların sürece katılım yükümlülüğüdür: Karşı taraf, geçerli bir mazereti olmadan ilk toplantıya katılmazsa, dava sonunda kısmen veya tamamen haklı çıksa bile yargılama giderlerinden sorumlu tutulabilir ve o taraf lehine vekâlet ücretine hükmedilmeyebilir (6325 sayılı Kanun m.18/A). Bu düzenleme, tarafları arabuluculuk toplantılarına ciddiyetle katılmaya teşvik eder.

Yargıtay’ın yerleşik uygulamasına göre de dava şartı arabuluculuk, kamu düzenine ilişkin bir usul kuralı olarak titizlikle uygulanmakta ve eksikliği bulunan davalar esasa girilmeden reddedilmektedir. Bu nedenle sürecin en başında, uyuşmazlığınızın arabuluculuğa tabi olup olmadığını doğru belirlemek büyük önem taşır.

Sık Sorulan Sorular

Her davada arabuluculuğa başvurmak zorunlu mu?

Hayır. Zorunluluk yalnızca kanunun saydığı uyuşmazlıklar için geçerlidir: iş uyuşmazlıkları, para alacağına ilişkin ticari davalar, tüketici mahkemesinin görevine giren uyuşmazlıklar, kira, ortaklığın giderilmesi, kat mülkiyeti ve komşuluk uyuşmazlıkları gibi. Bunların dışındaki birçok dava (örneğin boşanma) dava şartı arabuluculuğa tabi değildir.

Arabuluculukta anlaşmazsam hakkımı kaybeder miyim?

Hayır. Anlaşamamak, dava hakkınızı ortadan kaldırmaz; yalnızca dava açmanız için gereken ön aşamayı tamamlamış olursunuz. Anlaşma sağlanamazsa arabulucu bir son tutanak düzenler ve siz bu tutanakla mahkemeye başvurabilirsiniz. Ayrıca süreç boyunca zamanaşımı durduğu için hak kaybı yaşamazsınız.

İş kazası tazminatı için de arabulucuya gitmem gerekir mi?

Hayır. İş kazası veya meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davaları ile bunlara bağlı tespit, itiraz ve rücu davaları dava şartı arabuluculuğun dışında tutulmuştur. Bu tür taleplerde arabuluculuk ön şartı olmadan doğrudan dava açılabilir.

Arabuluculuk süreci ne kadar sürer?

Arabulucu, görevlendirildiği tarihten itibaren üç hafta içinde süreci sonuçlandırır. Zorunlu hâllerde bu süre en fazla bir hafta daha uzatılabilir. Yani süreç toplamda en fazla dört haftadır. Bu, mahkeme yargılamasına kıyasla oldukça hızlı bir aşamadır.

Karşı taraf toplantıya gelmezse ne olur?

Geçerli bir mazereti olmadan ilk toplantıya katılmayan taraf, davanın sonunda haklı çıksa dahi yargılama giderlerinin tamamından sorumlu tutulabilir ve lehine vekâlet ücretine hükmedilmeyebilir. Bu yaptırım, tarafları sürece katılmaya özendirmek için öngörülmüştür.

Arabulucuyu ben mi seçerim, yoksa atanır mı?

Taraflar isterlerse aralarında anlaşarak sicile kayıtlı bir arabulucu üzerinde uzlaşabilir. Anlaşamazlarsa arabulucu, Arabuluculuk Bilgi Sistemi tarafından sıra usulüne göre otomatik olarak atanır. Her iki durumda da arabulucunun tarafsız ve bağımsız davranma yükümlülüğü aynıdır.

Arabuluculukta anlaştık ama karşı taraf ödemiyor, ne yaparım?

Yeniden dava açmanıza gerek yoktur. İcra edilebilirlik şerhi taşıyan anlaşma tutanağını doğrudan icra dairesine sunarak ilamlı icra takibi başlatabilirsiniz; bu, ilamsız icraya göre borçlunun itiraz imkânının sınırlı olduğu daha güçlü bir yoldur.

Sonuç

Dava şartı arabuluculuk, son yıllarda kapsamı hızla genişleyen ve artık çok sayıda uyuşmazlıkta mahkeme yolunun ilk durağı hâline gelen bir aşamadır. Hangi davanın kapsama girdiği, hangi istisnaların bulunduğu ve sürecin nasıl işletileceği; hem hak kaybını önlemek hem de zaman kazanmak açısından belirleyicidir.

Her uyuşmazlık kendine özgü koşullar taşır ve buradaki bilgiler yalnızca genel bilgilendirme amaçlıdır. Somut durumunuzda hangi yolun izleneceğini değerlendirmek için bir avukattan veya arabulucudan profesyonel hukuki destek almakta yarar vardır. Başvurunun hangi arabuluculuk bürosuna yapılacağı ve son tutanağın dava dilekçesine eklenmesi gibi usul ayrıntıları, sürecin doğru işlemesi bakımından belirleyicidir.

Arabuluculuk Anlaşması Sağlanırsa Ne Olur? İcra Edilebilirlik

Taraflar arabuluculuk görüşmelerinde anlaşırsa, bu anlaşma bir anlaşma belgesi (tutanağı) ile tutanağa geçirilir. Taraflar ve avukatları (varsa) ile arabulucu tarafından imzalanan ve icra edilebilirlik şerhi alan anlaşma belgesi, tıpkı bir mahkeme ilamı gibi doğrudan icraya konulabilir. Bu, arabuluculuğun en pratik faydalarından biridir: yeniden dava açmaya gerek kalmadan, anlaşmaya uyulmazsa doğrudan icra takibi başlatılabilir. Ayrıntılar için arabuluculuk anlaşma belgesinin icra edilebilirliği yazımıza bakabilirsiniz.

