Sigorta Tahkim Komisyonu Başvurusu: Şartlar ve Süreç

Kaza sonrası sigorta şirketine başvurdunuz; ya hiç cevap gelmedi ya da teklif edilen tutar zararınızın çok altında kaldı. Mahkemeye gitmek yerine daha hızlı bir yol var: Sigorta Tahkim Komisyonu. Dosyalar evrak üzerinden incelenir, hakemler dört ay içinde karar vermek zorundadır ve kararların önemli bir kısmı bu sürede kesinleşir. Ancak sistemin iki sıkı eşiği vardır: önce sigorta şirketine başvurmuş olmak ve uyuşmazlığın mahkemeye ya da tüketici hakem heyetine intikal etmemiş olması. Bu yazıda başvurunun şartlarını, süreci, itiraz ve temyiz sınırlarını ve sigortacının en sık kullandığı iki savunmayı açıklıyoruz.
Kısa Cevap
Sigorta Tahkim Komisyonu, sigorta sözleşmesinden doğan uyuşmazlıkları çözmek üzere Türkiye Sigorta Birliği nezdinde kurulmuş bir tahkim merciidir (5684 sayılı Sigortacılık Kanunu m. 30). Sisteme üye kuruluşlarla uyuşmazlığa düşen kişi, sözleşmede özel bir hüküm olmasa bile tahkimden yararlanabilir; zorunlu sigortalarda kuruluş üye olmasa dahi hak sahipleri başvurabilir. Başvurudan önce sigorta kuruluşuna başvurulmuş ve talebin kısmen veya tamamen olumsuz sonuçlandığı belgelenmiş olmalıdır; kuruluşun on beş iş günü içinde yazılı cevap vermemesi de yeterlidir. Hakemler görevlendirmeden itibaren dört ay içinde karar vermek zorundadır.
Komisyona Kim, Ne Zaman Başvurabilir?
Komisyona başvurabilecek kişiler kanunda sayılmıştır: sigorta ettiren veya sigorta sözleşmesinden menfaat sağlayan kişiler ile riski üstlenen taraf arasındaki uyuşmazlıklar; ayrıca Güvence Hesabından faydalanacak kişiler ile Hesap arasındaki uyuşmazlıklar (m. 30/1).
İki farklı durumu ayırmak gerekir:
Üye kuruluşlar. Sigorta tahkim sistemine üye olan bir kuruluşla uyuşmazlığa düşen kişi, uyuşmazlık konusu sözleşmede özel bir hüküm olmasa bile tahkim usulünden faydalanabilir. Yani poliçede tahkim şartı aramanıza gerek yoktur.
Zorunlu sigortalar. İlgili mevzuatla zorunlu tutulan sigortalardan kaynaklanan uyuşmazlıklarda, ilgili kuruluş sisteme üye olmasa dahi hak sahipleri tahkim usulünden faydalanabilir. Zorunlu trafik sigortası (ZMSS) kaynaklı araç değer kaybı ve maddi hasar talepleri bu kapsamdadır.
Başvuru Şartı: Önce Sigorta Şirketine
Komisyona doğrudan gidilemez. Kanun şartı açık kurar: uyuşmazlığa düşen kişinin, uyuşmazlığa konu olay ile ilgili olarak sigortacılık yapan kuruluşa gerekli başvuruları yapmış ve talebinin kısmen ya da tamamen olumsuz sonuçlandığını belgelemiş olması gerekir. Kuruluşun, başvuru tarihinden itibaren on beş iş günü içinde yazılı olarak cevap vermemesi de Komisyona başvuru için yeterlidir (m. 30/13).
Pratik sonuç: sigorta şirketine yapılan başvurunun tarihi ve kayda girdiği ispatlanabilir olmalıdır. Başvuru dilekçesinin şirkete ulaştığını gösteren kayıt, on beş iş günlük sürenin başlangıcını belirler ve tahkim başvurusunun kabul edilebilirliğinin dayanağıdır.
İkinci bir engel de vardır ve gözden kaçar: mahkemeye ya da tüketici mevzuatı uyarınca tüketici hakem heyetine intikal etmiş uyuşmazlıklarla ilgili olarak Komisyona başvuru yapılamaz (m. 30/14). Bu nedenle iki yoldan biri seçilmeli, aynı talep için iki merci birden denenmemelidir.

