Yaş Küçüklüğü (TCK m. 31): Çocukta Ceza Sorumluluğu

Yaş küçüklüğü ve çocukta ceza sorumluluğu konulu makale kapak görseli

Bir çocuk hakkında soruşturma başladığında ailenin ilk sorusu hep aynıdır: “Yaşı küçük, ceza almaz değil mi?” Cevap yaşa göre üçe ayrılır ve ortadaki grupta sonucu belirleyen şey yaş değil, rapordur. 12 yaşını doldurmamış çocuk hiçbir hâlde cezalandırılmaz; 12-15 yaş grubunda ceza sorumluluğu bilirkişi incelemesine bağlıdır; 15-18 yaş grubunda ise ceza verilir ama indirim zorunludur. 8 Ağustos 2026’da yürürlüğe giren 7593 sayılı Kanun bu tabloya yeni bir tedbir kategorisi ekledi ve sosyal inceleme raporunu belirli yaş altında zorunlu hâle getirdi. Bu yazıda yaş gruplarını, rapor rejimini ve yeni düzenlemenin uygulamaya etkisini açıklıyoruz.

Kısa Cevap

TCK m. 31’e göre fiili işlediği sırada 12 yaşını doldurmamış çocukların ceza sorumluluğu yoktur; haklarında yalnızca çocuklara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur. 12 yaşını doldurmuş, 15 yaşını doldurmamış çocuklar bakımından ölçüt yaş değil kusur yeteneğidir: fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılama veya bu fiille ilgili davranışlarını yönlendirme yeteneği yeterince gelişmemişse ceza sorumluluğu yoktur, yine yalnızca tedbir uygulanır. Yetenek gelişmişse ceza verilir; ağırlaştırılmış müebbet yerine 12-15 yıl, müebbet yerine 9-11 yıl hapis; diğer cezalar yarısı oranında indirilir ve her fiil için verilecek hapis cezası 7 yılı geçemez. 15 yaşını doldurmuş, 18 yaşını doldurmamış çocuklarda ceza sorumluluğu vardır ancak indirim zorunludur: ağırlaştırılmış müebbet yerine 18-24 yıl, müebbet yerine 12-15 yıl; diğer cezalar üçte bir oranında indirilir ve her fiil için hapis cezası 12 yılı geçemez. Belirleyici an fiilin işlendiği tarihtir; yargılama sırasında 18 yaşın doldurulmuş olması indirimi ortadan kaldırmaz.

12 Yaşını Doldurmamış Çocuk: Ceza Yok, Tedbir Var

Bu grupta kusur yeteneği kanun tarafından kesin biçimde yok sayılmıştır. Rapor alınmaz, tartışma açılmaz; çocuk hakkında ceza davası yürütülmez. Fiil suç teşkil etse dahi sonuç, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 5. maddesindeki koruyucu ve destekleyici tedbirlerle sınırlıdır: danışmanlık, eğitim, bakım, sağlık ve barınma tedbirleri.

7593 sayılı Kanun’la eklenen ÇKK m. 5/A, bu tabloya yönlendirme tedbirlerini eklemiştir. Madde açıkça, bu tedbirlerin ceza sorumluluğu olmayan adli süreçteki çocuklar bakımından çocuklara özgü güvenlik tedbiri olarak anlaşılacağını söyler. Böylece 12 yaş altındaki çocuk ile 12-15 yaş grubunda kusur yeteneği bulunmadığı saptanan çocuk için elde, klasik koruyucu tedbirlerin ötesinde somut bir araç seti doğmuştur.

12-15 Yaş Grubu: Sonucu Yaş Değil Rapor Belirler

Bu grup, uygulamada en çok bozma sebebi üreten gruptur. Kanun iki ayrı yeteneği arar ve birinin bulunmaması yeterlidir:

  • Algılama yeteneği: çocuğun işlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını kavrayabilmesi.
  • Yönlendirme yeteneği: o fiille ilgili davranışlarını yönetebilmesi, dürtüsüne direnebilmesi.

