Kaçak Sanığa Yargılamanın Yenilenmesi Hakkı Geldi

Yurt dışındaydınız, adresinize tebligat çıkarıldı ama haberiniz olmadı; hakkınızda kaçaklık kararı verildi ve yokluğunuzda yargılama yapıldı. Sonunda mahkûmiyet değil ama bir güvenlik tedbiri uygulandı — yani suçu işlediğiniz tespit edilmiş oldu, üstelik hiç savunma yapamadan. Anayasa Mahkemesi bu tabloyu iki kez hak ihlali saydı. 12. Yargı Paketi üçüncü denemede eksik güvenceyi ekledi. Bu yazıda kaçak sanığın yeni hakkını ve nasıl kullanılacağını açıklıyoruz.
Kısa Cevap
Hakkında güvenlik tedbirine hükmedilen kaçak sanık veya müdafii, savunma hakkını kullanmak istediğini belirterek yargılamanın yenilenmesini talep edebilir. 7589 sayılı Kanunun 16. maddesiyle CMK m. 247/3’e eklenen bu cümle, Anayasa Mahkemesinin iki kez tespit ettiği eksikliği gideriyor. Fıkranın ilk iki cümlesi korundu: kaçak sanık hakkında kovuşturma yapılabilir; ancak daha önce sorgusu yapılmamışsa mahkûmiyet ve ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilemez. Anayasa Mahkemesi bu fıkrayı 10 Temmuz 2025 tarihli kararıyla iptal etmiş, iptalin 30 Eylül 2026‘da yürürlüğe girmesine karar vermişti.
Kaçak Kimdir?
CMK m. 247/1’e göre kaçak, hakkındaki soruşturmanın veya kovuşturmanın sonuçsuz kalmasını sağlamak amacıyla yurt içinde saklanan veya yabancı ülkede bulunan ve bu nedenle Cumhuriyet savcısı veya mahkeme tarafından kendisine ulaşılamayan kişidir.
Kaçaklık kararı kendiliğinden verilmez. CMK m. 248/2’deki katalog suçlardan biri söz konusuysa ve usulüne uygun tebligata rağmen zorla getirme kararı da yerine getirilemiyorsa, savcı veya mahkeme:
- Çağrının bir gazete ile ve sanığın bilinen konutunun kapısına asılmak suretiyle ilânına karar verir; ilânda on beş gün içinde gelmezse tedbirlere hükmedilebileceği açıklanır.
- Bu işlemlerin yerine getirildiği tutanakla saptandıktan sonra on beş gün içinde başvurmayan şüpheli veya sanığın kaçak olduğuna karar verir.
Duruşma yapılan hâllerde kaçak sanığın müdafii yoksa mahkeme barodan avukat görevlendirilmesini ister (m. 247/4).
Sorun Neydi? İki Kez İptal Edilen Fıkra
Birinci iptal (2023). Anayasa Mahkemesi, E.2022/145, K.2023/59 sayılı kararıyla m. 247/3’ü iptal etti. Karar, sanığın duruşmada hazır bulunma hakkının feragat edilebilir bir hak olduğunu, ancak feragatin objektif bir olgusal temele dayanması gerektiğini vurguladı:
“Objektif bir olgusal temele oturtulmadığı durumlarda… sadece bu karineye dayanılması sanığın duruşmada hazır bulunma ve savunma hakkından feragat ettiği anlamına gelmeyecektir.”
(AYM, E.2022/145, K.2023/59)
Asıl eksiklik şuydu: hakkında ceza verilmesine yer olmadığı kararı veya güvenlik tedbiri uygulanan kaçak sanığın, kaçma niyeti bulunmadığını ileri sürerek yeniden değerlendirme talep edebileceği etkili bir usul yolu kanunda yoktu.
İkinci iptal (2025). Kanun koyucu 7499 sayılı Kanunla fıkrayı yeniden düzenledi ve istisna kapsamına “ceza verilmesine yer olmadığı” kararını da ekledi. Ancak güvenlik tedbirleri bakımından bir istisna öngörülmedi ve yargılamanın yenilenmesi imkânı yine getirilmedi. Anayasa Mahkemesi E.2024/98, K.2025/149 sayılı kararıyla yeni metni de iptal etti.
Yeni Güvence: Yargılamanın Yenilenmesi Talebi
7589 ile eklenen cümle şudur:
Güvenlik tedbirine karar verilmesi halinde kaçak sanık veya müdafii, savunma hakkının kullanılmak istendiğini belirterek yargılamanın yenilenmesini talep edebilir.
Buradaki unsurlar şöyle ayrışır:
- Şart: Hakkında güvenlik tedbirine karar verilmiş olması.
- Talep sahibi: Kaçak sanık veya müdafii.
- Talebin içeriği: Savunma hakkının kullanılmak istendiğinin belirtilmesi.
- Sonuç: Yargılamanın yenilenmesi.
