Pzt–Cum 09:00–18:30 Gebze / Kocaeli

İlk İtirazlar Nelerdir? (HMK 116)

İlk itirazlar konulu kapak görseli

Hukuk yargılamasında davalının bazı itirazları, dava daha esasa girilmeden ileri sürülmelidir. Cevap dilekçesinde belirtilmeyen bu itirazlar sonradan dinlenmez.

Kısa Cevap

Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 116. maddesine göre ilk itirazlar ikidir: kesin yetki kuralının bulunmadığı hâllerde yetki itirazı ve uyuşmazlığın tahkim yoluyla çözümlenmesi gerektiği itirazı. Kanun’un 117. maddesine göre ilk itirazların hepsi cevap dilekçesinde ileri sürülmek zorundadır; aksi hâlde dinlenemez. İlk itirazlar dava şartlarından sonra incelenir ve ön sorunlar gibi karara bağlanır. Kesin olmayan yetkiye ilişkin itiraz süresinde yapılmazsa, davanın açıldığı mahkeme yetkili hâle gelir.

İlk İtirazların Konusu

116. maddenin ilk hâlinde üç bent bulunuyordu; 7251 sayılı Kanun’la 2020 yılında yapılan değişiklikle (c) bendi mülga edilmiştir. Bugün ilk itirazlar iki kalemden ibarettir.

Birincisi, kesin yetki kuralının bulunmadığı hâllerde yetki itirazıdır. Kesin yetki söz konusuysa durum farklıdır: 19. maddenin birinci fıkrasına göre yetkinin kesin olduğu davalarda mahkeme yetkili olup olmadığını davanın sonuna kadar kendiliğinden araştırmak zorundadır ve taraflar da bunu her zaman ileri sürebilir.

İkincisi, uyuşmazlığın tahkim yoluyla çözümlenmesi gerektiği itirazıdır. Taraflar arasında geçerli bir tahkim anlaşması veya sözleşmede tahkim şartı varsa, davalı bu itirazı ileri sürerek uyuşmazlığın mahkemede değil hakem önünde görülmesini sağlayabilir.

Bu iki itirazın ortak yönü, mahkemenin uyuşmazlığın esasına girmesini engelleyecek nitelikte olmaları ve tarafın iradesine bağlı bulunmalarıdır. Bu nedenle kanun, ileri sürülmeleri bakımından sıkı bir usul öngörmüştür.

Nasıl ve Ne Zaman İleri Sürülür?

117. maddenin birinci fıkrası açıktır: “İlk itirazların hepsi cevap dilekçesinde ileri sürülmek zorundadır; aksi hâlde dinlenemez.”

Bunun sonucu ağırdır. Cevap dilekçesi verilmemiş veya verilmiş olmakla birlikte ilk itiraz belirtilmemişse, bu itiraz sonradan ileri sürülemez. Nitekim 19. maddenin dördüncü fıkrasına göre, yetkinin kesin olmadığı davalarda davalı süresi içinde ve usulüne uygun olarak yetki itirazında bulunmazsa davanın açıldığı mahkeme yetkili hâle gelir.

Yetki itirazının içeriği bakımından da bir zorunluluk vardır. 19. maddenin ikinci fıkrasına göre yetki itirazında bulunan taraf, yetkili mahkemeyi; birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi bildirir. Aksi takdirde yetki itirazı dikkate alınmaz.

Yani “mahkemeniz yetkisizdir” demek yeterli değildir; hangi mahkemenin yetkili olduğunun da gösterilmesi gerekir. Üçüncü fıkraya göre mahkeme de yetkisizlik kararında yetkili mahkemeyi gösterir.

Yetki itirazının değerlendirilmesi
Kesin olmayan yetki itirazının değerlendirilmesi.
Dava şartı ↔ ilk itiraz ↔ def’i
Dava şartı (m. 114)İlk itiraz (m. 116)Def’i
KapsamıGörev, hukuki yarar, taraf ve dava ehliyeti, kesin hüküm bulunmaması, gider avansıYalnızca iki kalem: kesin olmayan yetki itirazı ve tahkim itirazı (eski (c) bendi 7251 s.K. ile mülga)Örneğin zamanaşımı — ilk itiraz değildir, kendi usulüne tabidir
Kim ileri sürerMahkeme kendiliğinden gözetir; taraflar her aşamadaYalnızca davalı, cevap dilekçesindeTaraf
İnceleme sırasıÖnceDava şartlarından sonra, ön sorun gibi (m. 117/2-3)Esasla birlikte
İleri sürülmezseMahkeme yine gözetirDinlenemez; kesin olmayan yetkide davanın açıldığı mahkeme yetkili hâle gelir (m. 19/4)Hak kaybı doğar
Kesin yetki hâliİlk itiraz değildir: mahkeme yetkiyi davanın sonuna kadar kendiliğinden araştırır, taraflar her zaman ileri sürebilir (m. 19/1)

