Meslek Hastalığı Nedeniyle Tazminat Davası: Şartlar ve Kusur

İş kazası bir anda olur; meslek hastalığı yıllara yayılır. Bu fark, davanın kurulumunu baştan aşağı değiştirir. Kazada tartışma çoğu zaman “o anda ne oldu” sorusudur; meslek hastalığında ise “bu hastalık gerçekten bu işten mi doğdu, işveren hangi önlemi almadı ve ne kadarı kaçınılmazdı” sorularının cevabı aranır. Yargıtay’ın bozma gerekçeleri de tam bu üç noktada yoğunlaşır.
Kısa Cevap
Meslek hastalığı, 5510 sayılı Kanun’un 14. maddesine göre sigortalının çalıştığı veya yaptığı işin niteliğinden dolayı tekrarlanan bir sebeple veya işin yürütüm şartları yüzünden uğradığı geçici veya sürekli hastalık, bedensel veya ruhsal engellilik hâlleridir. Tazminat sorumluluğu kusur sorumluluğudur; işverenin kastı ya da iş sağlığı ve güvenliği mevzuatına aykırı hareketi aranır. Hastalık ile iş arasında uygun illiyet bağı bulunmalı, kusur oranı belirlenirken kaçınılmazlığın etkisi ayrıca irdelenmelidir.
Hastalık Meslek Hastalığı Sayılıyor mu?
İlk aşama, tıbbi tespittir. 5510 sayılı Kanun’un 14. maddesine göre sigortalının çalıştığı işten dolayı meslek hastalığına tutulduğunun, Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmet sunucularınca usulüne uygun düzenlenen sağlık kurulu raporu ve dayanağı tıbbi belgelerin incelenmesi ve gerekli görülürse işyerindeki çalışma şartlarını ortaya koyan denetim raporlarının değerlendirilmesi sonucu Kurum Sağlık Kurulu tarafından tespit edilmesi zorunludur.
Hastalık işten ayrıldıktan sonra ortaya çıkmışsa ek bir şart aranır: eski işten fiilen ayrılma ile hastalığın meydana çıkması arasında, o hastalık için yönetmelikte belirtilen süreden daha uzun bir zamanın geçmemiş olması gerekir. Bu süreye yükümlülük süresi denir.
Kanun bir esneklik de tanır. Herhangi bir meslek hastalığının klinik ve laboratuvar bulgularıyla belirlendiği ve hastalığa yol açan etkenin işyerindeki inceleme sonunda tespit edildiği hâllerde, listedeki yükümlülük süresi aşılmış olsa bile hastalık, Kurumun veya ilgilinin başvurusu üzerine Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunun onayıyla meslek hastalığı sayılabilir.
Ayrıca yönetmelikte belirlenmiş hastalıklar dışında bir hastalığın meslek hastalığı sayılıp sayılmayacağı konusundaki uyuşmazlıklar da Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunca karara bağlanır.

Bildirim Yükümlülüğü
Meslek hastalığının, durumun öğrenildiği günden başlayarak üç iş günü içinde iş kazası ve meslek hastalığı bildirgesiyle Kuruma bildirilmesi zorunludur. Hizmet akdiyle çalışanlar bakımından bu yükümlülük işverene, kendi nam ve hesabına çalışanlar bakımından ise sigortalının kendisine aittir.
Bildirimin yapılmaması ya da bildirilen hususların kasten eksik veya yanlış bildirilmesi hâlinde, Kurumca bu durum için yapılmış masraflar ile ödenmişse geçici iş göremezlik ödenekleri işverene rücu edilir.
Sorumluluğun Hukuki Temeli
İşverenin sorumluluğu, 6098 sayılı Kanun’un 417. maddesinin ikinci fıkrasına dayanır: işveren, işyerinde iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması için gerekli her türlü önlemi almak, araç ve gereçleri noksansız bulundurmakla; işçiler de alınan her türlü önleme uymakla yükümlüdür.
