Sel Zararı: İdarenin Sorumluluğu, Sigorta ve İşçi Hakları

Ekim 2026’nın ortasında İstanbul başta olmak üzere bazı illerde yaşanan sel ve su baskınları, pek çok kişiyi aynı soruyla baş başa bıraktı: Evimin bodrumu su doldu, aracım sürüklendi, dükkânımdaki mal kullanılamaz hâle geldi; bu zararı kim karşılayacak? Aynı günlerde işyerine ulaşamayan işçiler de ücretlerinin kesilip kesilmeyeceğini merak ediyor. Bu yazıda selden doğan zararda idarenin sorumluluğunu, başvuru ve dava sürelerini, sigortanın sınırlarını ve işçinin haklarını Danıştay ve Yargıtay kararları ışığında sade bir dille açıklıyoruz.
Kısa Cevap
Selin doğal afet sayılması, idareyi kendiliğinden sorumluluktan kurtarmaz. Dere ıslahı, menfez, yağmur suyu altyapısı ya da dere yatağında yapılaşmaya izin gibi kamu hizmetlerindeki eksiklik zararı doğurmuş veya artırmışsa idare, hizmet kusuru nedeniyle kusuru oranında sorumludur (Anayasa m. 125). Tazminat için önce ilgili idareye, olayı öğrendiğiniz tarihten itibaren bir yıl ve her hâlde olaydan itibaren beş yıl içinde başvurmanız gerekir (İYUK m. 13). Zorunlu deprem sigortası (DASK) bir deprem sigortasıdır; sel zararında konut, işyeri ve kasko poliçenizdeki teminata bakılır. Selin bir haftadan fazla çalışmaktan alıkoyduğu işçiye, bekleme süresinde bir haftaya kadar yarım ücret ödenir (İş K. m. 40).
Doğal Afet Denince İdare Sorumluluktan Kurtulur mu?
Anayasa’nın 125. maddesinin son fıkrası açıktır: “İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür.” Selde idarenin sorumluluğu çoğunlukla hizmet kusuru üzerinden kurulur: dere yatağı temizlenmemiştir, menfez yetersiz kalmıştır, yağmur suyu kanalı yağışı taşıyamamıştır ya da taşkın riski bilinen bir alan imar planıyla yapılaşmaya açılmıştır.
İdarelerin en sık başvurduğu savunma, yağışın olağanüstü olduğu ve olayın mücbir sebep sayılması gerektiğidir. Danıştay bu savunmayı tek başına yeterli görmüyor. Meteoroloji kaydına dayanarak yağışı doğal afet sayan ve davayı reddeden idare mahkemesi kararını bozan Danıştay 10. Daire şu ölçüyü koymuştur:
“…zararın meydana gelmesinde veya artmasında davalı idarenin veya başka bir idarenin kusuru olup olmadığı… irdelenmesi ve… ayrı ayrı kusur oranları da saptanarak buna göre gerçek zararın belirlenmesi gerekmektedir.”
Danıştay 10. D., E. 2021/3285, K. 2024/4263
Yani soru “yağış olağanüstü müydü?” sorusuyla bitmez; “idare üzerine düşeni yapsaydı zarar bu kadar büyük olur muydu?” sorusu da cevaplanmalıdır. Sorumluluk tek bir idarede de toplanmayabilir. Danıştay 8. ve 10. Daireleri müşterek heyetinin incelediği bir dere taşkınında büyükşehir belediyesi, ilçe belediyesi, su ve kanalizasyon idaresi ve DSİ’nin kusurları oranında birlikte sorumluluğu gündeme gelmiştir. Hizmet kusuru ile kusursuz sorumluluk ayrımını idarenin mali sorumluluğunun temelleri yazımızda ayrıntılı olarak anlattık.
Tazminattan İndirim: Sizin Payınız da Hesaba Katılır
Sorumluluk kurulduğunda bile tazminatın tamamı her zaman idareye yüklenmez. İki ayrı indirim sebebi vardır:
- Zarar görenin kendi katkısı (müterafik kusur): Zarar gören, zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuşsa hâkim tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir (TBK m. 52). Danıştay 8. ve 10. Daireleri müşterek heyeti, sel sırasında işyeri açma ve çalışma ruhsatı bulunmayan işyeri sahibi davacı için, aynı alışveriş merkezindeki başka bir işyerine ilişkin kesinleşmiş karara dayanarak yüzde 50 müterafik kusur payının düşülmesi gerektiğini belirterek kararı bozmuştur.