Yargıtay Ne Diyor? İlk İtiraz Ön Sorun Gibi İncelenir

117. maddenin ikinci ve üçüncü fıkralarına göre ilk itirazlar dava şartlarından sonra incelenir ve ön sorunlar gibi incelenip karara bağlanır.

Bu kuralın ihmali bozma sebebidir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 08.06.2017 tarihli, 2016/1682 esas ve 2017/7181 karar sayılı kararında, süresinde verilen cevap dilekçesiyle yetki itirazında bulunulmasına rağmen mahkemenin bu itirazı incelemeden esas hakkında karar vermesi hukuka aykırı bulunmuştur.

Kararda, kesin olmayan yetki itirazının bir ilk itiraz olduğu (m. 116/1-a) ve ilk itirazların ön sorun gibi incelenip karara bağlanması gerektiği (m. 117/3) hatırlatıldıktan sonra şu sonuca varılmıştır: “mahkemece yetki itirazının Hukuk Muhakemeleri Kanununun 164. maddesinde gösterilen şekilde incelenmesi için taraflara yetki konusunda delillerini gösterme olanağı tanınıp, gösterildiği takdirde toplanarak; gerçekleşecek sonucuna göre yetki itirazı hakkında bir karar verilmesi gerekirken, davalının yetki itirazı hakkında olumlu olumsuz bir karar verilmemesi bozmayı gerektirmiştir.”

Yetkisizlik kararının içeriği bakımından da Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 09.03.2015 tarihli, 2014/19450 esas ve 2015/3933 karar sayılı kararı yol göstericidir. Kararda “Mahkeme, yetkisizlik kararında yetkili mahkemeyi göstermek zorundadır. Birden fazla mahkeme yetkili olarak gösterilemez.” denilmiş; kısa kararda iki yer, gerekçeli kararda tek yer gösterilmesi suretiyle çelişki yaratılması da doğru bulunmamıştır.

Tahkim İlk İtirazı

Sözleşmesinde tahkim şartı bulunan uyuşmazlıklarda davalı, cevap dilekçesiyle tahkim itirazında bulunabilir. Bu itirazın kabulü hâlinde mahkeme, uyuşmazlığın esasına girmeden davayı usulden reddeder.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 05.10.2023 tarihli, 2022/1835 esas ve 2023/5610 karar sayılı kararında bu uygulama onaylanmıştır. Olayda, işletme hakkı devir sözleşmesinin 37. maddesinde sulh yolu tüketilmezse tahkime gidileceği kararlaştırılmış; ilk derece mahkemesi “tahkim itirazının ilk itiraz olduğu ve davalının süresi içerisinde sunduğu cevap dilekçesi ile tahkim ilk itirazında bulunduğu” gerekçesiyle davanın usulden reddine karar vermiştir.

Bölge adliye mahkemesi, süresinde yapılan tahkim ilk itirazının kabulünde isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunu esastan reddetmiş; Yargıtay da kararı onamıştır. Davacının “davalının bugüne kadar tahkim yoluna gitmediği ve itirazında iyiniyetli olmadığı” yönündeki iddiaları bozma sebebi sayılmamıştır.

Yetkisizlik Kararından Sonra Ne Yapılmalı?

Yetki itirazının kabulü, uyuşmazlığın sona ermesi anlamına gelmez; ancak taraflara sıkı bir süreye uyma yükümlülüğü getirir.

Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 20. maddesine göre görevsizlik veya yetkisizlik kararı verilmesi hâlinde taraflardan birinin; karar verildiği anda kesin ise tebliğ tarihinden, kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmişse kesinleşme tarihinden, kanun yoluna başvurulmuşsa başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkemeye başvurarak dosyanın görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi gerekir.

Aynı fıkranın son cümlesi sonucu açıkça göstermektedir: “Aksi takdirde dava açılmamış sayılır ve görevsizlik veya yetkisizlik kararı veren mahkemece bu konuda resen karar verilir.” İkinci fıkraya göre dosya kendisine gönderilen mahkeme, kendiliğinden taraflara davetiye gönderir.

