Kasten Yaralama Suçu ve Cezası: TCK m. 86-87

Kasten yaralama davalarının kaderini çoğu zaman iddianame değil, adli rapor belirler. Yaralanmanın basit tıbbi müdahaleyle giderilebilir olup olmadığı, kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etki derecesi ve yüzde sabit iz bulunup bulunmadığı; hem suçun şikâyete bağlı olup olmadığını hem de cezanın kaç katına çıkacağını belirler.
Kısa Cevap
Kasten yaralamanın temel cezası bir yıl altı aydan üç yıla kadar hapistir. Etki basit tıbbi müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafifse, mağdurun şikâyeti üzerine altı aydan bir yıl altı aya kadar hapis veya adlî para cezası verilir; suç kadına karşı işlenirse alt sınır dokuz aydan az olamaz. Eşe, boşandığı eşe, üstsoya, altsoya, kardeşe veya silahla işlenmesi hâlinde şikâyet aranmaz ve ceza yarı oranında, canavarca hisle işlenmesinde bir kat artırılır. Neticesi sebebiyle ağırlaşan hâllerde ceza bir veya iki kat artar.
Temel Şekil ve Basit Yaralama
Ayrım, tıbbi rapordaki tek bir cümleye bağlıdır.
Türk Ceza Kanunu’nun 86. maddesinin birinci fıkrasına göre kasten başkasının vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişi, bir yıl altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
İkinci fıkraya göre fiilin kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbî müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif olması hâlinde, mağdurun şikâyeti üzerine altı aydan bir yıl altı aya kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur. 2022 yılında eklenen cümleye göre suçun kadına karşı işlenmesi hâlinde cezanın alt sınırı dokuz aydan az olamaz.
Bu fıkranın en önemli sonucu usule ilişkindir. Yargıtay 1. Ceza Dairesi’nin 23.02.2026 tarihli kararında, mağdurun baştan itibaren şikâyetçi olmadığı bir olayda, eylemin silahtan sayılan cisimle gerçekleştirildiği iddiasının şüpheli kalması nedeniyle fiilin 86. maddenin ikinci fıkrası kapsamında kaldığı ve şikâyet bulunmaması nedeniyle davanın düşmesine karar verilmesi gerektiği belirtilerek hüküm kanun yararına bozulmuştur.
Aynı kararda ikinci bir usul kuralına da değinilmiştir: kovuşturma konusu suçun uzlaştırma kapsamında olduğu anlaşılırsa, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 254. maddesinin birinci fıkrası uyarınca dosya uzlaştırma bürosuna gönderilmelidir.
Nitelikli Hâller: Şikâyet Aranmayan Durumlar
Üçüncü fıkra, hem cezayı artırır hem de şikâyet şartını ortadan kaldırır.
Türk Ceza Kanunu’nun 86. maddesinin üçüncü fıkrasına göre kasten yaralama suçunun; üstsoya, altsoya, eşe, boşandığı eşe veya kardeşe karşı, beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı, kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle, kamu görevlisinin sahip bulunduğu nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle, silahla veya canavarca hisle işlenmesi hâlinde şikâyet aranmaksızın verilecek ceza yarı oranında, canavarca his bakımından ise bir kat artırılır.
Buradaki “boşandığı eş” ibaresi 2020 sonrası uygulamada özellikle önem kazanmıştır; boşanma, bu nitelikli hâlin uygulanmasını engellemez.
“Silahla” işlenme hâli ise en sık tartışılan bendlerden biridir. Anılan 23.02.2026 tarihli kararda görüldüğü üzere, silahtan sayılan cisim kullanıldığı iddiasının şüpheli kalması hâlinde bu bent uygulanamaz ve suç yeniden şikâyete bağlı hâle gelir.
| Nitelikli hâl | Şikâyet | Artırım |
|---|---|---|
| Üstsoya, altsoya, eşe, boşandığı eşe veya kardeşe karşı | Aranmaz | Yarı oranında |
| Kendisini savunamayacak durumdaki kişiye karşı | Aranmaz | Yarı oranında |
| Kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle | Aranmaz | Yarı oranında |
| Kamu görevlisinin nüfuzu kötüye kullanılarak | Aranmaz | Yarı oranında |
| Silahla | Aranmaz | Yarı oranında |
| Canavarca hisle | Aranmaz | Bir kat |

Yargıtay Ne Diyor? Kemik Kırığında Orantılılık
Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralamada en sık bozma nedeni budur.
Türk Ceza Kanunu’nun 87. maddesinin üçüncü fıkrasına göre kasten yaralamanın vücutta kemik kırılmasına veya çıkığına neden olması hâlinde, belirlenen ceza kırık veya çıkığın hayat fonksiyonlarındaki etkisine göre yarısına kadar artırılır.