Süreç: Raportör, Hakem ve Dört Aylık Süre
Başvuru önce raportörler tarafından incelenir; raportörler en geç on beş gün içinde incelemelerini tamamlamak zorundadır. Çözümlenemeyen başvurular sigorta hakemine iletilir (m. 30/15).
Uyuşmazlığa hangi hakemin bakacağını Komisyon, hakem listesinden seçer. Komisyon işin niteliğine göre en az üç hakemden oluşan bir heyet kurulmasına karar verebilir; uyuşmazlık konusu miktar kanunda yazılı eşiğin üzerindeyse heyet teşekkülü zorunludur. Heyet kararını çoğunlukla verir.
Yargılamanın en belirleyici özelliği şudur: hakemler yalnızca kendilerine verilen evrak üzerinden karar verir. Duruşma yapılmaz, tanık dinlenmez. Bu nedenle başvuru dosyasının baştan eksiksiz kurulması, mahkemedeki bir davadan daha kritiktir. Kusur ve zarar tanık beyanına dayanıyorsa trafik kazasında maddi ve manevi tazminat davasının mahkemede açılması, sürekli iş göremezlik gibi rapora dayanan taleplerde ise tahkim daha uygun olabilir.
Hakemler, görevlendirildikleri tarihten itibaren en geç dört ay içinde karar vermeye mecburdur; aksi hâlde uyuşmazlık yetkili mahkemece çözülür. Bu süre yalnızca tarafların açık ve yazılı muvafakatiyle uzatılabilir (m. 30/16). Karar, Komisyon müdürünce en geç üç iş günü içinde taraflara bildirilir.
Taraflar, hâkimi ret sebeplerine dayanarak hakemi reddedebilir; ret talebi, durumun öğrenildiği tarihten itibaren en geç beş iş günü içinde Komisyona dilekçeyle yapılır (m. 30/15).

İtiraz ve Temyiz: Parasal Sınırlar
Kanun üç eşik öngörür ve bunlar kararın kaderini belirler (m. 30/12):
- Kanunda yazılı alt tutarın altındaki uyuşmazlıklar hakkında verilen hakem kararları kesindir.
- Bu tutar ve üzerindeki kararlara karşı, kararın Komisyonca bildiriminden itibaren on gün içinde, bir defaya mahsus olmak üzere Komisyon nezdinde itiraz edilebilir. İtiraz talebinde bulunmak için başvuru ücretinin yatırılması şarttır ve itiraz üzerine hakem kararının icrası durur. İtiraz, münhasıran bu talepleri incelemek üzere kurulan itiraz hakem heyetlerince incelenir ve iki ay içinde karara bağlanır.
- Kanunda yazılı üst tutarın üzerindeki uyuşmazlıklarda, itiraz üzerine verilen kararlara karşı temyiz yoluna gidilebilir.
Tutarların güncelliği ayrı bir konudur: kanun, maddedeki maktu para miktarlarını artırma yetkisini düzenleyici kuruma vermiştir (m. 30/22). Bu nedenle güncel eşikler, elinize ulaşan hakem kararının üzerindeki kanun yolu bildiriminden teyit edilmelidir.
Tutar eşiğinden bağımsız olarak temyiz yolunun her hâlükârda açık olduğu dört hâl vardır: tahkim süresinin sona ermesinden sonra karar verilmiş olması, talep edilmemiş bir şey hakkında karar verilmesi, hakemlerin yetkileri dışındaki konularda karar vermesi ve hakemlerin tarafların iddiaları hakkında karar vermemesi.
Bir maliyet uyarısı: talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine hükmolunacak vekâlet ücreti, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesindeki tutarın beşte biridir (m. 30/17). Bu, tahkimi mahkemeye göre daha düşük riskli kılan en önemli özelliklerden biridir.
| Uyuşmazlık tutarı | Kanun yolu | Süre ve merci |
|---|---|---|
| Kanunda yazılı alt tutarın altında | Yoktur; hakem kararı kesindir | — |
| Alt tutar ve üzeri | Bir defaya mahsus itiraz; itiraz üzerine kararın icrası durur | Bildirimden itibaren on gün; itiraz hakem heyeti iki ay içinde karar verir |
| Kanunda yazılı üst tutarın üzerinde | İtiraz üzerine verilen karara karşı temyiz | Genel temyiz usulü |
| Tutardan bağımsız dört hâl | Temyiz her hâlükârda açıktır | Tahkim süresi geçtikten sonra karar verilmesi, talep edilmeyen şey hakkında karar verilmesi, yetki dışı konuda karar verilmesi, iddialar hakkında karar verilmemesi |
En Kritik Ayrım: Sigortacının İki Savunması
Tahkim dosyalarının önemli bir kısmı esasa hiç girilmeden ya da beklenenin altında bir tutarla sonuçlanır; bunun iki tipik sebebi vardır ve Yargıtay ikisini de somut ölçütlere bağlamıştır.