Dikkat çeken nokta, talebin gerekçe ispatına bağlanmamış olmasıdır. Metin, sanıktan kaçma niyetinin bulunmadığını ispatlamasını istemez; savunma hakkını kullanmak istediğini belirtmesi yeterli sayılmıştır. Bu, Anayasa Mahkemesinin aradığı “etkili usul yolu” ölçütüne uygun bir tercihtir.
Güvenlik Tedbiri Neden Kritik?
Güvenlik tedbirleri TCK m. 53 ve devamında düzenlenmiştir; belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma, eşya ve kazanç müsaderesi, çocuklara ve akıl hastalarına özgü tedbirler bu kapsamdadır.
CMK m. 223/6’ya göre, isnat edilen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olması hâlinde sanık hakkında sadece veya mahkûmiyet kararıyla birlikte bir güvenlik tedbirine hükmedilir. Anayasa Mahkemesinin dikkat çektiği sonuç budur:
Sorgusu yapılmayan kaçak sanık hakkında güvenlik tedbirine hükmedildiğinde, sanığın suç konusu fiili gerçekleştirdiği tespit edilmiş, dolayısıyla masumiyet karinesi ortadan kalkmış ve sanık ayrıca bir yaptırıma maruz kalmış olur.
Yani güvenlik tedbiri, teknik olarak “mahkûmiyet” olmasa da sanık üzerinde hem tespit hem yaptırım etkisi doğurur. Savunma imkânı olmadan bu sonucun doğması, adil yargılanma hakkına orantısız sınırlama sayılmıştır.
Sorgusu Yapılmamış Kaçak Sanık Hakkında Hangi Kararlar Verilebilir?
Fıkranın korunan kısmına göre tablo şöyledir:
| Karar türü | Sorgusu yapılmamış kaçak sanık hakkında |
|---|---|
| Mahkûmiyet | Verilemez |
| Ceza verilmesine yer olmadığı | Verilemez |
| Beraat | Verilebilir |
| Güvenlik tedbirine hükmedilmesi | Verilebilir — artık yargılamanın yenilenmesi talep edilebilir |
| Davanın reddi | Verilebilir |
| Davanın düşmesi | Verilebilir |
Sorgusu daha önce yapılmış kaçak sanık bakımından ise bu sınırlama yoktur; hakkında mahkûmiyet kararı da verilebilir.
Uygulamada Ne Yapmalı?
Kaçaklık kararının usulüne uygun verilip verilmediğini denetleyin. İlân, on beş günlük süre ve tutanak şartlarından biri eksikse kaçaklık kararının kendisi tartışmalı hâle gelir.
Güvenlik tedbiri kararı varsa yenileme talebini gündeme getirin. Yeni cümle, müdafiye de doğrudan talep hakkı tanımaktadır; sanığın bizzat başvurması zorunlu değildir.
Yargılamanın yenilenmesine ilişkin genel hükümleri gözden geçirin. CMK m. 311 ve devamındaki usul kuralları ile bu özel talep arasındaki ilişki, uygulamada netleşecektir.
Anayasa Mahkemesi Ne Diyor?
- AYM, E.2022/145, K.2023/59, T. 22.03.2023: Kaçak sanık hakkında kovuşturma yapılmasına ve sorgusu yapılmadan mahkûmiyet dışında karar verilmesine imkân tanıyan hüküm, sanığın kaçma niyeti bulunmadığını ileri sürerek yeniden değerlendirme talep edebileceği etkili bir usul yolu öngörmediği için adil yargılanma hakkına orantısız sınırlama sayılarak iptal edilmiştir.
- AYM, E.2024/98, K.2025/149, T. 10.07.2025: 7499 sayılı Kanunla yeniden düzenlenen fıkrada güvenlik tedbirlerine ilişkin bir istisna öngörülmemesi ve yeniden yargılama talebi imkânının yine getirilmemesi nedeniyle, kuralın iptal edilen hükümle aynı sonuçları doğuracağı belirtilerek yeni metin de iptal edilmiştir.
Yeni cümle 2026 tarihli olduğundan, talebin usulüne ve sonuçlarına ilişkin Yargıtay içtihadı henüz oluşmamıştır.
Sık Sorulan Sorular
Hakkımda kaçaklık kararı verildi ama yurt dışında olduğumdan haberim yoktu. Ne yapabilirim?
Hakkınızda güvenlik tedbirine karar verilmişse, siz veya müdafiiniz savunma hakkınızı kullanmak istediğinizi belirterek yargılamanın yenilenmesini talep edebilirsiniz. Ayrıca kaçaklık kararının usulüne uygun verilip verilmediği de denetlenmelidir.
Kaçak sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilebilir mi?
Daha önce sorgusu yapılmamışsa verilemez. Sorgusu yapılmışsa bu sınırlama uygulanmaz.
Beraat kararı verilebilir mi?
Evet. Sorgusu yapılmamış kaçak sanık hakkında beraat kararı verilmesine engel yoktur; sınırlama mahkûmiyet ve ceza verilmesine yer olmadığı kararlarına ilişkindir.
Talebi müdafiim yapabilir mi?
