Genetik İnceleme Sonuçları Artık 20 Yıl Saklanacak

Genetik İnceleme Sonuçları Artık 20 Yıl Saklanacak

Bir soruşturmada sizden DNA örneği alındı, rapor geldi ve dosya kapandı. Peki o veri ne oldu? Eski düzenlemede cevap, dosyanın nasıl sonuçlandığına göre ya “derhâl imha” ya da belirsizlikti. Anayasa Mahkemesi bu belirsizliği kişisel verilerin korunması bakımından yeterli görmedi ve hükmü iptal etti. 12. Yargı Paketi, iptal yürürlüğe girmeden önce yeni bir sistem kurdu. Bu yazıda genetik inceleme sonuçlarının nasıl saklanacağını, ne zaman yok edileceğini ve silme talebinde bulunma hakkını açıklıyoruz.

Kısa Cevap

Genetik inceleme sonuçları artık kimlik bilgilerinden arındırılarak mahsus bir sisteme kaydediliyor ve kural olarak yirmi yıl saklanıyor. 7589 sayılı Kanunun 14. maddesiyle yeniden yazılan CMK m. 80’e göre bilgiler; kovuşturmaya yer olmadığı kararına itiraz süresinin dolması, itirazın reddi, beraat veya ceza verilmesine yer olmadığı kararının kesinleşmesi hâllerinde derhâl, diğer hâllerde mahkeme kararının kesinleşmesinden itibaren yirmi yıl geçmesiyle Cumhuriyet savcısı huzurunda yok edilir. Yeni düzenlemenin en önemli güvencesi, ilgiliye tanınan silme talebi hakkıdır: saklamayı gerektiren amacın ortadan kalkması veya haklı bir neden bulunması hâlinde hâkim veya mahkemeden verilerin silinmesi istenebilir. Anayasa Mahkemesi eski hükmü, Anayasa’nın 13. ve 20. maddelerine aykırı bularak kanunilik şartı yönünden iptal etmişti.

Neden Değişti? Kararın Arkasındaki Somut Olay

CMK m. 80’in eski ikinci fıkrası yalnızca imha hâllerini sayıyordu: kovuşturmaya yer olmadığı kararına itiraz süresinin dolması, itirazın reddi, beraat veya ceza verilmesine yer olmadığı kararının kesinleşmesi hâllerinde bilgiler savcı huzurunda derhâl yok edilirdi.

İptale giden olay, sorunun ne kadar somut olduğunu gösterir. İstanbul Anadolu 90. Asliye Ceza Mahkemesinde görülen bir hırsızlık davasında fail, 2009 yılında bambaşka bir soruşturmada alınmış bir biyolojik örnekle eşleştirme yapılarak belirlendi. Yani yıllar önce alınan DNA profili kolluk tarafından saklanmış, bir veri tabanında tutulmuş ve sonraki bir olayda tarama yoluyla kullanılmıştı. Mahkeme, kanuna uygun biçimde kurulmuş bir DNA veri bankası bulunmadığı hâlde bu verilerin delil olarak kullanılmasını hukuka aykırı buldu ve m. 80/2’nin iptali için başvurdu.

Anayasa Mahkemesi 25 Aralık 2025 tarihli E.2025/141, K.2025/274 sayılı kararıyla fıkrayı iptal etti; iptalin yürürlüğü 18 Aralık 2026‘ya bırakıldı.

İptal gerekçesi kanunilik şartıdır. Karar, kuralı Anayasa’nın 13. ve 20. maddelerine aykırı bulmuştur; kararda kuralın Anayasa’nın 17. maddesiyle ilgisinin görülmediği açıkça belirtilmiştir. Mahkemenin tespiti şudur:

Kararların kesinleşmesine kadarki süreç ile mahkûmiyet, davanın reddi veya düşmesi gibi kararlarda genetik inceleme sonuçlarının ne kadar süreyle ve ne şekilde saklanacağı, imha edilip edilmeyeceği, imha usulü ile ilgililerin silinme talebinde bulunup bulunamayacağı konularında kanunda hiçbir düzenlemeye yer verilmemiştir.

