Pzt–Cum 09:00–18:30 Gebze / Kocaeli

Asliye Ceza Mahkemesi: Görev ve Yargılama

Asliye ceza mahkemesinin görevi ve yargılama usulü konulu makale kapak görseli

Ceza yargılamasında ilk derece mahkemesi ikiye ayrılır: asliye ceza ve ağır ceza. Asliye ceza mahkemesinin görevi olumsuz bir tanımla belirlenmiştir — ağır ceza mahkemesinin ve sulh ceza hâkimliğinin görevine girmeyen her dava ve işe asliye ceza mahkemesinde bakılır. Bu yapı, uygulamada iki soruyu öne çıkarır: bir dosya hangi mahkemeye gider, ve mahkeme kendini görevsiz gördüğünde ne olur? Ayrıca 2019’dan bu yana asliye ceza mahkemelerine özgü bir hızlı yargılama yolu daha vardır: basit yargılama usulü. Bu yazıda görev kuralını, görevsizlik rejimini ve basit yargılama usulünü açıklıyoruz.

Kısa Cevap

5235 sayılı Kanun m. 11’e göre, kanunların ayrıca görevli kıldığı hâller saklı kalmak üzere, sulh ceza hâkimliği ve ağır ceza mahkemelerinin görevleri dışında kalan dava ve işlere asliye ceza mahkemelerince bakılır. Ağır ceza mahkemesinin görevi ise m. 12’de sayılan katalog suçlar ile ağırlaştırılmış müebbet, müebbet ve on yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlarla sınırlıdır. Sulh ceza hâkimliği ise 6545 sayılı Kanun’la yeniden düzenlenmiş olup yargılama yapmaz; soruşturmalarda hâkim kararı gerektiren işleri yapar ve bunlara karşı itirazları inceler. Görev kamu düzenindendir; mahkeme görevli olup olmadığını kovuşturmanın her aşamasında, talep olmasa dahi resen gözetir (CMK m. 3, 4). İddianamenin kabulünden sonra işin mahkemenin görevini aştığı anlaşılırsa görevsizlik kararıyla dosya görevli mahkemeye gönderilir (CMK m. 5). Buna karşılık duruşmada suçun hukukî niteliğinin değiştiğinden bahisle görevsizlik kararı verilerek dosya alt dereceli mahkemeye gönderilemez (CMK m. 6).

Görev Nasıl Belirlenir?

Ölçüt iki başlıkta toplanır.

Suçun türü. 5235 sayılı Kanun m. 12, ağır ceza mahkemesinin görevine giren suçları isim isim sayar: yağma (TCK m. 148), irtikâp (m. 250/1-2), resmî belgede sahtecilik (m. 204/2), hileli iflas (m. 161), TCK’nın İkinci Kitap Dördüncü Kısmının Dört, Beş, Altı ve Yedinci Bölümlerindeki suçlar (318, 319, 324, 325 ve 332. maddeler hariç) ve Terörle Mücadele Kanunu kapsamındaki suçlar. Bu listede yer almayan suçlar kural olarak asliye ceza mahkemesinin görevindedir.

Cezanın üst sınırı. Ağırlaştırılmış müebbet, müebbet ve on yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlar ağır ceza mahkemesinin görevindedir. Buradaki ölçüt hükmedilecek ceza değil, suç için kanunda öngörülen cezadır.

Bu iki ölçütün dışında kalan her şey asliye cezaya aittir. Sulh ceza hâkimliği ise artık bir yargılama makamı değildir; tutuklama, arama, el koyma gibi soruşturma evresi kararlarını verir ve bunlara yapılan itirazları inceler.

Sulh ceza hâkimliği, asliye ceza ve ağır ceza mahkemelerinin görev dağılımını gösteren tablo.
Görev, iddianamedeki sevk maddesine değil, anlatılan fiile göre belirlenir.

En Kritik Ayrım: Yukarı Doğru Görevsizlik Var, Aşağı Doğru Yok

Bu, uygulamada en sık hataya düşülen noktadır.

Yukarı doğru (asliye cezadan ağır cezaya): İddianamenin kabulünden sonra işin mahkemenin görevini aştığı anlaşılırsa, CMK m. 5 uyarınca görevsizlik kararı verilir ve dosya ağır ceza mahkemesine gönderilir. Suçun hukukî niteliğinin daha ağır bir suça dönüştüğü kanaatine varılması hâlinde bu yol açıktır.

