Pzt–Cum 09:00–18:30 Gebze / Kocaeli

Katalog Suç Nedir? Hangi Sonuçları Doğurur?

Katalog suç kavramı konulu yazının kapak görseli.

“Katalog suç” ceza kanununda tanımlanmış bir kavram değildir; Ceza Muhakemesi Kanunu’nun belirli maddelerinde tek tek sayılan suç listelerine verilen addır. Bir suçun listede yer alması, tutuklamadan iletişimin dinlenmesine kadar birçok konuda sonucu değiştirir.

Kısa Cevap

Katalog suç, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun bazı maddelerinde sınırlı sayıda ve tek tek sayılan suçlardır. En bilinen üçü şunlardır: tutuklama bakımından m. 100/3, iletişimin denetlenmesi bakımından m. 135/8 ve teknik araçlarla izleme bakımından m. 140. Bir suç listede yer alıyorsa tutuklama nedeni var sayılabilir; listede değilse iletişim dinlemesi veya teknik izleme kararı verilemez. Bu tedbirlerle elde edilen deliller de kural olarak yalnızca katalogdaki suçlar bakımından kullanılabilir.

Tutuklama Katalogu: CMK m. 100/3

En çok bilinen katalog budur ve doğrudan kişi hürriyetini ilgilendirir.

Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 100. maddesinin birinci fıkrasına göre kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut delillerin ve bir tutuklama nedeninin bulunması hâlinde tutuklama kararı verilebilir. İşin önemi, verilmesi beklenen ceza veya güvenlik tedbiriyle ölçülü olmaması hâlinde tutuklama kararı verilemez.

İkinci fıkra iki genel tutuklama nedeni sayar: kaçma şüphesi uyandıran somut olgular ile delilleri yok etme, gizleme, değiştirme veya tanık, mağdur ya da başkaları üzerinde baskı girişiminde bulunma hususlarında kuvvetli şüphe.

Üçüncü fıkra ise katalog listesini içerir. Bu fıkraya göre listedeki suçların işlendiği hususunda somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı hâlinde tutuklama nedeni var sayılabilir. Listede soykırım ve insanlığa karşı suçlar, göçmen kaçakçılığı ve insan ticareti, kasten öldürme, kasten yaralamanın belirli nitelikli hâlleri ile neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama, işkence, cinsel saldırı, çocukların cinsel istismarı, hırsızlık ve yağma, uyuşturucu imal ve ticareti, suç işlemek amacıyla örgüt kurma, devletin güvenliğine ve anayasal düzene karşı suçlar sayılmıştır.

Liste zamanla genişlemiştir. 2022 yılında kadına karşı işlenen kasten yaralama ile sağlık personeline karşı görevleri sırasında işlenen kasten yaralama; 2024 yılında ise öğretmenlere ve eğitim kurumu görevlilerine karşı görevleri sırasında veya görevleri sebebiyle işlenen kasten yaralama eklenmiştir.

Maddenin dördüncü fıkrası bir sınır çizer: sadece adlî para cezasını gerektiren suçlarda veya vücut dokunulmazlığına karşı kasten işlenenler hariç olmak üzere hapis cezasının üst sınırı iki yıldan fazla olmayan suçlarda tutuklama kararı verilemez.

CMK m. 100/3'teki tutuklama katalogunda yer alan başlıca suç gruplarını gösteren kart görseli.
Liste kapalıdır ama zamanla genişlemiştir.

“Var Sayılabilir” Ne Demektir?

Kanun metnindeki bu ifade, katalog suçun otomatik tutuklama sebebi olmadığını gösterir.

Fıkra “tutuklama nedeni vardır” değil, “tutuklama nedeni var sayılabilir” demektedir. Bu nedenle katalog suç niteliği, hâkimi tutuklamaya zorlamaz; yalnızca ikinci fıkradaki nedenlerin ayrıca ispatı yükünü hafifleten bir karine oluşturur. Ayrıca birinci fıkradaki iki şart her hâlde aranır: kuvvetli suç şüphesini gösteren somut deliller ve ölçülülük.

