HAGB Yeniden Düzenlendi: İşkence Suçlarında Yasak

Hakkınızda iki yıl veya daha az hapis cezası verilen bir dosyada hâkimin “hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına” karar vermesi, sicilinize işlemeyen bir sonuç anlamına gelir. Bu kurum 30 Eylül 2026’da Türk ceza muhakemesinden tamamen çıkacaktı; Anayasa Mahkemesi onu düzenleyen tüm fıkraları iptal etmişti. 12. Yargı Paketi son anda devreye girdi. Bu yazıda 7589 sayılı Kanunun HAGB’de neyi değiştirdiğini, neyi aynen koruduğunu ve hangi suçlarda artık uygulanamayacağını açıklıyoruz.
Kısa Cevap
HAGB kaldırılmadı, aksine kaldırılmaktan kurtarıldı — ancak artık işkence ve kötü muamele suçlarında uygulanamıyor. Anayasa Mahkemesi 10 Temmuz 2025 tarihli kararıyla CMK m. 231’in HAGB’yi düzenleyen beşinci ilâ on dördüncü fıkralarının tamamını iptal etmiş, iptalin 30 Eylül 2026’da yürürlüğe girmesine karar vermişti. 7589 sayılı Kanunun 15. maddesi bu fıkraları yeniden ihdas etti. Beşinci ilâ on üçüncü fıkraların metni önceki hâliyle kelimesi kelimesine aynıdır; esaslı değişiklik yalnızca on dördüncü fıkradadır. Yeni hükme göre HAGB, işkence ve eziyet suçları ile kamu görevlisinin görevi sebebiyle işlediği ve Anayasa’nın 17. maddesi kapsamında kötü muamele sayılabilecek suçlar hakkında uygulanamaz.
Önce Ne Oldu? HAGB 30 Eylül 2026’da Kalkacaktı
Bunu anlamak için üç aşamalı bir zincire bakmak gerekir.
Birinci aşama (2023). Anayasa Mahkemesi, 1 Haziran 2023 tarihli E.2022/120, K.2023/107 sayılı kararıyla CMK m. 231/5’in birinci cümlesini iptal etti. Gerekçe çok yönlüydü: sanığın geçerli bir feragat iradesi olmadan kanun yoluna başvurmasının engellenmesi, müsadere kararının infazına ilişkin belirsizlik ve en önemlisi, kamu görevlisinin işkence ve kötü muamele niteliğindeki fiillerinde HAGB’nin cezasızlığa yol açması.
İkinci aşama (2024). Kanun koyucu 7499 sayılı Kanunla m. 231’i yeniden düzenledi. Müsadere için ayrı usul öngörüldü, HAGB kararına karşı istinaf yolu açıldı. Ancak işkence ve kötü muamele istisnası getirilmedi.
Üçüncü aşama (2025). Anayasa Mahkemesi, E.2024/98, K.2025/149 sayılı kararıyla yeni metni de iptal etti. Kararda bu eksiklik açıkça vurgulandı:
“İptal kararında belirtildiği şekilde HAGB kurumunun kamu görevlisinin görevi sebebiyle işlediği ve Anayasa’nın 17. maddesi bağlamında işkence, eziyet ve kötü muamele kabul edilen suçlar bakımından uygulanmayacağına dair yasal bir düzenleme bulunmamaktadır.”
(AYM, E.2024/98, K.2025/149)
Beşinci fıkranın birinci cümlesi iptal edilince, geri kalan fıkraların uygulanma imkânı kalmadı ve altıncı ilâ on dördüncü fıkralar da iptal edildi. İptalin yürürlüğü dokuz ay ertelendi: 30 Eylül 2026.
7589 sayılı Kanun, bu tarihten iki ay önce yürürlüğe girerek boşluğun oluşmasını engelledi.