- Hakkaniyet indirimi: Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, aracı sel sularına kapılarak dere yatağına sürüklenen kişinin belediyeye karşı açtığı davada, direnme kararını oy çokluğuyla bozarak, zararın doğmasında aşırı yağışın asıl etken olduğu gözetilip tazminattan hakkaniyet indirimi yapılması gerektiğini belirtmiştir (olay tarihinde 818 sayılı BK m. 43-44; bugün TBK m. 51 ve 52).
Pratik sonuç şudur: Ruhsatsız işyeri, dere yatağına park edilen araç ya da uyarılara rağmen bodrumda bırakılan mallar, haklı bir talebin bile önemli bir kısmını götürebilir.
İdareye Başvuru ve Dava Süreleri
Selden doğan zarar idarenin bir eyleminden kaynaklandığı için kural olarak doğrudan dava açılmaz; önce idareye başvurulur. İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 13. maddesine göre:
- Başvuru süresi: Eylemi öğrendiğiniz tarihten itibaren bir yıl, her hâlde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde ilgili idareye başvurup zararınızın ödenmesini istemelisiniz.
- Cevap beklenir: İdare isteği kısmen veya tamamen reddederse ret işleminin tebliğini izleyen günden; otuz gün içinde cevap vermezse bu sürenin bittiği tarihten itibaren dava süresi işler.
- Dava süresi: İdare mahkemesinde dava açma süresi, özel kanunda ayrı süre yoksa altmış gündür (İYUK m. 7).
Yargı yolu her olayda kendiliğinden belli olmayabilir. Yukarıda andığımız Hukuk Genel Kurulu kararına konu olayda asliye hukuk mahkemesi görevsizlik kararı vermiş, idare mahkemesi de davayı adli yargının görevli olduğu gerekçesiyle reddetmiş; Uyuşmazlık Mahkemesi o olayda adli yargıyı görevli bulmuştur. Davalının kim olduğu ve zararın hangi faaliyetten doğduğu, görevli mahkemeyi değiştirebilir. Adli yargıda İYUK m. 13 başvurusu değil, haksız fiil zamanaşımı uygulanır: zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrenmeden itibaren iki yıl, her hâlde fiilden itibaren on yıl (TBK m. 72); haksız fiilde zamanaşımı süreleri yazımız bu ihtimal için yol gösterir. Görevsiz adli yargı merciine açılan tam yargı davası görev yönünden reddedilirse, sonradan idari yargıda açılacak davada idareye başvuru şartı aranmaz (İYUK m. 13/2).

DASK Seli Karşılar mı? Konut, İşyeri ve Kasko
En sık yanılgı, DASK poliçesinin her doğal afeti kapsadığı düşüncesidir. 6305 sayılı Afet Sigortaları Kanunu, zorunlu deprem sigortasını “binalarda deprem sonucu meydana gelebilecek maddi zararların karşılanmasını teminen” düzenler (m. 1, m. 10). Kanun, sigorta şirketlerince teminat verilememesi hâlinde, kamu yararı gerektiriyorsa Doğal Afet Sigortaları Kurumu’nun sel gibi başka afetler için de teminat verebileceğini öngörür; bu teminatların hangileri olacağını Cumhurbaşkanı belirler (m. 7/2). Bu nedenle zorunlu deprem poliçesine bakarak sel zararının karşılanacağını düşünmek doğru olmaz.
Sel zararında bakılacak yer, isteğe bağlı poliçelerdir:
- Konut ve işyeri sigortası: Poliçede sel ve su baskını teminatı olup olmadığına, eşya ve emtianın kapsama girip girmediğine bakın.
- Kasko: Aracın sel sularında hasar görmesi, poliçe kapsamına göre kaskodan karşılanabilir; poliçedeki istisnaları ve bildirim şartlarını kontrol edin.
Sigortacı ödemezse ya da eksik öderse izlenecek yolu sigorta şirketine başvuru süreci yazımızda anlattık.
Selde İşe Gidemeyen İşçinin Hakları
İş Kanunu sel gibi olayları zorlayıcı sebep başlığı altında düzenler ve iki durumu ayırır:
- İşçiyi işyerinde bir haftadan fazla çalışmaktan alıkoyan zorlayıcı sebep (m. 25/III): Örneğin işçinin oturduğu bölgede yolların kapanması. Bu süre bir haftayı aşarsa işveren sözleşmeyi bildirim süresi beklemeden feshedebilir.
- İşyerinde bir haftadan fazla işin durmasını gerektiren zorlayıcı sebep (m. 24/III): Örneğin işyerinin sular altında kalması. Bu durumda işçi sözleşmeyi derhal feshedebilir.
