Pzt–Cum 09:00–18:30 Gebze / Kocaeli

Ağır Ceza Mahkemesi: Görev ve Yargılama

Ağır ceza mahkemesinin görevi ve yargılama usulü konulu makale kapak görseli

Ağır ceza mahkemesi, ceza yargısının en ağır suçlara bakan ilk derece mahkemesidir ve görevi kanunda sayma yöntemiyle belirlenmiştir. Bu, uygulamada iki soru doğurur: bir dosyanın ağır cezaya gitmesi için hangi ölçütler aranır ve mahkeme kendini görevli görmediğinde ne olur? Ölçütler ikilidir — kanunda ismen sayılan katalog suçlar ve cezanın üst sınırı. Ayrıca bu mahkemenin heyet hâlinde çalışması ve zorunlu müdafi rejimi, yargılamayı asliye cezadan farklı kılar. Bu yazıda görev ölçütlerini, görevsizlik rejimini ve ağır ceza yargılamasının kendine özgü yönlerini açıklıyoruz.

Kısa Cevap

5235 sayılı Kanun m. 12’ye göre, kanunların ayrıca görevli kıldığı hâller saklı kalmak üzere; Türk Ceza Kanunu’nda yer alan yağma (m. 148), irtikâp (m. 250/1 ve 2), resmî belgede sahtecilik (m. 204/2) ve hileli iflas (m. 161) suçları, TCK’nın İkinci Kitap Dördüncü Kısmının Dört, Beş, Altı ve Yedinci Bölümünde tanımlanan suçlar (318, 319, 324, 325 ve 332. maddeler hariç), Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlar ile ağırlaştırılmış müebbet, müebbet ve on yıldan fazla hapis cezalarını gerektiren suçlarla ilgili dava ve işlere bakmakla ağır ceza mahkemeleri görevlidir. Mahkeme bir başkan ve iki üye ile toplanır. Alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlarda şüpheli veya sanığın istemi aranmaksızın müdafi görevlendirilir (CMK m. 150/3). Görev kamu düzenindendir ve her aşamada resen gözetilir; göreve ilişkin bozma kararlarına direnilemez.

Görev Ölçütleri

Birinci ölçüt: katalog. Kanun bazı suçları, cezasına bakmaksızın ağır ceza mahkemesinin görevine bırakmıştır. Bunlar yağma, irtikâp (m. 250/1 ve 2), resmî belgede sahtecilik (yalnızca m. 204/2), hileli iflas ile TCK’nın Dördüncü Kısmının Dört, Beş, Altı ve Yedinci Bölümlerinde tanımlanan suçlardır. Bu bölümler devletin güvenliğine, anayasal düzene, milli savunmaya ve devlet sırlarına karşı suçları kapsar; 318, 319, 324, 325 ve 332. maddeler bu kapsamdan çıkarılmıştır. Terörle Mücadele Kanunu kapsamındaki suçlar da ağır ceza mahkemesinin görevindedir.

Katalogun içeriği zaman içinde değişmiştir: nitelikli dolandırıcılık (TCK m. 158) 21 Şubat 2014 tarihli 6526 sayılı Kanun’la maddeden çıkarılmıştır. Bu nedenle eski tarihli kararlarda geçen katalog listesi bugünkü metinle birebir örtüşmez.

İkinci ölçüt: ceza sınırı. Ağırlaştırılmış müebbet, müebbet ve on yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlar ağır ceza mahkemesinin görevindedir. Buradaki ölçüt, somut olayda hükmedilecek ceza değil, suç için kanunda öngörülen cezadır. Nitelikli hâller ve suçun ağırlaşmış biçimleri bu hesaba dâhildir.

Bu iki ölçütten biri gerçekleştiğinde dosya ağır ceza mahkemesine aittir; hiçbiri gerçekleşmiyorsa asliye ceza mahkemesi görevlidir.

Ağır ceza mahkemesinin görev ölçütleri
ÖlçütKapsamDikkat edilecek nokta
Katalog suçlarYağma (TCK m. 148), irtikâp (m. 250/1-2), resmî belgede sahtecilik (yalnızca m. 204/2), hileli iflas (m. 161); TCK İkinci Kitap Dördüncü Kısmın Dört, Beş, Altı ve Yedinci Bölümlerindeki suçlar (m. 318, 319, 324, 325 ve 332 hariç); Terörle Mücadele Kanunu kapsamındaki suçlarCezaya bakılmaksızın ağır cezanın görevindedir. Katalog zamanla daralmıştır: nitelikli dolandırıcılık (m. 158) 21.02.2014 tarihli 6526 sayılı Kanun’la çıkarılmıştır
Ceza sınırıAğırlaştırılmış müebbet, müebbet ve on yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlarÖlçüt hükmedilecek ceza değil, suç için kanunda öngörülen cezadır; nitelikli hâller hesaba dâhildir
Lehe kanun değerlendirmesiSuç tarihinden sonra ceza ağırlaştırılmışsa TCK m. 7/2 uyarınca karşılaştırma yapılması gereken hâllerYeni düzenlemedeki sınır ağır cezanın görev alanına giriyorsa değerlendirmeyi ağır ceza mahkemesi yapar; asliye ceza görevsizlik kararı vermelidir
Delilleri takdirEylemin daha ağır bir suçu oluşturup oluşturmadığına ilişkin takdirBu takdir üst dereceli mahkemeye aittir; asliye ceza kendisi yapamaz

