Ehliyetsiz Araç Kullanma Cezası: Tutarlar ve İtiraz Yolu

Arkadaşınız aracı kapının önüne çekmenizi istedi; iki yüz metre sürdünüz ve tam o sırada denetim ekibi durdurdu. Ya da sürücü belgeniz bir süreliğine geri alınmıştı, işe yetişmek için direksiyona geçtiniz. Elinize tutuşturulan tutanaktaki rakam, Şubat 2026’da yapılan bir kanun değişikliğiyle beş katına çıkmış olabilir. Bu yazıda ehliyetsiz araç kullanmanın güncel ceza tutarlarını, araç sahibine yazılan cezanın hangi hâlde kaldırıldığını ve on beş günlük itiraz yolunu Yargıtay kararları ışığında sade bir dille açıklıyoruz.
Kısa Cevap
Sürücü belgesi hiç olmayan kişi araç kullanırsa 40.000 TL, belgesi geçici olarak ya da tedbiren geri alınmışken veya iptal edilmişken kullanırsa 200.000 TL idari para cezası uygulanır (2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu m. 36; 12.02.2026 tarihli 7574 sayılı Kanun’la değişik). Aracın belgesiz kişilerce sürülmesine izin veren işletene de tescil plakası üzerinden 40.000 TL ceza yazılır. İtiraz, tutanağın tebliğ veya tefhiminden itibaren 15 gün içinde sulh ceza hâkimliğine yapılır (Kabahatler Kanunu m. 27). Süresinde ödeme cezada %25 azalma sağlar ve ödeme yapmanız itiraz hakkınızı düşürmez.
Ceza Ne Kadar? 2026’da Değişen Üç Kademe
Karayolları Trafik Kanunu m. 36, motorlu araçların sürücü belgesi olmayan kişilerce sürülmesini ve sürülmesine izin verilmesini yasaklar. Maddenin ceza öngören üçüncü fıkrası 12.02.2026 tarihli 7574 sayılı Kanun’la baştan yazılmış ve tutarlar üç ayrı kademeye ayrılmıştır:
- Sürücü belgesi sahibi olmadan motorlu araç kullananlara 40.000 TL (m. 36/3-a).
- Mahkemece, Cumhuriyet savcılığınca ya da Kanunda belirtilen yetkililerce belgesi geçici olarak veya tedbiren geri alındığı hâlde araç kullananlara 200.000 TL (m. 36/3-b).
- Sürücü belgesi iptal edildiği hâlde araç kullananlara 200.000 TL (m. 36/3-c).
Bunlara ek olarak, aracın bu fıkra kapsamında sürülmesine izin veren işletene tescil plakası üzerinden 40.000 TL idari para cezası verilir.
Bu tutarlar kanunda yazılı taban rakamlardır. Kabahatler Kanunu m. 17/7 uyarınca idari para cezaları her takvim yılı başından geçerli olmak üzere yeniden değerleme oranında artırılarak uygulanır; dolayısıyla tutanağınızdaki rakamın kanun metnindekinden yüksek olması tek başına hukuka aykırılık değildir.

En Kritik Ayrım: Belgesi Olmayan mı, Belgesi Geri Alınan mı?
Yazının en önemli noktası burasıdır: iki hâl arasındaki fark beş kattır. Hiç sürücü belgesi almamış kişi ile belgesi elinden alınmışken direksiyona geçen kişi aynı kefeye konmaz; kanun ikincisini çok daha ağır cezalandırır.
Bu yüzden tutanakta hangi bendin işaretlendiği belirleyicidir. Uygulamada en sık karşılaşılan hatalardan biri, olayın niteliğine uymayan bir bendin uygulanmasıdır — özellikle araç sahibine ceza yazılırken. Yargıtay, sürücüye uygulanan bentle araç sahibine uygulanan bendin karıştırıldığı bir dosyada cezayı ortadan kaldırmıştır.
Tutanağı elinize aldığınızda önce şunu kontrol edin: cezaya esas alınan bent, sizin fiilinizi mi tarif ediyor? Bent uyuşmuyorsa, ortada eyleminizin niteliğine uygun biçimde tesis edilmiş bir yaptırım kararı yok demektir. Bu, idari işlemin sebep ve konu unsurlarındaki sakatlık tartışmasının trafik cezalarındaki karşılığıdır.