Her iki hâlde de işçiye, bekleme süresi içinde bir haftaya kadar her gün için yarım ücret ödenir (m. 40). Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, çalışma izni sona eren bir işçinin feshine ilişkin kararının gerekçesinde, sel, kar ve deprem gibi doğal olaylar nedeniyle ulaşımın kesilmesini işçiyi çalışmaktan alıkoyan zorlayıcı nedenlere örnek olarak saymış; m. 25/III’e dayanan fesihte işverenin ihbar tazminatı yükümlülüğü bulunmadığını, ancak kıdem tazminatının ödenmesi gerektiğini belirtmiştir. Feshin hangi bende dayandığı sonucu doğrudan değiştirdiğinden, işverenin haklı nedenle feshinin sonuçlarını bilmek önemlidir.

Kira ve Sözleşmelerde İmkânsızlık
Sel, sözleşmeleri de etkiler: kiraladığınız dükkân kullanılamaz hâle gelmiş, teslim edeceğiniz mal suya karışmış olabilir. Türk Borçlar Kanunu’nun 136. maddesine göre borcun ifası borçlunun sorumlu tutulamayacağı sebeplerle imkânsızlaşırsa borç sona erer. Karşılıklı sözleşmede borçtan kurtulan taraf, aldığı edimi sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre geri verir ve henüz kendisine ifa edilmemiş edimi isteyemez.
Maddenin üçüncü fıkrası sıkça gözden kaçar: Borçlu imkânsızlığı karşı tarafa gecikmeksizin bildirmez ve zararın artmaması için gerekli önlemleri almazsa, bundan doğan zararları gidermekle yükümlü olur. Kiralananın selden zarar görmesi hâlinde kiracının ayıp nedeniyle sahip olduğu imkânları kiracı hakları ve kiralananın ayıbı yazımızda ayrıca ele aldık.
Uygulamada Ne Yapmalı?
Sel davalarında sonucu çoğu zaman ilk günlerde toplanan delil belirler. İncelediğimiz kararların hepsinde zarar ve kusur, olaydan hemen sonra yapılan tespitlerle ortaya konmuştu.
- Fotoğraf ve video çekin: Suyun yüksekliğini, dere yatağını, tıkalı menfezi ve hasarı tarihli olarak kaydedin.
- Resmî tutanak isteyin: Polis ve itfaiye tutanakları ile olay yeri görüntüleri, Danıştay kararında gerçek zararın belirlenmesinde gözetilecek deliller arasında sayılmıştır.
- Delil tespiti isteyin: İleride açacağınız davada ileri süreceğiniz bir vakıanın tespiti için keşif ve bilirkişi incelemesi istenebilir (HMK m. 400). Hasar giderilmeden önce yapılan tespit, sonradan ispatı kolaylaştırır.
- Sigortaya hemen ihbar edin ve eksperin raporunu saklayın.
- İdareye yazılı başvuruyu bir yıl dolmadan yapın; başvuruda zararın kalemlerini ve hangi hizmetin eksik kaldığını açıkça yazın.
Yargıtay Ne Diyor? Danıştay ve Yargıtay Kararları
- Danıştay 10. D., E. 2021/3285, K. 2024/4263, T. 23.10.2024: Yağışın doğal afet niteliğinde olması tek başına illiyet bağını kesmez; dere yatağının ve menfezlerin zarara katkısı ile idarelerin ve davacının kusur oranları belirlenmeden verilen ret kararı bozulmuştur.
- Danıştay 8. D., E. 2024/183, K. 2024/3848, T. 26.06.2024 (8. ve 10. Daireler müşterek heyeti, bozma): Dere taşkınında idarelerin sorumluluğu ve kusur oranları, aynı olaydaki kesinleşmiş davada alınan bilirkişi raporu doğrultusunda yeniden belirlenmeli; işyeri açma ve çalışma ruhsatı bulunmayan davacı yönünden yüzde 50 müterafik kusur düşülmelidir.
- Yargıtay HGK, E. 2024/146, K. 2025/581, T. 01.10.2025 (oy çokluğuyla): Sel sularına kapılan araç için belediyeye karşı açılan davada, zararın doğmasında aşırı yağışın asıl etken olması nedeniyle hakkaniyet indirimi yapılmalıdır.
- Yargıtay 9. HD, E. 2016/7091, K. 2019/14564, T. 01.07.2019: Karar çalışma izni sona eren işçinin feshine ilişkindir; gerekçeye göre sel, kar ve deprem gibi doğal olaylar nedeniyle ulaşımın kesilmesi zorlayıcı nedendir; m. 25/III’e dayanan fesihte ihbar tazminatı doğmaz, kıdem tazminatı ödenir.