Kurum karşısındaki sorumluluk ise 5510 sayılı Kanun’un 21. maddesinde düzenlenmiştir. Yargıtay 10. Hukuk Dairesi’nin 13.11.2024 tarihli kararında bu hüküm şöyle yorumlanmıştır: madde ile işverenin sorumluluğu kusur sorumluluğu olarak düzenlenmiş, hakkaniyet veya tehlike sorumluluğu benimsenmemiştir. İşverenin sorumlu tutulabilmesi için kastı ya da sigortalıların sağlığını koruma ve iş güvenliği mevzuatına aykırı bir hareketi bulunmalıdır.
Aynı kararda, 4857 sayılı Kanun’un 77. ve devamı maddelerinin 6331 sayılı Kanun’la 01.01.2013 tarihinden itibaren yürürlükten kaldırıldığı; yeni kanunun hangi önlemlerin alınacağını tek tek saymak yerine işverene genel çerçeve çizen ilkeler getirdiği belirtilmiştir. İşverenin genel yükümlülükleri önlem alma, önlemlerin işlerliğini denetleme ve önlemleri yeniliklere uyarlama biçiminde üçe ayrılır.
Kararda ayrıca Yargıtay’ın yerleşik yaklaşımı hatırlatılmıştır: mevzuatta belirtilmemiş olsa bile işveren, teknolojik ve bilimsel gelişmelerin gerekli kıldığı iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması amacıyla gerekli olanı yapmakla yükümlüdür.
İlliyet Bağı: Hastalık Gerçekten İşten mi?
Tek başına hastalığın varlığı yeterli değildir. Yargıtay 10. Hukuk Dairesi’nin anılan kararında ölçüt açıkça konulmuştur: meydana gelen hastalığın görülen işle uygun illiyet bağı içinde bulunması gerekir; illiyet bağı sorumluluğun temel öğesidir.
Kararda bu bağın nasıl kurulacağı da gösterilmiştir: işçinin çalıştığı işte çalışmaması hâlinde hastalığa yakalanmayacağı söylenebiliyorsa, meslek hastalığı ile yürütülen iş arasında uygun illiyet bağı bulunduğu kabul edilmelidir.
İlliyet bağını kesen sebepler ise mücbir sebep, zarar görenin kusuru ve üçüncü kişinin kusurudur. Kaçınılmazlık da mücbir sebebin bir unsuru olarak bu kapsamda değerlendirilir.
Kaçınılmazlık ve Yüzde Yüz Kusur Sorunu
Meslek hastalığı davalarının en tartışmalı noktası budur ve uygulamada sıkça hatalı sonuçlara yol açmaktadır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi’nin 13.11.2024 tarihli kararında, iş kazalarında kaçınılmazlığın etkisini irdelemenin daha belirgin olduğu, meslek hastalığında ise durumun farklılaştığı vurgulanmıştır. Zira meslek hastalığı aniden değil, işin niteliğinden dolayı sürekli tekrarlanan bir sebeple yavaş yavaş meydana gelir. Aynı işyerinde aynı işi yapan sigortalıların bir kısmında hastalık görülürken diğerlerinde belirti ortaya çıkmayabilir.
Karara göre bu nedenle meslek hastalığının meydana gelmesinde tüm kusurun işverene ait olduğunu kabul etmek çoğu zaman hakkaniyete uygun düşmeyecek, bir kısım etkenin kaçınılmazlık sonucu meydana geldiğinin kabulü gerekecektir.
Somut olayda işverenin %100 kusurlu sayıldığı rapor hatalı bulunmuş; sigortalının uzun süre aynı işi yaptığı gözetilerek işverenin kusurundan bir miktar düşülmesi gerektiği belirtilmiştir.
