Pzt–Cum 09:00–18:30 Gebze / Kocaeli

Arabuluculuk Son Tutanağında Alacak Kalemleri: AYM Kararları

Arabuluculuk son tutanağında alacak kalemleri: Yargıtay kuralı ve Anayasa Mahkemesi kararları.

İşten çıkarıldınız, arabulucuya başvurdunuz, işveren toplantıya gelmedi ve “anlaşamama” tutanağı imzalandı. Dava açtınız, iş mahkemesi talebinizi kabul etti; ama istinaf mahkemesi kararı kaldırıp davayı usulden reddetti. Gerekçe: talep ettiğiniz kalem son tutanakta tek tek yazmıyordu. Anayasa Mahkemesi’nin Eylül ve Ekim 2026’da Resmî Gazete’de yayımlanan iki kararı bu duruma çok yakın olayları ele alıyor. Bu yazıda son tutanaktaki kalem sorununu, Yargıtay’ın kuralını ve Anayasa Mahkemesi’nin bu kurala çizdiği sınırı sade bir dille açıklıyoruz.

Kısa Cevap

Yargıtay’a göre 02.06.2018’den sonraki başvurularda, hangi alacak kaleminde anlaşılıp anlaşılamadığını açıkça göstermeyen son tutanakla dava şartı gerçekleşmiş sayılmaz. Anayasa Mahkemesi ise bu kuralın aşırı şekilci uygulanmasını mahkemeye erişim hakkının ihlali saymıştır: belirleyici olan, kalemin arabuluculukta fiilen müzakere edilip edilmediğidir. Son tutanakta işe iade ya da işe başlatmama tazminatı yazıyorsa veya tutanak yalnız “işçi-işveren uyuşmazlığı” dese de işçinin iradesi açık ve işveren bu kalemlere ayrıca itiraz etmemişse, somut olayın koşullarına göre davanın bu gerekçeyle usulden reddi ihlal sonucunu doğurabilir (AYM, B. No: 2022/82055 ve 2023/33449). En güvenli yol yine de her kalemi başvuruda ve son tutanakta tek tek yazdırmaktır.

Kural: Arabuluculuk Dava Şartı, Son Tutanak İspatıdır

Kanuna, bireysel veya toplu iş sözleşmesine dayanan işçi ve işveren alacağı, tazminatı ve işe iade talebiyle açılan davalarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır (7036 s. İş Mahkemeleri K. m. 3/1). Davacı, anlaşmaya varılamadığını gösteren son tutanağın aslını veya arabulucunun onayladığı örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır; eklenmezse mahkeme bir haftalık kesin süre verir (m. 3/2). Arabulucuya hiç başvurulmadan dava açıldığı anlaşılırsa dava, herhangi bir işlem yapılmadan usulden reddedilir.

Bu yüzden son tutanak, dava şartının yerine getirildiğinin ispat belgesidir. Tutanağa faaliyetin sonucu dışında hangi hususların yazılacağına taraflar karar verir; arabulucu da tutanak ve sonuçları konusunda taraflara gerekli açıklamaları yapar (6325 s. K. m. 17/3; Yönetmelik m. 20/3). Hangi uyuşmazlıklarda bu aşamanın zorunlu olduğunu dava şartı arabuluculuk hangi davalarda uygulanır yazısında ayrıca ele aldık.

Yargıtay’ın Kalem Kuralı ve 02.06.2018 Tarihi

Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 02.06.2018’de yayımlandı ve başvurunun dilekçeyle, bürodaki formun doldurulmasıyla ya da elektronik ortamda yapılabileceğini düzenledi (m. 23/3). Yargıtay 9. Hukuk Dairesi bu tarihi bir eşik olarak kullanır:

  1. 02.06.2018’den önce: tutanakta “işçilik alacakları” ya da “işçi-işveren uyuşmazlığı” gibi genel ifade kullanılmışsa, işçilik alacaklarının tamamı arabuluculuğa konu edilmiş sayılır.
  2. 02.06.2018’den sonra: hangi kalemde anlaşma sağlandığını veya sağlanamadığını açıkça göstermeyen son tutanakla dava şartı gerçekleşmiş sayılmaz.

Daire, tereddüde yer vermemek için tutanakta tarafların anlaştıkları ya da anlaşamadıkları alacak kalemlerinin tek tek belirtilmesi gerektiğini vurgular. Aynı kararda bir alacağın yalnız tutanağın kapsadığı dönem için dava şartını karşıladığı, sonraki dönem yönünden davanın usulden reddi gerektiği de belirtilmiştir (Yargıtay 9. HD, E. 2024/4291, K. 2024/8934).

