Duruşmalar Arası Süre Üç Ayı Geçemeyecek

Duruşmalar Arası Süre Üç Ayı Geçemeyecek

Duruşmadan çıkıyorsunuz, kâtip yeni günü söylüyor: “Sekiz ay sonra.” Dosyada yapılacak tek iş bir müzekkere cevabının beklenmesi. Bu tablo, Türkiye’de yargılama sürelerinin uzamasının en görünür sebeplerinden biri. 12. Yargı Paketi buna sayısal bir sınır getirdi: duruşmalar arasındaki süre artık kural olarak üç ayı geçemeyecek. Bu yazıda yeni kuralı, istisnasını ve pratikte ne kadar bağlayıcı olduğunu açıklıyoruz.

Kısa Cevap

Hukuk yargılamasında duruşmalar arasındaki süre üç aydan daha uzun olamaz. 7589 sayılı Kanunun 21. maddesiyle HMK m. 147’ye eklenen üçüncü fıkra bu sınırı getiriyor. Kural mutlak değil: işin niteliği gereği bilirkişi incelemesinin uzaması veya istinabe yoluyla tahkikat işlemlerinin yürütülmesi gibi zorunlu hâllerde, hâkim gerekçesini belirterek daha uzun bir süre belirleyebilir. Hükmün asıl gücü, uzun aralığın artık gerekçe gerektiren bir istisna hâline gelmesindedir; gerekçesiz uzun tevzi, kurala aykırılık oluşturur. Düzenleme 31 Temmuz 2026’da yürürlüğe girdi ve derdest dosyalar dahil derhâl uygulanır.

Yeni Fıkra Ne Diyor?

HMK m. 147, ön inceleme tamamlandıktan sonra tarafların tahkikat ve sözlü yargılama için duruşmaya davet edilmesini düzenler. Eklenen üçüncü fıkra şudur:

Duruşmalar arasındaki süre üç aydan daha uzun olamaz. İşin niteliği gereği bilirkişi incelemesinin uzaması veya istinabe yoluyla tahkikat işlemlerinin yürütülmesi gibi zorunlu hâllerde, hâkim gerekçesini belirterek daha uzun bir süre belirleyebilir.

Yapı iki katmanlıdır: bir kural (üç ay) ve bir gerekçeli istisna.

Anayasal Dayanak: Makul Sürede Yargılanma

Bu düzenleme boşlukta doğmadı. Anayasa’nın 141. maddesinin son fıkrası, “Davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılması, yargının görevidir” der. Anayasa Mahkemesi bu hükmü devlete yüklenen bir yükümlülük olarak yorumlar:

“Yapısal sorunlar ve organizasyon eksikliklerinin yol açtığı gecikmeler nedeniyle yargılama sisteminde çözüm bekleyen uyuşmazlıkların uzun bir süre içinde artması ve birikmesi sonucu yargılamalarda makul sürenin aşılması Anayasa’nın 36. maddesinin ihlaline yol açmaktadır.”
(AYM, E.2024/98, K.2025/149)

Anayasa Mahkemesi, Nevriye Kuruç pilot kararıyla makul sürede yargılanma hakkı bakımından yapısal bir sorun bulunduğunu tespit etmiş ve keyfiyeti Türkiye Büyük Millet Meclisine bildirmişti. Duruşma aralığına sayısal sınır getirilmesi, bu tespite verilen yasal yanıtlardan biridir.

İstisna Ne Zaman Uygulanır?

Fıkra iki örnek sayıyor ve “gibi” diyerek listeyi açık bırakıyor:

  1. Bilirkişi incelemesinin işin niteliği gereği uzaması. Kapsamlı aktüerya, inşaat, tıbbi veya mali incelemelerde rapor süresi üç ayı aşabilir.
  2. İstinabe yoluyla tahkikat işlemlerinin yürütülmesi. Başka yer mahkemesinde tanık dinlenmesi veya keşif yapılması, talimat dosyasının dönüşünü beklemeyi gerektirir.

“Gibi” ifadesi, benzer nitelikte başka zorunlu hâllerin de kabul edilebileceğini gösterir. Ancak ölçüt açıktır: zorunluluk ve işin niteliği. İş yoğunluğu veya tevzi sistemi kaynaklı gecikmeler, metnin lafzına göre bu kapsamda değildir.