Evet. Yeni cümle, talep hakkını açıkça “kaçak sanık veya müdafii” olarak düzenlemektedir.
Kaçma niyetim olmadığını ispatlamam gerekir mi?
Metin, talebin şartı olarak savunma hakkının kullanılmak istendiğinin belirtilmesini öngörmektedir; ayrıca bir ispat şartı aramamaktadır. Talebin nasıl değerlendirileceği uygulamada şekillenecektir.
Aynı Kararla İptal Edilen Diğer Hüküm: HAGB
Kaçak sanığa ilişkin fıkrayı iptal eden Anayasa Mahkemesi kararı, yalnızca bu hükümle sınırlı değildi. Aynı kararla CMK m. 231’in hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını düzenleyen beşinci ilâ on dördüncü fıkralarının tamamı da iptal edilmiş ve iptalin yürürlüğü aynı tarihe — 30 Eylül 2026’ya — bırakılmıştı.
İki iptalin ortak paydası, kanun koyucunun önceki iptal kararlarının gereğini tam olarak yerine getirmemiş olmasıdır. Anayasa Mahkemesi her iki hüküm bakımından da, 7499 sayılı Kanunla yapılan düzenlemenin “iptal edilen hükümle aynı sonuçları doğuracağını” tespit etmiştir.
7589 sayılı Kanun, bu iki boşluğu da aynı anda kapatmıştır: HAGB fıkraları yeniden ihdas edilirken işkence ve kötü muamele istisnası eklenmiş, kaçak sanık bakımından ise yargılamanın yenilenmesi talebi güvence altına alınmıştır. Aynı pakette Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının itiraz süresi de üç aya çıkarılmış ve itiraz isteminde bulunabilecekler kanunla sayılmıştır. Paketin ceza muhakemesine ilişkin diğer düzenlemeleri ve yürürlük takvimi için 12. Yargı Paketinin tamamına bakılabilir.
Kaçaklık kararı kaldırılabilir mi?
Kişi yargılamaya katılır ve kendisine ulaşılabilir hâle gelirse kaçaklık hâli sona erer; bu durumda yargılama olağan usulde yürür. Yeni cümledeki yargılamanın yenilenmesi talebi ise, hakkında güvenlik tedbirine hükmedilmiş ve dosyası sonuçlanmış kişiler bakımından öngörülmüş ayrı bir imkândır.
Müdafi görevlendirilmesi zorunlu mu?
Duruşma yapılan hâllerde kaçak sanığın müdafii yoksa mahkeme, CMK m. 247/4 uyarınca barodan bir avukat görevlendirilmesini ister. Bu, yokluğunda yargılanan sanık bakımından savunma hakkının asgari güvencesidir ve değişiklikten etkilenmemiştir.
Sonuç
CMK m. 247/3’e eklenen tek cümle, iki iptal kararının ardından nihayet aranan güvenceyi getiriyor: yokluğunda yargılanıp hakkında güvenlik tedbiri uygulanan kişinin, savunma hakkını kullanmak üzere yeniden yargılanma imkânı. Bu, kaçak yargılamasının tümüyle ortadan kalkması değil, sonuçlarının geri alınabilir hâle gelmesidir.
Hakkında kaçaklık kararı bulunan bir dosyayla karşılaşıldığında bugün atılabilecek en kritik adım, kararın hangi tür hükümle sonuçlandığını tespit etmektir; yeni talep hakkı yalnızca güvenlik tedbirine hükmedilen hâllerde doğar. Her uyuşmazlık kendi somut koşullarında değerlendirilmelidir.
Dayanak Mevzuat ve Kararlar
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 247 — kaçak sanık
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 248 — zorlama amaçlı elkoyma ve teminat belgesi
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 223 — duruşmanın sona ermesi ve hüküm
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 311 vd. — yargılamanın yenilenmesi
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 53 vd. — güvenlik tedbirleri
- 7589 sayılı Kanun m. 16 (RG 31.07.2026, S. 33326)
- AYM, E.2022/145, K.2023/59, T. 22.03.2023
- AYM, E.2024/98, K.2025/149, T. 10.07.2025
Hukuki Bilgilendirme
Bu yazı yalnızca genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya vekâlet ilişkisi doğurmaz. Her uyuşmazlık kendi somut koşullarında değerlendirilmelidir. Kaçaklık kararının ve verilen hükmün niteliği dosyaya göre değiştiğinden, değerlendirmenin dosya üzerinden yapılması gerekir.
Yararlanılan Mevzuat ve İçtihat
- Türkiye Cumhuriyeti Anayasası m.247
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.53
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.223
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.231
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.247
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.248
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.311
- 7589 sayılı Kanun m.16
- Anayasa Mahkemesi, E.2022/145, K.2023/59, T. 22.03.2023
- Anayasa Mahkemesi, E.2024/98, K.2025/149
Yayın tarihi: 31.07.2026 · Son güncelleme: 31.07.2026
Hazırlayan: Av. Şerafettin Kaya · Gebze / Kocaeli · +90 534 545 23 32 · www.serafettinkaya.av.tr