Sık Sorulan Sorular
Selde arabam sürüklendi, belediyeden tazminat isteyebilir miyim? Yağmur suyu altyapısının yetersizliği ya da dere ıslahının yapılmaması zarara yol açmışsa, idarenin hizmet kusuru nedeniyle tazminat istenebilir. Kural olarak önce ilgili idareye bir yıl içinde yazılı başvuru yapılır; ancak görevli yargı kolu olaya göre değişebilir ve adli yargıda haksız fiil zamanaşımı uygulanır. Yağışın olağanüstü olması ya da aracın riskli bir yere bırakılması tazminattan indirim yapılmasına yol açabilir.
DASK sel zararımı öder mi? Zorunlu deprem sigortası, binalarda depremden doğan zararlar için düzenlenmiştir. Sel zararı için konut veya işyeri sigortanızda sel ve su baskını teminatı olup olmadığına, aracınız için kasko poliçenize bakmanız gerekir.
İdareye başvurmadan doğrudan dava açabilir miyim? İdari eylemden doğan zararda kural olarak önce idareye başvurmak gerekir. Başvuru reddedilirse ya da otuz gün içinde cevap verilmezse, altmış günlük dava süresi içinde idare mahkemesinde dava açılabilir. Davanın adli yargıda görülmesi gereken hâllerde bu başvuru şartı ve altmış günlük süre değil, haksız fiil zamanaşımı uygulanır.
Sel yüzünden işe gidemedim, ücretim kesilir mi? Zorlayıcı sebep sizi bir haftadan fazla çalışmaktan alıkoyduysa, bekleme süresinde bir haftaya kadar her gün için yarım ücret ödenir. Bir haftayı aşan sürede işveren sözleşmeyi feshedebilir; bu fesihte kıdem tazminatı ödenir.
Kiraladığım dükkânı sel bastı, kira ödemeye devam edecek miyim? Bu, kiralananın ne ölçüde kullanılamaz hâle geldiğine bağlıdır. Kullanım tamamen imkânsızlaşmışsa borçlar kanunundaki imkânsızlık hükmü gündeme gelir; kısmen kullanılabiliyorsa kiracının hakları ayrıca değerlendirilir. Her iki durumda da kiraya verene durumu gecikmeden yazılı olarak bildirmek gerekir.
Sonuç
Selden doğan zararda ilk akla gelen “afet oldu, kimse sorumlu değil” düşüncesi çoğu zaman eksiktir. Danıştay, yağış olağanüstü olsa bile idarenin kusurunun zarara katkısının araştırılmasını istiyor; buna karşılık zarar görenin kendi payı ve yağışın etkisi tazminatı azaltabiliyor. En kritik adım, hasar giderilmeden önce delili tespit ettirmek ve idareye yapılacak başvurunun bir yıllık süresini kaçırmamaktır. Her uyuşmazlık kendi somut koşullarında değerlendirilmelidir.
Dayanak Mevzuat ve Kararlar
- Türkiye Cumhuriyeti Anayasası m. 125 — idarenin eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödeme yükümlülüğü
- 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu m. 7 — dava açma süresi; m. 13 — doğrudan tam yargı davası ve idareye başvuru
- 6305 sayılı Afet Sigortaları Kanunu m. 1, m. 7, m. 10 — zorunlu deprem sigortası ve Kurumun verebileceği diğer teminatlar
- 4857 sayılı İş Kanunu m. 24/III, m. 25/III — zorlayıcı sebepler; m. 40 — yarım ücret
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 51, m. 52 — tazminatın belirlenmesi ve indirilmesi; m. 72 — haksız fiilde zamanaşımı; m. 136 — imkânsızlık
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 400 — delil tespiti
- Danıştay 10. D., E. 2021/3285, K. 2024/4263, T. 23.10.2024
- Danıştay 8. D., E. 2024/183, K. 2024/3848, T. 26.06.2024
- Yargıtay HGK, E. 2024/146, K. 2025/581, T. 01.10.2025
- Yargıtay 9. HD, E. 2016/7091, K. 2019/14564, T. 01.07.2019
Hukuki Bilgilendirme
Bu yazı yalnızca genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya vekâlet ilişkisi doğurmaz. Her uyuşmazlık kendi somut koşullarında değerlendirilmelidir. Selden zarar gördüyseniz, idareye başvuru süresinin olayı öğrendiğiniz günden itibaren, dava süresinin ise ret ya da otuz günlük cevapsızlıkla işlemeye başladığını unutmayın.
Yayın tarihi: 24.10.2026 · Son güncelleme: 24.10.2026
Hazırlayan: Av. Şerafettin Kaya · Gebze / Kocaeli · 0534 545 23 32 · www.serafettinkaya.av.tr