Uygulamada bu ifadenin nasıl kullanıldığı Yargıtay 12. Ceza Dairesi’nin 04.02.2026 tarihli kararında görülmektedir. Karara konu tazminat davasında ilk derece mahkemesi, tazminat talebine konu suçun 100. maddenin üçüncü fıkrası uyarınca katalog suçlardan olması nedeniyle yasal olarak tutuklama nedeninin bulunduğunu ve bu hususun kararlarda açıkça belirtildiğini gerekçe göstererek davayı reddetmiştir.

Daire, tutuklama kararının hukuka uygunluğu yönünden bu değerlendirmeye dokunmamış; ancak tutukluluk incelemelerinin kanuni süresi aşılarak yapıldığı ve itirazların geç karara bağlandığı yönündeki iddiaların ayrıca tartışılması gerektiğini belirterek hükmü bozmuştur. Kararda, tutukluluk incelemelerinin yasal düzenlemelere aykırı yapıldığının veya yasal sürenin aşıldığının kabulü hâlinde davacı lehine makul bir tazminata hükmolunması gerektiği vurgulanmıştır.

Koruma Tedbiri Katalogları: CMK m. 135 ve 140

İkinci grup katalog, delil elde etme yöntemlerini sınırlar.

Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 135. maddesinin birinci fıkrasına göre iletişimin dinlenmesi, kayda alınması ve sinyal bilgilerinin değerlendirilmesi için üç şart aranır: suç işlendiğine ilişkin somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı, başka suretle delil elde edilmesi imkânının bulunmaması ve hâkim kararı. Gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısının kararı derhâl hâkim onayına sunulur.

Aynı maddenin sekizinci fıkrası, bu hükümlerin ancak sayılan suçlarla ilgili uygulanabileceğini belirtir. Listede göçmen kaçakçılığı ve insan ticareti, organ veya doku ticareti, kasten öldürme, işkence, cinsel saldırı, çocukların cinsel istismarı, nitelikli hırsızlık, yağma, nitelikli dolandırıcılık, uyuşturucu imal ve ticareti, parada sahtecilik, örgüt kurma, fuhuş, ihaleye fesat karıştırma, tefecilik, rüşvet, aklama ve devlet güvenliğine karşı suçlar yer alır.

Teknik araçlarla izleme bakımından ise 140. madde ayrı bir katalog içerir ve aynı mantıkla çalışır.

CMK m. 100, 135 ve 140'taki katalog suç listelerinin doğurduğu sonuçları gösteren tablo.
Aynı kavram, farklı sertlikte sonuçlar.

Yargıtay Ne Diyor? Katalog Dışı Delil Kullanılamaz

Katalog kavramının en somut sonucu delil hukukunda ortaya çıkar.

Yargıtay 5. Ceza Dairesi’nin 08.09.2022 tarihli kararında bu ilke ayrıntılı biçimde açıklanmıştır. Karara göre iletişimin denetlenmesi tedbiri sonucunda elde edilen deliller, 135. maddede sayılan suçlarla sınırlı olmak kaydıyla kullanılabilir.

Aynı kararda teknik araçlarla izleme bakımından daha katı bir sonuç benimsenmiştir: 140. madde gereğince alınan izleme kararı sonucunda elde edilen deliller yalnızca bu maddede sayılan katalog suçlar bakımından kullanılabilir; katalog dışında kalan bir suç bakımından kullanılması maddenin dördüncü fıkrasının açık hükmü karşısında mümkün değildir.

Kararda ayrıca yapısal bir tespit yer alır: tesadüfen elde edilen delilleri düzenleyen 138. madde, iletişimin denetlenmesi bölümünde yer aldığından teknik araçlarla izlemeyi kapsamaz ve kanunda teknik izleme için benzer bir hüküm bulunmadığından, teknik izleme sırasında tesadüfen elde edilen deliller kullanılamaz.

Karara konu olayda ihaleye fesat karıştırma ve rüşvet suçlarından alınan kararlara dayanılarak elde edilen görüşme kayıtları ile teknik takiplerin; katalogda yer almayan resmî belgede sahtecilik ve görevi kötüye kullanma suçları ile suç tarihinde henüz katalogda bulunmayan nitelikli dolandırıcılık suçu bakımından yasal delil sayılamayacağı belirtilerek bu delillerin dışlanması gerektiğine hükmedilmiştir.

