Arabuluculuk Anlaşma Belgesi ve İcra Edilebilirliği: Bilmeniz Gerekenler

Arabuluculuk sürecini tamamlayıp karşı tarafla anlaştınız; peki elinizdeki bu belge, karşı taraf sözünde durmazsa işe yarar mı? İşte bu noktada arabuluculuk anlaşma belgesi ve onun icra edilebilirliği devreye girer. Bu yazıda, anlaşma belgesinin ne olduğunu, tek başına yeterli olup olmadığını ve alacağınızı fiilen tahsil edebilmek için hangi adımların gerektiğini sade bir dille anlatıyoruz.
Kısa Cevap
Arabuluculuk anlaşma belgesi, tek başına kural olarak ilam (mahkeme kararı) niteliğinde değildir; taraflar ve avukatlarının birlikte imzalaması hâlinde doğrudan ilam niteliğinde belge sayılır, avukat yoksa belgenin icra edilebilmesi için önce yetkili mahkemeden “icra edilebilirlik şerhi” alınması gerekir. Şerh alınmadan veya avukat ortak imzası olmadan elde tutulan bir anlaşma belgesiyle doğrudan icra takibi başlatılamaz.
Arabuluculuk Anlaşma Belgesi Nedir?
Arabuluculuk, tarafların bir uyuşmazlığı mahkeme yerine, tarafsız bir arabulucu eşliğinde konuşarak çözmeye çalıştıkları yöntemdir. Süreç sonunda taraflar bir noktada uzlaşırsa, üzerinde anlaştıkları hususları yazılı hale getiren bir metin düzenlenir. İşte bu metne arabuluculuk anlaşma belgesi denir.
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’na göre bu belgenin temel özellikleri şunlardır:
- Kapsamı taraflar belirler. Nelerde anlaşıldığı, kimin kime ne ödeyeceği, hangi taleplerden vazgeçildiği tamamen tarafların iradesine bağlıdır.
- İmzalanır. Belge düzenlenirse taraflar ve arabulucu tarafından imzalanır. Taraflar avukatları ile katılıyorsa avukatlar da imzalayabilir.
- İçeriği gizlilik ilkesine tabidir. Sürecin tamamı gibi anlaşma görüşmeleri de gizlidir.
Belgeye kavuşmak, uyuşmazlığın çözülmesi anlamına gelir. Ancak hukuken asıl önemli soru şudur: Karşı taraf yükümlülüğünü yerine getirmezse, bu belgeyle doğrudan icra dairesine gidip alacağınızı tahsil edebilir misiniz?
Anlaşma Belgesi Tek Başına Yeterli mi?
Burada çok yaygın bir yanlış anlama vardır. Birçok kişi, elinde imzalı bir anlaşma belgesi olduğu için istediği an icra takibi başlatabileceğini düşünür. Oysa kural olarak anlaşma belgesi tek başına ilam (mahkeme kararı) niteliğinde bir belge değildir.
Bunun pratik anlamı şudur: Karşı taraf anlaşmaya rağmen ödeme yapmazsa, elinizdeki belgeyle doğrudan ilamlı icra (mahkeme kararına dayanan icra) yoluna başvuramazsınız. Önce belgenizi cebri icraya (devlet gücüyle zorla yerine getirmeye) elverişli hale getirmeniz gerekir.
Bunun iki yolu vardır:
- Mahkemeden icra edilebilirlik şerhi almak,
- Belgeyi baştan avukatlı olarak, ilam niteliği kazanacak biçimde düzenlemek.
Aşağıda her iki yolu da ayrı ayrı açıklıyoruz.
İcra Edilebilirlik Şerhi Nedir, Nasıl Alınır?
İcra edilebilirlik şerhi, arabuluculuk anlaşma belgesinin mahkeme tarafından onaylanarak, tıpkı bir mahkeme kararı gibi icraya konulabilir hale getirilmesini sağlayan bir onaydır. Şerh alındığında belgeniz “ilam niteliğinde belge” statüsü kazanır ve ilamlı icra yoluyla takibe konulabilir.
Hangi Mahkemeye Başvurulur?
Şerh talebinde yetkili mahkeme, uyuşmazlığın durumuna göre değişir:
- Asıl uyuşmazlık hakkında bir dava zaten görülüyorsa, o davaya bakan mahkeme yetkilidir.
- Henüz dava açılmamışsa, arabulucunun görev yaptığı yerdeki sulh hukuk mahkemesi yetkilidir.
Mahkeme Neyi İnceler?