Yargıtay 3. Ceza Dairesi’nin 25.01.2021 tarihli kararında bu hükmün nasıl uygulanacağı açıklanmıştır. Karara göre adli tıp kriterleri açısından kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarına etkisi hafif (1) ile ağır (6) derece şeklinde sınıflandırılmakta, kanun ise en fazla yarı oranında artırım öngörmektedir.
Bu iki ölçek birlikte değerlendirilir. Anılan kararda, adli raporda kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisinin hafif birinci derece olduğu belirtilmesine rağmen beşte bir oranında artırım yapılması, Türk Ceza Kanunu’nun 3. maddesindeki cezada orantılılık ilkesine aykırı bulunmuş ve fazla ceza verildiği gerekçesiyle hüküm bozulmuştur.
Yargıtay 1. Ceza Dairesi’nin 31.03.2021 tarihli kararında da aynı ilke uygulanmıştır. Karara konu olayda adli raporda kırığın etkisi orta ikinci derece olarak belirtilmişken hükümde ağır dördüncü derece olduğu yazılmış ve yarı oranında artırım yapılmıştır. Daire bunu orantılılık ilkesine aykırı bularak hükmü bozmuştur.

Adli Rapor Çelişkisi ve Yüzde Sabit İz
Raporlar arasındaki çelişki, dosyanın esasını değiştirebilir.
Yargıtay 3. Ceza Dairesi’nin 25.01.2021 tarihli kararına konu olayda, devlet hastanesi uzmanının verdiği raporda burun kemiği kırığının hayat fonksiyonlarına etkisi ikinci derece, adli tıp şube müdürlüğünün raporunda ise hafif birinci derece olarak belirtilmiştir.
Daire, raporların çelişkili olduğunu tespit ederek; kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etki derecesinin ne olduğu, yüzde sabit ize neden olup olmadığı ve 86 ile 87. maddelerdeki ölçütlere göre yaralanmanın niteliği konusunda duraksamaya yer vermeyecek şekilde rapor alınması için tüm tedavi evrakının Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas dairesine gönderilmesi gerektiğini belirtmiştir.
Yargıtay 1. Ceza Dairesi’nin 31.03.2021 tarihli kararında ise raporun evrak üzerinde düzenlenmiş olması eleştirilmiştir. Kararda, ilk adli rapordaki burun piramidinin sola deviye olması ve şekil bozukluğu bulguları karşısında yaralanmanın yüzde sabit iz oluşturup oluşturmadığı yönünde inceleme yapılmadığı tespit edilerek, mağdurun tüm tedavi evrakı ve varsa grafileriyle birlikte Adli Tıp Kurumuna sevk edilmesi gerektiği belirtilmiştir.
Yüzde sabit iz, Türk Ceza Kanunu’nun 87. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde sayıldığından cezanın bir kat artırılması sonucunu doğurur; bu nedenle raporda bu hususun tartışılmamış olması tek başına bozma nedenidir.

Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış Yaralama
Sonuç ağırlaştıkça ceza katlanarak artar.
Türk Ceza Kanunu’nun 87. maddesinin birinci fıkrasına göre fiil; duyulardan veya organlardan birinin işlevinin sürekli zayıflamasına, konuşmada sürekli zorluğa, yüzde sabit ize, yaşamı tehlikeye sokan bir duruma ya da gebe kadına karşı işlenip çocuğun vaktinden önce doğmasına neden olmuşsa ceza bir kat artırılır. Verilecek ceza birinci fıkraya giren hâllerde dört yıldan, üçüncü fıkraya giren hâllerde altı yıldan az olamaz.
İkinci fıkraya göre fiil; iyileşmesi olanağı bulunmayan bir hastalığa veya bitkisel hayata girmeye, duyu ya da organ işlevinin yitirilmesine, konuşma veya çocuk yapma yeteneğinin kaybolmasına, yüzün sürekli değişikliğine ya da gebe kadına karşı işlenip çocuğun düşmesine neden olmuşsa ceza iki kat artırılır. Bu hâlde verilecek ceza birinci fıkraya giren hâllerde altı yıldan, üçüncü fıkraya giren hâllerde dokuz yıldan az olamaz.
Dördüncü fıkra en ağır sonucu düzenler: kasten yaralama sonucunda ölüm meydana gelmişse, 86. maddenin birinci fıkrasına giren hâllerde on yıldan on dört yıla, üçüncü fıkrasına giren hâllerde ise on dört yıldan on sekiz yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
Uzlaştırma usulünün işleyişi için uzlaşma kapsamındaki suçlar yazımıza, hükmün açıklanmasının geri bırakılması için HAGB şartları yazımıza, haksız tahrik indirimi için kasten öldürmede haksız tahrik yazımıza ve mahkûmiyetin kayıttan silinmesi için adli sicil kaydı nasıl silinir yazımıza bakılabilir.
Uygulamada Ne Yapmalı?
- Olaydan sonra vakit kaybetmeden tam teşekküllü bir sağlık kuruluşunda rapor aldırın.