Katalog suç dışında elde edilen dinleme ve teknik izleme delillerinin kullanılıp kullanılamayacağını gösteren akış görseli.
Katalog dışıysa delil değil.

Tesadüfen Elde Edilen Deliller

Katalog kuralının bir uzantısı da bu kurumdur.

Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 138. maddesinin ikinci fıkrasına göre iletişimin denetlenmesi sırasında, yapılmakta olan soruşturma veya kovuşturmayla ilgisi olmayan ancak 135. maddede sayılan suçlardan birinin işlendiği şüphesini uyandırabilecek bir delil elde edilirse, bu delil muhafaza altına alınır ve durum Cumhuriyet savcılığına derhâl bildirilir.

Yargıtay 11. Ceza Dairesi’nin 29.06.2021 tarihli kararında bu hükmün uygulama şartları belirlenmiştir. Karara göre tesadüfi delillerin hukuka uygun kabul edilip kullanılabilmesi için, delilin elde edildiğine ilişkin derhâl savcılığa bilgi verilmesi gerekir.

Kararda bu şartın ihlali hâlinde ne olacağı da açıklanmıştır: tesadüfi delil elde edildikten sonra dinlemenin bitirilmesi beklenerek veya dinlemeye devam edilip başka tesadüfi deliller de elde edildikten sonra bildirim yapılırsa, bu delillerin hukuka uygun olduğundan söz edilemez.

Aynı kararda suç tarihi itibarıyla 135. madde kapsamında bulunmayan suçlara ilişkin dinleme kayıtlarının, bu suçların delili olarak kullanılamayacağı da vurgulanmıştır. Kararda hukuka aykırılık kavramının kanuna aykırılıktan daha geniş olduğu; değerlendirme yapılırken hem pozitif hukuk metinlerine hem de temel hak ve hürriyetlere ilişkin evrensel ilkelere aykırılık bulunup bulunmadığının gözetilmesi gerektiği belirtilmiştir.

Tesadüfen elde edilen delilin kullanılabilirliği
TedbirDayanakAranan şartSonuç
İletişimin denetlenmesiCMK m. 138/2Delilin m. 135 katalogundaki bir suça ilişkin olması ve savcılığa derhâl bildirimŞartlar varsa kullanılabilir
İletişimin denetlenmesi — geç bildirimCMK m. 138/2Dinleme sürdürülüp bildirim geciktirilmişse şart ihlal edilmiştirHukuka uygun sayılmaz
Teknik araçlarla izlemeCMK m. 140/4Kanunda tesadüfi delil için hüküm yoktur; m. 138 bu tedbiri kapsamazKullanılamaz
Suç tarihinde katalogda olmayan suçCMK m. 135/8Listenin suç tarihindeki hâli esas alınırDelil olarak kullanılamaz

Koruma tedbirlerinin denetimi için el koyma tedbiri yazımıza, arama hukukunun anayasal temelleri için arama ve el koyma tedbirleri yazımıza, hukuka aykırı delilin akıbeti için hukuka aykırı arama ve el koymanın delil değeri yazımıza ve gece araması sınırları için geceleyin arama yasağı yazımıza bakılabilir.

Uygulamada Ne Yapmalı?

  1. İsnat edilen suçun hangi kataloglarda yer aldığını madde madde kontrol edin.
  2. Tutuklamada katalog niteliğinin tek başına yeterli olmadığını, somut delil ve ölçülülük şartlarının da arandığını ileri sürün.
  3. Kanun metnindeki “var sayılabilir” ifadesinin takdir yetkisi tanıdığını vurgulayın.
  4. Tutukluluk incelemelerinin süresinde yapılıp yapılmadığını takip edin.
  5. Dinleme kararının hangi suçtan alındığını ve o suçun katalogda olup olmadığını denetleyin.
  6. Suç tarihinde ilgili suçun katalogda bulunup bulunmadığına bakın; listeler sonradan genişlemiştir.
  7. Teknik izleme kayıtlarının katalog dışı suçta kullanılamayacağını hatırlatın.
  8. Tesadüfi delilde savcılığa derhâl bildirim yapılıp yapılmadığını dosyadan araştırın.
  9. Bildirimin geciktiği hâllerde delilin dışlanmasını talep edin.
  10. Hukuka aykırı sayılan delillerin hükümden çıkarılmasını ve kalan delillerin yeniden değerlendirilmesini isteyin.