Bu nedenle yetki itirazı kabul edilen dosyalarda asıl risk, kararın kendisi değil, iki haftalık gönderme talebi süresinin kaçırılmasıdır. Dava açılmamış sayıldığında, zamanaşımı ve hak düşürücü süreler bakımından davanın hiç açılmamış olmasının sonuçları doğar.

Yetkisizlik kararından sonra izlenecek yol
Yetkisizlik kararından sonra iki haftalık başvuru süresi.
Yetki ve tahkim itirazı: içerik, sonuç ve süre
KonuKuralKarar
Yetki itirazının içeriği“Mahkemeniz yetkisizdir” demek yetmez; yetkili mahkeme, birden fazlaysa seçilen mahkeme bildirilmelidir — aksi hâlde itiraz dikkate alınmaz (m. 19/2)—
Mahkemenin yükümlülüğüYetkisizlik kararında yetkili mahkemeyi göstermek zorundadır; birden fazla mahkeme gösterilemez. Kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki yaratılamaz2. HD, E.2014/19450, K.2015/3933
İncelenmemesiSüresinde yapılan yetki itirazı incelenmeden esas hakkında karar verilmesi bozma sebebidir; taraflara yetkiye ilişkin delillerini gösterme olanağı tanınmalıdır (m. 164)2. HD, E.2016/1682, K.2017/7181
Tahkim itirazının sonucuSüresinde ileri sürülüp kabul edilirse mahkeme esasa girmeden davayı usulden reddeder; “davalı bugüne kadar tahkime gitmedi” savunması bozma sebebi sayılmadı11. HD, E.2022/1835, K.2023/5610
Yetkisizlik sonrası süreİki hafta içinde kararı veren mahkemeye başvurup dosyanın gönderilmesi istenmelidir. Süre; karar kesinse tebliğden, kanun yoluna gidilmeyip kesinleşmişse kesinleşmeden, gidilmişse ret kararının tebliğinden işler (m. 20)—
Süre kaçırılırsaDava açılmamış sayılır ve mahkeme bu konuda resen karar verir — zamanaşımı ve hak düşürücü süreler bakımından davanın hiç açılmamış olmasının sonuçları doğar

İlk İtiraz, Dava Şartı ve İtiraz Ayrımı

Uygulamada en sık karışan konu, ilk itirazın dava şartından ve maddi hukuka ilişkin itirazlardan ayrılmasıdır.

Dava şartları 114. maddede sayılmıştır ve mahkeme bunları kendiliğinden gözetir; taraflar da yargılamanın her aşamasında ileri sürebilir. Görev, hukuki yarar, taraf ve dava ehliyeti, kesin hüküm bulunmaması ile gider avansının yatırılmış olması bu kapsamdadır. 117. maddenin ikinci fıkrası gereği ilk itirazlar da dava şartlarından sonra incelenir.

İlk itirazlar ise yalnızca iki kalemden ibarettir ve mutlaka cevap dilekçesinde ileri sürülmelidir. Bu nedenle “zamanaşımı itirazı ilk itiraz mıdır?” sorusunun cevabı olumsuzdur: zamanaşımı bir def’i olup ilk itirazlar arasında sayılmamıştır ve kendi usulüne tabidir.

Bu ayrım, cevap dilekçesi hazırlanırken belirleyicidir. Cevap dilekçesinin süresi ve içeriği bakımından yapılacak bir hata, yetki veya tahkim itirazının tümüyle kaybedilmesi sonucunu doğurur. Dava harçları ve gider avansı gibi dava şartlarının ise ayrıca takip edilmesi gerekir. Uyuşmazlığın ceza yargılamasına ilişkin ayağı varsa, orada geçerli olan usul kuralları farklıdır; örneğin iddianamenin iadesi yalnızca kanunda sayılan sebeplere dayanabilir.

Dava şartı ile ilk itirazın karşılaştırılması
Dava şartları ile ilk itirazların karşılaştırılması.

Savunma Bakımından Değerlendirme

İlk mesele süredir. Cevap dilekçesi süresi kaçırıldığında ilk itiraz hakkı da kaybedilir. Süre uzatımı talebi, cevap süresi içinde yapılmalıdır.

İkinci mesele içeriktir. Yetki itirazında yalnızca yetkisizlik iddiası değil, yetkili sayılan mahkeme de açıkça gösterilmelidir; birden fazla yetkili mahkeme varsa seçim yapılmalıdır.