Anayasa Mahkemesi’nin Çizdiği Sınır: İki Yeni Karar

Anayasa Mahkemesi dava şartı arabuluculuğun meşru bir amaca dayandığını kabul eder; sorunu kuralın kendisinde değil, katı yorumunda görür.

İşe iade — B. No: 2022/82055, 03.03.2026 (RG 21.09.2026, sayı 33377). Başvuru formunda işe iade seçeneği işaretlenmemiş, ancak son tutanakta işçi vekilinin saydığı uyuşmazlık konuları arasında işe iade de yer almış (bölge adliye mahkemesi bu ifadeyi bir yazım karışıklığı sayarak “iaşe” diye okumuştu); işçi ayrıca işe başlatmama tazminatı ve boşta geçen süre ücretini de talep etmişti. Bölge adliye mahkemesi davayı dava şartı yokluğundan reddetti. Anayasa Mahkemesi, işe iadenin arabuluculuk görüşmelerine dâhil edilmediğinden söz edilemeyeceğini, yaklaşımın aşırı şekilci olduğunu belirterek mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine ve yeniden yargılamaya karar verdi.

İşçilik alacakları — B. No: 2023/33449, 18.05.2026 (RG 20.10.2026, sayı 33406). Son tutanakta uyuşmazlık yalnız “işçi-işveren uyuşmazlığı” olarak yazılmış, kıdem tazminatı ve fazla çalışma kalemleri ayrıca gösterilmemişti. Tutanakta işverenin telefonla işçinin hiçbir alacağı olmadığını bildirdiği yazılıydı. Anayasa Mahkemesi, işçinin bu kalemleri müzakere etme iradesi ve işverenin bu kalemlere ayrıca itiraz etmemesi karşısında kalemlerin müzakere edilmediğinden söz edilemeyeceğini belirtti; derece mahkemesinin, işçinin tutanağın içeriği konusunda bilgilendirildiğine dair bir tespiti de yoktu. Mahkeme şu tespiti yaptı:

“…ara bulucunun tanzim ettiği ara buluculuk son tutanağında uyuşmazlık konusunda ‘işçi ve işveren ilişkisinden kaynaklanan’ şeklinde genel bir ifadeye yer verilmesi ve anılan ifadenin somutlaştırılmamasına yönelik sorumluluğun yerine getirilmesinin tamamen başvurucudan beklenmesi başvurucuya aşırı külfet yüklemektedir.”

AYM, B. No: 2023/33449, § 19

Bu kararlar, Anayasa Mahkemesi’nin daha önce verdiği B. No: 2020/19910 (24.10.2024) kararındaki yaklaşımın devamıdır: başvuru formunda belirtilmese bile tarafların iradesi ve son tutanak birlikte değerlendirildiğinde işe iade müzakere edilmişse dava şartı yerine getirilmiştir.

Son tutanakta alacak kalemleri: 02.06.2018 öncesi genel ifade yeterli; sonrasında Yargıtay kalem arar; kalem konuşulmuşsa AYM usulden reddi erişim hakkı ihlali sayar; hiç müzakere edilmeyen kalem için dava şartı yoktur.

Kritik Ayrım: “Tutanakta Yazmıyor” ile “Müzakere Edilmedi” Aynı Şey Değil

Yazının en önemli noktası budur. Yargıtay’ın ölçütü tutanağın metni, Anayasa Mahkemesi’nin ölçütü müzakerenin fiilen yapılıp yapılmadığıdır.

  • Kalem hiç gündeme gelmediyse: örneğin yalnız kıdem tazminatı için arabuluculuk yapıldı, işe iade hiç konuşulmadıysa, işe iade bakımından dava şartı yoktur; kararların gerekçesinden çıkan sonuca göre bu durum Anayasa Mahkemesi’nin koruduğu hâllerden değildir.
  • Kalem konuşuldu ama tutanağa genel ifadeyle ya da hatalı yazıldıysa: Anayasa Mahkemesi’ne göre bunun sonucunu tamamen işçiye yüklemek ölçüsüzdür; arabulucunun tutanağın içeriği konusunda tarafları bilgilendirme yükü de dikkate alınır.
  • Talep edilen mali sonuç kalemle bağlantılıysa: işe başlatmama tazminatı ve boşta geçen süre ücretinin talep edilmesi, işe iadenin de müzakere edildiğini gösteren bir olgu olarak değerlendirilmiştir.

Anayasa Mahkemesi’nin ihlal kararı, davanın kazanılacağı anlamına gelmez; mahkeme yeniden yargılama yapar ve esası kendisi değerlendirir. Ayrıca bireysel başvuruya kadar giden yol yıllar alır: iki karardaki arabuluculuk başvuruları 2018 ve 2020 tarihlidir.