Kararda bir sınır da çizilmiştir: uygulamada 32 yıl formülü olarak adlandırılan ve yer altı kömür madeni işyerlerine özgü yaklaşımın, yer altı kömür madeni dışındaki çalışmalardan kaynaklanan meslek hastalıklarında esas alınma olanağı bulunmamaktadır. Aksi yaklaşım, her tür meslek hastalığında belirli oranda kaçınılmazlık kabulüne yol açar.
| Ölçüt | İş kazası | Meslek hastalığı |
|---|---|---|
| Oluş biçimi | Ani ve tek bir olay | İşin niteliğinden dolayı tekrarlanan bir sebeple, zamana yayılarak |
| Temel tartışma | O anda ne olduğu | Hastalığın işten doğup doğmadığı, hangi önlemin alınmadığı ve ne kadarının kaçınılmaz olduğu |
| Tespit | Olay tutanağı ve soruşturma | Kurum Sağlık Kurulu tespiti zorunludur; listede yer almayan hastalıklarda Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu karar verir (5510 s. K. m. 14) |
| Süre şartı | Aranmaz | İşten ayrıldıktan sonra ortaya çıkmışsa yükümlülük süresi aranır; süre aşılsa dahi etken işyerinde tespit edilmişse Yüksek Sağlık Kurulu onayıyla meslek hastalığı sayılabilir |
| Kaçınılmazlık | Etkisi daha belirgin biçimde irdelenir | Aynı işi yapanların bir kısmında hastalık görülmediğinden, işverene tam kusur atfı çoğu zaman hakkaniyete uygun düşmez |
| Bildirim | Öğrenildiği günden başlayarak üç iş günü içinde iş kazası ve meslek hastalığı bildirgesiyle Kuruma bildirilir | |

Yargıtay Ne Diyor?
Kusur raporunun kapsamı, bozma kararlarının en sık dayanağıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi’nin 13.11.2024 tarihli kararında raporda bulunması gerekenler sayılmıştır: sigortalının yaptığı işin özellikleri, yakalandığı meslek hastalığına yol açan etkenler, hastalığın önlenebilmesi için alınması gereken önlemler ile bunların gerçekleştirilme ve önlemlere uyum durumları göz önünde bulundurulmalı, kaçınılmazlığın somut olaydaki etkisi ayrıca irdelenmelidir. Rapor, alanında uzmanlardan oluşturulacak heyetten, yargısal denetime elverişli ve ayrıntılı irdeleme içerecek biçimde alınmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi’nin 21.10.2021 tarihli kararı ise bünyesel etkenlere ilişkindir. Sigortalının meslek hastalığı raporlarında sigara kullandığının tespit edilmesi karşısında, kusur raporlarında bünyesel faktörlerin değerlendirilmemesi eksik inceleme sayılmış; aralarında uzman hekimin de bulunduğu bilirkişi heyetinden ek rapor alınması gerektiğine hükmedilmiştir.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi’nin 16.03.2015 tarihli kararı da maluliyet artışına ilişkin önemli bir kural içerir. Karara göre fark maluliyete dayanılarak açılan tazminat davalarında maluliyetteki artış oranı ayrı bir olay olarak değerlendirilmeli ve sigortalının fark maluliyetinin oluşumunda işveren kusuru ayrıca tespit edilmelidir. Önceki dava dosyasındaki kusur oranının doğrudan uygulanması bozma sebebidir.
Kazaya bağlı taleplerde izlenecek yol için iş kazası tazminatı ve kusur ile iş kazası tazminatı nasıl hesaplanır yazılarına, maluliyetin tazminata etkisi için maluliyet oranı ve tazminata etkisi yazısına bakılabilir.

Uygulamada Ne Yapmalı?
- Önce Kurum Sağlık Kurulu tespitini alın; tazminat davası bu tespit olmadan zemin bulmaz.
- İşten ayrıldıktan sonra ortaya çıkan hastalıklarda yükümlülük süresini kontrol edin.
- Süre aşılmışsa Yüksek Sağlık Kurulu onayı yolunu değerlendirin; kanun bu imkânı tanır.
- Çalışma dönemine ait tüm işyeri kayıtlarını isteyin: risk değerlendirmesi, ortam ölçümleri, periyodik sağlık muayeneleri, eğitim ve zimmet belgeleri.
- Kişisel koruyucu donanımın verilip verilmediğini ve kullanımının denetlenip denetlenmediğini ayrı ayrı sorgulayın.
