İstinafta Yeniden Verilen Karar Artık Temyiz Edilebilir

İstinafta Yeniden Verilen Karar Artık Temyiz Edilebilir

İlk derece mahkemesi davanızı reddetti, istinaf başvurunuz kabul edildi ve bölge adliye mahkemesi kararı kaldırıp lehinize yeni bir hüküm kurdu. Sevindiniz — ta ki kararın altında “kesin olmak üzere” ibaresini görene kadar. Bu karar hiçbir denetimden geçmeyecekti, çünkü uyuşmazlık parasal sınırın altındaydı. Anayasa Mahkemesi bunu hak ihlali saydı; 12. Yargı Paketi de yolu açtı. Bu yazıda kimin, hangi kararı, hangi tutarın üzerinde temyiz edebileceğini açıklıyoruz.

Kısa Cevap

Bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunu kısmen veya tamamen kabul edip yeniden esas hakkında karar verdiyse, bu karar artık temyiz edilebilir. 7589 sayılı Kanunun 25. maddesiyle HMK m. 362’ye eklenen üçüncü fıkraya göre, kararın kabul veya ret edilen kısmının HMK m. 341/2’deki istinaf kesinlik sınırının üzerinde olması yeterlidir — 2026 yılı için bu sınır 50.000 TL‘dir. Eskiden ise temyiz için 2026 itibarıyla 682.000 TL‘lik temyiz sınırının aşılması gerekiyordu. Temyiz sınırının altında kalan kararlar için iki istisna öngörülmüştür: iki karar arasındaki farkın bu sınırı geçmemesi ve kararın yalnızca yargılama gideri veya vekâlet ücretine ilişkin olması. İdari yargıda paralel düzenleme İYUK m. 46’ya eklenmiştir.

Sorun Neydi? “İlk Elden Verilen Karar” Sorunu

İstinaf sistemi iki farklı sonuç üretir. Bölge adliye mahkemesi başvuruyu reddederse, ortada ilk derece mahkemesinin kararı vardır ve bu karar bir denetimden geçmiştir. Ancak başvuruyu kabul edip kararı kaldırır ve işin esası hakkında yeniden karar verirse, ortaya çıkan hüküm ilk kez o mahkemede kurulmuştur ve hiçbir denetimden geçmemiştir.

Eski m. 362/1-a, miktar veya değeri belirli tutarı geçmeyen davalara ilişkin kararları temyiz dışı bırakıyordu. Ayrım yapmadığı için, istinaf mercinin ilk elden kurduğu hüküm de bu kapsamda kesin sayılıyordu.

Anayasa Mahkemesi bunu hükmün denetlenmesini talep etme hakkına ölçüsüz sınırlama olarak niteledi:

“Miktar veya değeri itibarıyla temyiz sınırına ulaşamayan davaların tamamı bakımından bölge idare mahkemesince verilen esasa ilişkin bir kararın gerek hukuk aleminde gerekse ilgilisi bakımından yaratacağı sonucun tümüyle önemsiz olduğu söylenemez.”
(AYM, E.2024/189, K.2025/83)

Mahkeme, önce idari yargı bakımından İYUK m. 45/6’yı iptal etti (E.2024/189, K.2025/83, 27.03.2025), ardından aynı gerekçeyle hukuk yargılamasında HMK m. 362/1-a’yı iptal etti (E.2026/49, K.2026/48, 26.02.2026).

Yeni Kural: Hangi Sınır Geçerli?

Yeni üçüncü fıkra, temyiz için daha düşük bir eşik öngörüyor. Karşılaştırma şöyledir:

DurumUygulanacak sınır2026 tutarı
BAM istinafı reddetti (ilk derece kararı ayakta)HMK m. 362/1-a temyiz sınırı682.000 TL
BAM istinafı kabul edip yeniden esas hakkında karar verdiHMK m. 341/2 istinaf kesinlik sınırı50.000 TL

Bu, çok geniş bir alanı temyize açar. Daha önce 682.000 TL’nin altındaki tüm uyuşmazlıklarda istinaf mercinin ilk elden kurduğu hüküm kesindi; artık 50.000 TL’yi aşan her uyuşmazlıkta temyiz yolu vardır.

Sınırlar HMK ek m. 1 uyarınca her takvim yılı başında yeniden değerleme oranında güncellenir ve davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınır.

