Pzt–Cum 09:00–18:30 Gebze / Kocaeli

Darp Raporu: Nasıl Alınır, Hangi Cezayı Belirler?

Darp raporunun nasıl alınacağı ve hangi cezayı belirlediği konulu makale kapağı.

Bir kavgadan ya da saldırıdan sonra yapılan ilk hamle çoğu zaman karakola gitmektir. Oysa dosyanın kaderini belirleyen belge karakolda değil, hastanede düzenlenir. Elinize verilen o tek sayfalık raporun içindeki bir cümle — “basit tıbbi müdahale ile giderilebilir” ibaresinin bulunup bulunmaması — suçun şikâyete bağlı olup olmadığını, cezanın alt sınırını ve davanın açılıp açılmayacağını belirler. Bu yazıda darp raporunun nasıl alınacağını, içindeki ifadelerin hukuken ne anlama geldiğini ve raporlar çeliştiğinde ne yapılacağını Yargıtay kararları ışığında sade bir dille açıklıyoruz.

Kısa Cevap

Darp raporu, herhangi bir devlet ya da üniversite hastanesinin acil servisinden ücretsiz alınabilir; savcılık ya da kolluk sevki beklemeniz gerekmez. Raporda yaralanmanın “basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif” olduğu yazıyorsa suç şikâyete bağlıdır ve fiili ve faili öğrendiğiniz günden itibaren altı ay içinde şikâyet etmeniz gerekir (TCK m. 86/2, m. 73). Bu ibare yoksa suç resen soruşturulur (m. 86/1). Kemik kırığı, yüzde sabit iz veya yaşamsal tehlike varsa ceza katlanarak artar (m. 87). Raporlar arasında çelişki varsa mahkeme Adli Tıp Kurumu ihtisas kurulundan kesin rapor almak zorundadır.

En Kritik Ayrım: “BTM ile Giderilebilir” Yazıyor mu?

Raporun tamamı içinde hukuken en belirleyici cümle budur. Tek bir ibare, dosyayı iki farklı hukuki rejime sokar:

  • “Basit tıbbi müdahale (BTM) ile giderilebilir” yazıyorsa (TCK m. 86/2): Ceza altı aydan bir yıl altı aya kadar hapis veya adli para cezasıdır ve suç mağdurun şikâyetine bağlıdır. Şikâyet etmezseniz ya da altı aylık süreyi kaçırırsanız soruşturma yapılamaz.
  • Bu ibare yoksa (TCK m. 86/1): Temel ceza bir yıl altı aydan üç yıla kadar hapistir ve suç resen soruşturulur; şikâyetten vazgeçmeniz davayı düşürmez.

Uygulamadaki en yaygın hata, hafif bir raporla “nasılsa dava açılır” diyerek şikâyet dilekçesi vermemek ve altı ayı geçirmektir. O noktada raporun içeriği ne olursa olsun soruşturma yapılamaz.

Darp raporundaki basit tıbbi müdahale ibaresinin hukuki sonucu: ibare varsa suç şikâyete bağlıdır ve altı ay içinde şikâyet gerekir; yoksa suç resen soruşturulur ve şikâyetten vazgeçmek davayı düşürmez.
Raporun tamamında hukuken en belirleyici olan tek cümle budur.

Şikâyet Aranmayan Hâller: Rapor Hafif Olsa Bile

TCK m. 86/3, yaralama hafif olsa dahi şikâyeti gereksiz kılan ve cezayı yarı oranında artıran durumları sayar:

  1. Üstsoya, altsoya, eşe, boşandığı eşe veya kardeşe karşı işlenmesi
  2. Beden veya ruh bakımından kendini savunamayacak durumdaki kişiye karşı işlenmesi
  3. Kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle işlenmesi
  4. Kamu görevlisinin nüfuzu kötüye kullanılarak işlenmesi
  5. Silahla işlenmesi
  6. Canavarca hisle işlenmesi — bu bentte ceza bir kat artırılır

Ayrıca 12.05.2022 tarihli 7406 sayılı Kanunla m. 86/2’ye eklenen cümle uyarınca, suçun kadına karşı işlenmesi hâlinde cezanın alt sınırı dokuz aydan az olamaz.