Kişisel verilerin korunmasını isteme hakkına getirilen sınırlama, yeterli güvenceler ve temel ilkeler öngörülmediği için kanunilik şartını sağlamamıştır.

İkinci İptal: Yönetmelik Yetkisi de Düştü

Aynı kararla Anayasa Mahkemesi CMK m. 82’yi de — “80. maddenin (2) numaralı fıkrası” yönünden — iptal etti. m. 82, “75 ilâ 81 inci maddelerde öngörülen işlemlerin yapılması ile ilgili usuller yönetmelikte gösterilir” hükmüdür.

Buradaki gerekçe farklıdır: yasama yetkisinin devredilmezliği (Anayasa m. 7). Karara göre, verilerin saklanması, süresi, imhası ve silinme talebi gibi temel konularda yasal çerçeve çizilmeden yürütmeye “sınırları ve kapsamı belirli olmayan” bir düzenleme yetkisi tanınmıştır.

Bu ikinci iptal, 7589’un yaptığı düzenlemenin yapısını açıklar: kanun koyucu yönetmelik yetkisini m. 82’ye bırakmak yerine, çerçevesini kanunda çizip yetkiyi m. 80’in kendi içine (yeni dördüncü fıkra) taşımıştır. Yani paket, tek bir iptale değil, birbirini tamamlayan iki iptale birden cevap vermektedir.

7589 sayılı Kanun, iptal yürürlüğe girmeden yaklaşık beş ay önce devreye girerek kayıt, kullanım ve silme rejimini bütünüyle kurdu.

Yeni Sistem: Kimlikten Arındırılmış Kayıt

Yeni ikinci fıkra iki ayrı saklama ortamı öngörüyor:

  1. Mahsus sistem: İnceleme sonuçları kimlik bilgilerinden arındırılmış şekilde kaydedilir.
  2. Dosya: Bir örneği, delil olarak saklanmak üzere soruşturma veya kovuşturma makamına gönderilir.

Kimlikten arındırma, verinin doğrudan kişiyle eşleştirilememesi anlamına gelir. Bu, kişisel verilerin korunması hukukundaki veri minimizasyonu yaklaşımının ceza muhakemesine yansımasıdır.

CMK m. 80/1’in ilk fıkrası korunmuştur: inceleme sonuçları kişisel veri niteliğindedir, başka amaçla kullanılamaz ve dosya içeriğini öğrenme yetkisine sahip kişiler tarafından başkasına verilemez.

İmha Süreleri: İki Ayrı Rejim

Dosyanın sonucuİmha zamanı
Kovuşturmaya yer olmadığı kararına itiraz süresinin dolmasıDerhâl
İtirazın reddiDerhâl
Beraat kararının kesinleşmesiDerhâl
Ceza verilmesine yer olmadığı kararının kesinleşmesiDerhâl
Diğer hâller (mahkûmiyet dahil)Kesinleşmeden itibaren 20 yıl

İmha, Cumhuriyet savcısının huzurunda yapılır ve bu husus dosyada muhafaza edilmek üzere tutanağa geçirilir. Tutanak şartı, imhanın denetlenebilir olmasını sağlayan usuli güvencedir.

Yirmi yıllık sürenin başlangıcı mahkeme kararının kesinleşmesidir; örnek alma tarihi veya karar tarihi değil.

Silme Talebi: Yeni Bir Hak

Yeni fıkranın son cümlesi, ilgiliye aktif bir hak tanıyor:

Bilgisi sisteme kaydedilen kişi bu süre içinde kişisel verinin saklanmasını gerektiren amacın ortadan kalkması veya haklı bir nedenin bulunması hâlinde hâkim veya mahkemeden bu bilgilerin silinmesini talep edebilir.

Bu, yirmi yıllık sürenin mutlak olmadığı anlamına gelir. İki dayanaktan biri yeterlidir:

  • Saklama amacının ortadan kalkması. Verinin toplanma amacı sona ermişse saklamanın hukuki temeli de zayıflar.
  • Haklı bir nedenin bulunması. Bu ölçüt somutlaştırılmamıştır; hâkimin takdirine bırakılmıştır.