Araç Sahibine Yazılan Ceza: İzin Verme Varsayılmaz
Aracını bir başkasına verip de o kişinin belgesiz olduğu ortaya çıkan araç sahipleri, çoğu zaman cezayı kaçınılmaz sanır. Oysa kanun işletene ceza verilebilmesi için sürülmesine izin verilmiş olmasını arar; yani ceza, aracın kime kayıtlı olduğuna değil, sahibin iznine dayanır.
Yargıtay 19. Ceza Dairesi, kızının belgesiz olarak kullandığı araç nedeniyle babaya ceza yazılan bir dosyada iki ayrı sakatlık saptamıştır: hem yanlış bent uygulanmış, hem de iznin varlığı ortaya konmamıştır.
“…araç tescil sahibi olan muterizin bilgisi ve izni dahilinde aracın sürücü belgesiz kişi tarafından kullanıldığına dair bir delile ulaşılamadığı gözetilmeksizin, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediği…” (Yargıtay 19. CD, E. 2018/4185, K. 2019/9098)
Daire bu gerekçeyi yerinde bulmuş, sulh ceza hâkimliği kararını bozarak idari para cezasının kaldırılmasına hükmetmiştir. Pratik sonuç açıktır: aracın size ait olması, izin verdiğinizin kanıtı sayılmaz. Aracın çalındığını, anahtarın izinsiz alındığını ya da kullanımın bilginiz dışında olduğunu ortaya koyan her delil dilekçenize eklenmelidir.
Aracınız Trafikten Men Edilir mi — ve Bu Sizi Hangi Mahkemeye Gönderir?
Karayolları Trafik Kanunu m. 36, ehliyetsiz araç kullanma için trafikten men yaptırımı öngörmez; maddede yalnızca idari para cezası vardır. Trafikten men, başka ihlallerin sonucudur. Örneğin aracı tescil belgesinde gösterilen amacın dışında kullanmada araç on beş gün, belediyeden çalışma izni almadan yolcu taşımada altmış gün süreyle men edilir (KTK Ek m. 2).
| Sonuç | Dayanak | Kime yönelir |
|---|---|---|
| İdari para cezası | KTK m. 36/3 | Belgesiz araç kullanan sürücüye |
| İdari para cezası | KTK m. 36/3 | Sürülmesine izin veren işletene, tescil plakası üzerinden |
| Sigortacının rücuu | KTK m. 95 | Sigorta ettirene; zarar görene ödeme yapıldıktan sonra |
| Trafikten men | KTK Ek m. 2 | Yalnızca maddede sayılan ihlallerde araca; m. 36 kapsamında öngörülmemiştir |
Bu ayrım usul bakımından kritiktir. İdari para cezasına itiraz sulh ceza hâkimliğine yapılır; buna karşılık trafikten men işlemi idari yargının görev alanındadır. Kabahatler Kanunu m. 27/8, aynı işlem kapsamında aynı kişi hakkında idari yargının görev alanına giren kararlar da verilmişse, para cezasına ilişkin hukuka aykırılık iddialarının o işlemin iptali talebiyle birlikte idari yargıda görüleceğini söyler.
Yargıtay bu hükmü katı biçimde uygular. Hem para cezasının iptalini hem de men kararının kaldırılarak aracın iadesini isteyen bir başvuruda Daire, sulh ceza hâkimliğinin esasa girmesini bozma sebebi saymıştır: hâkimliğin görevsizlik kararı vermesi gerekirdi. Yanlış kapıyı çalmanın bedeli, on beş günlük sürenin dolmasıdır. İdari yargı ile adli yargı arasındaki görev ayrımı burada teorik bir mesele değil, doğrudan hak kaybı riskidir.
Pratik kural: tutanağınızda yalnız para cezası varsa sulh ceza hâkimliği; para cezası ve trafikten men birlikte varsa ve ikisini birden tartışmak istiyorsanız idare mahkemesi.