Bu iki yetenekten herhangi biri yeterince gelişmemişse çocuk cezalandırılmaz; hakkında çocuklara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur. Yetenek varsa ceza verilir, ancak yukarıdaki oranlarda indirilir ve fiil başına 7 yıllık tavan uygulanır.

Değerlendirme soyut değil, somut yapılır: yetenek genel olarak değil, isnat edilen o fiil bakımından ve fiilin işlendiği tarih itibarıyla araştırılır. Yargılamanın yıllar sonra yapılıyor olması bu ölçütü değiştirmez; rapor, geçmişteki ana ilişkin görüş bildirmek zorundadır.

TCK m. 31'e göre üç yaş grubunda ceza sorumluluğu, indirim oranları ve ceza tavanlarını gösteren tablo.
15-18 yaş grubunda indirim mahkemenin takdirinde değildir.

15-18 Yaş Grubu: Ceza Var, İndirim Takdirî Değildir

Bu grupta kusur yeteneği kural olarak vardır; rapor tartışması gündeme gelmez. Buna karşılık indirim mahkemenin takdirinde değildir, kanunen zorunludur. Cezalar üçte bir oranında indirilir ve her fiil için verilecek hapis cezası 12 yılı aşamaz. Ayrıca bu çocuklar bakımından da 5395 sayılı Kanun’un çocuğa özgü usul güvenceleri işler: duruşma kapalı yapılır, karar kapalı duruşmada açıklanır ve dosya çocuk mahkemesinde görülür.

Bu grupta yargılamanın sonucu bakımından iki kurum öne çıkar: koşulları varsa hükmün açıklanmasının geri bırakılması — çocuklarda denetim süresi üç yıldır — ve suç uzlaştırma kapsamındaysa uzlaştırma yolu.

En Kritik Ayrım: Algılama ile Yönlendirme Aynı Şey Değildir

Uygulamadaki en yaygın hata, raporun yalnızca algılama yeteneğine cevap verip yönlendirme yeteneğini hiç değerlendirmemesidir. “Fiilin anlam ve sonuçlarını algıladığı kanaatine varılmıştır” cümlesi tek başına TCK m. 31/2’yi karşılamaz; çünkü kanun, iki yetenekten herhangi birinin yokluğunu ceza sorumluluğunu kaldıran sebep olarak düzenlemiştir. Zekâ testinin normal çıkması da yönlendirme yeteneğinin varlığını göstermez: bir çocuk ne yaptığını tam olarak bilip yine de dürtüsünü yönetemeyebilir.

İkinci ayrım rapor türündedir. Sosyal inceleme raporu ile kusur yeteneği raporu farklı işlevlere hizmet eder. Sosyal inceleme raporu çocuğun ailesini, çevresini ve gelişim koşullarını aktarır; hakime tedbir seçiminde yol gösterir. Kusur yeteneğinin tespiti ise tıbbî bir değerlendirmedir ve uzman hekim görüşü gerektirir. Sosyal inceleme raporunda yer alan “algılayamayacağı kanaatine varılmıştır” ifadesi, tek başına m. 31/2 raporunun yerini tutmaz.

Üçüncü ayrım zamandır: rapor güncel ve o fiile ilişkin olmalıdır. Başka bir suç dolayısıyla yıllar önce alınmış bir raporun dosyaya eklenmesiyle yetinilmesi, eksik inceleme sayılır.

TCK m. 31/2'deki algılama ve yönlendirme yeteneklerinin birbirinden bağımsız olduğunu gösteren akış görseli.
Sosyal inceleme raporu, kusur yeteneği raporunun yerine geçmez.

8 Ağustos 2026 Değişikliği: Yeni Tedbirler ve Zorunlu Sosyal İnceleme

7593 sayılı Kanun, çocuk ceza hukukunda üç noktada doğrudan sonuç doğurdu.

Sosyal inceleme artık belirli yaşta zorunlu. ÇKK m. 35/3’ün yeni hâline göre 15 yaşını doldurmamış çocuk hakkında sosyal inceleme yaptırılması zorunludur. 15 yaşını doldurmuş çocuk hakkında sosyal inceleme yaptırılmaması hâlinde ise Cumhuriyet savcısı, mahkeme veya çocuk hâkimi bunun gerekçesini iddianamede veya kararda göstermek zorundadır. Böylece raporsuz yürütülen dosyalarda gerekçesizlik başlı başına bir denetim konusu hâline gelmiştir.

