Sigorta Şirketine Başvuru Süreci: Dava Şartı ve Süreler

Trafik kazasından sonra doğrudan dava açmak, çoğu dosyada işin en başında kaybedilen bir yoldur. Zorunlu mali sorumluluk sigortasında zarar görenin önce sigorta şirketine yazılı başvurması bir dava şartıdır; bu adım atlanınca mahkeme esasa hiç girmeden dosyayı usulden reddedebilir. Üstelik başvurunun yapılmış olması da tek başına yetmez: hangi belgelerle yapıldığı, aynı ölçüde belirleyicidir.
Kısa Cevap
2918 sayılı Kanun’un 97. maddesine göre zarar gören, dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunmak zorundadır. Sigorta kuruluşu başvuruyu 15 gün içinde yazılı olarak cevaplamazsa ya da verilen cevap talebi karşılamazsa, zarar gören dava açabilir veya Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurabilir. Zorunlu trafik sigortasından kaynaklanan bu davalarda ayrıca arabulucuya gitmek dava şartı değildir. Belgeler tam sunulmuşsa sigortacının ödeme süresi ise sekiz iş günüdür.
Başvuru Neden Dava Şartı?
Kural, 2016 yılında değişti. Önceki metinde zarar gören doğrudan sigortacıya başvurabileceği gibi dava da açabiliyordu; 6704 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikten sonra dava yoluna gitmeden önce yazılı başvuru zorunlu hâle geldi.
Yargıtay kararlarında bu değişikliğin amacı açıkça ortaya konulmuştur: rizikonun gerçekleştiğinden haberi olmayan sigorta kuruluşuna yazılı başvuru yapılmasını sağlamak, böylece uyuşmazlığı yargıya taşımadan çözmek, hem talepte bulunanın alacağına bir an önce kavuşmasını hem de yargının iş yükünün azaltılmasını temin etmektir.
Bunun usul hukukundaki karşılığı, 6100 sayılı Kanun’un 114. maddesinin ikinci fıkrasında saklı tutulan “diğer kanunlarda yer alan dava şartları” kategorisidir. Yani başvuru, mahkemenin işin esasına girebilmesinin ön koşuludur.
On Beş Gün mü, Sekiz İş Günü mü?
Uygulamada en sık karıştırılan iki süre burada karşımıza çıkar ve ikisi farklı işlere aittir.
On beş günlük süre, dava veya tahkim yolunun açılmasına ilişkindir. Sigorta kuruluşu başvuruyu bu süre içinde yazılı olarak cevaplamazsa ya da cevap talebi karşılamazsa, zarar gören dava açabilir veya tahkime başvurabilir.
Sekiz iş günlük süre ise ödemeye ilişkindir. 2918 sayılı Kanun’un 99. maddesi, sigortacıların genel şartlarla belirlenen belgelerin kendilerine iletildiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde sigorta sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorunda olduğunu düzenler. Genel Şartlar da aynı süreyi tekrarlar ve sigortacının belgelere haklı olarak itiraz etmesi veya yeni bir belge talep etmesi hâlinde sürenin yeni belgenin iletilmesinden sonra başlayacağını belirtir.
Tahkim bakımından ayrı bir ölçü daha vardır: 5684 sayılı Kanun’un 30. maddesinin on üçüncü fıkrasına göre sigortacılık yapan kuruluşun başvuru tarihinden itibaren on beş iş günü içinde yazılı cevap vermemesi de Komisyona başvuru için yeterlidir.

| Süre | Neye ait | Ne zaman başlar | Dayanak |
|---|---|---|---|
| 15 gün | Sigorta kuruluşunun başvuruyu yazılı cevaplaması. Cevap gelmez ya da talebi karşılamazsa dava veya tahkim yolu açılır | Başvuru tarihinden | 2918 s.K. m.97 |
| 8 iş günü | Sigortacının ödeme yapması | Genel Şartlarla belirlenen belgelerin iletildiği tarihten. Sigortacı belgelere haklı olarak itiraz eder ya da yeni belge isterse süre yeni belgenin iletilmesinden sonra başlar | 2918 s.K. m.99; Genel Şartlar |
| 15 iş günü | Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuru için yeterli sayılan cevapsızlık süresi | Başvuru tarihinden | 5684 s.K. m.30/13 |
| 4 ay | Hakemlerin karar verme süresi — tarafların açık ve yazılı muvafakatiyle uzatılabilir | Görevlendirme tarihinden | 5684 s.K. m.30 |
Başvuruya Hangi Belgeler Eklenmeli?