En kritik nokta, istisnanın gerekçe şartına bağlanmasıdır. Hâkimin uzun süre belirlerken gerekçesini tutanağa yazması gerekir; gerekçesiz uzun aralık, kurala aykırılık teşkil eder.

Yaptırımı Var mı?

Fıkrada, kurala aykırı davranılması hâlinde uygulanacak bir usuli yaptırım öngörülmemiştir. Uzun aralıkla verilen duruşma günü tek başına bir bozma sebebi olarak düzenlenmemiştir.

Buna karşılık hükmün pratik etkisi üç kanaldan doğar:

  1. Talep dayanağı. Taraflar, üç ayı aşan tevzide duruşmanın öne alınması talebini artık doğrudan bir kanun hükmüne dayandırabilir.
  2. Denetim ölçütü. Hâkimlerin ve savcıların performans ve teftiş değerlendirmelerinde ölçülebilir bir standart oluşur.
  3. Makul süre iddiasının somutlaşması. Makul sürede yargılanma hakkının ihlali iddiasında, kanunla belirlenmiş bir azami aralığın sistematik olarak aşılması somut bir dayanak sağlar. Bu yolda Tazminat Komisyonuna başvuru mekanizması işletilmektedir.

Paketin Diğer Hızlandırma Düzenlemeleriyle Birlikte Okunmalı

7589 sayılı Kanun, duruşma aralığını tek başına ele almıyor. Aynı pakette yargılamanın süresini etkileyen başka düzenlemeler de var:

  • E-duruşmada ıslak imza zorunluluğunun kaldırılması (m. 22): Uzaktan katılan taraf veya vekilin tutanağı imzalamak için adliyeye gitmesi gereği ortadan kalkıyor. 31 Ekim 2026’da yürürlüğe girecek.
  • Davaların birleştirilmesinde kanun yolu (m. 23-24): Birleştirme kararına karşı bağımsız istinaf yolu açılarak, hatalı birleştirmenin hükme kadar sürüncemede kalması engelleniyor.
  • Hâkimin gereksiz bilirkişiye başvurması (m. 9): “Mesleğin gerektirdiği hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurmak” disiplin fiili hâline getirildi. Bu, duruşma aralığını uzatan en yaygın sebeplerden birine doğrudan müdahaledir.

Son madde ile m. 147/3 birlikte okunduğunda tablo netleşir: kanun koyucu, gereksiz bilirkişi başvurusunu caydırırken zorunlu bilirkişi incelemesini üç aylık kuralın istisnası saymaktadır.

Uygulamada Ne Yapmalı?

Üç ayı aşan tevzide talepte bulunun. Duruşma günü üç aydan uzun verilmişse, tutanağa gerekçe yazılıp yazılmadığını kontrol edin; gerekçe yoksa duruşmanın öne alınması talebinizi HMK m. 147/3’e dayandırabilirsiniz.

Bilirkişi sürelerini takip edin. İstisna, incelemenin işin niteliği gereği uzamasına dayanır; bilirkişinin süresinde rapor sunmaması ayrı bir sorundur ve HMK’nın bilirkişiye ilişkin hükümleri çerçevesinde takip edilmelidir.

Ara kararların gereğini vaktinde yerine getirin. Üç aylık kural mahkemeyi bağlar; ancak müzekkere masrafının yatırılmaması veya delil listesinin sunulmaması gibi taraf kaynaklı gecikmeler, aralığın uzamasının fiilî sebebi olmaya devam eder.

Anayasa Mahkemesi Ne Diyor?

  • AYM, E.2024/98, K.2025/149, T. 10.07.2025: Makul sürede yargılanma hakkının ihlali iddiaları bakımından Tazminat Komisyonuna başvuru yolunun ulaşılabilir olduğu, makul başarı şansı sunduğu ve yeterli giderim sağlama kapasitesine sahip bulunduğu belirtilerek 6384 sayılı Kanuna eklenen hükümlerin iptali talebi reddedilmiştir.
  • AYM, E.2024/189, K.2025/83, T. 27.03.2025: Anayasa’nın 141. maddesi uyarınca davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılmasının yargının görevi olduğu, devletin yargılamaların gereksiz yere uzamasını engelleyecek etkin çareler oluşturmak zorunda bulunduğu belirtilmiştir.