Anlaşmaya Rağmen Ödeme Yapılmazsa: İzlenecek Yol

Uygulamada bazen taraflar arabuluculukta anlaşır, ancak borçlu taraf (özellikle işveren) sonradan ödemeyi yapmaz. Bu durumda alacaklı, yeniden dava açmak zorunda değildir; icra edilebilirlik şerhi taşıyan anlaşma tutanağını doğrudan icra dairesine sunarak ilamlı icra takibi başlatabilir. Bu, ilamsız icraya göre çok daha güçlü bir yoldur; borçlunun itiraz imkânı sınırlıdır. Ayrıntılar için arabuluculuk anlaşma tutanağına rağmen ödeme yapmayan işverene karşı izlenecek hukuki yollar yazımıza bakabilirsiniz.

Arabuluculuk Sigorta ve Tazminat Uyuşmazlıklarında da Kullanılabilir mi?

Dava şartı arabuluculuk esas olarak iş, ticaret ve tüketici uyuşmazlıklarında zorunlu olsa da, arabuluculuk yöntemi ihtiyari (isteğe bağlı) olarak sigorta ve trafik kazası tazminat uyuşmazlıklarında da kullanılabilir; bazı hallerde Sigorta Tahkim Komisyonu’na başvuru öncesinde veya yerine tercih edilebilir. Ayrıntılar için trafik sigortası tazminat uyuşmazlıklarında Güvence Hesabı ve arabuluculuk yazımıza bakabilirsiniz.

Arabuluculuk Ücretini Kim Öder?

Arabuluculuk ücreti, Adalet Bakanlığı tarafından her yıl yayımlanan Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenir. Anlaşmayla sonuçlanan görüşmelerde ücret, kural olarak taraflarca eşit paylaşılır (aksi kararlaştırılmadıkça); anlaşmazlıkla sonuçlanan görüşmelerde ise ücret Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanır (dava şartı arabuluculukta ilk iki saat için). Bazı uyuşmazlık türlerinde (örneğin işe iade talepli davalarda) ücretlendirme farklı esaslara tabi olabilir; bu nedenle görüşmeye başlamadan önce ücret konusunun arabulucuyla netleştirilmesi faydalıdır.

Arabulucu Nasıl Belirlenir? Taraf Anlaşması mı, Sıra Usulü mü?

Arabuluculuk başvurusu, Arabuluculuk Daire Başkanlığı bünyesindeki Arabuluculuk Bilgi Sistemi (UYAP üzerinden) yapılır. Taraflar, kendi aralarında anlaşarak sicile kayıtlı bir arabulucu üzerinde uzlaşabilir; anlaşamazlarsa arabulucu, sistem tarafından sıra usulüne göre otomatik olarak atanır. Bu, sürecin tarafsızlığını güvence altına almayı amaçlar.

Arabulucu, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’na göre bağımsız ve tarafsız davranmakla yükümlüdür; taraflardan biriyle menfaat çatışması varsa görevi reddetmesi gerekir. Görüşmeler gizlidir; arabulucunun görüşmeler sırasında öğrendiği bilgileri, taraflar aksini kararlaştırmadıkça, sonraki bir yargılamada delil olarak kullanması veya açıklaması mümkün değildir. Bu gizlilik ilkesi, tarafların çekinmeden görüşme yapabilmesini sağlar.

İş ve Ticaret Dışında Arabuluculuğun İhtiyari Olduğu Alanlar

Bu yazıda anlatılan zorunlu (dava şartı) arabuluculuk dışında, taraflar dilerse hemen her türlü özel hukuk uyuşmazlığında ihtiyari arabuluculuğa başvurabilir — aile hukuku uyuşmazlıklarında (boşanmanın mali sonuçları, miras paylaşımı gibi) dava açmadan önce veya dava sürerken arabulucuya gidilmesi, tarafların kendi çözümlerini bulmasına ve mahkeme sürecinin kısalmasına katkı sağlayabilir. Ancak boşanmanın bizzat kendisi (evlilik birliğinin sona erdirilmesi) arabuluculuğa elverişli bir konu değildir; yalnızca mali ve maddi sonuçlar arabuluculuğa taşınabilir.

Yararlanılan Mevzuat ve İçtihat

  • 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m.3
  • 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.18/A
  • 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.16
  • 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.5/A (7155 sayılı Kanun)
  • 6502 sayılı Tüketici’nin Korunması Hakkında Kanun m.73/A (7392 sayılı Kanun)
  • 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.18/B (kira, ortaklığın giderilmesi, kat mülkiyeti ve komşu hakkı — 7445 sayılı Kanun ile eklendi)
  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.115/2

Bilgilendirme: Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya danışmanlık niteliği taşımaz. Her somut olay kendine özgü koşullarda değerlendirilmelidir. Yazı, Türkiye Barolar Birliği Reklam Yasağı Yönetmeliği’ne uygun olarak yalnızca bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır.

Yayın tarihi: 24.07.2026 · Son güncelleme: 30.07.2026

Hazırlayan: Av. Şerafettin Kaya · Gebze / Kocaeli · 0534 545 23 32 · www.serafettinkaya.av.tr

İlgili hesaplama araçları: Hukuki Hesaplama Araçları

Benzer Makaleler