Pzt–Cum 09:00–18:30 Gebze / Kocaeli

Kovuşturma Nedir? Soruşturmadan Farkı ve Aşamaları

Kovuşturma evresi konulu yazının kapak görseli.

Ceza yargılaması iki evreye ayrılır ve bu ayrım yalnızca teorik değildir. Kişinin şüpheli mi sanık mı sayılacağı, hangi makamın yetkili olduğu ve hangi kararlara karşı hangi yola başvurulacağı bu ayrıma göre belirlenir.

Kısa Cevap

Ceza Muhakemesi Kanunu’na göre soruşturma, suç şüphesinin öğrenilmesinden iddianamenin kabulüne kadar geçen evredir. Kovuşturma ise iddianamenin kabulüyle başlayıp hükmün kesinleşmesine kadar geçen evredir. İddianamenin kabulüyle kamu davası açılmış olur ve kişi artık şüpheli değil sanık sayılır. Mahkeme, iddianameyi on beş gün içinde inceler; bu süre içinde iade edilmeyen iddianame kabul edilmiş sayılır. İade sebepleri kanunda sınırlı sayıda gösterilmiştir ve suçun hukuki nitelendirilmesi iade sebebi olamaz.

İki Evre, İki Farklı Sıfat

Kanun bu kavramları doğrudan tanımlar.

Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 2. maddesine göre soruşturma, kanuna göre yetkili mercilerce suç şüphesinin öğrenilmesinden iddianamenin kabulüne kadar geçen evredir. Aynı maddeye göre kovuşturma, iddianamenin kabulüyle başlayıp hükmün kesinleşmesine kadar geçen evredir.

Aynı madde kişinin sıfatını da bu ayrıma bağlar: şüpheli, soruşturma evresinde suç şüphesi altında bulunan kişidir. Sanık ise kovuşturmanın başlamasından itibaren hükmün kesinleşmesine kadar suç şüphesi altında bulunan kişidir.

Bu ayrımın bir sonucu da dinlenme biçimindedir. Kanuna göre ifade alma, şüphelinin kolluk görevlileri veya Cumhuriyet savcısı tarafından dinlenmesidir; sorgu ise şüpheli veya sanığın hâkim ya da mahkeme tarafından dinlenmesidir.

Savunma makamı bakımından da terimler farklıdır: müdafi, şüpheli veya sanığın savunmasını yapan avukattır; vekil ise katılanı, suçtan zarar göreni veya malen sorumlu kişiyi temsil eden avukattır.

Soruşturma ile kovuşturma evreleri arasındaki farkları gösteren tablo.
Eşik: iddianamenin verilmesi değil, kabulü.

Kovuşturma Ne Zaman Başlar?

Başlangıç anı, iddianamenin verilmesi değil kabulüdür.

Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 175. maddesinin birinci fıkrasına göre iddianamenin kabulüyle kamu davası açılmış olur ve kovuşturma evresi başlar. İkinci fıkraya göre mahkeme, iddianamenin kabulünden sonra duruşma gününü belirler ve duruşmada hazır bulunması gereken kişileri çağırır.

Yargıtay Ceza Daireleri Başkanlar Kurulu’nun 30.10.2024 tarihli kararında bu düzenlemenin tarihsel arka planı açıklanmıştır. Karara göre mülga 1412 sayılı Kanun’da iddianamenin kabulü kurumuna yer verilmediğinden, savcı tarafından düzenlenen iddianamenin mahkemeye verilmesiyle kamu davasının açıldığı kabul ediliyordu.

Kararda yürürlükteki düzenlemenin farkı şöyle vurgulanmıştır: 5271 sayılı Kanun’un 175. maddesinde kamu davasının açılması açıkça iddianamenin kabulü şartına bağlanmıştır. Buna göre kovuşturmanın başlaması için iddianamenin mahkeme tarafından kabul edilmesi ya da kanuni on beş günlük süre içinde iade edilmemiş olması şarttır.

Yargıtay Ne Diyor? İddianamenin İadesi Sınırlıdır

İki evre arasındaki geçişi denetleyen kurum budur.

Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 174. maddesine göre mahkeme, iddianamenin ve soruşturma evrakının verildiği tarihten itibaren on beş gün içinde bütün belgeleri inceleyerek; 170. maddeye aykırı düzenlenen, suçun sübutuna doğrudan etki edecek mevcut bir delil toplanmadan düzenlenen, önödemeye, uzlaştırmaya ya da seri muhakeme usulüne tabi olduğu açıkça anlaşılan işlerde bu usuller uygulanmaksızın düzenlenen ve izne veya talebe bağlı suçlarda izin ya da talep olmaksızın düzenlenen iddianamenin iadesine karar verir.

Yargıtay 4. Ceza Dairesi’nin 25.09.2023 ve 16.04.2025 tarihli kararlarında bu kurumun amacı açıklanmıştır: kanuni şartları taşımayan, yeterli bilgileri içermeyen ve hatalı düzenlenen iddianamelerin süzgeçten geçirilmesi suretiyle yargı faaliyetinin hızlandırılması, makul sürede yargılamanın gerçekleştirilmesi, gereksiz davaların önüne geçilmesi ve lekelenmeme hakkının korunması.

Her iki kararda da aynı sınır vurgulanmıştır: maddede iade sebepleri sınırlı sayıda gösterilmiştir ve bu sebepler dışında iddianamenin iade edilmesi ceza adalet sistemimizde kabul edilmemiştir.

CMK m. 174'te sayılan iddianamenin iadesi sebeplerini gösteren kart görseli.
Dört sebep, bir de yasak.

Hukuki Nitelendirme Nedeniyle İade Yasağı

Bu kural, savcı ile hâkim arasındaki görev paylaşımını korur.

Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 174. maddesinin ikinci fıkrasına göre suçun hukuki nitelendirilmesi sebebiyle iddianame iade edilemez.

Yargıtay 4. Ceza Dairesi’nin 25.09.2023 tarihli kararında bu yasağın gerekçesi açıklanmıştır. Karara göre soruşturmadan sonuç çıkarma görevi olan Cumhuriyet savcısının, suçun hukuki niteliğini takdir etme hakkı da bulunmaktadır; tipik fiilin hangi maddedeki suçu oluşturduğunu savcı gösterecek, ancak hâkim bu gösterimle bağlı olmayacaktır.

Kararda hâkimin hükmünü, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 225. maddesinin birinci fıkrasına göre iddianamede unsurları gösterilen fiil ve fail hakkında vereceği belirtilmiştir. Hâkim nitelendirmeyle bağlı olmadığı için iddianameyi bu yönden iade de edemez.

Aynı kararda somut bir uygulama örneği verilmiştir: internet paylaşımının fiziki ortama aktarılmamış olması gerekçesiyle verilen iade kararı, bu hususun değerlendirilmesinin mahkemenin takdirinde olduğu belirtilerek hukuka aykırı bulunmuştur.

“Toplanmamış Delil” Sebebinin Sınırı

En sık kullanılan iade sebebi de sınırsız değildir.

Yargıtay 4. Ceza Dairesi’nin 16.04.2025 tarihli kararında bu sebep tanımlanmıştır: toplanması gereken mevcut bir delil, delil yasaklarıyla sınırlı, hukukun izin verdiği çerçevede ve fiilen ele geçirilmesi de mümkün olan delil anlamındadır. Kararda, Cumhuriyet savcısının tüm çabalarına rağmen toplanamayan delilden dolayı iadenin mümkün olmayacağı belirtilmiştir.

Karara konu olayda şüpheliye ulaşılamadığı için ifadesi alınamamış; hakkında yakalama kararı çıkarılmış ve makul bir süre beklenmesine rağmen yakalanamamıştır. Mahkeme, şüphelinin ifadesinin alınmaması ve adres tespitinin yapılmaması gerekçeleriyle iddianameyi iade etmiştir.

