Ceza Muhakemesinde El Koyma (Muhafaza Altına Alma) Tedbirinin Şartları, Usulü ve İtiraz Rejimi

Yazar: Avukat Şerafettin Kaya (Kocaeli Barosu – Sicil No: 2219)
Yazar: Avukat Şerafettin Kaya
Tarih: 2026
Kategori: Ceza Muhakemesi Hukuku, Makaleler
Etiketler: ceza muhakemesi, el koyma, muhafaza altına alma, cmk 123, cmk 127, hakim onayı, avukat şerafettin kaya, yargıtay
—
Kısa Cevap
Hâkim kararı olmaksızın yapılan el koyma işlemi, CMK m. 127/3 uyarınca 24 saat içinde sulh ceza hâkiminin onayına sunulmak zorundadır; hâkim de 48 saat içinde karar vermezse tedbir kendiliğinden kalkar. Sürenin başlangıcı el koyma tutanağının düzenlendiği andır. Onay alınmadan elde edilen eşya hukuka aykırı delil niteliğindedir ve mahkumiyet hükmüne dayanak yapılamaz. Ayrıca kişinin eşyayı kendi rızasıyla teslim etmesi (muhafaza altına alma) ile zorla alınması (el koyma) farklı rejimlere tabidir; savunma açısından tutanaktaki saat ile hâkim onayının saatinin karşılaştırılması belirleyicidir.
1. Giriş: Mülkiyet Hakkına Müdahale ve El Koymanın Amacı
Arama koruma tedbiri ile birlikte veya ondan bağımsız olarak uygulanan “el koyma” (seizure / Beschlagnahme), bir suçun delili olabilecek yahut ilerde müsadere edilebilecek eşya veya malvarlığı değerleri üzerinde, şüpheli veya sanığın (veya üçüncü kişinin) tasarruf yetkisinin rızası dışında geçici olarak kaldırılması ve eşyanın devlet hâkimiyeti altına alınması işlemidir.
El koyma, doğrudan doğruya Anayasa’nın 35. maddesinde güvence altına alınan mülkiyet hakkına ve eşyayı elinde bulunduranın zilyetlik hakkına ağır bir müdahale teşkil eder. Bu nedenle 5271 sayılı CMK’nın 123 ile 127. maddeleri arasında el koyma tedbirinin şartları, usulü, hâkim onayından geçme zorunluluğu ve mağdurun başvuru yolları ayrıntılı bir rejime tabi tutulmuştur.
2. Muhafaza Altına Alma ile El Koyma Ayrımı (CMK m. 123)
CMK’nın 123. maddesi delil olabilecek veya müsadereye tabi eşyanın güvence altına alınmasında iki farklı usul öngörmüştür:
A. Muhafaza Altına Alma (Rızai Teslim)
Eşyayı elinde bulunduran kişi, soruşturma veya kovuşturma makamlarının talebi üzerine yahut kendiliğinden suça konu veya delil niteliğindeki eşyayı rızasıyla teslim ederse, bu işlem “muhafaza altına alma” olarak adlandırılır. Burada bir zorlama veya mülkiyete müdahale kararı gerekmez.
B. El Koyma (Zorla Alma)
Eşyayı elinde bulunduran kişi, talep edilmesine rağmen eşyayı vermekten kaçınırsa veya eşya yapılan bir arama sonucunda şüphelinin rızası dışında ele geçirilirse, zorlayıcı koruma tedbiri olan “el koyma” gündeme gelir (CMK m. 123/2).
3. El Koyma Kararı Vermeye Yetkili Merciler (CMK m. 127)
El koyma tedbirinde de temel kural hâkim kararıdır. Soruşturma evresinde sulh ceza hâkimi, kovuşturma evresinde ise davanın görüldüğü mahkeme el koyma kararı vermeye yetkilidir.
Ancak gecikmesinde sakınca bulunan hallerde, Cumhuriyet savcısının, savcıya ulaşılamayan hallerde ise kolluk amirinin yazılı emriyle de el koyma işlemi yapılabilir.
4. Hayati Usul Kuralı: 24 Saat İçinde Hâkim Onayına Sunma Zorunluluğu (CMK m. 127/3)
CMK’nın 127/3. maddesi, savcılığın veya kolluğun yazdığı emre dayanılarak yapılan el koyma işlemlerini çok sıkı bir zaman denetiminden geçirmiştir:
“Hâkim kararı olmaksızın yapılan elkoyma işlemi, yirmidört saat içinde görevli hâkimin onayına sunulur. Hâkim, kararını elkoymadan itibaren kırksekiz saat içinde açıklar; aksi hâlde elkoyma kendiliğinden kalkar.”