- Raporda yaralanmanın basit tıbbi müdahaleyle giderilebilir olup olmadığının yazılmasını sağlayın.
- Kemik kırığı varsa hayat fonksiyonlarına etki derecesinin altı dereceli ölçekte belirtilmesini isteyin.
- Yüz bölgesindeki yaralanmalarda sabit iz değerlendirmesinin ayrıca yapılmasını talep edin.
- Raporlar çelişkiliyse Adli Tıp Kurumundan rapor alınmasını isteyin.
- Evrak üzerinden düzenlenmiş raporlara itiraz edin; muayeneye dayalı rapor talep edin.
- Artırım oranının rapordaki dereceyle orantılı olup olmadığını denetleyin.
- Nitelikli hâl iddiasında silahın veya cismin niteliğini delillerle tartışın.
- Şikâyete bağlı hâllerde altı aylık süreyi kaçırmayın.
- Uzlaştırma kapsamındaki hâllerde bu usulün işletilmesini talep edin.
- Yaralama bir kişinin hürriyetinden yoksun bırakıldığı sırada gerçekleştiyse, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun birlikte oluşup oluşmadığını ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış hâllerde TCK m. 109/6 uyarınca ayrıca yaralama hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağını denetleyin.
Sık Sorulan Sorular
Basit yaralamanın cezası nedir? Türk Ceza Kanunu’nun 86. maddesinin ikinci fıkrasına göre altı aydan bir yıl altı aya kadar hapis veya adlî para cezasıdır; suç kadına karşı işlenirse alt sınır dokuz aydan az olamaz.
Şikâyetten vazgeçersem dava düşer mi? Fiil basit yaralama kapsamındaysa evet. Yargıtay 1. Ceza Dairesi’nin 23.02.2026 tarihli kararında, şikâyet bulunmaması nedeniyle davanın düşmesine karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir. Nitelikli hâllerde ise şikâyet aranmaz.
Eşe karşı yaralamada şikâyet gerekir mi? Hayır. Türk Ceza Kanunu’nun 86. maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendine göre eşe veya boşandığı eşe karşı işlenmesi hâlinde şikâyet aranmaksızın ceza yarı oranında artırılır.
Kemik kırığı cezayı ne kadar artırır? Türk Ceza Kanunu’nun 87. maddesinin üçüncü fıkrasına göre kırığın hayat fonksiyonlarındaki etkisine göre yarısına kadar artırılır. Yargıtay kararlarına göre bu oran, adli tıptaki altı dereceli ölçekle orantılı belirlenmelidir.
Yüzümde iz kaldı, bu cezayı etkiler mi? Evet. Yüzde sabit iz, 87. maddenin birinci fıkrasında sayıldığından ceza bir kat artırılır ve alt sınır dört yıldan az olamaz.
Rapor evrak üzerinden verilebilir mi? Yargıtay 1. Ceza Dairesi’nin 31.03.2021 tarihli kararında, evrak üzerinden düzenlenen raporda yüzde sabit iz incelemesinin yapılmamış olması eksik inceleme sayılarak hüküm bozulmuştur.
Sonuç
Kasten yaralama dosyalarında hukuki tartışma çoğu zaman tıbbi tespitlerin üzerine kurulur. Basit tıbbi müdahale değerlendirmesi suçun şikâyete bağlı olup olmadığını, kemik kırığının derecesi artırım oranını, yüzde sabit iz ise cezanın kat kat artıp artmayacağını belirler. Bu nedenle hem mağdur hem sanık bakımından en etkili savunma aracı, raporun eksiksiz ve muayeneye dayalı biçimde alınmasını sağlamaktır.
Dayanak Mevzuat ve Kararlar
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 3, 53, 73, 86, 87
- 7406 sayılı Kanun m. 3 (TCK m. 86/2 değişikliği; 12.05.2022)
- 7242 sayılı Kanun m. 11 (TCK m. 86/3-f; 14.04.2020)
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 223, 253, 254, 309
- Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2020/14163, K. 2021/1814, T. 25.01.2021
- Yargıtay 1. Ceza Dairesi, E. 2021/393, K. 2021/5623, T. 31.03.2021
- Yargıtay 1. Ceza Dairesi, E. 2025/8578, K. 2026/1206, T. 23.02.2026
Hukuki Bilgilendirme
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlı olarak hazırlanmıştır; hukuki görüş veya vekâlet ilişkisi doğurmaz. Suçun nitelendirilmesi ve ceza miktarı adli rapor içeriğine ve olayın koşullarına göre değiştiğinden, dosya incelenmeden değerlendirme yapılmamalıdır. Her uyuşmazlık kendi somut koşullarında değerlendirilir.
Yayın tarihi: 30.09.2026 · Son güncelleme: 30.09.2026 Hazırlayan: Av. Şerafettin Kaya · Gebze / Kocaeli · 0534 545 23 32 · www.serafettinkaya.av.tr