Pzt–Cum 09:00–18:30 Gebze / Kocaeli

Sigortalılık Başlangıç Tarihinin Tespiti Davası

Sigortalılık başlangıç tarihinin tespiti davasında ispat ve süre kuralları

Emeklilik başvurusu için SGK’ya gidiyorsunuz ve size “iki yıl daha çalışmanız gerekiyor” deniyor. Oysa 1995’te bir işyerinde birkaç gün çalışmıştınız; işe giriş bildirgeniz bile verilmişti, ama hiç prim yatmamıştı. O tek gün, emeklilik yaşınızı bütünüyle değiştirebilir. Çünkü Türk sosyal güvenlik sisteminde emeklilik şartlarını belirleyen şey yalnızca prim gün sayısı değil, sigortalılığa ilk giriş tarihidir. Bu tarihi geriye çekmek için açılan davaya sigortalılık başlangıç tarihinin tespiti davası denir. Davanın en çok yanlış bilinen yanı da şudur: elinizdeki işe giriş bildirgesi, tek başına davayı kazandırmaz. Bu yazıda davanın ne olduğunu, neyin ispatlanması gerektiğini ve hangi sürede açılması gerektiğini güncel Yargıtay kararlarıyla açıklıyoruz.

Kısa Cevap

Sigortalılık başlangıç tarihinin tespiti davası, kişinin sosyal güvenlik sistemine ilk kez girdiği tarihin mahkeme kararıyla belirlenmesi için iş mahkemesinde açılan bir tespit davasıdır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, bu davaların niteliği gereği hizmet tespiti davası görünümünde olduğunu ve hizmet tespiti davalarındaki ispat ilkelerinin uygulanacağını kabul etmektedir. Bunun en önemli sonucu şudur: usulüne uygun verilmiş bir işe giriş bildirgesi, kişinin işe girdiğini gösterse de fiili çalışmayı ispat etmeye tek başına yetmez. Dava kamu düzenine ilişkindir; hâkim resen araştırma yapar. Kuruma hiçbir belge verilmemişse beş yıllık hak düşürücü süre işler.

Sigortalılık Ne Zaman Başlar?

5510 sayılı Kanun m. 7, sigorta hak ve yükümlülüklerinin ne zaman doğduğunu statüye göre ayırır:

  • Hizmet akdiyle çalışanlar (4/1-a) için: çalışmaya, mesleki ve teknik eğitime, staja ya da bursiyer olarak göreve başladıkları tarihten itibaren.
  • Kendi nam ve hesabına çalışanlar (4/1-b) için: gelir vergisi mükellefiyetinin başladığı tarihten; limited şirket ortaklarında şirketin ticaret siciline tescil edildiği tarihten; anonim şirketlerde yönetim kuruluna seçildikleri tarihten; esnaf ve sanatkâr siciline kayıtlı olanlarda kayıt tarihinden.
  • Kamu görevlileri (4/1-c) için: göreve başladıkları tarihten.

Görüldüğü gibi başlangıç, bildirimin yapıldığı tarihe değil, fiilen çalışmaya başlanan tarihe bağlanmıştır. Dava da tam bu noktada devreye girer: kayıtlarda görünen tarih ile gerçekte çalışmaya başlanan tarih farklıysa, farkın giderilmesi mahkemeden istenir.

Statüye göre sigortalılığın başlangıç anı (5510 s.K. m. 7)
StatüBaşlangıç anı
Hizmet akdiyle çalışanlar (4/1-a)Çalışmaya, mesleki ve teknik eğitime, staja ya da bursiyer olarak göreve başlanan tarih
Gelir vergisi mükellefi olarak kendi nam ve hesabına çalışanlar (4/1-b)Mükellefiyetin başladığı tarih
Limited şirket ortakları (4/1-b)Şirketin ticaret siciline tescil edildiği tarih
Anonim şirketlerde yönetim kurulu (4/1-b)Yönetim kuruluna seçildikleri tarih
Esnaf ve sanatkâr siciline kayıtlı olanlar (4/1-b)Sicile kayıt tarihi
Kamu görevlileri (4/1-c)Göreve başladıkları tarih

Bu Dava Ne İşe Yarar?

Sigorta girişi, emeklilik şartlarının belirlendiği tarihtir. Girişin bir yıl geriye çekilmesi, tabi olunacak emeklilik rejimini ve dolayısıyla gerekli yaşı, sigortalılık süresini ve prim gün sayısını değiştirebilir. Hangi girişin hangi şartlara tabi olduğu sigorta girişine göre emeklilik şartları yazısında ayrıntılı olarak ele alınmıştır.

İkinci işlevi, uzun vadeli sigorta kollarındaki hakların hesabıdır: malullük, yaşlılık ve ölüm sigortası bakımından dikkate alınacak sigortalılık süresi, m. 38/3 uyarınca başlangıç tarihi ile aylık bağlanması istendiği tarih arasındaki süredir.