A. Sürenin Hesaplanan Başlangıç Anı
24 saatlik süre, savcının veya kolluğun emri yazdığı saatten değil, fiilen eşyaya el konulduğu (arama ve el koyma tutanağının düzenlendiği) saatten itibaren işlemeye başlar.
B. Onay Alınmamasının Hukuki Sonucu (Kendiliğinden Kalkan Tedbir)
Eğer savcılık veya kolluk, el koyma işlemini 24 saat içinde sulh ceza hâkiminin onayına sunmazsa yahut hâkim 48 saat içinde onama kararı vermezse, el koyma tedbiri hiçbir karara gerek kalmaksızın kanun gereği (kendiliğinden) kalkar. Bu andan itibaren o eşyanın adli emanette veya kollukta tutulması suç teşkil eder ve eşya sahibine derhal iade edilmelidir.
5. Yargıtay İçtihatları: Hâkim Onayından Geçmeyen El Koyma Yasak Delildir
Yargıtay Ceza Daireleri, CMK m. 127/3’teki 24 saatlik hâkim onayı kuralına uyulmamasını, sadece mülkiyet hakkının ihlali olarak değil, eşyanın ceza davasında “delil olma vasfını yok eden” mutlak bir hukuka aykırılık olarak görmektedir.
A. Onaysız Eşya Mahkumiyete Dayanak Olamaz
Yargıtay 7. Ceza Dairesi’nin E. 2022/7040, K. 2022/16647 sayılı kararında (22.11.2022 T.); Cumhuriyet savcısı tarafından gecikmesinde sakınca bulunan hal nedeniyle verilen yazılı emre istinaden yapılan el koyma işleminin, CMK’nın 127/3. maddesi uyarınca 24 saat içinde hâkim onayına sunulmadığı tespit edilmiştir. Daire; hâkim onayından geçmeyen el koyma işleminin hukuka aykırı hale geldiğini, bu işlemle elde edilen kaçak eşyaların mahkemece delil olarak kullanılamayacağını ve dosyada sanığın mahkumiyetini gerektirir başkaca kesin delil bulunmadığından beraatine karar verilmesi gerektiğini hüküm altına almıştır.
B. Arama ile El Koymanın Birleşik Denetimi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi’nin E. 2021/2987, K. 2022/4771 sayılı kararında da vurgulandığı üzere, hukuka aykırı bir arama sonucu ele geçirilen eşyaya el konulması ve bu el koymanın sonradan hâkimce onaylanması dahi, baştaki arama usulsüzlüğünü şifalandırmaz. Zehirli ağacın meyvesi de zehirli sayılır (Anayasa m. 38/6).
6. El Koyma Kararlarına Karşı İtiraz Rejimi (CMK m. 267 vd.)
Şüpheli, sanık veya eşyasına el konulan üçüncü kişiler, sulh ceza hâkimliği tarafından verilen el koyma kararlarına veya hâkim onaylarına karşı CMK’nın 267. maddesi uyarınca kararın tebliğinden veya öğrenilmesinden itibaren 7 gün içinde itiraz kanun yoluna başvurabilirler. İtiraz incelemesinde sulh ceza hâkimliği, hem suç şüphesinin varlığını hem de tedbirin ölçülülüğünü denetler.
Ayrıca el koyma tedbiri devam ederken, şüphelinin veya malikin eşyaya olan ihtiyacı göz önüne alınarak, eşyanın teminat karşılığında veya teminatsız olarak iadesi (CMK m. 131) her zaman savcılıktan veya mahkemeden talep edilebilir.
7. Sonuç
El koyma tedbiri, ceza muhakemesinin delil toplama vasıtası olduğu kadar, bireyin mülkiyet hakkına yöneltilen en ağır idari/yargısal müdahalelerden biridir. Soruşturma organlarının kolluk tutanaklarını düzenlerken CMK m. 127/3’ün 24 saatlik süre sınırına kronometre hassasiyetiyle yaklaşması zorunludur. Avukatların ise ceza dosyasını incelerken el koyma tutanağının saati ile sulh ceza hâkiminin onama kararının saatini karşılaştırması, sürenin 1 saat dahi aşılması halinde delilin dosyadan çıkarılmasını ve eşyanın iadesini talep etmesi en etkili savunma stratejisidir.
—
Avukat Şerafettin Kaya
Kocaeli Barosu (Sicil No: 2219) – Avukatlık ve Hukuk Danışmanlığı
[www.serafettinkaya.av.tr](https://www.serafettinkaya.av.tr)
Yazar: Avukat Şerafettin Kaya
Kocaeli Barosu – Sicil No: 2219 | Avukatlık ve Hukuk Danışmanlığı
Bu makale, Avukat Şerafettin Kaya tarafından kaleme alınmış olup, 10 Makalelik Ceza Muhakemesi Hukuku Serisi serisinin bir parçasıdır.