Değişen Tek Şey: On Dördüncü Fıkra
Kanunun 15. maddesi “beş ilâ on dördüncü fıkraları aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir” diyor. Bu ifade, kurumun baştan yazıldığı izlenimi verir; oysa metinler karşılaştırıldığında beşinci ilâ on üçüncü fıkraların 2024’teki hâliyle birebir aynı olduğu görülür. Yeniden yazılmalarının sebebi hukuki zorunluluktur: iptal edilmiş bir hükmü yürürlükte tutmanın yolu, onu yeniden ihdas etmektir.
Esaslı değişiklik on dördüncü fıkradadır:
| Eski hüküm | Yeni hüküm | |
|---|---|---|
| HAGB’nin uygulanamayacağı suçlar | Anayasa’nın 174. maddesinde koruma altına alınan inkılâp kanunlarındaki suçlar | İşkence ve eziyet suçları ile kamu görevlisinin görevi sebebiyle işlediği ve Anayasa’nın 17. maddesi kapsamında kötü muamele kabul edilebilecek suçlar |
Dikkat edilmesi gereken nokta şudur: inkılâp kanunlarına ilişkin istisna metinden çıkarılmıştır. Yeni fıkra yalnızca işkence ve kötü muamele suçlarını saymaktadır.
Hangi Suçlarda HAGB Artık Verilemez?
Yeni on dördüncü fıkra iki ayrı grup öngörüyor:
- İşkence ve eziyet suçları. Bu grup fail bakımından sınırlandırılmamıştır; TCK’da bu adla düzenlenen suçları kapsar.
- Kamu görevlisinin görevi sebebiyle işlediği ve Anayasa’nın 17. maddesi kapsamında kötü muamele kabul edilebilecek suçlar. Bu grupta iki koşul birliktedir: failin kamu görevlisi olması ve fiilin görev sebebiyle işlenmesi.
İkinci grup, suç adına göre değil niteliğe göre tanımlandığı için uygulamada takdir gerektirir. Anayasa’nın 17. maddesi kimseye “işkence ve eziyet” ile “insan haysiyetiyle bağdaşmayan ceza veya muamele” yapılamayacağını düzenler. Bir kamu görevlisinin görevi sebebiyle işlediği kasten yaralama, tehdit veya hakaret gibi bir fiilin bu kapsama girip girmediği, olayın ağırlığına göre değerlendirilecektir.
HAGB’nin Şartları Değişti mi?
Hayır. Şartlar 2024’teki hâliyle aynıdır ve altıncı fıkrada sayılmıştır:
- Hükmolunan cezanın iki yıl veya daha az süreli hapis ya da adlî para cezası olması (m. 231/5).
- Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması.
- Mahkemenin, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışlarını göz önünde bulundurarak yeniden suç işlemeyeceği kanaatine varması.
- Mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hâle getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi.
Dördüncü şart derhâl yerine getirilemiyorsa, zararın denetim süresi boyunca aylık taksitlerle ödenmesi koşuluyla da HAGB kararı verilebilir (m. 231/9). Uzlaşmaya ilişkin hükümler saklıdır.
HAGB kararı verilen hükümde mahkûm olunan hapis cezası ertelenemez ve kısa süreli olsa bile seçenek yaptırımlara çevrilemez (m. 231/7).
Denetim Süresi ve Yükümlülükler
Denetim süresi beş yıldır ve bu süre içinde kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha HAGB kararı verilemez. Mahkeme, bir yılı geçmemek üzere belirleyeceği süreyle denetimli serbestlik tedbiri olarak şunlara karar verebilir:
- Meslek veya sanat sahibi değilse bir eğitim programına devam etmesi,
- Meslek sahibiyse bir kamu kurumunda veya aynı işi yapan bir başkasının gözetiminde ücret karşılığı çalıştırılması,
- Belli yerlere gitmekten yasaklanması veya belli yerlere devam yükümlülüğü.
Denetim süresi içinde dava zamanaşımı durur.
Denetim süresi kasıtlı yeni bir suç işlenmeden ve yükümlülüklere uyularak tamamlanırsa hüküm ortadan kaldırılır ve davanın düşmesine karar verilir. Aksi hâlde mahkeme hükmü açıklar; ancak yükümlülüklerini yerine getiremeyen sanık bakımından cezanın yarısına kadarki kısmının infaz edilmemesine, koşulları varsa ertelemeye veya seçenek yaptırıma çevirmeye karar vererek yeni bir mahkûmiyet hükmü kurabilir.