Kritik Ayrım: İşe Giriş Bildirgesi Tek Başına Yetmez

Bu yazının en önemli bilgisi budur ve dosyaların çoğu burada kaybedilir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 15.04.2026 tarihli kararında ilkeyi açıkça koymuştur: “Yöntemince düzenlenip süresi içerisinde Kuruma verilen işe giriş bildirgesi, kişinin işe girdiğini göstermekte ise de, fiili çalışmanın varlığının ortaya konulması açısından tek başına yeterli kabul edilemez.”

Bunun nedeni, sigortalılığın belgeden değil fiili çalışmadan doğmasıdır. Kanunda öngörülen koşullar oluştuğunda kişi kendiliğinden sigortalı sayılır; ancak gerçek ve fiili bir çalışma tespit edilmedikçe sigortalılıktan söz edilemez. Bildirge, çalışmanın başladığını iddia eden bir belgedir, çalışmanın gerçekleştiğini kanıtlayan bir belge değil.

Aynı kararda Genel Kurul, işe giriş bildirgesi bulunup diğer yasal belgelerin (aylık sigorta gün bildirgeleri, dönem bordroları) bulunmadığı hâllerde “çalışmayı ortaya koyabilecek inandırıcı ve yeterli kanıtların aranması” gerektiğini, davanın kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle hâkimin görevi gereği doğrudan soruşturmayı genişletmesi gerektiğini vurgulamıştır.

Somut olayda davacının 15.04.1998 tarihli işe giriş bildirgesi Kurum kayıtlarına girmişti; buna rağmen dönem bordrolarında adı yoktu, dinlenen tanıklardan biri o dönemde hiç sigortalı değildi, bir diğeri ise davacıyı hatırlamıyordu. Genel Kurul, eksik araştırmaya dayanan kabul kararını bozmuştur.

Usulüne uygun verilmiş işe giriş bildirgesi kişinin işe girdiğini gösterir ama fiili çalışmayı ispat etmeye tek başına yetmez; dönem bordrosu ve bordro tanığı gerekir.
Dosyaların çoğu bu ayrımın atlanması yüzünden kaybediliyor.

18 Yaş Kuralı: Başlangıç ile Prim Günü Aynı Şey Değil

Erken yaşta çalışmaya başlayanlar için kanun ayrı bir kural koyar ve bu kural sık sık yanlış anlaşılır.

5510 sayılı Kanun m. 38/2 uyarınca, 18 yaşından önce malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tabi olanların sigortalılık süresi, 18 yaşını doldurdukları tarihte başlamış kabul edilir. Ancak aynı fıkra devam eder: bu tarihten önceki süreler için ödenen primler, prim ödeme gün sayısının hesabına dahil edilir.

Yani 16 yaşında çalışmaya başlamış biri için:

  • Sigortalılık süresi 18 yaşın dolduğu günden işlemeye başlar.
  • Prim ödeme gün sayısı ise 16 yaşındaki günleri de içerir.

Bu ayrım, “girişim 16 yaşında ama SGK 18 diyor” itirazının cevabıdır: bu bir kayıt hatası değil, kanunun kendi kuralıdır ve dava konusu yapılamaz. Dava konusu yapılabilecek olan, fiilen çalışılmış ama hiç bildirilmemiş bir dönemin varlığıdır.

On sekiz yaşından önce çalışanlarda sigortalılık süresi 18 yaşın doldurulduğu tarihte başlar; o dönemde ödenen primler ise prim ödeme gün sayısına dahil edilir.
Girişi geriye çekmek için değil, bildirilmemiş dönem için dava açılır.

Beş Yıllık Hak Düşürücü Süre ve İstisnası

Genel Kurul, sigortalılık başlangıcının tespitine ilişkin her davanın sigortalılığın saptanması istemini de içerdiğini, bu nedenle hizmet tespiti davası niteliğinde olduğunu belirtmiştir. Buradan süre kuralı doğar: 5510 sayılı Kanun m. 86/9 uyarınca dava, hizmetin geçtiği yılın sonundan başlayarak beş yıl içinde açılmalıdır.

Ancak bu sürenin bilinen bir istisnası vardır: işe giriş bildirgesi, dönem bordrosu gibi belgelerden biri dahi Kuruma verilmişse ya da çalışma Kurumca tespit edilmişse, Kurum çalışmadan haberdar olduğu için hak düşürücü süreden söz edilemez. Ayrıntılar için hizmet tespiti davasının şartları ve süreleri incelenmelidir.

