Pzt–Cum 09:00–18:30 Gebze / Kocaeli

Deepfake Mağduruysanız: Suç Duyurusu ve Tazminat Yolu

Yapay zekâ ile üretilen sahte görüntü mağdurunun ceza ve tazminat yolları — bilgilendirme kapağı

Bir sabah telefonunuz susmak bilmez. Tanımadığınız numaralar arar, arkadaşlarınız link gönderir. Videoda sizsiniz: yüzünüz, sesiniz, mimikleriniz. Ama o sözleri hiç söylemediniz, o odada hiç bulunmadınız. Görüntü bir yapay zekâ modeli tarafından üretilmiştir ve şu anda binlerce kişi onu gerçek sanmaktadır. Bu yazıda, yapay zekâ ile üretilmiş sahte görüntü ve ses kayıtlarının mağduru olan kişinin elindeki ceza ve hukuk yollarını, güncel mevzuat ve Yargıtay içtihatları ışığında sade bir dille açıklıyoruz.

Kısa Cevap

Deepfake mağduru hem ceza hem de hukuk yoluna aynı anda başvurabilir; ancak doğru maddeyi seçmek belirleyicidir. İçeriğin sahte olması, olayı özel hayatın ifşası suçundan çıkarıp çoğu zaman kişisel verilerin hukuka aykırı yayılması (TCK m. 136), hakaret ve müstehcenlik (TCK m. 226) alanına taşır. İçeriğin hızla kaldırılması için 5651 sayılı Kanun m. 9/A yolu işletilir; kişilik hakkına dayanan eski m. 9 yolu 10 Ekim 2024 itibarıyla yürürlükte değildir. Tazminat talebi ise TMK m. 24-25 ve TBK m. 58‘e dayanır. Her şeyden önce yapılması gereken, içerik silinmeden delil tespiti yaptırmaktır.

En Kritik Ayrım: Gerçek Görüntünün İfşası mı, Sahte Görüntünün Üretilmesi mi?

Uygulamada en sık yapılan hata, deepfake dosyalarının otomatik olarak TCK m. 134/2‘den (özel hayata ilişkin görüntü veya seslerin ifşası) şikâyete konu edilmesidir.

Oysa bu maddenin metni açıktır: suçun konusu, “kişilerin özel hayatına ilişkin görüntü veya sesler”dir. Yani ortada gerçekten var olan, kişinin özel hayatına ait bir kayıt bulunmalı ve bu kayıt hukuka aykırı biçimde ifşa edilmelidir.

  • Gerçek kayıt ifşa edilmişse (TCK m. 134/2): iki yıldan beş yıla kadar hapis. Örneğin gizlice çekilmiş bir görüntünün paylaşılması.
  • Görüntü baştan sona üretilmişse: ortada ifşa edilen gerçek bir özel hayat kaydı yoktur. Fiil, üretilen içeriğin niteliğine göre başka suçlara oturur.

Bu ayrım teorik değildir. Yanlış maddeden yürütülen bir soruşturma, unsurları oluşmadığı gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığı kararıyla sonuçlanabilir; mağdur da zaman kaybeder. Şikâyet dilekçesi, fiilin sahte içerik üretimi olduğunu baştan ortaya koyacak biçimde kurulmalıdır.

Gerçek kaydın ifşası ile yapay zekâ ile üretilmiş sahte içerik arasındaki ayrım ve uygulanacak TCK maddeleri

Deepfake’te Hangi Suçlar Gündeme Gelir?

Somut olayın niteliğine göre şu hükümler ayrı ayrı veya birlikte uygulanabilir:

  1. Kişisel verileri hukuka aykırı olarak yayma (TCK m. 136/1) — Bir kişinin yüzü ve sesi kişisel veridir. Bunların rızası dışında işlenip yayılması iki yıldan dört yıla kadar hapis cezasını gerektirir. Deepfake olaylarının çoğunda uygulama alanı bulan hüküm budur.
  2. Müstehcenlik (TCK m. 226/2) — Müstehcen görüntüleri basın ve yayın yolu ile yayınlayan kişi altı aydan üç yıla kadar hapis ve adlî para cezası ile cezalandırılır.
  3. Müstehcenlikte ağırlaştırıcı hâl (TCK m. 226/3) — Bu fıkra, üretimde “çocukları, temsili çocuk görüntülerini veya çocuk gibi görünen kişileri” kullanmayı beş yıldan on yıla kadar hapisle cezalandırır. “Temsili çocuk görüntüsü” ifadesi bilgisayarla üretilmiş içeriği de kapsayacak genişliktedir; çıktının yapay zekâ ürünü olması tek başına cezasızlık sonucu doğurmaz.
  4. Hakaret (TCK m. 125) — Üretilen içerik kişinin onur ve saygınlığına saldırı niteliğindeyse ayrıca gündeme gelir.
  5. Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma (TCK m. 217/A) — Ülkenin iç ve dış güvenliği, kamu düzeni veya genel sağlığıyla ilgili gerçeğe aykırı bir bilginin, sırf halk arasında endişe, korku veya panik yaratmak saikiyle ve kamu barışını bozmaya elverişli şekilde alenen yayılması hâlinde bir yıldan üç yıla kadar hapis öngörülür. Fail suçu gerçek kimliğini gizleyerek işlemişse ceza yarı oranında artırılır — deepfake olaylarının tipik özelliği olan anonimlik, burada lehe değil aleyhe sonuç doğurur.