1. “Poliçe limiti tükendi.” Zorunlu trafik sigortasında teminat, poliçede yazılı kaza başına limitle sınırlıdır. Çok taraflı bir kazada sigortacı diğer araçlara ödeme yapmışsa limit tükenebilir. Yargıtay, kazaya karışan aracın sigortacısının yaptığı ödemelerin — çoklu kaza söz konusu olduğuna ve ödemelerin başka bir ticari uyuşmazlıkla ilgili olmadığına göre — hayatın olağan akışı gereği bu kazadan kaynaklandığının kabulü gerektiğini, yapılan ödemelerle poliçe limiti tükendiğinden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek aksi yöndeki itiraz hakem heyeti kararını bozmuştur (4. HD, E. 2025/3405, K. 2025/12841).
Pratik sonuç: çok taraflı kazalarda başvuruyu erken yapmak doğrudan tazminatı etkiler; limitin tükenmesi hâlinde alacak, sigortacıdan değil kusurlu sürücü ve işletenden talep edilmelidir.
2. “Ödemeyi zaten yaptık.” Sigortacı çoğu zaman bir dekont sunar ve mahsup ister. Ancak dekontun varlığı ödemenin gerçekten hak sahibine ulaştığını göstermeye tek başına yetmez. Bir dosyada dekonttaki hesap numarası başvuruda bildirilen numarayla aynı olmasına rağmen alıcı adı uyuşmuyordu; hesap hareketlerinde de o tarihte bir ödeme görünmüyordu. Yargıtay, hesap numarası ile hesap sahibinin isminin uyuşmadığı hâllerde gönderilen paranın bankalarca göndericiye iade edildiğinin bilinen bir gerçek olduğunu belirterek, ödemenin yapılıp yapılmadığı net olarak belirlenmeden karar verilmesini eksik inceleme saymış ve kararı bozmuştur (4. HD, E. 2025/2091, K. 2025/12364).
Pratik sonuç: mahsup savunmasına karşı hesap hareketleri istenmelidir; dekont görüntüsü tek başına ispat aracı değildir.

Yargıtay Ne Diyor?
- Yargıtay 4. HD, E. 2025/3405, K. 2025/12841, T. 22.09.2025: Çok taraflı trafik kazasında sigortacının kazaya karışan diğer araçlara yaptığı ödemeler, başka bir ticari uyuşmazlıkla ilgili olmadığına göre hayatın olağan akışı gereği uyuşmazlığa konu kazadan kaynaklanmış sayılır; bu ödemelerle kaza başına poliçe limiti tükenmişse davanın reddi gerekir. Ayrıca eksik temyiz giderleri için çıkarılan muhtırada paranın yatırılacağı yer “mahkeme veznesi” olarak tereddüde yer bırakmayacak biçimde gösterilmelidir. (karar metni)
- Yargıtay 4. HD, E. 2025/2091, K. 2025/12364, T. 11.09.2025: Sigortacının mahsup talebinde, dekonttaki hesap numarası başvuruda bildirilenle aynı olsa bile alıcı adı uyuşmuyorsa ödemenin gerçekleştiği kabul edilemez; hesap numarası ile hesap sahibinin ismi uyuşmadığında paranın bankalarca göndericiye iade edildiği bilinen bir gerçektir. Ödemenin yapılıp yapılmadığı net olarak belirlenmeden karar verilmesi eksik incelemedir. (karar metni)
Sık Sorulan Sorular
Sigorta şirketine başvurmadan doğrudan Komisyona gidebilir miyim? Hayır. Kuruluşa başvurmuş ve talebinizin kısmen veya tamamen olumsuz sonuçlandığını belgelemiş olmanız gerekir. Kuruluş başvuru tarihinden itibaren on beş iş günü içinde yazılı cevap vermezse bu da başvuru için yeterlidir.