Usulden Ret Kararı Verildiyse Ne Yapılabilir?

İşe iade davası, arabulucuya başvurulmadan açıldığı gerekçesiyle usulden reddedilirse ret kararı taraflara resen tebliğ edilir ve kesinleşen ret kararının tebliğinden itibaren iki hafta içinde arabulucuya başvurulabilir (İş K. m. 20/1). Kanun metni “arabulucuya başvurmaksızın” açılan davayı anar; arabulucuya başvurulmuş ama kalem son tutanakta yazılmadığı için verilen retlerde bu yolun nasıl uygulanacağı tartışmalı olabilir. Süreler kısa ve hak düşürücü olduğundan gecikmeden hukuki destek almak gerekir. İşe iadede olağan süreler de kısadır: fesih bildiriminin tebliğinden itibaren bir ay içinde arabulucuya başvuru, anlaşılamazsa son tutanaktan itibaren iki hafta içinde dava. Ayrıntılar için işe iade davasının şartları ve sonuçları yazısına bakabilirsiniz.

Alacak davalarında arabuluculuk bürosuna başvurudan son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar zamanaşımı durur ve hak düşürücü süre işlemez (7036 s. K. m. 3/17). Zamanaşımı hesabının genel çerçevesi işçilik alacaklarında zamanaşımı ve dava şartı arabuluculuk yazısındadır.

Kanun yolları tükendikten sonra Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru, başvuru yollarının tüketildiği tarihten itibaren otuz gün içinde yapılır (6216 s. K. m. 47/5). İncelenen iki kararda da süre, kesin kararın öğrenildiği tarihten itibaren hesaplanmıştır; süre kaçırılırsa başvuru yolu kapanır. İhlal kararı mahkeme kararından kaynaklanıyorsa dosya yeniden yargılama için ilgili mahkemeye gönderilir (m. 50/2).

Uygulamada Ne Yapmalı?

Anayasa Mahkemesi kararları bir güvence ağıdır, plan değildir. Sorun çıkmadan önlemek için:

  1. Başvuruda her kalemi işaretleyin: ücret, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, yıllık izin, kıdem ve ihbar tazminatı; işe iade istiyorsanız işe iade, işe başlatmama tazminatı ve boşta geçen süre ücreti ayrı ayrı. Formu doldururken işçilik alacakları arabuluculuk başvuru formu örneğinden yararlanabilirsiniz.
  2. Son tutanağı imzalamadan okuyun: kalemlerin tek tek yazıldığını ve yazımın doğru olduğunu kontrol edin; genel ifade yeterli değildir.
  3. Karşı taraf gelmese de kalemleri tutanağa geçirtin: tutanağa hangi hususların yazılacağına taraflar karar verir.
  4. Tutanağın aslını ya da onaylı örneğini saklayın ve dava dilekçesine ekleyin.
Son tutanağı imzalamadan önce: formda her kalemi işaretleyin, işe iade kalemlerini ayrıca yazın, tutanağı okuyun, aslını saklayın.

Yargı Kararları: Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi

  • Yargıtay 9. HD, E. 2024/4291, K. 2024/8934, T. 22.05.2024: 02.06.2018’den sonraki başvurularda hangi kalemde anlaşma sağlanıp sağlanamadığını açıkça göstermeyen son tutanakla dava şartı gerçekleşmiş sayılmaz; tutanağın kapsamadığı dönem için alacak yönünden dava usulden reddedilmelidir.
  • AYM, B. No: 2022/82055, 03.03.2026: Son tutanakta işe iade müzakere konusu olarak geçiyor ve işe başlatmama tazminatı ile boşta geçen süre ücreti isteniyorsa işe iadenin arabuluculuğa dâhil edilmediği söylenemez; aksi yorum mahkemeye erişim hakkını ihlal eder.
  • AYM, B. No: 2023/33449, 18.05.2026: Tutanaktaki genel ifadeyi somutlaştırma sorumluluğunu tamamen işçiye yüklemek aşırı külfettir; arabulucunun tutanağın içeriği konusunda bilgilendirme yükü de gözetilir.
  • AYM, B. No: 2020/19910, 24.10.2024: Önemli olan işe iadenin görüşmelere konu edilip edilmediğidir; başvuru formunda yazmasa da son tutanak ve taraf iradesi birlikte değerlendirilir.