İki İstisna: Ne Zaman Yine Temyiz Edilemez?

Önce kritik bir kaydı belirtmek gerekir: her iki istisna da yalnızca, kararın miktar veya değeri itibarıyla m. 362/1’deki temyiz sınırının (2026 için 682.000 TL) altında kaldığı hâller için öngörülmüştür. Karar zaten bu sınırın üzerindeyse, temyiz yolu genel kural uyarınca açıktır ve istisnalar devreye girmez.

Bu kayıt gözden kaçarsa, istisnaların her kaldırma-sonrası karara uygulandığı sanılır ve kanun yolu yanlış hesaplanır.

a) Fark testi. Temyiz sınırının altında kalan hâllerde, bölge adliye mahkemesinin yeniden verdiği karar ile ilk derece mahkemesi kararı arasındaki farkın m. 341/2’deki sınırı geçmemesi durumunda temyiz yoluna başvurulamaz. Mantık şudur: istinaf mercii ilk derece kararını yalnızca küçük bir tutar bakımından değiştirmişse, ortada gerçek anlamda “ilk elden verilmiş” ve denetimsiz kalmış bir hüküm yoktur.

Örnek: İlk derece mahkemesi 300.000 TL’lik alacak davasını reddetti. İstinaf kabul edildi ve bölge adliye mahkemesi 320.000 TL’ye hükmetti. Karar 682.000 TL’nin altında olduğundan istisnalar uygulanır; ancak iki karar arasındaki fark 320.000 TL olduğu ve bu tutar 50.000 TL’yi aştığı için temyiz yolu açıktır. Aynı davada ilk derece 300.000 TL’ye hükmetmiş, istinaf bunu 330.000 TL’ye çıkarmış olsaydı fark 30.000 TL olacak ve temyiz yolu kapalı kalacaktı.

b) Yargılama gideri ve vekâlet ücreti. Yine temyiz sınırının altında kalan hâllerde, yeniden verilen karar sadece yargılama gideri veya vekâlet ücretine ilişkinse temyiz edilemez.

İdari Yargıda Aynı Sorun, Benzer Çözüm

7589’un 6. maddesi İYUK m. 46’da paralel bir düzenleme yapıyor. Mevcut fıkra “1.” olarak numaralandırıldı, (c) bendi yürürlükten kaldırıldı ve yeni bir ikinci fıkra eklendi.

(c) bendinin kaldırılması bir daralma değil, genişlemedir. Eski bent, kaldırma kararı üzerine yeniden verilen kararlarda temyizi 270.000 TL’lik bir alt sınıra bağlıyordu: konusu bu tutarı aşıp 920.000 TL’yi aşmayan davalar temyize açıktı, altında kalanlar kesindi. Yeni ikinci fıkra bu alt sınırı kaldırmakta ve kaldırma sonrası kararları — sayılan altı istisna dışında — kural olarak temyize açmaktadır:

Birinci fıkra kapsamında olmayan davalarda bölge idare mahkemesinin, ilk derece mahkemesi kararını kaldırması üzerine yeniden verdiği kararlar, tebliğinden itibaren otuz gün içinde Danıştayda temyiz edilebilir.

Ancak altı istisna sayılmıştır. Kaldırma üzerine yeniden karar verilmiş olsa bile şu dava ve işlerde temyiz yoluna başvurulamaz:

  1. İdare ve vergi mahkemelerinde tek hâkimle görülen davalar,
  2. 4081 sayılı Çiftçi Mallarının Korunması Hakkında Kanundan doğan davalar,
  3. 3091 sayılı Taşınmaz Mal Zilyedliğine Yapılan Tecavüzlerin Önlenmesi Hakkında Kanundan doğan davalar,
  4. 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunundan doğan davalar,
  5. Temyiz sınırının altında kalan hâllerde, bölge idare mahkemesi kararı ile ilk derece kararı arasındaki farkın İYUK m. 45/1’deki parasal sınırı geçmediği kararlar,
  6. Sadece vekâlet ücreti ve yargılama giderine ilişkin kararlar.

Beşinci ve altıncı istisnalar da, hukuk yargılamasındaki karşılıkları gibi, yalnızca m. 46/1-(b)’deki temyiz sınırının altında kalan kararlar bakımından geçerlidir.