Sigorta şirketim tahkim sistemine üye değil, ne olacak? Zorunlu sigortalardan kaynaklanan uyuşmazlıklarda kuruluş üye olmasa dahi hak sahipleri tahkim usulünden faydalanabilir. Zorunlu olmayan sigortalarda ise sistemin işleyebilmesi için kuruluşun üye olması gerekir.
Aynı konuda hem mahkemeye hem Komisyona başvurabilir miyim? Hayır. Mahkemeye veya tüketici hakem heyetine intikal etmiş uyuşmazlıklar hakkında Komisyona başvuru yapılamaz. İki yoldan biri baştan seçilmelidir.
Hakem kararına itiraz süresi ne kadar? Kanunda yazılı tutarın üzerindeki uyuşmazlıklarda, kararın Komisyonca size bildirilmesinden itibaren on gün içinde ve bir defaya mahsus olmak üzere itiraz edilebilir. İtiraz için başvuru ücretinin yatırılması şarttır; itiraz üzerine kararın icrası durur.
Trafik kazası tazminatı için tahkim mi, mahkeme mi daha avantajlı? Tahkimde dört aylık karar süresi, evrak üzerinden inceleme ve aleyhe hükmedilecek vekâlet ücretinin tarifedeki tutarın beşte biri olması masraf ve süre bakımından avantaj sağlar. Buna karşılık duruşma yapılmaması ve tanık dinlenmemesi, ispatı tanık beyanına dayanan dosyalarda dezavantaj oluşturur. Seçim, dosyanın delil yapısına göre yapılmalıdır.
Sonuç
Sigorta Tahkim Komisyonu, sigorta uyuşmazlıklarında hızlı ve düşük masraflı bir yol sunar; ancak sistem baştan doğru kurulmuş bir dosyayı ödüllendirir. Başvurudan önce sigorta şirketine yapılan başvurunun tarihi ve içeriği belgelenmeli, on beş iş günlük süre takip edilmeli ve aynı talep için mahkeme ya da tüketici hakem heyeti yoluna gidilmemelidir. Hakemler yalnızca evrak üzerinden karar verdiği için sonradan tanıkla giderilebilecek bir eksiklik yoktur. Sigortacının poliçe limiti ve mahsup savunmalarına karşı ise limit hesabı ve banka hesap hareketleri baştan istenmelidir. Her uyuşmazlık kendi somut koşullarında, özellikle poliçe teminat limitleri ve kazaya karışan araç sayısı belirlenerek değerlendirilmelidir.
Dayanak Mevzuat ve Kararlar
- 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu m. 30/1 — Komisyonun kuruluşu, üyelik ve zorunlu sigortalarda başvuru imkânı
- 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu m. 30/12 — itiraz ve temyiz sınırları, itirazın icrayı durdurması, her hâlde temyiz hâlleri
- 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu m. 30/13 — sigorta kuruluşuna başvuru şartı ve on beş iş günlük süre
- 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu m. 30/14 — mahkeme ve tüketici hakem heyetine intikal etmiş uyuşmazlıklar
- 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu m. 30/15 — raportör incelemesi, heyet teşekkülü, hakemin reddi
- 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu m. 30/16 — dört aylık karar süresi ve tebliğ
- 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu m. 30/17 — vekâlet ücretinin beşte bir oranı
- 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu m. 30/22 — maktu tutarların artırılması yetkisi
- Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2025/3405, K. 2025/12841, T. 22.09.2025
- Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2025/2091, K. 2025/12364, T. 11.09.2025
Hukuki Bilgilendirme
Bu yazı yalnızca genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya vekâlet ilişkisi doğurmaz. Her uyuşmazlık kendi somut koşullarında değerlendirilmelidir. Kanunda yer alan maktu tutarlar düzenleyici kurumca artırılabildiğinden, itiraz ve temyiz eşikleri elinize ulaşan hakem kararının kanun yolu bildiriminden teyit edilmelidir.
Yayın tarihi: 27.10.2026 · Son güncelleme: 27.10.2026
Hazırlayan: Av. Şerafettin Kaya · Gebze / Kocaeli · 0534 545 23 32 · www.serafettinkaya.av.tr