Üretilen içerik yalnızca itibarı zedelemekle kalmayıp bir menfaat temini aracı olarak kullanılmışsa — örneğin klonlanmış bir sesle aranıp para istenmişse — olay ayrıca dolandırıcılık alanına girer. Bu ihtimalin ayrıntısı ve ilk kırk sekiz saatte atılması gereken adımlar için yapay zekâ ile ses klonlama dolandırıcılığı yazımıza bakılabilir.

İçeriği Hızla Kaldırmanın Yolu: 5651 Sayılı Kanun m. 9/A

Deepfake mağdurunun ilk hedefi genellikle tazminat değil, içeriğin bir an önce yayından kalkmasıdır. Yürürlükteki en hızlı yol şudur:

  1. Kuruma doğrudan başvuru. İnternet ortamında yapılan yayın içeriği nedeniyle özel hayatının gizliliğinin ihlal edildiğini iddia eden kişi, Başkanlığa doğrudan başvurarak içeriğe erişimin engellenmesi tedbirini isteyebilir (m. 9/A-1).
  2. Başvurunun içeriği. İstekte, hakkın ihlaline neden olan yayının tam adresi (URL), hangi açılardan hakkın ihlal edildiğine ilişkin açıklama ve kimlik bilgilerini ispatlayacak bilgiler bulunmalıdır. Bu bilgilerde eksiklik olması hâlinde talep işleme konulmaz (m. 9/A-2).
  3. Dört saat. Başkan talebi derhâl Birliğe bildirir; erişim sağlayıcılar tedbir talebini derhâl, en geç dört saat içinde yerine getirir (m. 9/A-3).
  4. Yirmi dört saat. Talepte bulunan kişi, talebini talepte bulunduğu saatten itibaren yirmi dört saat içinde sulh ceza hâkiminin kararına sunar. Hâkim kararını en geç kırk sekiz saat içinde açıklar; aksi hâlde tedbir kendiliğinden kalkar (m. 9/A-5).

Dördüncü adım, uygulamada en sık atlanan yerdir. Kuruma başvurup içeriğin kapandığını gören mağdur rahatlar, yirmi dört saatlik süreyi kaçırır ve tedbir kendiliğinden ortadan kalkar. Engelleme, özel hayatın gizliliğini ihlal eden yayın, kısım, bölüm, resim veya video bakımından URL esaslı uygulanır (m. 9/A-4).

5651 sayılı Kanun m. 9/A uyarınca erişimin engellenmesi sürecinin saat saat işleyişi: 4, 24 ve 48 saatlik süreler

Peki Kişilik Hakkına Dayanan Eski Yol Ne Oldu?

İnternette yıllardır dolaşan ve hâlâ pek çok kaynakta tavsiye edilen yol şuydu: 5651 sayılı Kanun’un 9. maddesine dayanarak doğrudan sulh ceza hâkimine başvurmak ve kişilik hakkı ihlali gerekçesiyle içeriğin çıkarılmasını istemek.

Bu yol artık mevcut değildir. Anayasa Mahkemesi, 11.10.2023 tarihli ve E. 2020/76, K. 2023/172 sayılı kararıyla anılan maddeyi iptal etmiştir. Karar 10.01.2024 tarihli ve 32425 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmış, iptal hükmü yayımdan dokuz ay sonra — 10 Ekim 2024’te — yürürlüğe girmiştir. Kanunun güncel metninde kişilik hakkı ihlaline dayanan bu başvuru yolu yer almamaktadır.

Sonuç olarak bugün kişilik hakkı ihlali iddiası, tek başına 5651 m. 9 kapsamında bir erişim engeli kararının dayanağı olamaz. Mağdurun elinde kalan yollar, özel hayatın gizliliğine dayanan m. 9/A yolu ile aşağıda açıklanan genel hukuk davalarıdır. Yürürlükten kalkmış maddeye dayanılarak yapılan başvurular sonuç doğurmamakta, mağdur da vakit kaybetmektedir.