İtiraz Nasıl Yapılır? Süre, Merci ve Dilekçe
Kabahatler Kanunu m. 27 usulü şöyle kurar:
- Süre 15 gündür ve kararın tebliği ya da tefhimi tarihinden işler. Bu süre içinde başvurulmazsa idari yaptırım kararı kesinleşir (m. 27/1).
- Mücbir sebep varsa, sebebin ortadan kalktığı tarihten itibaren en geç yedi gün içinde başvurulabilir. Bu başvuru kesinleşmeyi engellemez; ancak mahkeme yerine getirmeyi durdurabilir (m. 27/2).
- Başvuru, sulh ceza hâkimliğine verilecek dilekçeyle ve iki nüsha olarak yapılır (m. 27/3).
- Dilekçede yaptırım kararına ilişkin bilgiler ve ileri sürülen deliller açıkça gösterilir (m. 27/4).
Ödeme tarafında iki kural işinize yarar: kanunlarında ödeme süresi düzenlenmemiş idari para cezaları tebliğden itibaren bir ay içinde ödenir ve süresinde ödeme hâlinde cezadan %25 oranında indirim yapılır; üstelik ödeme yapmış olmak, kişinin bu karara karşı kanun yoluna başvurma hakkını etkilemez (m. 17/6). Yani cezayı azalan tutardan ödeyip aynı zamanda itiraz edebilirsiniz.
Denetimin kendisine yönelik iddialarınız varsa — durdurmanın hukuka aykırılığı, tutanağın olay yerinde düzenlenmemesi gibi — bunları dilekçede ayrıca belirtin; kolluk yetkisinin ölçülülük denetimi bu tür itirazların çerçevesini verir.

Yargıtay Ne Diyor?
- Yargıtay 19. Ceza Dairesi, E. 2018/4185, K. 2019/9098, T. 28.05.2019: Araç sahibine, sürücüye uygulanan bentten (belgesi geri alınmışken araç kullanmak) ceza yazılması hatalıdır; ayrıca sahibin bilgisi ve izni dâhilinde aracın belgesiz kişi tarafından kullanıldığına dair delil bulunmadığı hâlde itirazın reddi bozmayı gerektirir. Daire, cezanın kaldırılmasına karar vermiştir. (karar metni)
- Yargıtay 19. Ceza Dairesi, E. 2020/837, K. 2021/5344, T. 17.05.2021: Aynı işlem kapsamında hem idari para cezası hem trafikten men kararı bulunan ve başvurucunun ikisini birden tartışmaya açtığı dosyada, Kabahatler Kanunu m. 27/8 uyarınca inceleme görevi idari yargı merciine aittir; sulh ceza hâkimliğinin görevsizlik kararı vermesi gerekirken esasa girmesi kanun yararına bozma sebebidir. (karar metni)
- Yargıtay 19. Ceza Dairesi, E. 2019/32672, K. 2021/4868, T. 26.04.2021: Dış ülkeden alınmış sürücü belgesi bulunduğunu savunan kişi hakkında, belgenin geçerli olup olmadığı ilgili ülke resmî makamlarından sorulmadan ve Karayolları Trafik Yönetmeliği m. 88 şartlarını taşıyıp taşımadığı araştırılmadan başvurunun reddedilmesi hukuka aykırıdır. (karar metni)
Sık Sorulan Sorular
Cezayı ödedim; artık itiraz edemez miyim? Edebilirsiniz. Kabahatler Kanunu m. 17/6’nın son cümlesi açıktır: ödeme yapılması, kişinin karara karşı kanun yoluna başvurma hakkını etkilemez. Süresinde ödeyip %25 azalmadan yararlanmanız, on beş gün içinde sulh ceza hâkimliğine başvurmanıza engel değildir.
Yurt dışından aldığım ehliyetle Türkiye’de araç kullanabilir miyim? Karayolları Trafik Yönetmeliği m. 88’e göre Türk vatandaşları dış ülkeden aldıkları belgeyle ülkeye giriş tarihinden itibaren en fazla 2 yıl, yabancılar ise en fazla 6 ay araç kullanabilir; bu sürelerin sonunda belgenin Türkiye sürücü belgesiyle değiştirilmesi zorunludur. Altı aydan fazla ülkede kalan Türk vatandaşlarının belgenin onaylı Türkçe tercümesini yanlarında bulundurması gerekir.