Aşağı doğru (ağır cezadan asliye cezaya): CMK m. 6 buna kesin biçimde engeldir: duruşmada suçun hukukî niteliğinin değiştiğinden bahisle görevsizlik kararı verilerek dosya alt dereceli mahkemeye gönderilemez. İşin esasına giren üst dereceli mahkeme, nitelendirme değişse bile davaya bakmaya devam eder. Bu hâlde yapılması gereken, CMK m. 226 uyarınca ek savunma hakkı tanıyıp yargılamayı tamamlamaktır.

Bu ayrımın nedeni usul ekonomisi değil, iddianame ve görev kurallarının emredici niteliğidir. Kamu davasını açma görevi Cumhuriyet savcısına aittir; mahkeme fiilin nitelendirilmesinde iddia ve savunmayla bağlı olmasa da (CMK m. 225/2), nitelendirmedeki değişiklik dosyayı aşağıya taşımanın gerekçesi yapılamaz.

Ceza yargılamasında görevsizlik kararının hangi yöne verilebileceğini gösteren akış görseli.
Delilleri takdir yetkisi de göreve dâhildir.

Basit Yargılama Usulü

2019’da yeniden düzenlenen bu usul yalnızca asliye ceza mahkemesine özgüdür. İddianamenin kabulünden sonra, adlî para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda uygulanmasına karar verilebilir. CMK m. 175/2 uyarınca duruşma günü belirlendikten sonra bu usule geçilemez.

İşleyiş. İddianame sanık, mağdur ve şikâyetçiye tebliğ edilir; beyan ve savunmalarını iki hafta içinde yazılı olarak bildirmeleri istenir. Süre dolduktan sonra mahkeme, duruşma yapmaksızın ve Cumhuriyet savcısının görüşü alınmaksızın CMK m. 223’teki kararlardan birini verir. Mahkûmiyet hâlinde sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir. Koşulları varsa kısa süreli hapis cezası seçenek yaptırıma çevrilebilir, ceza ertelenebilir ya da sanığın yazılı olarak karşı çıkmaması kaydıyla hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir.

Uygulanamayacağı hâller. Yaş küçüklüğü ve akıl hastalığı hâlleri ile soruşturma veya kovuşturması izne ya da talebe bağlı suçlarda basit yargılama usulü uygulanmaz. Kapsama giren bir suçun, kapsam dışı başka bir suçla birlikte işlenmiş olması hâlinde de uygulanmaz. Mahkeme gerekli görürse hüküm verilinceye kadar her aşamada duruşma açarak genel hükümlere dönebilir.

İtiraz. Basit yargılama usulüyle verilen hükümlere karşı itiraz edilir; süresinde itiraz edilmeyen hükümler kesinleşir. 2 Mart 2024 tarihli 7499 sayılı Kanun’la değiştirilen usule göre dosya, o yerde birden fazla asliye ceza mahkemesi varsa tevzi kriterlerine göre belirlenen başka bir asliye ceza mahkemesine gönderilir ve duruşma açılarak genel hükümlere göre yargılamaya devam olunur. Tek mahkeme bulunan yerlerde aynı mahkemedeki başka bir hâkim, o da yoksa adalet komisyonu başkanınca görevlendirilen hâkim duruşmayı açar. İtiraz üzerine karar veren mahkeme basit yargılamayla verilen hükümle bağlı değildir; ancak itiraz sanık dışındaki kişilerce yapılmışsa dörtte birlik indirim yine uygulanır.

Basit yargılama usulü ile genel yargılamanın karşılaştırılması
ÖlçütBasit yargılama usulüGenel (duruşmalı) yargılama
Hangi mahkemedeYalnızca asliye ceza mahkemesiTüm ceza mahkemeleri
KapsamAdlî para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az hapis cezasını gerektiren suçlarSınırlama yoktur
Ne zaman kararlaştırılırİddianamenin kabulünden sonra; duruşma günü belirlendikten sonra bu usule geçilemez (CMK m. 175/2)İddianamenin kabulüyle duruşma günü verilir
DuruşmaKural olarak yapılmaz; yazılı beyanlar üzerinden karar verilirYapılır
Savunmaİddianamenin tebliğinden itibaren iki hafta içinde yazılıDuruşmada sözlü
Savcının görüşüAlınmazAlınır
Ceza indirimiMahkûmiyet hâlinde sonuç ceza dörtte bir oranında indirilirYoktur
Kanun yoluİtiraz; dosya başka bir asliye ceza mahkemesine gönderilir ve duruşma açılırİstinaf, koşulları varsa temyiz
Uygulanmayacağı hâllerYaş küçüklüğü, akıl hastalığı, soruşturma veya kovuşturması izne ya da talebe bağlı suçlar; kapsam dışı bir suçla birlikte işlenme

Bu aşamada verilen hükümlere karşı genel hükümlere göre kanun yoluna başvurulur.