Aile içi şiddet dosyalarında bu ayrım hayati önemdedir: eşe karşı işlenen basit yaralamada şikâyet aranmaz, dolayısıyla sonradan “şikâyetimden vazgeçiyorum” demek davayı düşürmez.

Ağırlaşmış Yaralama: Kemik Kırığı, Yüzde İz, Yaşamsal Tehlike

TCK m. 87 yaralamanın sonuçlarına göre cezayı kademeli olarak ağırlaştırır:

  • Bir kat artırım (m. 87/1): Duyu veya organ işlevinin sürekli zayıflaması, konuşmada sürekli zorluk, yüzde sabit iz, yaşamı tehlikeye sokan durum, gebe kadında erken doğum. Verilecek ceza dört yıldan az olamaz.
  • İki kat artırım (m. 87/2): İyileşme olanağı bulunmayan hastalık veya bitkisel hayat, duyu/organ işlevinin yitirilmesi, konuşma ya da çocuk yapma yeteneğinin kaybı, yüzün sürekli değişikliği, çocuğun düşmesi. Ceza altı yıldan az olamaz.
  • Kemik kırığı veya çıkığı (m. 87/3): Ceza, kırık veya çıkığın hayat fonksiyonlarındaki etkisine göre yarısına kadar artırılır.
  • Ölüm meydana gelmişse (m. 87/4): On yıldan on dört yıla kadar hapis.

Dikkat edilmesi gereken nokta şudur: m. 87/3 uygulanırken kırığın varlığı tek başına yetmez; hayat fonksiyonlarına etkisinin kaçıncı derecede olduğunun raporda gösterilmesi gerekir. Bu derece belirtilmemişse rapor eksiktir.

Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralamada cezanın artış tablosu: sürekli zayıflama ve yüzde sabit izde bir kat, organ kaybı ve yüzün sürekli değişikliğinde iki kat, kemik kırığında hayat fonksiyonlarına etkisine göre yarısına kadar artırım, ölüm hâlinde 10-14 yıl hapis.
Kemik kırığında derece belirtilmemişse rapor eksiktir ve itiraz edilebilir.

Raporlar Çelişiyorsa Ne Olur?

Uygulamada sık görülen durum, acil serviste düzenlenen ilk raporla sonradan alınan adli tıp raporunun birbirini tutmamasıdır. Yargıtay bu hâlde mahkemeye açık bir görev yükler: çelişki, Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas kurulundan alınacak kesin raporla giderilmelidir.

“…raporlar arasında çelişki bulunduğundan mağdurun tüm tedavi evrakları, raporları, epikriz, film ve grafilerinin Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas kuruluna gönderilerek … TCK’nin 86. ve 87. maddelerindeki tüm ölçütlere göre yaralanmasının niteliği hususunda duraksamaya yer vermeyecek şekilde kesin raporu alınarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekir.” (Yargıtay 3. CD, E. 2020/16927, K. 2021/2218)

Bu, mağdur açısından güçlü bir imkândır: ilk raporda “BTM ile giderilebilir” yazması dosyanın sonu değildir. Kemik kırığını gösteren grafi, epikriz ve tedavi evrakını dosyaya sunarak ATK’ya gönderilmesini talep edebilirsiniz.