Yönlendirme tedbirleri geldi. ÇKK m. 5/A beş tedbir öngörür: sosyal ve toplumsal hizmetler tedbiri (20-300 saat), dijital risklerden korunma tedbiri (3 aydan az, 2 yıldan fazla olmamak üzere cihaz denetimi ve riskli mecralara erişimin engellenmesi), kitap ve kütüphane tedbiri (20-300 saat), çevreye saygı ve çevre temizliği tedbiri (20-300 saat) ile bağımlılık tedbiri (tedavi ve rehabilitasyon programı).

HAGB’nin içeriği değişti. ÇKK m. 23/2’ye göre çocuk hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilirse, yönlendirme tedbirlerinden uygun görülen biri veya birkaçı denetimli serbestlik tedbiri olarak da uygulanır. Aynı maddenin yeni üçüncü fıkrası ise pratikte en çok işe yarayacak hükümdür: mağdurun veya kamunun uğradığı zararın az olması hâlinde, çocuk hakkında HAGB kararı verilebilmesi için zararın giderilmesi şartı aranmayabilir. Bu düzenleme, ödeme gücü bulunmadığı için HAGB’den yararlanamayan çocuklar bakımından somut bir imkân yaratmaktadır.

7593 sayılı Kanun'la çocuk ceza hukukunda yapılan üç değişikliği gösteren kart görseli.
Zararı ödeyemeyen çocuk için HAGB artık kapalı bir kapı değildir.

Yargıtay Ne Diyor?

Sosyal inceleme raporu tek başına yetmez. Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2019/5049, K. 2019/7573, T. 09.04.2019 kararında, 12-15 yaş grubundaki çocuğun algılama ve yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişip gelişmediği hususunda sosyal inceleme raporunun tek başına TCK m. 31/2 kapsamında yeterli bir rapor sayılamayacağını, bu konuda uzman çocuk veya psikiyatri doktorundan rapor alınması gerektiğini belirterek hükmü bozmuştur. Aynı kararda ikinci bir bozma sebebi daha vardır: sosyal inceleme raporu çocuğun algılama ve yönlendirme yeteneğine sahip olamayacağı kanaatini bildirdiği hâlde, 5395 sayılı Kanun’daki tedbirlerden birine veya birkaçına hükmedilmemesi ve bunun gerekçesinin de gösterilmemesi.

Algılama değerlendirilip yönlendirme atlanırsa rapor yetersizdir. Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2020/2866, K. 2020/5220, T. 17.03.2020 kararına konu olayda psikiyatri uzmanı, zekâ testi de uygulayarak çocuğun “fiilin anlam ve sonuçlarını algıladığı” kanaatine varmış; ancak davranışlarını yönlendirme yeteneği hiç değerlendirilmemiştir. Rehber öğretmenin düzenlediği sosyal inceleme raporunda da bu iki yetenek hakkında görüş bildirilmemiştir. Daire, TCK m. 31/2 uyarınca Adli Tıp Kurumu ilgili İhtisas Dairesi veya tıp fakültelerinin ilgili bölümlerinden, suç tarihi itibarıyla algılama veya yönlendirme yeteneğinin gelişip gelişmediği konusunda rapor alınması gerektiğini belirtmiştir. Aynı kararda, 18 yaşını doldurmamış çocuğun duruşmasının kapalı yapılması gerektiği de ayrı bir bozma sebebi olarak sayılmıştır.

Rapor güncel ve o fiile ilişkin olmalıdır. Yargıtay 17. Ceza Dairesi, E. 2015/17313, K. 2016/10482, T. 11.10.2016 kararında, çocuk hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu yönünden rapor alındığı hâlde hırsızlık suçu yönünden ayrı bir rapor düzenlettirilmemesi TCK m. 31/2’ye aykırı bulunmuş; ayrıca başka bir suç sonrası yıllar önce düzenlenmiş sosyal inceleme raporunun dosyaya eklenmesiyle yetinilmesi de bozma sebebi sayılmıştır.