Aracımı ehliyetsiz birine verdiğim gerekçesiyle bana da ceza yazıldı, ne yapmalıyım? İtiraz dilekçenizin ekseni “izin verme” olmalıdır. Aracı kime, hangi amaçla teslim ettiğinizi, kişinin belgesiz olduğunu bilmediğinizi ya da aracın izniniz dışında kullanıldığını ortaya koyan delilleri sunun. Yargıtay, iznin varlığı delillendirilmeden verilen cezayı kaldırmıştır.
On beş günlük süreyi kaçırdım; hiçbir şey yapamaz mıyım? Kural olarak yaptırım kararı kesinleşir ve 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre tahsile geçilir. Tek istisna mücbir sebeptir: sebebin ortadan kalktığı tarihten itibaren yedi gün içinde başvurabilirsiniz. Mücbir sebep dayanaklarınızı dilekçede ayrıca göstermeniz gerekir.
Sürücü belgem yokken kaza yaptım; sigorta zarar görene ödeme yapar mı? Karayolları Trafik Kanunu m. 95’e göre tazminat yükümlülüğünü kaldıran veya azaltan hâller zarar görene karşı ileri sürülemez; sigortacı zarar görene öder. Ancak ödemede bulunan sigortacı, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene rücu edebilir. Yani para cezası, olayın tek mali sonucu değildir.
Sonuç
Ehliyetsiz araç kullanma dosyalarında belirleyici olan üç şeydir. Birincisi, tutanakta hangi bendin uygulandığıdır: belgesi hiç olmayan ile belgesi geri alınmış kişi arasındaki fark beş kata çıkmıştır. İkincisi, araç sahibine yazılan cezada iznin ispat edilmesi gerektiğidir; aracın size kayıtlı olması tek başına yetmez. Üçüncüsü ise usuldür — tutanakla birlikte trafikten men kararı da varsa ve ikisini birlikte tartışacaksanız, dosyanın adresi sulh ceza hâkimliği değil idare mahkemesidir. On beş günlük süre bu tereddüdü beklemez; itiraz mercii konusunda kararınızı ilk günlerde verin. Her uyuşmazlık kendi somut koşullarında değerlendirilmelidir.
Dayanak Mevzuat ve Kararlar
- 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu m. 36 (12.02.2026 tarihli 7574 s.K. m. 9 ile değişik) — sürücü belgesi alma zorunluluğu ve üç kademeli idari para cezası
- 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu Ek m. 2 — tescil amacı dışında kullanma ve trafikten men süreleri
- 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu m. 95 — tazminatı azaltan hâllerin zarar görene ileri sürülememesi ve sigortacının rücuu
- Karayolları Trafik Yönetmeliği m. 88 — dış ülkelerden alınan sürücü belgeleriyle araç kullanma süreleri
- 5326 sayılı Kabahatler Kanunu m. 17/6 ve m. 17/7 — ödeme süresi, %25 oranında azalma, yeniden değerleme
- 5326 sayılı Kabahatler Kanunu m. 27 — on beş günlük başvuru süresi, mücbir sebep ve görev kuralı (m. 27/8)
- Yargıtay 19. Ceza Dairesi, E. 2018/4185, K. 2019/9098, T. 28.05.2019
- Yargıtay 19. Ceza Dairesi, E. 2020/837, K. 2021/5344, T. 17.05.2021
- Yargıtay 19. Ceza Dairesi, E. 2019/32672, K. 2021/4868, T. 26.04.2021
Hukuki Bilgilendirme
Bu yazı yalnızca genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya vekâlet ilişkisi doğurmaz. Her uyuşmazlık kendi somut koşullarında değerlendirilmelidir. Ceza tutarları her takvim yılı başında yeniden değerleme oranında arttığından, tutanağınızdaki rakamı işlem tarihindeki mevzuata göre değerlendirmek gerekir.
Yayın tarihi: 23.10.2026 · Son güncelleme: 23.10.2026
Hazırlayan: Av. Şerafettin Kaya · Gebze / Kocaeli · 0534 545 23 32 · www.serafettinkaya.av.tr