Rapor türleri ve hukuki değerleri
RaporNerede düzenlenirHukuki değeri
Geçici (ön) raporAcil serviste, olaydan hemen sonraYalnızca o an görünen bulguları kaydeder; tek başına esas alınmaz
Kati (kesin) raporBulgular yerleştikten sonra, adli tıp birimi veya hastaneHukuki değerlendirmeye esas alınan rapordur
Adli Tıp Kurumu ihtisas kurulu raporuTüm tedavi evrakı, film ve grafiler gönderilerekRaporlar çeliştiğinde çelişkiyi gideren kesin rapordur
Darp raporları çeliştiğinde izlenecek yol: tüm tedavi evrakının toplanması, Adli Tıp Kurumu ihtisas kuruluna gönderilmesinin talep edilmesi ve kesin raporda kemik kırığı ile hayat fonksiyonlarına etki derecesinin sorulması.
Yetersiz ve çelişkili rapora dayanılarak kurulan hüküm bozma sebebidir.

Geçici Rapor mu, Kati Rapor mu?

Acil serviste düzenlenen ilk belge çoğu zaman geçici (ön) rapor niteliğindedir; yalnızca o an görünen bulguları kaydeder. Hukuki değerlendirmeye esas alınacak olan kati (kesin) rapordur.

Aradaki fark pratikte önemlidir: darbe sonrası ekimoz (morarma) genellikle 24–48 saat içinde belirginleşir, kırıklar bazen ilk grafide görünmez. Bu nedenle ilk muayeneden sonra bulgular yerleştiğinde kontrol muayenesi yaptırmak ve bunu da dosyaya eklemek gerekir.

Uygulamada Ne Yapmalı?

  • Önce hastaneye, sonra karakola gidin. Bulgular zamanla silinir; öncelik tıbbi kayıttır. Sevk yazısı beklemeyin, doğrudan acil servise başvurabilirsiniz.
  • Bütün lezyonların tek tek yazılmasını isteyin. “Vücutta ekimoz” gibi genel ifade yerine her lezyonun yeri ve ölçüsünün kaydedilmesi, sonradan yapılacak ATK değerlendirmesinde belirleyicidir.
  • Olayı hekime nasıl anlattığınıza dikkat edin. Anamnez kısmına geçen “kim, nasıl, neyle” bilgisi delil değeri taşır ve beyanınızla çelişirse aleyhinize kullanılır.
  • Fotoğraf çekin ve tarihini koruyun. Morarmalar günler içinde renk değiştirir; günlük fotoğraf, iyileşme sürecini belgeler.
  • Kati rapor talep edin ve nüshasını saklayın. Geçici raporla yetinmeyin.
  • Altı aylık şikâyet süresini takvime yazın. Süre, fiili ve faili öğrendiğiniz günden başlar (TCK m. 73/2).
  • Kırık varsa hayat fonksiyonlarına etki derecesinin raporda yer almasını isteyin. Bu olmadan m. 87/3 doğru uygulanamaz.

Yargıtay Ne Diyor?

  • Yargıtay 3. CD, E. 2020/16927, K. 2021/2218, T. 27.01.2021: Hastane raporu ile adli tıp raporu çelişiyorsa, tüm tedavi evrakı, epikriz, film ve grafiler Adli Tıp Kurumu ihtisas kuruluna gönderilerek yaralanmanın niteliği ve kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etki derecesi hakkında duraksamaya yer vermeyecek kesin rapor alınmalıdır; yetersiz ve çelişkili rapora dayanılarak hüküm kurulması bozma sebebidir. (karar metni)
  • Yargıtay 4. CD, E. 2020/29471, K. 2023/120, T. 10.01.2023: Katılanın sanığın yumruk vurarak kendisini yaraladığına ilişkin beyanı ve darp raporunda basit tıbbi müdahale ile iyileşebilecek yaralanmanın bulunduğunun belirtilmesi karşısında, yerinde olmayan gerekçeyle beraat kararı verilmesi hukuka aykırıdır. (karar metni)
  • Yargıtay 6. CD, E. 2015/7711, K. 2018/4451, T. 06.06.2018: Sanığın mağduru basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaraladığının darp raporuyla anlaşılması karşısında, eylemin silahla kasten yaralama suçunu oluşturduğu gözetilmeden karar verilmesi bozmayı gerektirir. (karar metni)

Sık Sorulan Sorular

Darp raporu için para ödemem gerekir mi? Hayır. Adli vaka kapsamında düzenlenen raporlar için hastane ücret talep etmez. Özel hastaneden alınan rapor da delil değeri taşır, ancak adli makamlar çoğu zaman resmî sağlık kuruluşundan yeniden rapor ister.