Heyet raporu mu, tek uzman hekim raporu mu? Bu tartışma Ceza Genel Kurulu tarafından esastan çözülmüş değildir. Ceza Genel Kurulu, E. 2015/645, K. 2016/140, T. 22.03.2016 kararında, Özel Daire’nin heyet raporu aranması yönündeki bozmasına karşı yerel mahkemenin verdiği kararı direnme değil yeni hüküm niteliğinde görmüş ve esasa girmeksizin dosyayı Özel Daire’ye tevdi etmiştir. Dolayısıyla uygulamada güvenli yol, dairelerin aradığı içerik ölçütünü karşılamaktır: raporun her iki yeteneği ayrı ayrı, suç tarihi itibarıyla ve isnat edilen fiil bakımından değerlendirmesi.

Uygulamada Ne Yapmalı?

  1. Yaşı fiil tarihine göre hesaplayın. Nüfus kaydındaki doğum tarihi ile suç tarihi arasındaki farkı gün gün belirleyin; grup sınırına yakın dosyalarda birkaç gün sonucu tamamen değiştirir.
  2. Yaş kaydında tereddüt varsa itiraz edin. Nüfus kaydı gerçeği yansıtmıyorsa yaş tespiti talebinde bulunun; kemik yaşı incelemesinin sonuç aralığı sanık lehine yorumlanmalıdır.
  3. 12-15 yaş grubunda raporun içeriğini denetleyin. Rapor yalnızca algılamaya mı cevap veriyor, yoksa yönlendirme yeteneğini de değerlendiriyor mu? Eksikse ek rapor talep edin.
  4. Rapor kaynağını sorgulayın. Sosyal inceleme raporu kusur yeteneği raporunun yerine geçemez; Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas dairesinden veya tıp fakültesinden rapor isteyin.
  5. Her suç için ayrı değerlendirme isteyin. Birden fazla suçun bulunduğu dosyalarda tek bir suç için alınan rapor diğerlerine teşmil edilemez.
  6. Sosyal inceleme raporunu takip edin. 15 yaşından küçük çocukta rapor zorunludur; 15 yaşını doldurmuş çocukta rapor alınmamışsa iddianamede veya kararda gerekçesinin gösterilip gösterilmediğini denetleyin.
  7. Rapor olumsuzsa tedbir talebini yazılı yapın. Kusur yeteneği bulunmadığı saptanmışsa mahkeme ceza veremez, ancak koruyucu-destekleyici ve yönlendirme tedbirleri bakımından karar vermek zorundadır.
  8. HAGB’de yeni fıkrayı hatırlatın. Zarar az ise giderim şartının aranmayabileceğini (ÇKK m. 23/3) açıkça ileri sürün.
  9. Usul güvencelerini tutanağa geçirin. Duruşmanın kapalı yapılması, çocuğun hazır bulundurulması ve müdafi ile temsili eksikse tutanağa şerh düşün.
  10. Kaydın geleceğini hesaba katın. Çocuk hakkında verilen kararların adli sicil kaydı bakımından doğuracağı sonucu baştan değerlendirin.

Sık Sorulan Sorular

12 yaşından küçük çocuk hiçbir şekilde ceza alabilir mi? Hayır. Ceza sorumluluğu yoktur; yalnızca çocuklara özgü güvenlik tedbirleri uygulanır.

Yaş küçüklüğü indirimi mahkemenin takdirinde midir? Hayır. 15-18 yaş grubunda indirim kanunen zorunludur; mahkeme uygulamama yetkisine sahip değildir.

Fiil sırasında 17, yargılama sırasında 20 yaşındayım; indirim uygulanır mı? Evet. Belirleyici olan fiilin işlendiği tarihteki yaştır.

12-15 yaş grubunda rapor “algılıyor” derse ceza kesinleşmiş mi olur? Hayır. Rapor ayrıca davranışları yönlendirme yeteneğini de değerlendirmelidir; bu yön eksikse rapor yetersizdir.