Tazminat ve Kişilik Hakkı Davaları

Ceza yolundan bağımsız olarak, mağdurun elinde Türk Medeni Kanunu’nun sağladığı geniş bir dava seti vardır.

TMK m. 24 uyarınca, hukuka aykırı olarak kişilik hakkına saldırılan kimse hâkimden, saldırıda bulunanlara karşı korunmasını isteyebilir. Kişilik hakkı zedelenen kimsenin rızası, daha üstün nitelikte özel veya kamusal yarar ya da kanunun verdiği yetkinin kullanılması sebeplerinden biriyle haklı kılınmadıkça, kişilik haklarına yapılan her saldırı hukuka aykırıdır.

TMK m. 25 talep edilebilecekleri tek tek sayar: saldırı tehlikesinin önlenmesi, sürmekte olan saldırıya son verilmesi, sona ermiş olsa bile etkileri devam eden saldırının hukuka aykırılığının tespiti, düzeltmenin veya kararın üçüncü kişilere bildirilmesi ya da yayımlanması. Bunlarla birlikte maddî ve manevî tazminat ile hukuka aykırı saldırı dolayısıyla elde edilmiş kazancın vekâletsiz iş görme hükümlerine göre kendisine verilmesi istenebilir. Manevî tazminatın dayanağı ayrıca TBK m. 58’dir.

Bu maddede mağdur açısından çok işe yarayan bir usul kuralı da vardır: davacı, kişilik haklarının korunması için kendi yerleşim yeri veya davalının yerleşim yeri mahkemesinde dava açabilir. Faili başka şehirde olan mağdurun kendi ilinde dava açabilmesi bu hükme dayanır.

İçerik silinmiş olsa bile “etkileri devam eden saldırının hukuka aykırılığının tespiti” talebi gündeme gelebilir. Deepfake olaylarında içerik hızla kaldırılsa dahi itibar zararı sürdüğü için bu talep pratikte önem taşır.

Uygulamada Ne Yapmalı?

Sıralama, sonucu doğrudan etkiler:

  1. Önce delil tespiti. İçerik kaldırıldığında ekran görüntüsü çoğu zaman yetersiz kalır. Sulh hukuk mahkemesinden delil tespiti istenmeli, mümkünse noter aracılığıyla da tespit yaptırılmalıdır. URL, tarih, saat, hesap adı ve varsa görüntüleme sayısı kayda geçirilmelidir.
  2. İçeriği kendi cihazınıza indirmeyin, tespit ettirin. Özellikle müstehcen içerikte dosyayı bulundurmak ayrı bir hukuki sorun doğurabilir.
  3. Erişim engeli başvurusunu yapın ve yirmi dört saatlik süreyi takvime yazın.
  4. Suç duyurusunda bulunun. Dilekçede içeriğin yapay zekâ ile üretildiği ve gerçek bir kayıt olmadığı açıkça belirtilmeli, adli bilişim incelemesi talep edilmelidir. Aynı içerik size karşı bir davada delil olarak sunulmuşsa izlenecek usul için ses veya görüntü kaydı sahteyse nasıl itiraz edilir? yazımıza bakılabilir.
  5. Faili tespit ettirin. Anonim hesaplarda IP kayıtları savcılık aracılığıyla istenir; mağdurun kendi imkânlarıyla delil toplamaya çalışması hukuka aykırı delil sorunu doğurabilir.
  6. Tazminat davasını ayrıca açın. Ceza davasının sonucunu beklemek zorunlu değildir.

Yargıtay Ne Diyor?

Doğrudan deepfake içeriğe ilişkin yerleşik bir Yargıtay içtihadı henüz oluşmamıştır; teknoloji, içtihadın olgunlaşma hızından daha hızlı yayılmıştır. Mahkemeler bugün, kişilik hakkı ve internet yayınlarına ilişkin mevcut ilkelerden yürümektedir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2017/2602, K. 2021/1448, T. 18.11.2021 — İnternet ortamındaki bir paylaşımın kişilik hakkına saldırı oluşturup oluşturmadığı, ifade özgürlüğü ile kişilik hakkı arasındaki denge gözetilerek belirlenir. Kurul, AİHS m. 10 ve AİHM ölçütlerini (müdahalenin yasayla öngörülmesi, meşru bir amaç izlemesi ve demokratik toplumda gerekli olması) esas almış; somut olayda ifadelerin eleştiri sınırında kaldığı ve kişilik hakkına saldırı oluşturmadığı sonucuna varmıştır.