Birinci istisna dikkat gerektirir: aynı paketle idari yargıda tek hâkim sınırı 486.000 TL’ye yükseltildiği için, tek hâkimle görülen davaların kapsamı genişlemiştir. Bu davalarda kaldırma sonrası temyiz yolu kapalıdır.

Hangi Kararlara Uygulanacak? Geçiş Hükmü

İki yargı kolu için farklı düzen kurulmuştur:

  • İdari yargı: Geçici m. 1/3 uyarınca İYUK m. 46 değişikliği, yürürlükten sonra bölge idare mahkemelerince verilen kararlar hakkında uygulanır. Bu tarihten önce verilen kararlarda eski hükümler geçerlidir.
  • Hukuk yargılaması: HMK m. 362 değişikliği için geçici maddede ayrı bir hüküm öngörülmemiştir. Usule ilişkin kuralların derhâl uygulanması ilkesi ile kanun yolu hakkının karar tarihindeki hukuka göre belirlenmesi ilkesi arasındaki ilişki, uygulamada netleşecektir.

Elinizde yakın tarihli ve “kesin” şerhi taşıyan bir bölge adliye mahkemesi kararı varsa, kararın tarihi bu değerlendirmede belirleyici olacaktır.

Uygulamada Ne Yapmalı?

Kararın hangi türden olduğunu tespit edin. Hükmün başındaki “istinaf başvurusunun esastan reddine” ile “istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına ve esas hakkında yeniden karar verilmesine” ibareleri arasındaki fark, temyiz yolunun açık olup olmadığını belirler.

Fark testini yapın. Karar 682.000 TL’lik temyiz sınırının altındaysa, bölge adliye mahkemesi hükmü ile ilk derece hükmü arasındaki tutar farkını hesaplayın; bu fark 2026 için 50.000 TL’yi geçmiyorsa temyiz yolu kapalıdır. Karar bu sınırın üzerindeyse istisnalar uygulanmaz.

Süreyi kaçırmayın. Hukuk yargılamasında bölge adliye mahkemesi kararlarına karşı temyiz süresi tebliğden itibaren iki haftadır (HMK m. 361); idari yargıda ise otuz gündür.

Anayasa Mahkemesi Ne Diyor?

  • AYM, E.2026/49, K.2026/48, T. 26.02.2026: HMK m. 362/1-a, “istinaf başvurusunun kısmen veya tümden kabulü hâli” yönünden iptal edilmiştir. Kararda 2026 yılı için temyiz sınırının 682.000 TL olduğu tespit edilerek, bu tutarın altındaki uyuşmazlıklarda istinaf mercinin ilk elden kurduğu hükmün denetimsiz kalmasının ölçüsüz olduğu belirtilmiştir.
  • AYM, E.2024/189, K.2025/83, T. 27.03.2025: İYUK m. 45/6’nın birinci cümlesi aynı yönden iptal edilmiştir. Kararda, iş yükünün azaltılmasının meşru amaç olduğu kabul edilmekle birlikte, bu amaca daha hafif bir sınırlamayla ulaşılabileceği ve mevcut düzenlemenin temyiz merciinin içtihat mahkemesi olma vasfını güçlendirmediği vurgulanmıştır.

İlgili İçerikler

  • Karşı taraf istinafa başvurduğunda, cevap süresi içinde kendi lehinize de inceleme isteyebilirsiniz; bu yolun şartları ve riskleri için katılma yolu ile istinaf.

Sık Sorulan Sorular

Bölge adliye mahkemesi kararımda “kesindir” yazıyor; yine de temyiz edebilir miyim?
Kararın türüne ve tarihine bağlıdır. Karar istinaf başvurusunun kabulüyle yeniden esas hakkında verilmişse ve kabul/ret edilen kısım 2026 için 50.000 TL’yi aşıyorsa, yeni m. 362/3 kapsamında temyiz yolu açık olabilir. Kararın tarihi ve tebliğ tarihi belirleyicidir.

Fark testi nasıl hesaplanır?
Önce kararın m. 362/1’deki temyiz sınırının (2026 için 682.000 TL) altında kalıp kalmadığına bakılır; istisnalar yalnızca bu grupta uygulanır. Sonra bölge adliye mahkemesinin hükmettiği tutar ile ilk derece mahkemesinin hükmettiği tutar arasındaki fark bulunur. Bu fark HMK m. 341/2’deki sınırın (2026 için 50.000 TL) altındaysa temyiz yoluna başvurulamaz.