Buna karşılık hiçbir belge Kuruma ulaşmamışsa süre işler. Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, 31.03.2026 tarihli kararında; işe giriş bildirgesi bulunmayan, hizmet bildirimi yapılmayan ve dönem bordrosu verilmeyen bir olayda davanın hak düşürücü süreden reddine ilişkin kararı oy çokluğuyla onamıştır. Karşı oyda, kamu kurumunca tutulan ek ders çizelgesi ve tahakkuk fişi gibi belgelerin de çalışmayı kanıtladığı ve sigortalı lehine yorum ilkesi gereği hak düşürücü süreden söz edilemeyeceği savunulmuştur. Karşı oy, Dairenin hükmü değildir; ancak bu alanda tartışmanın sürdüğünü gösterir.

Kuruma işe giriş bildirgesi veya dönem bordrosu ulaşmışsa hak düşürücü süre işlemez; hiçbir belge ulaşmamışsa beş yıllık süre hizmetin geçtiği yılın sonundan başlar.
Süre geçtiğinde hak, bir daha canlanmamak üzere ortadan kalkar.

Dava Kime Karşı, Nerede Açılır?

  • Görevli mahkeme: iş mahkemesi. İş mahkemesi bulunmayan yerlerde asliye hukuk mahkemesi bu sıfatla bakar.
  • Taraflar: dava işverene karşı açılır; Sosyal Güvenlik Kurumu davaya fer’î müdahil olarak katılır. Kurumun bir işleminin iptali de isteniyorsa Kurum doğrudan davalı gösterilir.
  • Arabuluculuk: 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m. 3/1, dava şartı arabuluculuğu işçi veya işveren alacağı ve tazminatı ile işe iade talepleriyle sınırlar. Sigortalılığın tespitine yönelik bu tespit davası bu kapsamda sayılmaz. Hangi taleplerin kapsama girdiği dava şartı zorunlu arabuluculuk yazısında ayrıntılıdır.

Hangi Deliller Toplanır?

Genel Kurul kararı, bu davalarda izlenecek araştırma yöntemini sıralar: işyerinde tutulması gerekli dosyalar ile Kurumdaki belge ve kanıtlardan yararlanılır, ücret bordroları getirtilir, müfettiş raporu olup olmadığı araştırılır, aynı dönemde işyerinde çalışanlar saptanır, sigortalının hangi işte hangi süreyle çalıştığı açıklanır, gerektiğinde komşu işyeri çalışanlarının bilgisine başvurulur.

Tanık seçiminde iki nokta belirleyicidir. Birincisi, tanığın aynı dönemde aynı işyerinde bordroda görünen bir kişi olması gerekir; bunun için tanıkların hizmet dökümleri celbedilerek beyanları denetlenir. İkincisi, bozma öncesi ve sonrası beyanlar arasında çelişki varsa bu çelişki giderilmeden hüküm kurulamaz.

Elinizde varsa şu belgeler dosyayı güçlendirir: işe giriş bildirgesi örneği, ücret bordrosu, işyeri kimlik kartı, kurs veya staj kayıtları, kamu kurumu yazışmaları, protokol ve sözleşme örnekleri.

Sigortalılık başlangıcının tespiti davasında mahkeme işyeri ve Kurum kayıtlarını getirtir, aynı dönemin bordro tanıklarını dinler, gerekirse komşu işyeri çalışanlarına başvurur.
Tanıkların hizmet dökümü celbedilerek beyanları denetlenir.

Yargıtay Ne Diyor?

  • Yargıtay HGK, E. 2025/624, K. 2026/260, T. 15.04.2026: Sigortalılık başlangıç tarihinin tespitine ilişkin her dava, sigortalılığın saptanması istemini de içerdiğinden hizmet tespiti davası niteliğindedir ve o davalardaki ispat ilkeleri uygulanır. Usulüne uygun verilmiş işe giriş bildirgesi, fiili çalışmanın varlığını ortaya koymak bakımından tek başına yeterli değildir. Bu davalar kamu düzenine ilişkin olup resen araştırma ilkesine tabidir; bordro tanıkları dinlenmeden ve beyanlar arasındaki çelişki giderilmeden hüküm kurulamaz. (karar metni)
  • Yargıtay 10. HD, E. 2025/19771, K. 2026/3463, T. 31.03.2026: Davacı adına işe giriş bildirgesi verilmemiş, hizmet bildirimi yapılmamış ve dönem bordroları Kuruma sunulmamışsa, davanın beş yıllık hak düşürücü süre içinde açılmaması nedeniyle reddi yerindedir. Karar oy çokluğuyla verilmiş; karşı oyda kamu kurumunca tutulan ek ders tahakkuk fişi ve bordro gibi belgelerin de çalışmayı kanıtladığı ve sigortalı lehine yorum ilkesi gereği hak düşürücü süreden söz edilemeyeceği ileri sürülmüştür. (karar metni)

Sık Sorulan Sorular

Elimde işe giriş bildirgesi var, dava kesin kazanılır mı? Hayır. Yargıtay, usulüne uygun verilmiş bildirgenin kişinin işe girdiğini göstermekle birlikte fiili çalışmayı ispat etmeye tek başına yetmediğini kabul etmektedir. Bildirgenin yanına tanık ve belge konulmalıdır.