Daire bu kararı hukuka aykırı bulmuştur. Kararda, şüphelinin savunmasının alınmamış olmasının iddianamenin iadesi sebepleri arasında sayılmadığı ve diğer iade gerekçelerinin de kanundaki sebepler arasında bulunmadığı; bu hususların mahkemece giderilebileceği ve toplanacak delillerin mahkemenin takdirinde olduğu belirtilmiştir.

İade kararı verildiğinde izlenecek yol da kanunda düzenlenmiştir. Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 174. maddesinin dördüncü fıkrasına göre Cumhuriyet savcısı, eksiklikleri tamamlayıp hatalı noktaları düzelttikten sonra, kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmesini gerektiren bir durum yoksa yeniden iddianame düzenler. Aynı fıkraya göre ilk kararda belirtilmeyen sebeplere dayanılarak yeniden iade yoluna gidilemez. Beşinci fıkraya göre iade kararına karşı Cumhuriyet savcısı itiraz edebilir.

İade kararından sonra izlenecek yol
AdımYetkiliSınır
Eksikliklerin tamamlanması ve hataların düzeltilmesiCumhuriyet savcısıKovuşturmaya yer olmadığı kararı gerektiren bir durum yoksa yeniden iddianame düzenlenir
Yeniden iddianame düzenlenmesiCumhuriyet savcısıİlk kararda belirtilmeyen sebeplere dayanılarak yeniden iade yoluna gidilemez
İade kararına itirazCumhuriyet savcısıCMK m. 174/5 uyarınca itiraz yolu açıktır
On beş günlük sürenin dolmasıMahkemeSüre içinde iade edilmeyen iddianame kabul edilmiş sayılır; kovuşturma başlar

Soruşturma evresinin sonuçlarından biri olan kovuşturmaya yer olmadığı kararı için uzlaşma kapsamındaki suçlar yazımıza, koruma tedbirlerinin denetimi için el koyma tedbiri yazımıza, hükmün açıklanmasının geri bırakılması için HAGB şartları yazımıza ve istinaf sonrası süreç için istinaf sonrası yeniden verilen karar yazımıza bakılabilir.

Kovuşturma Evresinin İşleyişi

Evre, duruşma hazırlığıyla başlar ve hükümle sona erer.

Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 175. maddesinin ikinci fıkrasına göre mahkeme, iddianamenin kabulünden sonra duruşma gününü belirler ve duruşmada hazır bulunması gereken kişileri çağırır. Bu aşama duruşma hazırlığı olarak adlandırılır ve tanık ile bilirkişi çağrıları, dosyanın tekemmülü bu aşamada yapılır.

Duruşma aşamasında iddia, savunma ve delillerin tartışılması yüz yüze yürütülür. Hükmün sınırını ise Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 225. maddesinin birinci fıkrası çizer: hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve fail hakkında verilir.

Bu kural, kovuşturmanın konusunu iddianameyle sınırlar; ancak fiilin hukuki nitelendirmesi bakımından hâkimi savcının değerlendirmesiyle bağlamaz. Yargıtay 4. Ceza Dairesi’nin 25.09.2023 tarihli kararında da bu ikili yapı açıkça vurgulanmıştır.

Kovuşturma evresi, kanun yolu aşamasını da kapsayacak biçimde hükmün kesinleşmesine kadar sürer. Bu nedenle istinaf ve temyiz incelemeleri tamamlanmadan kişinin sanık sıfatı sona ermez.

İddianamenin mahkemeye ulaşmasından kovuşturmanın başlamasına kadar geçen aşamaları gösteren akış görseli.
Sessiz kalma da bir kabuldür.

Uygulamada Ne Yapmalı?