İdari yargıda tek hâkimle görülen davamda istinaf kabul edildi; temyiz edebilir miyim?
Hayır. İYUK m. 46/2’nin (a) bendi uyarınca idare ve vergi mahkemelerinde tek hâkimle görülen davalarda, kaldırma üzerine yeniden karar verilmiş olsa bile temyiz yoluna başvurulamaz.

Temyiz süresi ne kadar?
Hukuk yargılamasında bölge adliye mahkemesi kararlarına karşı tebliğden itibaren iki hafta (HMK m. 361), idari yargıda ise otuz gündür (İYUK m. 46).

Sadece vekâlet ücreti bakımından karar değiştirildi; temyiz edebilir miyim?
Hayır. Hem HMK m. 362/3-b hem de İYUK m. 46/2-f, yalnızca vekâlet ücreti ve yargılama giderine ilişkin kararları temyiz dışında bırakmaktadır.

Kesinlik Sınırları Hangi Tarihe Göre Belirlenir?

Parasal sınırlar HMK ek m. 1 uyarınca her takvim yılı başında yeniden değerleme oranında artırılır. Kritik soru, hangi tarihteki tutarın esas alınacağıdır.

Ek m. 1’in ikinci fıkrası 2025 yılında değiştirilerek bu konuda netlik sağlanmıştır: m. 341, 362 ve 369’daki parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınır. Yani karar tarihindeki veya istinaf başvurusu tarihindeki tutar değil, dava tarihindeki tutar belirleyicidir.

Buna ek olarak, alacağın bir kısmının dava edilmiş olması durumunda kesinlik sınırı alacağın tamamına göre belirlenir (HMK m. 341/3 ve m. 362/2). Bu kural, belirsiz alacak davasının kaldırılmasından sonra daha da önem kazanmıştır: kısmi dava açıldığında dava değeri düşük görünse bile, kanun yolu sınırı toplam alacak üzerinden hesaplanacaktır.

Sonuç

Bu düzenleme, 12. Yargı Paketinin kanun yolları bakımından en geniş etkili değişikliğidir. İstinaf mercii bir kararı kaldırıp yerine kendi hükmünü kurduğunda, o hüküm artık büyük ölçüde temyiz denetimine açıktır; eşik 682.000 TL’den 50.000 TL’ye inmiştir.

Elinizde bir istinaf kararı varsa, bugün atılabilecek en kritik adım kararın “esastan ret” mi yoksa “kaldırma + yeniden karar” mı olduğunu tespit edip temyiz süresini hemen hesaplamaktır; iki haftalık süre kararın niteliğini tartışırken kolayca geçebilir. Her uyuşmazlık kendi somut koşullarında değerlendirilmelidir.

Dayanak Mevzuat ve Kararlar

  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 341, 361, 362 — istinaf ve temyiz
  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ek m. 1 — parasal sınırların artırılması
  • 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu m. 45, 46 — istinaf ve temyiz
  • 7589 sayılı Kanun m. 6, m. 25 ve geçici m. 1/3 (RG 31.07.2026, S. 33326)
  • AYM, E.2026/49, K.2026/48, T. 26.02.2026
  • AYM, E.2024/189, K.2025/83, T. 27.03.2025

Hukuki Bilgilendirme

Bu yazı yalnızca genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya vekâlet ilişkisi doğurmaz. Her uyuşmazlık kendi somut koşullarında değerlendirilmelidir. Kanun yolunun açık olup olmadığı kararın türüne, tarihine ve parasal değerine göre değiştiğinden, değerlendirmenin karar örneği üzerinden yapılması gerekir.

Yararlanılan Mevzuat ve İçtihat

  • 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu m.45
  • 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu m.46
  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.1
  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.341
  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.361
  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.362
  • 7589 sayılı Kanun m.1
  • 7589 sayılı Kanun m.6
  • 7589 sayılı Kanun m.25
  • Anayasa Mahkemesi, E.2026/49, K.2026/48, T. 26.02.2026

Yayın tarihi: 31.07.2026 · Son güncelleme: 31.07.2026
Hazırlayan: Av. Şerafettin Kaya · Gebze / Kocaeli · +90 534 545 23 32 · www.serafettinkaya.av.tr

Bu yazıyı paylaş

WhatsApp LinkedIn X

Aynı kategoriden diğer yazılar

WhatsApp Randevu Ara