Sık Sorulan Sorular

Duruşmam altı ay sonraya verildi; ne yapabilirim?
HMK m. 147/3 uyarınca duruşmalar arasındaki süre kural olarak üç ayı geçemez. Tutanakta zorunlu hâle ilişkin bir gerekçe yoksa, duruşmanın öne alınması talebinde bulunabilirsiniz.

Bu kural ceza yargılamasında da geçerli mi?
Hayır. Düzenleme HMK’ya eklenmiştir ve hukuk yargılamasına ilişkindir. Ceza muhakemesinde duruşma aralıklarına ilişkin ayrı bir azami süre getirilmemiştir.

Derdest dosyamda uygulanır mı?
Evet. Madde 31 Temmuz 2026’da yürürlüğe girmiştir ve bu madde için geçici m. 1’de ayrı bir geçiş hükmü öngörülmemiştir; usule ilişkin kural olarak derhâl uygulanır.

Kurala uyulmazsa karar bozulur mu?
Fıkrada usuli bir yaptırım öngörülmemiştir. Uzun aralık tek başına bozma sebebi olarak düzenlenmemiş olmakla birlikte, kural taraflara talep dayanağı ve makul süre iddiasında somut ölçüt sağlar.

Üç aylık süre hangi duruşmalar arasında işler?
Hüküm, HMK m. 147’ye — yani ön inceleme tamamlandıktan sonra tarafların tahkikat ve sözlü yargılama için duruşmaya davet edilmesini düzenleyen maddeye — eklenmiştir. Bu nedenle kural, tahkikat aşamasındaki duruşmalar arasında uygulanır. Ön inceleme duruşması ile tahkikat duruşması arasındaki aralık bakımından uygulamanın nasıl şekilleneceği izlenmelidir.

Bilirkişi raporu gecikirse üç aylık süre yine de bağlayıcı mı?
İşin niteliği gereği bilirkişi incelemesinin uzaması açıkça istisna olarak sayılmıştır. Ancak hâkimin bu durumda gerekçesini belirtmesi gerekir.

Ceza Yargılamasında Karşılığı Var mı?

Yeni fıkra HMK’ya eklendiği için yalnızca hukuk yargılamasını bağlar. Ceza muhakemesinde duruşma aralıklarına ilişkin sayısal bir üst sınır getirilmemiştir.

Bununla birlikte CMK m. 190, duruşmaya ara verilmesi hâlinde bir aydan fazla ara verilemeyeceğini ve bu süre içinde duruşmaya devam edilmezse davanın yeniden başlayacağını hükme bağlar. Yani ceza yargılamasında zaten daha kısa bir aralık kuralı bulunmaktadır; ancak bu, duruşmaların tevzi aralığından çok duruşma tutanağının bütünlüğüne ilişkin bir hükümdür.

7589 sayılı Kanunun ceza muhakemesine ilişkin düzenlemeleri süre değil, kanun yolu ve güvence eksenindedir: Yargıtay Başsavcısının itiraz süresi üç aya çıkarılmış, kaçak sanığa yargılamanın yenilenmesi hakkı tanınmış ve HAGB yeniden düzenlenmiştir.

Duruşmanın öne alınmasını nasıl talep ederim?
Mahkemeye sunulacak bir dilekçeyle, tutanakta zorunlu hâle ilişkin gerekçe bulunmadığı ve HMK m. 147/3’teki üç aylık üst sınırın aşıldığı belirtilerek talepte bulunulabilir. Talep, dosyanın hangi aşamada olduğunu ve beklenen işlemin tamamlandığını göstermelidir.

Ara karar gereği yerine getirilmediği için duruşma uzarsa ne olur?
Üç aylık kural mahkemeyi bağlar; ancak müzekkere masrafının yatırılmaması ya da delil listesinin sunulmaması gibi taraf kaynaklı gecikmeler HMK m. 30’daki usul ekonomisi ilkesi çerçevesinde ayrıca değerlendirilir.

Sonuç

Duruşmalar arasına üç aylık üst sınır konulması, tek başına yargılama sürelerini kısaltacak bir düzenleme değildir; iş yükü, kadro ve bilirkişilik gibi yapısal sebepler yerinde durmaktadır. Ancak hükmün sembolik olmayan bir işlevi vardır: uzun aralık artık olağan bir uygulama değil, gerekçe gerektiren bir istisnadır.