- Aynı işyerinde çalışan diğer işçilerdeki benzer tanıları araştırın; illiyet bağını en çok bu güçlendirir.
- Birden çok işyerinde çalışılmışsa her dönemin ayrı ayrı değerlendirilmesini talep edin.
- Kusur raporunda kaçınılmazlığın ve bünyesel etkenlerin tartışılıp tartışılmadığını denetleyin.
- Maluliyet sonradan artmışsa fark maluliyet için kusurun yeniden tespitini isteyin.
- Faiz talebinizi dilekçede açıkça belirtin; talep edilenden farklı bir tarihten faize hükmedilmesi bozma sebebidir.
Sık Sorulan Sorular
Hastalığımın meslek hastalığı olduğunu kim belirler? Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmet sunucularının raporları ve gerekirse işyeri denetim raporları incelenerek Kurum Sağlık Kurulu tespit eder. Listede yer almayan hastalıklarda uyuşmazlık Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunca karara bağlanır.
İşten ayrıldıktan sonra hastalık çıktı, hak sahibi olabilir miyim? Olabilirsiniz. İşten fiilen ayrılma ile hastalığın ortaya çıkması arasında yönetmelikte belirtilen yükümlülük süresinden uzun bir zaman geçmemiş olmalıdır. Bu süre aşılmışsa dahi, etken işyerinde tespit edilmişse Yüksek Sağlık Kurulu onayıyla meslek hastalığı sayılabilir.
İşveren her hâlde sorumlu olur mu? Hayır. Sorumluluk kusur sorumluluğudur; işverenin kastı ya da iş sağlığı ve güvenliği mevzuatına aykırı hareketi aranır. Ayrıca kaçınılmazlığın etkisi ayrıca değerlendirilir.
Sigara içiyorum, tazminat alamaz mıyım? Bu tek başına talebi ortadan kaldırmaz; ancak bünyesel etkenlerin kusur raporunda değerlendirilmesi gerekir. Yargıtay, bu değerlendirmenin yapılmadığı raporları eksik inceleme saymaktadır.
Maluliyet oranım sonradan arttı, yeniden dava açabilir miyim? Fark maluliyet için ayrı bir tazminat istemi ileri sürülebilir. Bu davada artış ayrı bir olay olarak değerlendirilir ve işverenin kusuru fark maluliyet bakımından ayrıca tespit edilir.
Sonuç
Meslek hastalığı davalarında sonucu belirleyen üç eksen vardır: hastalığın kurumsal olarak meslek hastalığı sayılması, hastalıkla iş arasındaki uygun illiyet bağının kurulması ve kusur oranının kaçınılmazlık ile bünyesel etkenler gözetilerek belirlenmesi. Bu üçünden biri eksik kaldığında dosya, esasa girilse bile bozma ile geri dönmektedir. Bu nedenle davanın hazırlığı, hesap raporundan çok işyeri kayıtlarının ve maruziyet geçmişinin toplanmasıyla başlar.
Dayanak Mevzuat ve Kararlar
- 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu m. 14, 21
- 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu m. 3, 4, 5
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 417
- Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği m. 45
- Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2014/18577, K. 2015/5216, T. 16.03.2015
- Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2021/272, K. 2021/12680, T. 21.10.2021
- Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/13005, K. 2024/10998, T. 13.11.2024
Hukuki Bilgilendirme
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlı olarak hazırlanmıştır; hukuki görüş veya vekâlet ilişkisi doğurmaz. Meslek hastalığı uyuşmazlıklarında sonuç, maruziyet geçmişine ve işyeri kayıtlarına göre değiştiğinden, dosya incelenmeden değerlendirme yapılmamalıdır. Her uyuşmazlık kendi somut koşullarında değerlendirilir.
Yayın tarihi: 20.08.2026 · Son güncelleme: 20.08.2026 Hazırlayan: Av. Şerafettin Kaya · Gebze / Kocaeli · 0534 545 23 32 · www.serafettinkaya.av.tr