Olaydan günler sonra rapor alsam geçerli olur mu? Geçerlidir, ancak bulgular silinmiş olabileceğinden değeri zayıflar. Gecikmişseniz de mutlaka başvurun; ayrıca varsa ilk günlerde çekilmiş fotoğrafları ve tanık beyanlarını dosyaya ekleyin.

Rapor “basit tıbbi müdahale” diyor ama kolum kırık. Ne yapabilirim? Grafi, epikriz ve tüm tedavi evrakını dosyaya sunarak Adli Tıp Kurumu ihtisas kuruluna gönderilmesini talep edin. Yargıtay, çelişkili raporlarda bu incelemeyi zorunlu görmektedir.

Eşim beni darp etti, sonra barıştık. Şikâyetimi geri çekebilir miyim? Yaralama eşe karşı işlendiğinde TCK m. 86/3-a uyarınca şikâyet aranmaz; suç resen soruşturulur. Bu nedenle şikâyetten vazgeçmeniz kamu davasını düşürmez.

Darbe attım ama karşı taraf da bana vurdu. İkimiz de mi ceza alırız? Karşılıklı yaralamada her iki taraf hakkında da soruşturma yürütülür. İlk haksız hareketin kimden geldiği belirlenebiliyorsa haksız tahrik hükümleri (TCK m. 29) uygulanır; belirlenemiyorsa yerleşik uygulamaya göre asgari oranda indirim yapılır.

Sonuç

Darp raporu, yaralama dosyalarında hem suçun niteliğini hem de cezanın ağırlığını belirleyen tek belgedir; bu yüzden olay sonrası atılacak ilk adım hastaneye başvurmaktır. Raporun içeriğine itiraz hakkınız her zaman vardır — hafif görünen bir ilk rapor, tedavi evrakının Adli Tıp Kurumu’na gönderilmesiyle değişebilir. Buna karşılık kaçırıldığında telafisi olmayan tek şey altı aylık şikâyet süresidir; rapor ne kadar güçlü olursa olsun bu süre geçtikten sonra şikâyete bağlı yaralamada soruşturma yapılamaz. Her uyuşmazlık kendi somut koşullarında değerlendirilmelidir.

Dayanak Mevzuat ve Kararlar

  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 86 — kasten yaralama, basit tıbbi müdahale hâli, nitelikli hâller ve kadına karşı işlenmede alt sınır
  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 87 — neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama, kemik kırığı ve hayat fonksiyonlarına etki
  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 73 — şikâyet süresi ve vazgeçmenin sonuçları
  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 29 — haksız tahrik
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2020/16927, K. 2021/2218, T. 27.01.2021
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2020/29471, K. 2023/120, T. 10.01.2023
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2015/7711, K. 2018/4451, T. 06.06.2018

Hukuki Bilgilendirme

Bu yazı yalnızca genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya vekâlet ilişkisi doğurmaz. Her uyuşmazlık kendi somut koşullarında değerlendirilmelidir. Yaralanmanın niteliği tıbbi bir tespit olduğundan, rapora itiraz edilecekse tüm tedavi evrakının eksiksiz toplanması gerekir.

Yayın tarihi: 07.10.2026 · Son güncelleme: 07.10.2026
Hazırlayan: Av. Şerafettin Kaya · Gebze / Kocaeli · 0534 545 23 32 · www.serafettinkaya.av.tr

Bu yazıyı paylaş

WhatsApp LinkedIn X

Aynı kategoriden diğer yazılar

WhatsApp Randevu Ara