Örneğin kasten öldürme ve haksız tahrik tartışmasının yürütüldüğü dosyalar, cezanın ağırlığı nedeniyle bu mahkemede görülür.

Ağır ceza mahkemesinin görev ölçütlerini gösteren kart görseli.
Katalogda resmî belgede sahtecilik yalnızca TCK m. 204/2 bakımından yer alır.

En Kritik Ayrım: Lehe Kanun Değerlendirmesi Görevi Değiştirebilir

Uygulamada gözden kaçan bir nokta, sonradan yürürlüğe giren kanunun görev ölçütünü etkileyebilmesidir.

Suç tarihinde ceza üst sınırı on yılın altında olan bir suç, sonradan yapılan kanun değişikliğiyle daha ağır cezayı gerektirir hâle gelmişse, TCK m. 7/2 uyarınca lehe kanunun belirlenmesi gerekir. Yargıtay’a göre bu belirlemeyi ve buna esas delillerin değerlendirilmesini yapma görevi, yeni düzenlemedeki ceza sınırı ağır ceza mahkemesinin görev alanına giriyorsa ağır ceza mahkemesine aittir. Böyle bir durumda asliye ceza mahkemesi yargılamaya devam edemez, görevsizlik kararı vermek zorundadır.

İkinci bir husus, delilleri takdir yetkisinin de göreve dâhil olmasıdır. Eylemin daha ağır bir suçu (örneğin hırsızlık yerine yağmayı) oluşturup oluşturmadığına ilişkin delillerin takdiri, üst dereceli mahkemenin görevindedir; asliye ceza mahkemesi bu takdiri kendisi yapamaz.

Buna karşılık ters yön kapalıdır: CMK m. 6 uyarınca duruşmada suçun hukukî niteliğinin değiştiğinden bahisle görevsizlik kararı verilerek dosya alt dereceli mahkemeye gönderilemez. İşin esasına giren ağır ceza mahkemesi, nitelendirme hafiflese dahi davaya bakmaya devam eder ve CMK m. 226 uyarınca ek savunma hakkı tanıyarak hükmünü kurar.

Kanun değişikliğinin görevli mahkemeyi nasıl etkilediğini gösteren akış görseli.
Görev yukarı doğru taşınabilir; aşağı doğru taşınamaz.

Heyet, Zorunlu Müdafi ve Usul

Heyet. Ağır ceza mahkemesinde bir başkan ile yeteri kadar üye bulunur; mahkeme bir başkan ve iki üye ile toplanır. Asliye ceza mahkemeleri ise tek hâkimlidir. İş yoğunluğuna göre birden fazla daire oluşturulabilir ve Hâkimler ve Savcılar Kurulu ihtisaslaşma amacıyla daireler arası iş dağılımı belirleyebilir; bu dağılım yapıldığı tarihte görülmekte olan davalarda daireler iş bölümü gerekçesiyle dosyayı başka daireye gönderemez.

Zorunlu müdafi. CMK m. 150/3 uyarınca alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlarda, şüpheli veya sanığın istemi aranmaksızın müdafi görevlendirilir. Ağır ceza mahkemesinin görevine giren suçların önemli bölümü bu eşiğin üzerinde olduğundan, uygulamada bu mahkemedeki yargılamalar kural olarak müdafi ile yürür. Ayrıca müdafii bulunmayan şüpheli veya sanık çocuk, kendisini savunamayacak derecede malul ya da sağır ve dilsiz ise yine istem aranmaksızın müdafi görevlendirilir.

Aleyhe bozmada savunma. Hüküm aleyhe bozulmuşsa, yeniden bakan mahkeme sanıktan bozmaya karşı diyeceğini sormak zorundadır; müdafinin dinlenmesiyle yetinilemez. Bu kural beraat hükmünde direnilmesi hâlinde de geçerlidir ve uyulması zorunlu emredici kurallardandır; ihlali savunma hakkının kısıtlanması sonucunu doğurur.