Tek bir günün tespiti için dava açılabilir mi? Evet. Uygulamada sigorta girişini geriye çekmek amacıyla bir günlük çalışmanın tespiti talep edilmektedir; Yargıtay bu tür taleplerde de hizmet tespiti ilkelerinin uygulanacağını belirtmiştir.

16 yaşında çalıştım, girişim neden 18 olarak görünüyor? 5510 sayılı Kanun m. 38/2 gereğidir: 18 yaşından önceki sigortalılıkta süre 18 yaşın doldurulduğu tarihte başlamış sayılır. Ancak o dönemde ödenen primler prim ödeme gün sayısına dahil edilir.

Çalıştığım işyeri kapandı, işveren yok. Dava açabilir miyim? Açılabilir. Bu hâlde ticaret sicili kayıtları, işyeri dosyası, Kurum kayıtları ve komşu işyeri çalışanlarının beyanları üzerinden araştırma yürütülür.

Beş yıllık süre benim için işlemiş midir? Kuruma işe giriş bildirgesi ya da dönem bordrosu gibi belgelerden biri verilmişse veya çalışma Kurumca tespit edilmişse süre işlemez. Hiçbir belge ulaşmamışsa süre, hizmetin geçtiği yılın sonundan başlar.

Bu dava için önce arabulucuya gitmem gerekir mi? İş Mahkemeleri Kanunu m. 3/1 dava şartı arabuluculuğu işçi–işveren alacağı, tazminatı ve işe iade talepleriyle sınırlamıştır; sigortalılığın tespitine yönelik tespit davası bu kapsamda sayılmaz.

Sonuç

Sigortalılık başlangıç tarihi, emeklilik tablosunun ilk satırıdır ve bir yıllık fark bile hangi rejime tabi olacağınızı değiştirebilir. Ancak bu tarihi geriye çekmek, dosyaya bir işe giriş bildirgesi koymakla olmaz. Yargıtay’ın 2026 tarihli kararları çizgiyi netleştirmiştir: bildirge çalışmanın başladığı iddiasını taşır, gerçekleştiğini kanıtlamaz; kanıt, aynı dönemde aynı işyerinde bordroda görünen tanıklar ve işyeri kayıtlarıdır. Bu nedenle dava açmadan önce yapılacak en yararlı iş, o dönemin dönem bordrolarını ve o bordrolarda adı geçen kişileri çıkarmaktır. İkinci olarak süre hesabı yapılmalıdır: Kuruma hiçbir belge ulaşmamışsa beş yıllık hak düşürücü süre işlemiş olabilir ve bu süre, geçtiğinde hakkı bir daha canlanmamak üzere ortadan kaldırır. Her uyuşmazlık kendi somut koşullarında değerlendirilmelidir.

Dayanak Mevzuat ve Kararlar

  • 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu m. 7 — sigortalılığın başlangıcı; statüye göre başlangıç anları
  • 5510 sayılı Kanun m. 38 — uzun vadeli sigorta kollarında sigortalılık süresinin başlangıcı; 18 yaş kuralı ve prim gün sayısına dahil edilme
  • 5510 sayılı Kanun m. 86/9 — hizmet tespitinde beş yıllık hak düşürücü süre
  • 5510 sayılı Kanun geçici m. 7 — 01.10.2008 öncesi sigortalılık başlangıçlarının kendi kanunlarına göre değerlendirilmesi
  • 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m. 3 — dava şartı olarak arabuluculuğun kapsamı
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2025/624, K. 2026/260, T. 15.04.2026
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/19771, K. 2026/3463, T. 31.03.2026

Hukuki Bilgilendirme

Bu yazı yalnızca genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya vekâlet ilişkisi doğurmaz. Sigortalılık başlangıcına ilişkin uyuşmazlıklarda uygulanacak kanun, çalışmanın geçtiği döneme göre değişir; 01.10.2008 öncesi dönemler kendi dönemlerinin mevzuatına tabidir. Süre hesabı yapılmadan önce SGK hizmet dökümünün ve işyeri kayıtlarının incelenmesi gerekir.

Yayın tarihi: 21.10.2026 · Son güncelleme: 21.10.2026
Hazırlayan: Av. Şerafettin Kaya · Gebze / Kocaeli · 0534 545 23 32 · www.serafettinkaya.av.tr

Bu yazıyı paylaş

WhatsApp LinkedIn X

Aynı kategoriden diğer yazılar

WhatsApp Randevu Ara