Talep hâkim veya mahkemeye yöneltilir. Kararın niteliği gereği bu karara karşı da CMK’nın genel hükümlerine göre itiraz yolu değerlendirilecektir.

Kayıtlar Hangi Hâllerde Kullanılabilir?

Yeni üçüncü fıkra, kayda erişimi sıkı şartlara bağlıyor:

Sisteme kaydedilen bilgiler, yürütülmekte olan bir soruşturma veya kovuşturma kapsamında maddî gerçeğin ortaya çıkarılması amacıyla mahkeme, hâkim veya Cumhuriyet savcısı kararıyla kullanılabilir.

Üç sınır vardır: (i) yürütülmekte olan bir soruşturma veya kovuşturma bulunmalı, (ii) amaç maddi gerçeğin ortaya çıkarılması olmalı, (iii) karar verilmelidir.

Karara karşı denetim yolu da düzenlenmiştir:

  • Mahkeme veya hâkim kararlarına karşı → itiraz yolu,
  • Cumhuriyet savcısının kararına karşısulh ceza hâkimliğine başvuru.

Savcı kararının yargısal denetime açılması, düzenlemenin en önemli güvencelerinden biridir.

Uygulama Yönetmeliği

Dördüncü fıkra, kayıt, saklama, imha ve kayıtlardan yararlanmaya ilişkin esas ve usullerin Adalet Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı tarafından müştereken çıkarılacak yönetmelikle belirleneceğini öngörüyor.

Bu, sistemin teknik altyapısının — hangi kurumda tutulacağı, erişim logları, kimlikten arındırma yöntemi — yönetmelikle şekilleneceği anlamına gelir. Uygulamanın gerçek çerçevesi bu yönetmelikle netleşecektir.

Örnek Alma Kuralları Değişmedi

Yeni düzenleme yalnızca sonuçların saklanması rejimini kurar; örneğin nasıl alınacağına ilişkin kurallar yürürlüktedir:

  • CMK m. 75 — şüpheli veya sanığın beden muayenesi ve vücudundan örnek alınması,
  • CMK m. 76 — diğer kişilerin beden muayenesi ve vücuttan örnek alınması,
  • CMK m. 78 — moleküler genetik incelemeler.

Bu maddeler uyarınca alınan örnekler üzerinde yapılan incelemelerin sonuçları, yeni m. 80 rejimine tabidir.

Yeni Düzenleme, Anayasa Mahkemesinin Aradığını Karşılıyor mu?

Bu soru önemlidir, çünkü cevabı düzenlemenin ömrünü belirleyebilir.

Anayasa Mahkemesi iptal kararında, imha sürelerinin nasıl belirlenmesi
gerektiğine dair somut ölçütler saymıştır:

“Biyolojik örneklerin alındığı kişinin dosyadaki sıfatı, soruşturma veya
kovuşturma konusu suçun türü ve ağırlığı, süreç sonunda fail hakkında verilen
kararın niteliği ve failin yaşı gibi faktörler de dikkate alınarak
belirlenecek sürelerin geçmesiyle verilerin imha edilmesine yönelik
güvencelerin öngörülmesi gerektiği açıktır.” (§ 33)

Karar ayrıca, genetik verilerin “suçun türü ya da ağırlığı veya kararın
niteliği gibi belli ölçütler öngörülmeksizin kategorik olarak” saklanmasının
anayasal güvencelerle bağdaşmayabileceğini belirtmiştir (§ 32).

7589 sayılı Kanunun getirdiği çözüm ise tek tip yirmi yıllık süredir. Yeni
fıkra; kişinin şüpheli mi sanık mı mağdur mu olduğuna, suçun ağırlığına veya
failin yaşına göre bir ayrım yapmaz. Kararın niteliği bakımından yalnızca ikili
bir ayrım vardır: beraat, kovuşturmaya yer olmadığı ve ceza verilmesine yer
olmadığı hâllerinde derhâl imha; diğer tüm hâllerde yirmi yıl.