Kanun, başvurunun hangi belgelerle yapılacağını saymaz; bu boşluğu Genel Şartlar’ın ekindeki liste doldurur. Bedensel zararlarda sürekli sakatlık hâlinde başvuruya kural olarak kurul raporu, hak sahibinin kimlik bilgileri, kaza raporu, mağdurun gelir durumunu gösteren belgeler ve hak sahibine ait banka hesap bilgileri eklenir.
Belgelerin önemi biçimsel değildir. Sigortacı, sorumlu olup olmadığını ve sorumluysa hangi miktarda sorumlu olduğunu ancak bu belgelerle değerlendirebilir. Bu nedenle içeriği boş, yalnızca “tazminat talep ediyorum” diyen bir dilekçe, kanunun amacına ulaşmaz.
Özellikle bedensel zararlarda dikkat edilmesi gereken bir ayrıntı da raporun hangi mevzuata göre düzenlendiğidir. Kaza tarihinde yürürlükte olmayan bir yönetmeliğe göre alınmış rapor, başvurunun eksik sayılmasına yol açabilir.

Eksik Başvuru Sonradan Tamamlanabilir mi?
Bu soru, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi içinde tartışmalıdır ve bu tartışmayı bilmek dosya stratejisini değiştirir.
Dairenin 18.09.2023 tarihli kararına konu olayda davacılar sigorta şirketine hiç başvurmadan dava açmış, yargılama sırasında başvuruyu yapmışlardı. Daire çoğunluğu, 6100 sayılı Kanun’un 115. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca giderilmesi mümkün dava şartlarının tamamlatılması gerektiğini belirterek, yargılama aşamasında dava şartının tamamlandığı anlaşıldığından işin esasına girilmesi gerektiği sonucuna varmış ve usulden ret kararını bozmuştur.
Karara iki üye karşı oy yazmıştır. Karşı oyda, 97. maddenin özel bir dava şartı olduğu, kanun koyucunun amacının dava açılmadan önce uzlaşma imkânı yaratmak olduğu, aksi yorumun değişikliği anlamsız kılacağı savunulmuştur.
Dairenin 24.04.2025 tarihli kararındaki karşı oyda ise Daire uygulaması şöyle özetlenmiştir: hiç başvuru olmaması hâlinde eksikliğin yargılama sırasında tamamlanabileceği kabul edilmezken, eksik ve hatalı belgeyle başvurulmasının tamamlanabileceği benimsenmektedir. Karşı oy bu ayrımı çelişkili bularak eleştirmiştir.
Bu tablonun pratik sonucu açıktır: içtihat tek bir yönde tam olarak yerleşmiş değildir ve güvenli yol, davadan önce eksiksiz belgeyle başvurmaktır.
Arabulucuya Da Gitmek Gerekir mi?
Hayır. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin 29.05.2025 tarihli kararı bu konuyu açıklığa kavuşturur. Karara göre 6325 sayılı Kanun’un 18/A maddesinin on sekizinci fıkrası, özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun bulunduğu hâllerde dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümlerin uygulanmayacağını düzenler.
Somut olayda ilk derece mahkemesi, arabulucuya başvurulmadığı gerekçesiyle davayı usulden reddetmiş, bölge adliye mahkemesi de bu kararı onamıştı. Daire, 97. maddedeki başvuru şartı düzenlendiğine göre ayrıca arabuluculuğa gidilmesinin zorunlu olmadığını belirterek kararı bozmuştur.
Yargıtay Ne Diyor?
Aynı 29.05.2025 tarihli karar, başvurunun amaca ulaşıp ulaşmadığının somut olarak değerlendirileceğini de gösterir. Olayda davadan önce sigorta şirketine başvurulmuş ve şirket kısmi ödeme yapmıştı. Daire, bu şekilde sigorta şirketinin rizikonun gerçekleştiği ve kapsamı konusunda bilgi sahibi olduğunu, dolayısıyla 97. maddeyle amaçlanan durumun gerçekleştiğini kabul etmiştir.