Çocuk için verilebilecek en yüksek hapis cezası nedir? 12-15 yaş grubunda her fiil için 7 yıl, 15-18 yaş grubunda 12 yıldır. Ağırlaştırılmış müebbet ve müebbet yerine öngörülen süreli cezalar ayrıca düzenlenmiştir.

Çocuğun duruşması açık mı yapılır? Hayır. 18 yaşını doldurmamış çocuğun duruşması kapalı yapılır ve hüküm de kapalı duruşmada açıklanır.

Sosyal inceleme raporu alınmazsa ne olur? 15 yaşını doldurmamış çocukta rapor zorunludur. 15 yaşını doldurmuş çocukta rapor alınmamışsa gerekçesinin iddianamede veya kararda gösterilmesi gerekir.

Sonuç

Yaş küçüklüğü, çocuğu ceza hukukunun dışına çıkaran tek parça bir kalkan değil, üç kademeli bir sorumluluk rejimidir. 12 yaş altında sonuç kesindir; 15-18 yaş grubunda ise ceza verilir ama indirim tartışmasızdır. Asıl mücadele alanı ortadaki gruptadır ve orada sonucu belirleyen şey dosyanın hukukî yorumundan çok raporun içeriğidir. Kanunun aradığı iki yetenek birbirinden bağımsızdır: algılamanın varlığı yönlendirmenin de var olduğunu göstermez, bu ikincisi değerlendirilmeden kurulan hüküm eksik incelemeye dayanır. Rapor ayrıca güncel ve isnat edilen fiile özgü olmalı, sosyal inceleme raporu ile kusur yeteneği raporu birbirinin yerine geçirilmemelidir. 8 Ağustos 2026 tarihli değişiklik bu tabloya iki yönde katkı yapmıştır: sosyal incelemeyi belirli yaş altında zorunlu kılarak dosyaların bilgi temelini güçlendirmiş, yönlendirme tedbirleri ve HAGB’de zararın giderilmesi şartına getirilen esneklikle de ceza dışı çözüm imkânlarını genişletmiştir. Her uyuşmazlık kendi somut koşullarında değerlendirilmelidir.

Dayanak Mevzuat ve Kararlar

  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 31 — yaş küçüklüğü, yaş grupları, indirim oranları ve ceza tavanları
  • 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu m. 5 — koruyucu ve destekleyici tedbirler
  • 5395 sayılı Kanun m. 5/A (Ek: 8/8/2026-7593/9 md.) — yönlendirme tedbirleri
  • 5395 sayılı Kanun m. 23 — çocuklarda hükmün açıklanmasının geri bırakılması; ikinci ve üçüncü fıkralar (Ek: 8/8/2026-7593/12 md.)
  • 5395 sayılı Kanun m. 35 — sosyal inceleme; üçüncü fıkra (Değişik: 8/8/2026-7593/13 md.)
  • 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 185 — çocuk duruşmalarının kapalı yapılması
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2019/5049, K. 2019/7573, T. 09.04.2019
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2020/2866, K. 2020/5220, T. 17.03.2020
  • Yargıtay 17. Ceza Dairesi, E. 2015/17313, K. 2016/10482, T. 11.10.2016
  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2015/645, K. 2016/140, T. 22.03.2016

Hukuki Bilgilendirme

Bu yazı yalnızca genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya vekâlet ilişkisi doğurmaz. Yaş küçüklüğü dosyalarında sonucu belirleyen unsur çoğu zaman raporun içeriği ve tarihidir; bu nedenle dosyadaki rapor ve nüfus kaydı ayrı ayrı incelenmeden değerlendirme yapılmamalıdır. Her uyuşmazlık kendi somut koşullarında değerlendirilmelidir.

Yayın tarihi: 19.08.2026 · Son güncelleme: 19.08.2026
Hazırlayan: Av. Şerafettin Kaya · Gebze / Kocaeli · 0534 545 23 32 · www.serafettinkaya.av.tr

Bu yazıyı paylaş

WhatsApp LinkedIn X

Aynı kategoriden diğer yazılar

WhatsApp Randevu Ara