İcra edilebilirlik şerhi verilmesi bir çekişmesiz yargı işidir. Yani karşı tarafla yeniden “davalaşmazsınız”; mahkeme genellikle dosya üzerinden, duruşma yapmadan karar verir.
Daha da önemlisi, mahkemenin incelemesi son derece sınırlıdır. Hâkim, tarafların haklı olup olmadığına, anlaşmanın adil olup olmadığına ya da uyuşmazlığın esasına girmez. Yalnızca iki şeye bakar:
- Anlaşmanın içeriği arabuluculuğa elverişli midir? (Örneğin tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği bir konu değil midir?)
- Anlaşma cebri icraya elverişli midir?
Bu inceleme olumlu sonuçlanırsa mahkeme şerhi verir ve belgeniz artık icra takibine hazır hale gelir. Sürecin kişiye ve dosyaya göre değişen inceliklerini değerlendirmek için hukuki sürecin nasıl işlediğine dair bilgilendirici içeriklere göz atabilirsiniz.
Avukatlı Anlaşma: Şerh Aranmaksızın Doğrudan İcra
6325 sayılı Kanun, önemli bir kolaylık getirir. Eğer anlaşma belgesi;
- taraflar,
- taraf avukatları ve
- arabulucu
tarafından birlikte imzalanmışsa, bu belge icra edilebilirlik şerhi aranmaksızın doğrudan ilam niteliğinde belge sayılır.
Bunun anlamı şudur: Avukatların da imzaladığı bir anlaşma belgesiyle, mahkemeye ayrıca şerh için başvurmanıza gerek kalmadan doğrudan ilamlı icra takibi başlatabilirsiniz. Bu, hem zaman hem de emek açısından ciddi bir avantaj sağlar.
Özetle:
- Avukatsız düzenlenen anlaşma belgesi → icra için önce mahkeme şerhi gerekir.
- Tarafların, avukatların ve arabulucunun birlikte imzaladığı belge → doğrudan ilamlı icraya konulabilir.
Bu ayrım, arabuluculuk masasına avukatla oturmanın somut hukuki bir sonucu olduğunu gösterir.
İcraya Konulan Belgeye Karşı Ne Yapılabilir?
Bir anlaşma belgesi ister şerh yoluyla, ister avukatlı imza yoluyla ilam niteliği kazanmış olsun, artık İcra ve İflas Kanunu bakımından ilam niteliğinde belge haline gelmiştir. Bunun borçlu açısından önemli bir sonucu vardır.
İlam niteliğindeki belgeye dayanan icra takibinde, borçlu genel haciz yolundaki gibi basit bir itirazla takibi durduramaz. Sıradan bir senet ya da faturaya dayanan takipte borçlu “borcum yok” diyerek itiraz edebilir ve takip durur; oysa ilam niteliğindeki belgede durum böyle değildir. Borçlu ancak sınırlı sebeplerle ve belirli usullerle (örneğin icranın geri bırakılması gibi yollarla) itiraz veya şikâyette bulunabilir.
Bu da alacaklı için önemli bir güvence anlamına gelir: Usulüne uygun düzenlenmiş ve ilam niteliği kazanmış bir arabuluculuk anlaşma belgesi, tahsilat sürecinde güçlü bir konum sağlar.
Anlaşmanın Geçersizliği veya İptali İleri Sürülebilir mi?
İcra edilebilirlik şerhi verilmesi işlemi, uyuşmazlığın esasını maddi anlamda kesin hüküm olarak çözmez. Yani mahkeme şerh verirken anlaşmanın adil ya da doğru olduğunu tescil etmiş sayılmaz; sadece belgenin icraya elverişli olduğunu onaylamıştır.
Bu nedenle, bir tarafın anlaşmanın geçersizliğini veya iptalini ileri sürmesi mümkündür. Ancak bu, icra dosyası içinde basit bir itirazla değil, genel hükümlere göre açılacak ayrı bir dava ile yapılabilir. Böyle bir davada tipik olarak şu gibi gerekçeler tartışılır:
- İrade sakatlığı (hata, hile, tehdit altında imza),
- Ehliyetsizlik (imza atan kişinin hukuken geçerli sözleşme yapma yeterliğinin bulunmaması),
- Konunun arabuluculuğa elverişli olmaması.
Gizlilik İlkesinin Rolü
Burada dikkat edilmesi gereken kritik bir nokta vardır. Arabuluculuk sürecine hâkim olan gizlilik ilkesi gereği, süreç içindeki beyanlar ve belgeler gizlidir ve sonradan açılacak bir davada delil olarak kullanılamaz. Gizliliğin ihlali cezai yaptırıma dahi bağlanmıştır.