HAGB Kararına Karşı Hangi Kanun Yoluna Başvurulur?
On ikinci fıkra korunmuştur: HAGB kararına karşı istinaf yoluna başvurulabilir. CMK m. 272/3’teki sınırlar saklıdır — hapisten çevrilenler hariç, belirli tutara kadar adlî para cezalarına ilişkin kararlar kesindir. Bölge adliye mahkemesi kararları hakkında m. 286 uygulanır. HAGB kararı ilk derece mahkemesi sıfatıyla bölge adliye mahkemesi veya Yargıtay tarafından verilmişse temyiz yolu açıktır.
İstinaf ve temyiz incelemesinde karar ve hüküm, usul ve esasa ilişkin hukuka aykırılıklar yönünden incelenir. Açıklanan veya yeni kurulan hükme karşı ise itiraz yolu vardır; itiraz mercii yalnızca on birinci fıkradaki koşullarla sınırlı değerlendirme yapabilir.
Verilmiş HAGB Kararları Ne Olacak?
7589 sayılı Kanunun geçici maddesi HAGB için ayrı bir geçiş hükmü öngörmemiştir. Bu, verilmiş kararların geçerliliğini koruduğu anlamına gelir; denetim süreleri işlemeye devam eder ve süre sonunda düşme kararı verilir.
Yeni on dördüncü fıkradaki istisnanın hâlihazırda HAGB kararı verilmiş dosyalara etkisi beklenmez. Bununla birlikte HAGB’nin ceza muhakemesi kurumu mu yoksa maddi ceza hukuku kurumu mu olduğu öğretide tartışmalıdır; zaman bakımından uygulama sorunu (TCK m. 7 ile CMK’nın derhâl uygulanırlık ilkesi arasındaki ilişki), derdest dosyalarda gündeme gelmesi hâlinde mahkeme içtihadıyla netleşecektir.
Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi Ne Diyor?
- AYM, E.2022/120, K.2023/107, T. 01.06.2023: HAGB’nin yalnızca sanığın çıkarları için değil, toplum menfaati ve kamu düzeninin korunması amacıyla da öngörüldüğü kabul edilmiş; ancak kurumun cezasızlıkla bağlantılı olarak yaşam hakkı ile işkence ve kötü muamele yasağı bakımından sorunlara yol açtığı tespit edilerek m. 231/5’in birinci cümlesi iptal edilmiştir.
- AYM, E.2024/98, K.2025/149, T. 10.07.2025: 7499 sayılı Kanunla yapılan değişiklikte işkence ve kötü muamele istisnasına yer verilmemesi, Anayasa’nın 17. maddesinin devlete yüklediği “faillere fiilleriyle orantılı ceza verilmesi ve mağdurlar açısından uygun giderim sağlanması” yükümlülüğüne aykırı bulunmuş; m. 231’in beşinci ilâ on dördüncü fıkraları iptal edilmiştir.
- AYM, E.2022/145, K.2023/59, T. 22.03.2023: Aynı çizgide, ceza muhakemesinde savunma hakkının güvence altına alınmasının hukuk devletinin temel ilkelerinden olduğu vurgulanmıştır.
Sık Sorulan Sorular
HAGB kaldırıldı mı?
Hayır. Anayasa Mahkemesi kararı nedeniyle 30 Eylül 2026’da kalkacaktı; 7589 sayılı Kanun ilgili fıkraları yeniden düzenleyerek kurumu korudu. HAGB uygulanmaya devam edecek.
Kamu görevlisiyim, görevim sırasında işlediğim bir suçtan yargılanıyorum. HAGB alabilir miyim?
Suçun niteliğine bağlıdır. Yasak, işkence ve eziyet suçları ile görev sebebiyle işlenen ve Anayasa’nın 17. maddesi kapsamında kötü muamele sayılabilecek suçlarla sınırlıdır. Kamu görevlisi olmak tek başına HAGB’yi engellemez.