Sık Sorulan Sorular

Katalog suç ne demektir? Ceza Muhakemesi Kanunu’nun belirli maddelerinde tek tek sayılan suç listelerine verilen addır. En bilinenleri tutuklama için m. 100/3, iletişimin denetlenmesi için m. 135/8 ve teknik izleme için m. 140’taki listelerdir.

Katalog suçtan yargılanan mutlaka tutuklanır mı? Hayır. Kanun “tutuklama nedeni var sayılabilir” demektedir. Ayrıca kuvvetli suç şüphesini gösteren somut deliller ve ölçülülük şartı her hâlde aranır.

Katalogda olmayan bir suçta telefon dinlenebilir mi? Hayır. Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 135. maddesinin sekizinci fıkrası, dinleme hükümlerinin ancak sayılan suçlarla ilgili uygulanabileceğini belirtir.

Dinlemede başka bir suçun delili çıkarsa kullanılabilir mi? Yalnızca 135. maddedeki katalogda yer alan suçlardan biriyse ve savcılığa derhâl bildirim yapılmışsa. Yargıtay 11. Ceza Dairesi’nin 29.06.2021 tarihli kararında bildirimin geciktiği hâllerde delilin hukuka uygun sayılamayacağı belirtilmiştir.

Teknik izlemede tesadüfi delil kullanılabilir mi? Yargıtay 5. Ceza Dairesi’nin 08.09.2022 tarihli kararına göre hayır; 138. madde teknik izlemeyi kapsamadığından ve benzer bir hüküm bulunmadığından bu deliller kullanılamaz.

Katalog listeleri değişir mi? Evet. Tutuklama katalogu 2022 ve 2024 yıllarında genişletilmiştir. Bu nedenle suç tarihinde listede yer alıp almadığı ayrıca kontrol edilmelidir.

Sonuç

Katalog suç kavramı, kanun koyucunun ağır tedbirleri yalnızca belirli suçlarla sınırlamak için kullandığı bir tekniktir. Bu nedenle savunmanın ilk denetlemesi gereken şey, isnat edilen suçun ilgili listede yer alıp almadığı ve suç tarihinde de yer alıp almadığıdır. Tutuklamada katalog niteliği yalnızca bir karine sağlarken, delil hukukunda çok daha sert bir sonuç doğurur: katalog dışı suçlarda elde edilen dinleme ve izleme kayıtları hükme esas alınamaz.

Dayanak Mevzuat ve Kararlar

  • 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 100, 135, 138, 140, 217
  • 7406 sayılı Kanun m. 9 (CMK m. 100/3 eklemeleri; 12.05.2022)
  • 7528 sayılı Kanun m. 35 (CMK m. 100/3-k; 10.10.2024)
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2018/3729, K. 2021/6068, T. 29.06.2021
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2021/5889, K. 2022/10165, T. 08.09.2022
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2022/5282, K. 2026/1035, T. 04.02.2026

Hukuki Bilgilendirme

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlı olarak hazırlanmıştır; hukuki görüş veya vekâlet ilişkisi doğurmaz. Katalog listeleri kanun değişiklikleriyle güncellendiğinden, suç tarihinde yürürlükte olan metin ayrıca kontrol edilmelidir. Her uyuşmazlık kendi somut koşullarında değerlendirilir.

Yayın tarihi: 01.10.2026 · Son güncelleme: 01.10.2026 Hazırlayan: Av. Şerafettin Kaya · Gebze / Kocaeli · 0534 545 23 32 · www.serafettinkaya.av.tr

Bu yazıyı paylaş

WhatsApp LinkedIn X

Aynı kategoriden diğer yazılar

WhatsApp Randevu Ara