CMK m. 251-252'deki basit yargılama usulünün işleyişini gösteren kart görseli.
Mahkeme gerekli görürse her aşamada duruşma açıp genel hükümlere dönebilir.

Yargıtay Ne Diyor?

Nitelendirme değişse de dosya aşağı gönderilemez. Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2011/276, K. 2011/284, T. 20.12.2011 kararına konu olayda, 6136 sayılı Kanun m. 13/1 uyarınca asliye ceza mahkemesinde açılan davada mahkeme, eylemin aynı maddenin üçüncü fıkrasındaki suçu oluşturduğu gerekçesiyle hüküm kurmuştur. Kurul; suçun hukukî nitelendirmesinin değişmesi ve değişen niteliğin mahkemenin veya alt dereceli mahkemenin görev alanına girmesi hâlinde CMK m. 226 uyarınca ek savunma hakkı tanınarak hüküm verilmesi, ancak değişen nitelik mahkemenin görevini aşıyorsa m. 5 uyarınca görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini belirtmiştir. Somut olayda CMK m. 6’nın açık hükmü karşısında dosyanın alt dereceli mahkemeye gönderilmesine kanunî olanak bulunmadığına oybirliğiyle karar verilmiştir.

Göreve ilişkin bozma kararına direnilemez. Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2015/850, K. 2016/31, T. 26.01.2016 kararında, mahkemenin görevli olmaması nedeniyle verilen bozma kararlarına karşı direnme hakkı bulunmadığını, bozmaya uyulmasının zorunlu olduğunu belirtmiştir. Kurulun gerekçesi şudur: hüküm görevsizlik nedeniyle bozulduğunda dosya doğrudan görevli mahkemeye gönderilir ve yargılamaya orada devam edilir; kararı bozulan mahkeme artık yargılama yapamayacağından direnme kararı da veremez. Aksi kabul, dosyanın hangi mahkemeye gönderildiğine göre eşitsizlik doğuracaktır. Karar oybirliğiyle verilmiştir.

Delilleri takdir yetkisi de göreve dâhildir. Aynı kararda Özel Daire, hırsızlık sırasında yakalanmamak için kolluğa bıçak çeken sanığın eyleminin yağma suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delilleri takdir görevinin üst dereceli ağır ceza mahkemesine ait olduğunu belirterek görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini vurgulamıştır. Bu yaklaşım, görevin yalnızca nitelendirmeye değil, nitelendirmeye esas delillerin takdirine de bağlı olduğunu göstermektedir.

Uygulamada Ne Yapmalı?

  1. İddianamedeki sevk maddesini değil, anlatılan fiili esas alın. Görev, iddianamedeki eylem tanımına göre belirlenir; sevk maddesindeki hata görevi değiştirmez.
  2. Cezanın üst sınırını hesaplayın. On yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlar ağır cezanın görevindedir; nitelikli hâller bu hesaba dâhildir.
  3. Görevi her aşamada ileri sürün. Görev kamu düzenindendir; talep olmasa dahi resen gözetilir ve süreye tabi değildir.
  4. Aşağı doğru görevsizliğe itiraz edin. Üst dereceli mahkeme, nitelendirme hafiflese bile davaya bakmaya devam etmelidir.
  5. Ek savunma hakkını takip edin. Nitelendirme değişiyorsa CMK m. 226 uyarınca ek savunma verilmeden hüküm kurulamaz.
  6. Basit yargılamada iki haftalık süreyi kaçırmayın. Beyan ve savunma yazılı olarak bu süre içinde sunulmalıdır.
  7. Dörtte birlik indirimi hesaba katın. Basit yargılamada mahkûmiyet hâlinde sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir.
  8. HAGB’ye karşı çıkma hakkını bilerek kullanın. Basit yargılamada HAGB, sanığın yazılı olarak karşı çıkmaması kaydıyla uygulanır.
  9. İtiraz yolunu doğru kullanın. Basit yargılama hükmüne karşı istinaf değil, itiraz yolu işler; itiraz üzerine duruşmalı yargılama yapılır.
  10. Uzlaştırma ve diğer kurumları unutmayın. Suç uzlaştırma kapsamındaysa bu yol yargılamadan önce tüketilmelidir.