HAGB kararı adli sicilime işler mi?
HAGB, müsadereye ilişkin hükümler hariç, kurulan hükmün hukuki sonuç doğurmaması demektir. Kararlar bunlara mahsus bir sisteme kaydedilir ve bu kayıtlar yalnızca bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak savcı, hâkim veya mahkeme tarafından istenmesi hâlinde kullanılabilir.
Denetim süresi içinde suç işlersem ne olur?
Kasten yeni bir suç işlenmesi veya yükümlülüklere aykırı davranılması hâlinde mahkeme hükmü açıklar. Ancak yükümlülüklerini yerine getiremeyen sanık bakımından cezanın yarısına kadar bir kısmının infaz edilmemesine karar verilerek yeni bir mahkûmiyet hükmü kurulması da mümkündür.
Zararı ödeyecek durumum yok; HAGB alamaz mıyım?
Zararın derhâl giderilememesi tek başına engel değildir. Mağdura veya kamuya verilen zararın denetim süresi boyunca aylık taksitlerle tamamen ödenmesi koşuluyla da HAGB kararı verilebilir.
Aynı Kararla İptal Edilen Diğer Hüküm
HAGB fıkralarını iptal eden karar, aynı zamanda CMK m. 247/3’ü — kaçak sanık hakkında kovuşturma yapılmasına ilişkin hükmü — de iptal etmişti. İki iptalin ortak gerekçesi aynıdır: kanun koyucu, Anayasa Mahkemesinin önceki iptal kararlarında belirttiği eksikliği gidermeden düzenleme yapmıştı.
7589 sayılı Kanun her iki boşluğu da aynı anda kapattı. Paketin ceza muhakemesine ilişkin diğer iki düzenlemesi ise genetik inceleme sonuçlarının saklanması ve Yargıtay Başsavcısının itiraz yetkisidir.
Paketin tamamı, yürürlük takvimi ve geçiş hükümleri için 12. Yargı Paketi rehberine bakılabilir.
Sonuç
- Yargı Paketinin HAGB düzenlemesi, kurumu koruma ile Anayasa Mahkemesinin cezasızlık eleştirisini karşılama arasında kurulmuş bir dengedir. Şartlar, denetim süresi ve kanun yolu bakımından uygulamada bir değişiklik yoktur; asıl fark, işkence ve kötü muamele niteliğindeki suçlarda HAGB’nin artık bir seçenek olmamasıdır.
Devam eden bir dosyanız varsa, en kritik adım zararın giderilmesi şartının ne zaman ve nasıl yerine getirileceğini duruşmadan önce planlamaktır; bu şart, HAGB talebinin en sık reddedildiği noktadır. Her uyuşmazlık kendi somut koşullarında değerlendirilmelidir.
Dayanak Mevzuat ve Kararlar
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 231 — hükmün açıklanmasının geri bırakılması
- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 272/3, m. 286 — kanun yolları
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 7 — zaman bakımından uygulama
- 7589 sayılı Kanun m. 15 (RG 31.07.2026, S. 33326)
- Türkiye Cumhuriyeti Anayasası m. 17
- AYM, E.2022/120, K.2023/107, T. 01.06.2023
- AYM, E.2022/145, K.2023/59, T. 22.03.2023
- AYM, E.2024/98, K.2025/149, T. 10.07.2025
Hukuki Bilgilendirme
Bu yazı yalnızca genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya vekâlet ilişkisi doğurmaz. Her uyuşmazlık kendi somut koşullarında değerlendirilmelidir. HAGB talebinin şartlarının somut dosyada gerçekleşip gerçekleşmediği, dosya kapsamına göre değerlendirilmelidir.
Yayın tarihi: 31.07.2026 · Son güncelleme: 31.07.2026
Hazırlayan: Av. Şerafettin Kaya · Gebze / Kocaeli · +90 534 545 23 32 · www.serafettinkaya.av.tr