Sık Sorulan Sorular

Son tutanakta sadece “işçi-işveren uyuşmazlığı” yazıyor; davam reddedilir mi? Arabuluculuk 02.06.2018’den sonra yapıldıysa Yargıtay uygulamasında usulden ret riski yüksektir. Anayasa Mahkemesi ise kalemler fiilen müzakere edilmişse bu gerekçeyle ret kararını mahkemeye erişim hakkının ihlali saymıştır. Durum, tutanaktaki beyanlara ve başvuru formuna göre değerlendirilir.

Başvuru formunda işe iadeyi işaretlemeyi unuttum; dava açabilir miyim? Son tutanakta işe iade müzakere konusu olarak yer alıyorsa Anayasa Mahkemesi dava şartının gerçekleştiğini kabul etmiştir. İşe iade arabuluculukta hiç konuşulmadıysa bu talep için dava şartı yoktur ve kısa süreler içinde yeniden arabulucuya başvurmak gerekir.

Anayasa Mahkemesi ihlal kararı verirse tazminatımı alır mıyım? İhlal kararı davanın sonucunu belirlemez. Dosya yeniden yargılama için mahkemeye gönderilir; esas yönünden değerlendirme o mahkemeye aittir. İki kararda da yeniden yargılama yeterli giderim sayılmış, ayrıca tazminat verilmemiştir.

Bölge adliye mahkemesi davamı usulden reddetti; ne kadar sürem var? Kesin karara karşı Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru, başvuru yollarının tüketildiği tarihten itibaren otuz gün içinde yapılır; incelenen kararlarda süre, kesin kararın öğrenildiği tarihten hesaplanmıştır. İşe iade davası arabulucuya hiç başvurulmadığı için reddedildiyse, kesinleşen ret kararının tebliğinden itibaren iki hafta içinde arabulucuya başvurulabilir.

Arabulucu tutanağı eksik yazdıysa sorumluluk kimde? Tutanağa neyin yazılacağına taraflar karar verir; arabulucu ise tutanak ve sonuçları konusunda tarafları bilgilendirmekle yükümlüdür. Anayasa Mahkemesi, tutanağı somutlaştırma sorumluluğunun tamamen işçiden beklenmesini aşırı külfet saymıştır.

Sonuç

Yargıtay’ın ölçütü açıktır: 02.06.2018’den sonraki arabuluculuklarda son tutanak, anlaşılan ve anlaşılamayan kalemleri tek tek göstermelidir; Anayasa Mahkemesi’nin yeni kararlarına dairenin nasıl yaklaşacağı henüz görülmemiştir. Anayasa Mahkemesi’nin 2026’da Resmî Gazete’de yayımlanan iki kararı ise bu kuralın, müzakere edildiği anlaşılan kalemleri yok sayacak kadar katı uygulanamayacağını gösteriyor. En kritik adım değişmiyor: başvuru formunda ve son tutanakta her alacak kalemini ayrı ayrı yazdırmak. Her uyuşmazlık kendi koşullarında değerlendirilmelidir.

Dayanak Mevzuat ve Kararlar

  • 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m. 3 — dava şartı olarak arabuluculuk
  • 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m. 17 — arabuluculuğun sona ermesi ve son tutanak
  • Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği (RG 02.06.2018, sayı 30439) m. 20, 23
  • 4857 sayılı İş Kanunu m. 20 — fesih bildirimine itiraz ve usulü
  • 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun m. 47, 50
  • Anayasa Mahkemesi (İkinci Bölüm), B. No: 2022/82055, 03.03.2026 (RG 21.09.2026, sayı 33377)
  • Anayasa Mahkemesi (İkinci Bölüm), B. No: 2023/33449, 18.05.2026 (RG 20.10.2026, sayı 33406)
  • Anayasa Mahkemesi (İkinci Bölüm), B. No: 2020/19910, 24.10.2024 (RG 07.03.2025, sayı 32834)
  • Yargıtay 9. HD, E. 2024/4291, K. 2024/8934, T. 22.05.2024

Hukuki Bilgilendirme

Bu yazı yalnızca genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya vekâlet ilişkisi doğurmaz. Her uyuşmazlık kendi somut koşullarında değerlendirilmelidir. Arabuluculuk son tutanağını imzalamadan önce talep ettiğiniz her kalemin tutanakta yer aldığını kontrol etmeniz önerilir.

Yayın tarihi: 24.10.2026 · Son güncelleme: 24.10.2026 Hazırlayan: Av. Şerafettin Kaya · Gebze / Kocaeli · 0534 545 23 32 · www.serafettinkaya.av.tr

Bu yazıyı paylaş

WhatsApp LinkedIn X

Aynı kategoriden diğer yazılar

WhatsApp Randevu Ara