Bu durum, anlaşmanın geçerliliğini veya iptalini tartışacak taraf için ispat bakımından önemli bir sınırlama oluşturur. Süreçte söylenenlere ya da o aşamada üretilen belgelere dayanarak iddianızı kanıtlamanız çoğu halde mümkün olmayabilir. Bu yüzden anlaşma belgesini imzalamadan önce içeriğini iyi anlamak, sonradan ortaya çıkabilecek sorunlardan çok daha önemlidir.
Sık Sorulan Sorular
Arabuluculuk anlaşma belgesiyle doğrudan icra takibi başlatabilir miyim?
Belge yalnızca taraflar ve arabulucu tarafından imzalanmışsa, doğrudan ilamlı icra için önce mahkemeden icra edilebilirlik şerhi almanız gerekir. Ancak belge; taraflar, avukatları ve arabulucu tarafından birlikte imzalanmışsa şerh aranmaksızın doğrudan ilamlı icraya konulabilir.
İcra edilebilirlik şerhini hangi mahkeme verir?
Asıl uyuşmazlıkla ilgili bir dava görülüyorsa o davaya bakan mahkeme; henüz dava açılmamışsa arabulucunun görev yaptığı yerdeki sulh hukuk mahkemesi yetkilidir. Karar çoğunlukla dosya üzerinden verilir.
Mahkeme şerh verirken anlaşmanın adil olup olmadığına bakar mı?
Hayır. İnceleme, anlaşmanın içeriğinin arabuluculuğa ve cebri icraya elverişli olup olmadığıyla sınırlıdır. Mahkeme uyuşmazlığın esasına, tarafların haklılığına veya anlaşmanın adilliğine girmez.
Anlaştıktan sonra fikrimi değiştirirsem anlaşmayı iptal ettirebilir miyim?
Anlaşmanın geçersizliği veya iptali (örneğin irade sakatlığı, ehliyetsizlik gibi sebeplerle) ancak genel hükümlere göre açılacak ayrı bir dava ile ileri sürülebilir. Ayrıca gizlilik ilkesi nedeniyle süreçteki beyan ve belgeler bu davada delil olarak kullanılamaz; bu da ispatı zorlaştırabilir.
Avukatla arabuluculuğa katılmanın somut faydası nedir?
En belirgin faydalardan biri, tarafların ve avukatların birlikte imzaladığı anlaşma belgesinin doğrudan ilam niteliği kazanmasıdır. Böylece ayrıca mahkemeden şerh alma sürecine gerek kalmadan icra takibi yapılabilir.
Sonuç
Arabuluculuk anlaşma belgesi, bir uyuşmazlığı çözmenin hızlı ve etkili yollarından biridir; ancak belgenin fiilen icra edilebilmesi, nasıl düzenlendiğine ve gerekli adımların atılıp atılmadığına bağlıdır. Hangi uyuşmazlıklarda arabuluculuğun bir dava şartı olduğu için dava şartı (zorunlu) arabuluculuk hangi davalarda uygulanır yazımıza bakabilirsiniz. İcra edilebilirlik şerhi, avukatlı anlaşmanın ilam niteliği ve gizlilik ilkesinin ispata etkisi gibi konular, sürecin en can alıcı noktalarıdır.
Her uyuşmazlığın kendine özgü koşulları vardır ve burada anlatılanlar genel bilgilendirme amacı taşır. Somut durumunuzda hangi yolun uygun olduğunu değerlendirmek için belgelerinizle birlikte hukuki değerlendirme alınması yerinde olur.
Yararlanılan Mevzuat ve İçtihat
- 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.18 (Tarafların anlaşması)
- 6325 s.K. m.18/2 – İcra edilebilirlik şerhini vermeye yetkili mahkeme
- 6325 s.K. m.18/3 – Çekişmesiz yargı / dosya üzerinden inceleme
- 6325 s.K. m.18/4 – Avukatlı anlaşmanın ilam niteliği
- 6325 s.K. m.4 (Gizlilik) ve m.5 (Beyan ve belgelerin kullanılamaması)
Bilgilendirme: Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya danışmanlık niteliği taşımaz. Her somut olay kendine özgü koşullarda değerlendirilmelidir. Yazı, Türkiye Barolar Birliği Reklam Yasağı Yönetmeliği’ne uygun olarak yalnızca bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır.
Yayın tarihi: 24.07.2026 · Son güncelleme: 30.07.2026
Hazırlayan: Av. Şerafettin Kaya · Gebze / Kocaeli · 0534 545 23 32 · www.serafettinkaya.av.tr