“Kişilik hakkı zedelenen kimsenin rızası, daha üstün nitelikte özel veya kamusal yarar ya da kanunun verdiği yetkinin kullanılması sebeplerinden biriyle haklı kılınmadıkça, kişilik haklarına yapılan her saldırı hukuka aykırıdır.”

TMK m. 24; anılan Hukuk Genel Kurulu kararında da bu hükme dayanılmıştır.

Bu dengenin deepfake bakımından önemi şudur: ifade özgürlüğü koruması, bir görüşün veya değer yargısının açıklanmasına yöneliktir. Hiç gerçekleşmemiş bir olayı gerçekmiş gibi gösteren üretilmiş içerik ise bir düşüncenin açıklanması değil, gerçek dışı bir olgunun sunulmasıdır. Bu nedenle deepfake içeriğin eleştiri veya haber verme hakkı kapsamında savunulması, gerçek bir kayda dayanan yayınlara göre belirgin biçimde zordur.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2018/5125, K. 2019/1595, T. 20.03.2019 — Hukuka aykırı olarak elde edilmiş delil, hukuk yargılamasında da hükme esas alınamaz (HMK m. 189/2). Daire, hükmün tek ve belirleyici olarak hukuka aykırı biçimde elde edilmiş kayıtlara dayandırıldığı davada istemin tümden reddi gerektiğine karar vermiştir. Deepfake mağduru açısından pratik sonucu açıktır: faili ortaya çıkarmak için hukuka aykırı yollara başvurmak, davanın tamamını riske atar.

Sık Sorulan Sorular

Videonun sahte olduğunu nasıl ispatlayacağım? Sürecin doğru ilerlemesi için adli bilişim incelemesi talep edilmelidir. İncelemede sıkıştırma izleri, yüz sınırlarındaki tutarsızlıklar ve ses ile dudak hareketleri arasındaki uyumsuzluk gibi bulgular değerlendirilir. Bu talebi şikâyet dilekçesinde açıkça yazmak, dosyanın erken aşamada doğru yönlendirilmesini sağlar.

Faili hiç bulamazsak ne olur? Failin bulunamaması içeriğin kaldırılmasına engel değildir; erişimin engellenmesi yolu faile karşı değil, içeriğe karşı işler. Fail sonradan tespit edilirse tazminat davası zamanaşımı süresi içinde açılabilir.

İçerik yurt dışındaki bir sitede yayınlandı, yine de bir şey yapılabilir mi? Evet. Erişimin engellenmesi kararı Türkiye’den erişimi kapatmaya yöneliktir; içeriğin yurt dışı kaynaklı olması bu tedbirin uygulanmasına engel değildir.

Sadece beğenen veya paylaşan kişiler de sorumlu olur mu? İçeriği yeniden yayan kişi bakımından ayrıca değerlendirme yapılır; salt görüntüleme ile yeniden paylaşım aynı şey değildir. Yayma fiili, kişisel verileri yayma suçu bakımından bağımsız olarak ele alınabilir.

Ceza davası devam ederken tazminat davası açabilir miyim? Evet. İki yol birbirinden bağımsızdır; tazminat davası için ceza davasının kesinleşmesini beklemek zorunlu değildir.

Sonuç

Deepfake dosyalarında sonucu belirleyen şey, çoğu zaman hukuki argümanın gücü değil, ilk günlerde atılan adımlardır. İçerik yayılırken delil tespiti yaptırmayan mağdur, aylar sonra elinde yalnızca bir ekran görüntüsüyle kalır. Kişilik hakkına dayanan erişim engeli yolunun 10 Ekim 2024’ten itibaren yürürlükte olmadığı da göz ardı edilmemeli; başvuru, özel hayatın gizliliği temelinde ve süreleri gözetilerek kurulmalıdır. Bu alanda içtihat henüz oluşum hâlindedir ve her uyuşmazlık kendi somut koşullarında değerlendirilmelidir.

Dayanak Mevzuat ve Kararlar

Bu yazı yalnızca genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya vekâlet ilişkisi doğurmaz. Her uyuşmazlık kendi somut koşullarında değerlendirilmelidir.

Yayın tarihi: 10.09.2026 · Son güncelleme: 10.09.2026
Hazırlayan: Av. Şerafettin Kaya · Gebze / Kocaeli · 0534 545 23 32 · www.serafettinkaya.av.tr

Faydalı Olabilecek Diğer İçeriklerimiz

Bu yazıyı paylaş

WhatsApp LinkedIn X

Aynı kategoriden diğer yazılar

WhatsApp Randevu Ara