Buradan çıkan ölçüt şudur: dava şartının yerine getirilip getirilmediği belirlenirken bakılan asıl şey, sigortacının riziko ve kapsam hakkında gerçekten bilgilendirilip bilgilendirilmediğidir. Kısmi ödeme yapılmış olması, bu bilgilendirmenin en güçlü göstergesidir.
| Durum | Sonuç |
|---|---|
| Hiç başvurmadan dava açıldı | Dava, dava şartı yokluğundan usulden reddedilebilir. 4. HD’nin 18.09.2023 tarihli kararı eksikliğin yargılama sırasında tamamlanabileceğini kabul etmiştir; ancak karara iki üye karşı oy yazmıştır ve içtihat tek yönde yerleşmiş değildir |
| Eksik veya hatalı belgeyle başvuruldu | Daire uygulamasında bu eksikliğin tamamlanabileceği benimsenmektedir (E.2023/13060, K.2025/6574 karşı oyunda özetlendiği üzere) |
| Başvuru yapılmış, sigortacı kısmi ödeme yapmış | Sigortacı riziko ve kapsam konusunda bilgi sahibi olduğundan m.97’nin amacı gerçekleşmiş sayılır — dava şartı yerine getirilmiştir (4. HD, E.2022/6627, K.2025/8872) |
| Ayrıca arabulucuya gitmek gerekir mi? | Gerekmez. Özel kanunda başvuru zorunluluğu öngörülen hâllerde dava şartı olarak arabuluculuk uygulanmaz (6325 s.K. m.18/A-18) |
| Hem dava hem tahkim | Mümkün değil. Mahkemeye intikal etmiş uyuşmazlıkta Komisyona başvurulamaz; yollardan biri seçilmelidir |
| Kuruluş tahkim sistemine üye değilse | Zorunlu sigortalardan kaynaklanan uyuşmazlıklarda hak sahipleri yine de tahkim usulünden yararlanabilir |
| Belirleyici ölçüt | Bakılan asıl şey, sigortacının riziko ve kapsam hakkında gerçekten bilgilendirilip bilgilendirilmediğidir. Bu nedenle güvenli yol, davadan önce eksiksiz belgeyle başvurmaktır |
Başvurudan Sonra Hangi Yol?
Cevap gelmez veya cevap talebi karşılamazsa iki seçenek vardır: mahkemede dava açmak ya da Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurmak.
Komisyona gidebilmek için sigortacılık yapan kuruluşa gerekli başvurunun yapılmış ve talebin kısmen ya da tamamen olumsuz sonuçlandığının belgelenmiş olması gerekir. Zorunlu sigortalardan kaynaklanan uyuşmazlıklarda, ilgili kuruluş tahkim sistemine üye olmasa dahi hak sahipleri tahkim usulünden yararlanabilir.
Bir sınır önemlidir: mahkemeye intikal etmiş uyuşmazlıklarla ilgili olarak Komisyona başvuru yapılamaz. Yani iki yoldan biri seçilmelidir. Hakemler, görevlendirildikleri tarihten itibaren en geç dört ay içinde karar vermek zorundadır; bu süre tarafların açık ve yazılı muvafakatiyle uzatılabilir.
Hakem kararlarına karşı itiraz ve temyiz imkânı, kanunda maktu tutarlara bağlanmıştır. Bu tutarlar idarece güncellenebildiğinden, başvuru anındaki geçerli parasal sınırların ayrıca teyit edilmesi gerekir.
Kaza sonrası talep kalemlerinin kapsamı ve güvence hesabına başvuru için trafik sigortası tazminatı, Güvence Hesabı ve arabuluculuk yazısına; onarım sonrası kalan değer azalması için araç değer kaybı tazminatı ve araç değer kaybı tazminatı nasıl istenir yazılarına bakılabilir.

Uygulamada Ne Yapmalı?
- Başvuruyu yazılı yapın ve gönderdiğinizi ispatlayacak bir yol seçin; iadeli taahhütlü posta, noter ya da kayıtlı elektronik posta uygundur.
- Dilekçede kaza tarihini, plakaları, poliçe bilgisini ve talep kalemlerinizi açıkça yazın.
- Genel Şartlar ekindeki belgelerin tamamını ilk başvuruya ekleyin; eksik başvuru süreyi baştan başlatabilir.
- Bedensel zararda raporun kaza tarihinde yürürlükteki mevzuata göre alınmış olmasına dikkat edin.
- Banka hesap bilgilerinizi eklemeyi unutmayın; ödeme aşamasında en sık istenen eksiklik budur.