Üçüncü mesele delildir. Yetki itirazı ön sorun gibi incelendiğinden, tarafların yetkiye ilişkin delillerini (yerleşim yeri kaydı, sözleşme, fatura veya işyeri kayıtları gibi) sunması gerekir.

Ayrıca cevap dilekçesinde, ilk itirazların yanında zamanaşımı gibi def’ilerin ve varsa karşı dava taleplerinin de birlikte değerlendirilmesi gerekir; nitekim özel sektörde tazminat taleplerinde süre savunmaları çoğu zaman sonucu belirler.

Dördüncü mesele tahkim şartının geçerliliğidir. Tahkim itirazında, şartın yazılı olup olmadığı, kapsamının uyuşmazlığı içerip içermediği ve varsa sulh gibi ön koşulların gerçekleşip gerçekleşmediği tartışılır.

Aile hukukuna ilişkin davalarda yetki Türk Medeni Kanunu’ndaki özel hükümlere; iş ve tüketici uyuşmazlıklarında ise kendi kanunlarındaki yetki kurallarına tabidir. Yetkisizlik veya görevsizlik kararından sonra dosyanın gönderilmesi için başvuru süresi ayrıca takip edilmelidir; aksi hâlde dava açılmamış sayılır.

Sık Sorulan Sorular

İlk itirazlar nelerdir? Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 116. maddesine göre kesin yetki kuralının bulunmadığı hâllerde yetki itirazı ile uyuşmazlığın tahkim yoluyla çözümlenmesi gerektiği itirazıdır.

Cevap dilekçesi vermezsem yetki itirazı yapabilir miyim? Hayır. İlk itirazların hepsi cevap dilekçesinde ileri sürülmek zorundadır; aksi hâlde dinlenmez. Süresi içinde usulüne uygun itiraz yapılmazsa davanın açıldığı mahkeme yetkili hâle gelir.

Yetki itirazında sadece “mahkeme yetkisizdir” demek yeterli mi? Hayır. Kanun’un 19. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca yetkili mahkemenin, birden fazla yetkili mahkeme varsa seçilen mahkemenin bildirilmesi gerekir; aksi hâlde itiraz dikkate alınmaz.

Kesin yetki hâlinde de cevap dilekçesi şartı var mı? Hayır. Yetkinin kesin olduğu davalarda mahkeme yetkiyi kendiliğinden araştırır ve taraflar her zaman ileri sürebilir.

İlk itiraz kabul edilirse dava reddedilir mi? Yetki itirazı kabul edilirse yetkisizlik kararı verilir ve dosya yetkili mahkemeye gönderilir. Tahkim itirazının kabulü hâlinde ise dava usulden reddedilir; uyuşmazlık hakem önünde görülür.

Sonuç

İlk itirazlar, sayıca az ama sonuçları bakımından ağır kurumlardır. Cevap dilekçesinde ileri sürülmemeleri hâlinde tümüyle kaybedilirler; usulüne uygun ileri sürüldüklerinde ise davanın görüleceği merciyi değiştirir. Bu nedenle savunmanın ilk adımı, cevap süresi içinde yetki ve tahkim konularının değerlendirilmesidir.

Dayanak Mevzuat ve Kararlar

  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 19 (Yetki itirazının ileri sürülmesi)
  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 116 (İlk itirazların konusu)
  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 117 (İleri sürülmesi ve incelenmesi)
  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 164 (Ön sorunun incelenmesi)
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 2016/1682 E., 2017/7181 K., 08.06.2017
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 2014/19450 E., 2015/3933 K., 09.03.2015
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/1835 E., 2023/5610 K., 05.10.2023

Yararlanılan Mevzuat

  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.19
  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.20
  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.116
  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.117
  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.164

Hukuki Bilgilendirme

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlı olarak hazırlanmıştır; hukuki görüş veya vekâlet ilişkisi doğurmaz. İlk itirazlarda süreler kesin olduğundan ve sonuçları geri alınamadığından, dosya incelenmeden işlem tesis edilmemelidir. Her uyuşmazlık kendi somut koşullarında değerlendirilir.

Yayın tarihi: 26.08.2026 · Son güncelleme: 26.08.2026 Hazırlayan: Av. Şerafettin Kaya · Gebze / Kocaeli · 0534 545 23 32 · www.serafettinkaya.av.tr

Bu yazıyı paylaş

WhatsApp LinkedIn X

Aynı kategoriden diğer yazılar

WhatsApp Randevu Ara