Ağır ceza mahkemesinde heyet yapısı, zorunlu müdafi ve savunma güvencelerini gösteren tablo.
Eksik heyetle yapılan duruşma bozma sebebidir.

Yargıtay Ne Diyor?

Lehe kanun değerlendirmesi ağır ceza mahkemesinin görevindedir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2020/201, K. 2023/230, T. 25.04.2023 kararına konu olayda, suç tarihinde üst sınırı sekiz yıl olan çocuğun basit cinsel istismarı suçu, 28.06.2014 tarihli 6545 sayılı Kanun’la üst sınırı on beş yıla çıkarılacak biçimde değiştirilmiştir. Kurul, TCK m. 7/2 uyarınca lehe kanunun belirlenmesi ve buna esas delillerin değerlendirilmesi görevinin asliye ceza mahkemesinin görev kapsamında kalmayıp ağır ceza mahkemesine ait olduğunu; asliye ceza mahkemesinin görevsizlik kararı vererek dosyayı göndermesi gerekirken yargılamaya devam etmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu belirtmiştir. Aynı kararda, aleyhe bozmaya karşı sanığın beyanı alınmadan direnme kararı verilmesi de bozma sebebi sayılmıştır. Karar oybirliğiyle verilmiştir.

Göreve ilişkin bozmaya direnilemez. Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2015/850, K. 2016/31, T. 26.01.2016 kararında, mahkemenin görevli olmaması nedeniyle verilen bozma kararlarına karşı direnme hakkı bulunmadığını, bozmaya uyulmasının zorunlu olduğunu oybirliğiyle kabul etmiştir. Kurulun gerekçesine göre hüküm görevsizlik nedeniyle bozulduğunda dosya doğrudan görevli mahkemeye gönderilir; kararı bozulan mahkeme artık yargılama yapamayacağından direnme kararı da veremez. Aynı kararda, hırsızlık sırasında yakalanmamak için kolluğa bıçak çeken sanığın eyleminin yağma suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delilleri takdir görevinin üst dereceli ağır ceza mahkemesine ait olduğu belirtilmiştir.

Nitelendirme değişse de dosya aşağı gönderilemez. Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2011/276, K. 2011/284, T. 20.12.2011 kararında, suçun hukukî nitelendirmesinin değişmesi hâlinde izlenecek yol açıklanmıştır: değişen nitelik mahkemenin veya alt dereceli mahkemenin görev alanında kalıyorsa CMK m. 226 uyarınca ek savunma hakkı tanınarak hüküm verilir; ancak değişen nitelik mahkemenin görevini aşıyorsa m. 5 uyarınca görevsizlik kararıyla dosya görevli mahkemeye gönderilir. Kurul, CMK m. 6’nın açık hükmü karşısında dosyanın alt dereceli mahkemeye gönderilmesine kanunî olanak bulunmadığına oybirliğiyle karar vermiştir.

Uygulamada Ne Yapmalı?

  1. Katalogu güncel metinden kontrol edin. Nitelikli dolandırıcılık 2014’te katalogdan çıkarılmıştır; eski kararlardaki liste bugünkü metinle örtüşmez.
  2. Ceza üst sınırını kanundan hesaplayın. Ölçüt hükmedilecek ceza değil, suç için öngörülen cezadır; nitelikli hâller dâhildir.
  3. Kanun değişikliklerini takip edin. Sonradan ağırlaşan ceza, lehe kanun değerlendirmesi yoluyla görevi ağır cezaya taşıyabilir.
  4. Delil takdiri tartışmasını gündeme getirin. Eylemin daha ağır bir suçu oluşturup oluşturmadığına ilişkin takdir üst dereceli mahkemenindir.
  5. Aşağı doğru görevsizliğe itiraz edin. Nitelendirme hafiflese bile ağır ceza mahkemesi davaya bakmaya devam etmelidir.
  6. Zorunlu müdafi rejimini denetleyin. Alt sınırı beş yıldan fazla hapsi gerektiren suçlarda müdafi olmadan yapılan işlemler sakattır.
  7. Heyet oluşumunu tutanaktan doğrulayın. Mahkeme bir başkan ve iki üye ile toplanır; eksik heyetle yapılan duruşma bozma sebebidir.
  8. Aleyhe bozmada beyan alınmasını isteyin. Bozmadan sonra sanıktan diyeceği sorulmadan hüküm kurulamaz; müdafinin dinlenmesi yetmez.
  9. Katalog suçlarda ön şartları kontrol edin. Örneğin kamu görevlisinin işlediği resmî belgede sahtecilik fiilinde soruşturma izni gerekip gerekmediği ayrıca değerlendirilmelidir.
  10. Koruma tedbirlerini ayrı takip edin. Soruşturma evresindeki el koyma gibi kararlar sulh ceza hâkimliğince verilir; bunlara itiraz yolu ayrıdır.