Sık Sorulan Sorular

Asliye ceza mahkemesi hangi davalara bakar? Sulh ceza hâkimliği ve ağır ceza mahkemesinin görevi dışında kalan tüm ceza dava ve işlerine.

Sulh ceza mahkemesi kaldırıldı mı? Sulh ceza hâkimliği yargılama yapmaz; soruşturmada hâkim kararı gerektiren işleri yapar ve itirazları inceler.

Mahkeme kendini görevsiz görürse ne olur? İddianamenin kabulünden sonra işin görevini aştığı anlaşılırsa görevsizlik kararıyla dosya görevli mahkemeye gönderilir.

Ağır ceza mahkemesi dosyayı asliye cezaya gönderebilir mi? Hayır. Duruşmada suçun hukukî niteliğinin değiştiğinden bahisle dosya alt dereceli mahkemeye gönderilemez.

Basit yargılama usulünde duruşma yapılır mı? Kural olarak yapılmaz; mahkeme yazılı beyanlar üzerinden karar verir. Gerekli görülürse her aşamada duruşma açılabilir.

Basit yargılamada ceza indirimi var mı? Evet, mahkûmiyet hâlinde sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir.

Basit yargılama hükmüne nasıl itiraz edilir? İtiraz üzerine dosya başka bir asliye ceza mahkemesine veya hâkimine gönderilir ve duruşma açılarak genel hükümlere göre yargılamaya devam edilir.

Sonuç

Asliye ceza mahkemesinin görevi bir liste ile değil, dışlama yöntemiyle belirlenmiştir; bu yüzden pratikte asıl soru “asliye ceza mı” değil, “ağır ceza mahkemesinin görevine giriyor mu” sorusudur. Cevap iki ölçüte bakılarak verilir: suç, 5235 sayılı Kanun m. 12’deki katalogda mı yer alıyor ve kanunda öngörülen ceza on yıldan fazla hapsi mi gerektiriyor. Görev kamu düzenindendir; resen gözetilir, her aşamada ileri sürülebilir ve göreve ilişkin bozma kararlarına direnilemez. Sistemin en çok karıştırılan yönü ise görevsizliğin tek yönlü işlemesidir: dosya yukarı doğru gönderilebilir, ancak duruşmada nitelendirme hafiflese bile aşağı doğru gönderilemez; bu hâlde yapılması gereken ek savunma hakkı tanıyıp yargılamayı tamamlamaktır. Son olarak, 2019’da getirilen basit yargılama usulü asliye ceza mahkemelerine özgü bir hızlandırma aracıdır ve dörtte birlik indirim sağlar; ancak bu usulle verilen hükme karşı istinaf değil itiraz yolu işler ve itiraz üzerine yargılama baştan, duruşmalı olarak yapılır. Her uyuşmazlık kendi somut koşullarında değerlendirilmelidir.

Dayanak Mevzuat ve Kararlar

  • 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun m. 10, 11 ve 12
  • 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 3, 4, 5 ve 6 — görev, görevin incelenmesi ve görevsizlik kararı
  • 5271 sayılı Kanun m. 225 ve 226 — hükmün konusu ve ek savunma
  • 5271 sayılı Kanun m. 251 ve 252 — basit yargılama usulü ve itiraz
  • 7499 sayılı Kanun m. 17 (02.03.2024) — CMK m. 252’de yapılan değişiklik
  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2011/276, K. 2011/284, T. 20.12.2011
  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2015/850, K. 2016/31, T. 26.01.2016

Hukuki Bilgilendirme

Bu yazı yalnızca genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya vekâlet ilişkisi doğurmaz. Görevli mahkeme iddianamedeki eylem tanımına ve kanunda öngörülen ceza sınırına göre belirlendiğinden, dosya incelenmeden değerlendirme yapılmamalıdır. Her uyuşmazlık kendi somut koşullarında değerlendirilmelidir.

Yayın tarihi: 19.08.2026 · Son güncelleme: 19.08.2026
Hazırlayan: Av. Şerafettin Kaya · Gebze / Kocaeli · 0534 545 23 32 · www.serafettinkaya.av.tr

Bu yazıyı paylaş

WhatsApp LinkedIn X

Aynı kategoriden diğer yazılar

WhatsApp Randevu Ara