Devam eden bir dosyanız varsa bugün atılabilecek en kritik adım, üç ayı aşan duruşma günlerinde tutanakta gerekçe bulunup bulunmadığını kontrol etmek ve gerekçesiz aralıklarda öne alma talebinde bulunmaktır. Her uyuşmazlık kendi somut koşullarında değerlendirilmelidir.

Dayanak Mevzuat ve Kararlar

  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 147 — tarafların duruşmaya daveti
  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 30 — usul ekonomisi ilkesi
  • 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu m. 63 — uyarma cezası
  • 6384 sayılı Tazminat Komisyonunun Görevleri ile Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Kanun m. 2
  • 7589 sayılı Kanun m. 21 (RG 31.07.2026, S. 33326)
  • Türkiye Cumhuriyeti Anayasası m. 36, m. 141
  • AYM, E.2024/98, K.2025/149, T. 10.07.2025
  • AYM, E.2024/189, K.2025/83, T. 27.03.2025

Hukuki Bilgilendirme

Bu yazı yalnızca genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya vekâlet ilişkisi doğurmaz. Her uyuşmazlık kendi somut koşullarında değerlendirilmelidir. Duruşma aralığının zorunlu hâl kapsamına girip girmediği dosyanın niteliğine göre değişeceğinden, değerlendirmenin dosya üzerinden yapılması gerekir.

Yararlanılan Mevzuat ve İçtihat

  • Türkiye Cumhuriyeti Anayasası m.36
  • Türkiye Cumhuriyeti Anayasası m.141
  • 2802 sayılı Kanun m.63
  • 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.190
  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.30
  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.147
  • 7589 sayılı Kanun m.21
  • Anayasa Mahkemesi, E.2024/98, K.2025/149, T. 10.07.2025

Yayın tarihi: 31.07.2026 · Son güncelleme: 31.07.2026
Hazırlayan: Av. Şerafettin Kaya · Gebze / Kocaeli · +90 534 545 23 32 · www.serafettinkaya.av.tr

Bu yazıyı paylaş

WhatsApp LinkedIn X

Aynı kategoriden diğer yazılar

Hukuk Gündemi

Özel Nitelikli Kişisel Veri Nedir? İşlenme Şartları

KVKK m. 6'da sayılan özel nitelikli kişisel veriler, 2024 değişikliğiyle gelen yedi işleme şartı, biyometrik veride ölçülülük denetimi…

23.08.2026 Yazıyı oku ›
Hukuk Gündemi

UYAP Vatandaş Portalı Nedir? Ne İşe Yarar?

UYAP Vatandaş Portalı ile dosya görüntüleme, dilekçe sunma ve harç ödeme. Portalda evrak okumanın süreye etkisi ve elektronik…

21.08.2026 Yazıyı oku ›
Hukuk Gündemi

Hâkimin Gereksiz Bilirkişiye Başvurması Disiplin Suçu Oldu

Hukuki bilgiyle çözülebilecek konuda bilirkişiye başvurmak artık disiplin fiili. Hâkim-savcı yardımcılığı sınavları ve adli tıpta dört yıllık görev…

31.07.2026 Yazıyı oku ›
Hukuk Gündemi

Birleştirme Kararına Karşı Artık İstinaf Yolu Açık

Davaların birleştirilmesi kararına karşı artık hükmü beklemeden istinafa gidilebiliyor. Ayırma kararında kural farklı; bağlantı şartları ve süreler burada.

31.07.2026 Yazıyı oku ›
Hukuk Gündemi

E-Duruşmada Islak İmza Zorunluluğu Kalkıyor

E-duruşmaya katılanlar için ıslak imza zorunluluğu kalkıyor; feragat, kabul, sulh ve ikrar istisna. Kural 31 Ekim 2026'da yürürlüğe…

31.07.2026 Yazıyı oku ›
Hukuk Gündemi

İstinafta Yeniden Verilen Karar Artık Temyiz Edilebilir

İstinaf mahkemesi kararı kaldırıp yeniden hüküm kurduysa artık temyiz edilebiliyor. Eşik 682.000 TL'den 50.000 TL'ye indi; iki istisna…

31.07.2026 Yazıyı oku ›
WhatsApp Randevu Ara