Sık Sorulan Sorular

Ağır ceza mahkemesi hangi davalara bakar? Kanunda sayılan katalog suçlar ile ağırlaştırılmış müebbet, müebbet ve on yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlara.

Mahkeme kaç hâkimden oluşur? Bir başkan ve iki üye ile toplanır; asliye ceza mahkemeleri ise tek hâkimlidir.

Avukat tutmak zorunlu mu? Alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlarda şüpheli veya sanığın istemi aranmaksızın müdafi görevlendirilir.

Nitelikli dolandırıcılık ağır ceza mahkemesinde mi görülür? Bu suç 2014’te katalogdan çıkarılmıştır; görev, cezanın üst sınırına göre belirlenir.

Ağır ceza mahkemesi dosyayı asliye cezaya gönderebilir mi? Hayır. Duruşmada suçun hukukî niteliğinin değiştiğinden bahisle dosya alt dereceli mahkemeye gönderilemez.

Kanun değişince görevli mahkeme değişir mi? Lehe kanun değerlendirmesi gerekiyorsa ve yeni düzenlemedeki ceza sınırı ağır cezanın görev alanına giriyorsa bu değerlendirme ağır ceza mahkemesince yapılır.

Göreve ilişkin bozma kararına direnilebilir mi? Hayır. Bu tür bozma kararlarına direnilemez; bozmaya uyulması zorunludur.

Sonuç

Ağır ceza mahkemesinin görevi, ceza yargısının en ağır dosyalarını tek bir yapıda toplama amacına dayanır ve kanun bunu iki ölçütle kurar: ismen sayılan katalog suçlar ve on yılı aşan ceza sınırı. Bu ölçütler sabit görünse de pratikte hareketlidir; katalog zaman içinde daralmış, nitelikli dolandırıcılık 2014’te listeden çıkarılmıştır. Daha önemlisi, sonradan yürürlüğe giren bir kanun cezayı ağırlaştırdığında lehe kanun değerlendirmesi gündeme gelir ve Yargıtay bu değerlendirmeyi yapma görevini de ağır ceza mahkemesine bırakır; böylece görev, suç tarihindeki tabloya göre değil, karşılaştırılacak iki kanundan ağır olanına göre belirlenmiş olur. Aynı mantık delil takdiri için de geçerlidir: eylemin daha ağır bir suçu oluşturup oluşturmadığına karar verme yetkisi alt dereceli mahkemede değildir. Sistemin tek yönlü işlediği de unutulmamalıdır; dosya yukarı doğru gönderilebilir, ancak nitelendirme hafiflese bile aşağı doğru gönderilemez. Son olarak heyet yapısı ve zorunlu müdafi rejimi, bu mahkemedeki yargılamayı usul güvenceleri bakımından daha sıkı kurallara bağlar. Her uyuşmazlık kendi somut koşullarında değerlendirilmelidir.

Dayanak Mevzuat ve Kararlar

  • 5235 sayılı Kanun m. 9, 11 ve 12 — ceza mahkemelerinin kuruluşu ve görevleri
  • 6526 sayılı Kanun m. 2 (21.02.2014) — 5235 sayılı Kanun m. 12’de yapılan değişiklik
  • 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 3, 4, 5 ve 6 — görev ve görevsizlik
  • 5271 sayılı Kanun m. 150/3 — zorunlu müdafi
  • 5271 sayılı Kanun m. 226 ve 307/2 — ek savunma ve aleyhe bozmada beyan alınması
  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 7/2 — lehe kanunun uygulanması
  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2020/201, K. 2023/230, T. 25.04.2023
  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2015/850, K. 2016/31, T. 26.01.2016
  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2011/276, K. 2011/284, T. 20.12.2011

Hukuki Bilgilendirme

Bu yazı yalnızca genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya vekâlet ilişkisi doğurmaz. Görevli mahkeme, iddianamedeki eylem tanımına ve kanunda öngörülen ceza sınırına göre belirlendiğinden, dosya ve mevzuatın suç tarihindeki hâli incelenmeden değerlendirme yapılmamalıdır. Her uyuşmazlık kendi somut koşullarında değerlendirilmelidir.

Yayın tarihi: 19.08.2026 · Son güncelleme: 19.08.2026
Hazırlayan: Av. Şerafettin Kaya · Gebze / Kocaeli · 0534 545 23 32 · www.serafettinkaya.av.tr

Bu yazıyı paylaş

WhatsApp LinkedIn X

Aynı kategoriden diğer yazılar

WhatsApp Randevu Ara