- Sigortacı ek belge isterse yazılı olarak isteyin ve gönderdiğiniz tarihi kayıt altına alın; süreler o tarihten yeniden işler.
- On beş günü beklemeden dava açmayın; erken açılan dava usulden reddedilebilir.
- Kısmi ödeme yapılmışsa dekontu ve ödeme yazısını saklayın; bunlar başvurunun yapıldığının en güçlü delilidir.
- Mahkeme ile tahkim arasında seçim yapın; mahkemeye giden uyuşmazlık için Komisyona başvurulamaz.
- Zorunlu trafik sigortasına dayanan talep için ayrıca arabuluculuk şartı aramayın; ancak diğer davalılara yönelik talepleriniz varsa onların rejimini ayrıca değerlendirin.
Sık Sorulan Sorular
Sigorta şirketine başvurmadan dava açarsam ne olur? Dava, dava şartı yokluğundan usulden reddedilebilir. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin 18.09.2023 tarihli kararında eksikliğin yargılama sırasında tamamlanabileceği kabul edilmişse de, uygulama tek yönde yerleşmiş değildir. Güvenli yol, davadan önce başvurmaktır.
Başvuruya cevap gelmezse ne kadar beklemeliyim? 2918 sayılı Kanun’un 97. maddesine göre sigorta kuruluşunun başvuruyu yazılı cevaplaması için on beş gün vardır. Bu süre içinde cevap verilmezse ya da cevap talebi karşılamazsa dava açabilir veya tahkime başvurabilirsiniz.
Belgeleri eksik gönderdim, süre işlemeye başlar mı? Genel Şartlar’a göre sigortacının belgelere haklı olarak itiraz etmesi veya yeni belge talep etmesi hâlinde sekiz iş günlük ödeme süresi, yeni talep edilen belgenin iletilmesinden sonra başlar. Eksik başvuru, süreyi fiilen ileri atar.
Trafik kazası tazminatında arabuluculuk zorunlu mu? Zorunlu mali sorumluluk sigortasına dayanan talep bakımından değildir. 6325 sayılı Kanun’un 18/A-18 hükmü uyarınca özel kanunda başvuru zorunluluğu öngörülen hâllerde dava şartı olarak arabuluculuk uygulanmaz.
Hem dava açıp hem tahkime gidebilir miyim? Hayır. Mahkemeye intikal etmiş uyuşmazlıklarla ilgili olarak Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuru yapılamaz; yollardan biri seçilmelidir.
Sonuç
Sigorta başvurusu, dosyanın en kolay görünen ama en çok hak kaybettiren aşamasıdır. Kanun yalnızca “başvurun” demez; başvurunun sigortacıyı riziko ve kapsam konusunda gerçekten bilgilendirmesini bekler. Bu nedenle başvuru dilekçesinin içeriği ve ekleri, dilekçenin varlığından daha önemlidir. Eksiksiz bir başvuru çoğu zaman davayı gereksiz kılar; eksik bir başvuru ise davayı esasa hiç girilmeden bitirebilir.
Dayanak Mevzuat ve Kararlar
- 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu m. 97, 99
- 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu m. 30
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 114, 115
- 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m. 18/A
- Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları B.2, Ek-6
- Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/387, K. 2023/9366, T. 18.09.2023
- Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/13060, K. 2025/6574, T. 24.04.2025
- Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/6627, K. 2025/8872, T. 29.05.2025
Yararlanılan Mevzuat ve İçtihat
- 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu m.97
- 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu m.99
- 5684 sayılı Kanun m.30
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.114
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.115
- 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.18
- Yargıtay 4. HD, E.2023/387, K.2023/9366, T. 18.09.2023
- Yargıtay 4. HD, E.2023/13060, K.2025/6574, T. 24.04.2025
- Yargıtay 4. HD, E.2022/6627, K.2025/8872, T. 29.05.2025
Hukuki Bilgilendirme
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlı olarak hazırlanmıştır; hukuki görüş veya vekâlet ilişkisi doğurmaz. Başvuru ve dava süreleri kısa olduğundan, somut dosyadaki tarihler ve belgeler incelenmeden değerlendirme yapılmamalıdır. Her uyuşmazlık kendi somut koşullarında değerlendirilir.
Yayın tarihi: 25.08.2026 · Son güncelleme: 25.08.2026 Hazırlayan: Av. Şerafettin Kaya · Gebze / Kocaeli · 0534 545 23 32 · www.serafettinkaya.av.tr