  1. Dosyanın hangi evrede olduğunu belirleyin; yetkili makam ve başvuru yolları buna göre değişir.
  2. İddianamenin mahkemeye verildiği tarih ile kabul edildiği tarihi ayrı ayrı takip edin.
  3. On beş günlük inceleme süresinin dolup dolmadığını hesaplayın; dolmuşsa iddianame kabul edilmiş sayılır.
  4. İade kararının kanundaki dört sebepten hangisine dayandığını denetleyin.
  5. Hukuki nitelendirmeye dayanan iade kararlarına karşı itiraz yolunu kullanın.
  6. Toplanamayan delil gerekçesinde, delilin fiilen elde edilebilir olup olmadığını tartışın.
  7. Şüphelinin ifadesinin alınmamasının tek başına iade sebebi olmadığını hatırlatın.
  8. İkinci iadede ilk kararda belirtilmeyen sebeplerin ileri sürülemeyeceğini ileri sürün.
  9. Kovuşturma başladıktan sonra sanık sıfatına bağlı hakların doğduğunu göz önünde bulundurun.
  10. Kovuşturmanın hükmün kesinleşmesiyle sona erdiğini, kanun yolu aşamasının da bu evreye dahil olduğunu bilin.

Sık Sorulan Sorular

Soruşturma ile kovuşturma arasındaki fark nedir? Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 2. maddesine göre soruşturma, suç şüphesinin öğrenilmesinden iddianamenin kabulüne kadar; kovuşturma ise iddianamenin kabulünden hükmün kesinleşmesine kadar geçen evredir.

Ne zaman sanık sıfatını alırım? Aynı maddeye göre kovuşturmanın başlamasından itibaren, yani iddianamenin kabulüyle birlikte.

İddianame verilince dava açılmış olur mu? Hayır. Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 175. maddesine göre kamu davası, iddianamenin kabulüyle açılmış olur.

Mahkeme iddianameyi ne kadar sürede inceler? On beş gün. Bu süre sonunda iade edilmeyen iddianame, 174. maddenin üçüncü fıkrasına göre kabul edilmiş sayılır.

Mahkeme suç nitelendirmesini beğenmezse iade edebilir mi? Hayır. Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 174. maddesinin ikinci fıkrasına göre suçun hukuki nitelendirilmesi sebebiyle iddianame iade edilemez.

Şüphelinin ifadesi alınmadan dava açılabilir mi? Yargıtay 4. Ceza Dairesi’nin 16.04.2025 tarihli kararında, şüphelinin savunmasının alınmamış olmasının iddianamenin iadesi sebepleri arasında sayılmadığı belirtilmiştir.

Sonuç

Kovuşturma, ceza yargılamasının kamuya açık ve yüz yüze yürüyen evresidir; ancak bu evreye geçiş kendiliğinden olmaz. İddianamenin kabulü, iki evre arasında bir eşik oluşturur ve bu eşikte mahkemenin denetim yetkisi kanunla dar tutulmuştur. Sebepler sınırlı sayıdadır, hukuki nitelendirme denetim dışıdır ve elde edilmesi fiilen mümkün olmayan delil eksikliği iade gerekçesi olamaz. Bu sınırlar, hem gereksiz davaların açılmasını hem de kamu davasının gereksiz yere geciktirilmesini önlemeyi amaçlar.

Dayanak Mevzuat ve Kararlar

  • 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 2, 170, 174, 175, 225
  • 7188 sayılı Kanun m. 20 (CMK m. 174 değişikliği; 17.10.2019)
  • 2797 sayılı Yargıtay Kanunu m. 17
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2023/10951, K. 2023/21491, T. 25.09.2023
  • Yargıtay Ceza Daireleri Başkanlar Kurulu, E. 2024/37, K. 2024/57, T. 30.10.2024
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2025/1066, K. 2025/6883, T. 16.04.2025

Hukuki Bilgilendirme

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlı olarak hazırlanmıştır; hukuki görüş veya vekâlet ilişkisi doğurmaz. Usule ilişkin süreler ve başvuru yolları dosyanın niteliğine göre değiştiğinden, dosya incelenmeden değerlendirme yapılmamalıdır. Her uyuşmazlık kendi somut koşullarında değerlendirilir.

Yayın tarihi: 09.10.2026 · Son güncelleme: 09.10.2026 Hazırlayan: Av. Şerafettin Kaya · Gebze / Kocaeli · 0534 545 23 32 · www.serafettinkaya.av.tr

Bu yazıyı paylaş

WhatsApp LinkedIn X

Aynı kategoriden diğer yazılar

WhatsApp Randevu Ara