Düzenlemenin güçlü yanı, silme talebi hakkının tanınmasıdır: yirmi yıl mutlak
bir süre değildir ve ilgili, amacın ortadan kalktığını veya haklı bir neden
bulunduğunu ileri sürerek hâkim ya da mahkemeden silinme isteyebilir. Kullanımın
yargı kararına bağlanması ve savcı kararına karşı sulh ceza hâkimliği denetimi
öngörülmesi de kararın aradığı güvenceler arasındadır.

Buna karşılık, AYM’nin açıkça saydığı ölçütlerin kanun metnine yansıtılmamış
olması
tartışmaya açık bir noktadır. Sürenin bireyselleştirilmesi kanunla
değil, silme talebi üzerine hâkim kararıyla sağlanacaktır. Bu tercihin yeterli
sayılıp sayılmayacağı, önümüzdeki dönemde açılabilecek yeni bir norm denetimi
başvurusunda değerlendirilebilir.

Uygulamada Ne Yapmalı?

Dosyanız beraat veya kovuşturmaya yer olmadığı kararıyla sonuçlandıysa imhayı takip edin. Bu hâllerde imha “derhâl” yapılmalı ve tutanağa geçirilmelidir. Dosyada imha tutanağının bulunup bulunmadığı kontrol edilebilir.

Mahkûmiyetle sonuçlanan dosyalarda silme talebi imkânını değerlendirin. Yirmi yıllık süre beklenmeden, saklama amacının ortadan kalktığı veya haklı bir neden bulunduğu gerekçesiyle hâkim veya mahkemeye başvurulabilir.

Kayıtların kullanıldığını öğrenirseniz denetim yolunu kullanın. Cumhuriyet savcısının kullanım kararına karşı sulh ceza hâkimliğine, hâkim veya mahkeme kararına karşı itiraz yoluna başvurulabilir.

Anayasa Mahkemesi Ne Diyor?

  • AYM, E.2025/141, K.2025/274, T. 25.12.2025: CMK m. 80/2, verilerin saklama süresi, imhası ve silinme talebi gibi temel konularda güvence içermediği için Anayasa’nın 13. ve 20. maddelerine aykırı bulunarak iptal edilmiştir; kararda kuralın Anayasa’nın 17. maddesiyle ilgisinin görülmediği belirtilmiştir. Aynı kararla CMK m. 82 de, çerçevesi çizilmeden yürütmeye düzenleme yetkisi tanıdığı için iptal edilmiştir. İptal hükümleri 18 Aralık 2026’da yürürlüğe girecekti.
  • AYM, E.2024/98, K.2025/149, T. 10.07.2025: Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’nda genetik verilerin özel nitelikli kişisel veri olarak sınıflandırıldığı ve işlenmesinin daha katı kurallara bağlandığı vurgulanmıştır.

Sık Sorulan Sorular

Beraat ettim; DNA verim silinecek mi?
Evet. Beraat kararının kesinleşmesi hâlinde bilgiler Cumhuriyet savcısı huzurunda derhâl yok edilir ve bu husus tutanağa geçirilir.

Mahkûm oldum; verim ne kadar saklanacak?
Kural olarak mahkeme kararının kesinleşmesinden itibaren yirmi yıl. Ancak bu süre içinde saklamayı gerektiren amacın ortadan kalktığını veya haklı bir nedenin bulunduğunu ileri sürerek hâkim veya mahkemeden silinmesini talep edebilirsiniz.

Verim başka bir soruşturmada kullanılabilir mi?
Yalnızca yürütülmekte olan bir soruşturma veya kovuşturma kapsamında, maddi gerçeğin ortaya çıkarılması amacıyla ve mahkeme, hâkim veya Cumhuriyet savcısı kararıyla kullanılabilir. Savcının kararına karşı sulh ceza hâkimliğine başvurulabilir.

Sisteme kaydedilen bilgi kimliğimle eşleşiyor mu?
Yeni fıkra, inceleme sonuçlarının kimlik bilgilerinden arındırılmış şekilde kaydedilmesini öngörmektedir. Bir örneği ise delil olarak dosyada saklanır.

Bu düzenleme ne zaman uygulanmaya başladı?
7589 sayılı Kanunun 14. maddesi 31 Temmuz 2026’da yürürlüğe girmiştir. Uygulamanın teknik esasları, Adalet ve İçişleri Bakanlıklarının müştereken çıkaracağı yönetmelikle belirlenecektir.

Paketin Ceza Muhakemesine İlişkin Diğer Değişiklikleri

Genetik veri düzenlemesi, 7589 sayılı Kanunun ceza muhakemesinde yaptığı dört değişiklikten biridir. Diğer üçü şunlardır:

Dördünün ortak yanı, üçünün doğrudan Anayasa Mahkemesi iptal kararlarına cevap olmasıdır. Paketin bütünü ve yürürlük takvimi için 12. Yargı Paketi rehberine bakılabilir.

Silme talebimi hangi mercie yöneltmeliyim?
Yeni fıkra talebin “hâkim veya mahkemeden” yapılacağını öngörür. Uygulamada bu, kararı veren mahkeme ya da soruşturma aşamasındaki işlemler bakımından sulh ceza hâkimliği olacaktır. Talepte, saklamayı gerektiren amacın ortadan kalktığının veya haklı bir nedenin bulunduğunun somut olarak açıklanması gerekir.

Örnek alınmasına baştan itiraz edebilir miyim?
Örnek alınması CMK m. 75, 76 ve 78’e tabidir ve kural olarak hâkim kararı gerektirir. Bu kararlara karşı itiraz yolu açıktır. Yeni m. 80 yalnızca alınmış örneklerin inceleme sonuçlarının saklanmasını düzenler; alma şartlarını değiştirmez.

Sonuç

Yeni CMK m. 80, genetik inceleme sonuçları bakımından dağınık ve eksik bir düzenlemeyi, kayıt–kullanım–imha üçlüsünü kapsayan bir rejime dönüştürüyor. Yirmi yıllık saklama süresi ilk bakışta uzun görünse de, kimlikten arındırma, kullanımın yargı kararına bağlanması, savcı kararına karşı sulh ceza hâkimliği denetimi ve silme talebi hakkı birlikte değerlendirilmelidir.

Bugün atılabilecek en kritik adım, dosyanız lehe bir kararla sonuçlandıysa imha tutanağının düzenlenip düzenlenmediğini kontrol etmektir; imha, talep beklenmeksizin yapılması gereken bir işlemdir. Her uyuşmazlık kendi somut koşullarında değerlendirilmelidir.

Dayanak Mevzuat ve Kararlar

  • 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 75, 76, 78 — beden muayenesi ve örnek alınması
  • 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 80 — genetik inceleme sonuçlarının gizliliği
  • 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu m. 6 — özel nitelikli kişisel veriler
  • 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 82 — yönetmelik (iptal edildi)
  • 7589 sayılı Kanun m. 14 (RG 31.07.2026, S. 33326)
  • Türkiye Cumhuriyeti Anayasası m. 7, m. 13, m. 20
  • AYM, E.2025/141, K.2025/274, T. 25.12.2025
  • AYM, E.2024/98, K.2025/149, T. 10.07.2025

Hukuki Bilgilendirme

Bu yazı yalnızca genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya vekâlet ilişkisi doğurmaz. Her uyuşmazlık kendi somut koşullarında değerlendirilmelidir. Silme talebinin dayanağı ve zamanlaması dosyanın durumuna göre değişeceğinden, değerlendirmenin dosya üzerinden yapılması gerekir.

Yararlanılan Mevzuat ve İçtihat

  • Türkiye Cumhuriyeti Anayasası m.7
  • Türkiye Cumhuriyeti Anayasası m.17
  • Türkiye Cumhuriyeti Anayasası m.20
  • 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.75
  • 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.76
  • 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.78
  • 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.80
  • 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.82
  • 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu m.6
  • 7589 sayılı Kanun m.14
  • Anayasa Mahkemesi, E.2025/141, K.2025/274, T. 25.12.2025

Yayın tarihi: 31.07.2026 · Son güncelleme: 31.07.2026
Hazırlayan: Av. Şerafettin Kaya · Gebze / Kocaeli · +90 534 545 23 32 · www.serafettinkaya.av.tr

Bu yazıyı paylaş

WhatsApp LinkedIn X

Aynı kategoriden diğer yazılar

WhatsApp Randevu Ara