Zorunlu Ücretsiz İzin Dayatması: İşçi Rızası Dışında Ücretsiz İzne Çıkarılabilir mi?
Çalışma hayatında özellikle ekonomik daralma veya kriz dönemlerinde işverenlerin sıklıkla başvurduğu yöntemlerden biri işçileri “ücretsiz izne”…

Çalışma hayatında özellikle ekonomik daralma veya kriz dönemlerinde işverenlerin sıklıkla başvurduğu yöntemlerden biri işçileri “ücretsiz izne”…

İş Hukukunda “işe iade”, iş güvencesi kapsamındaki (en az 30 işçi çalıştıran bir işyerinde, en az 6 aylık kıdemi bulunan ve belirsiz süreli iş…

İş Hukuku mevzuatı ve Yargıtay uygulamalarına göre, bir işçinin işyeri dışında bir çalışma arkadaşıyla tartışması veya kavga etmesi, kural olarak işverene haklı nedenle derhal (tazminatsız) fesih hakkı verebilen ciddi bir eylemdir. Ancak işçinin kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı alabilmesi, olayın oluş şekline, işverenin izlediği usule ve kavgadaki kusur durumuna bağlı olarak belirli şartların varlığı halinde mümkündür.

İş hukukunda işverenin yönetim hakkı kapsamında işçiye disiplin cezası verme yetkisi bulunmaktadır. Ancak bu yetki sınırsız değildir ve en temel hukuk ilkelerinden biri olan “Non bis in idem” (Aynı fiil nedeniyle iki kez yargılama ve cezalandırma olmaz) ilkesi ile sınırlandırılmıştır.

Yemin delili, hukuk yargılamasında taraflardan birinin davasını ispatlayacak yeterli delili bulunmadığı durumlarda başvurduğu “kesin delil” niteliğinde bir ispat aracıdır. Yeminden kaçınma veya yemin teklifinin sonuçları, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) ve ilgili kaynaklarda şu şekilde detaylandırılmıştır:

İŞÇİ, İHBAR TAZMİNATI ÖDEMEDEN İŞTEN NASIL AYRILABİLİR?
Çalışma hayatında birçok işçi, mevcut işinden ayrılmak istemesine rağmen “ihbar tazminatı ödemek zorunda kalma” korkusuyla mutsuz olduğu bir ortamda çalışmaya devam etmektedir. İş Kanunu kural olarak; işi bırakan tarafın karşı tarafa bildirim süresi (ihbar öneli) tanımasını, aksi halde bu süreye ait ücret tutarında tazminat ödemesini öngörür. Ancak bu kuralın çok önemli istisnaları vardır.

GÖREV TANIMI DIŞINDA İŞ YAPTIRILMASI VE İŞÇİNİN HAKLARI: KABUL ETMEK ZORUNDA MISINIZ?
İş hayatında sıklıkla karşılaşılan sorunların başında, işverenin yönetim hakkına dayanarak işçiden, iş sözleşmesinde belirtilen asıl görevi dışında başka işler yapmasını talep etmesi gelmektedir. Bir muhasebe personelinden temizlik yapmasının istenmesi veya bir ustabaşının düz işçi statüsünde çalıştırılmak istenmesi gibi durumlar, çalışma barışını bozan temel uyuşmazlıklardandır.
Peki, işveren size görev tanımınız dışında bir iş verdiğinde bunu kabul etmek zorunda mısınız? Hukuki haklarınız nelerdir? Bu makalede, İş Kanunu ve Yargıtay’ın emsal kararları ışığında konuyu sizler için tüm detaylarıyla ele aldık.

Ekonomik koşulların değişmesi, şirketlerin büyümesi veya küçülmesi gibi nedenlerle işverenler, çalışanlarını farklı bir şubeye, farklı bir ilçeye ve hatta…

İŞYERİ DEĞİŞİKLİĞİ VE SÜRGÜN NİTELİĞİNDEKİ NAKİLLER: İŞÇİ GİTMEK ZORUNDA MI?

İşveren, işin yürütümü ve düzenini sağlama konusunda yönetim hakkına sahiptir. Ancak bu hak sınırsız değildir. Prensip olarak işveren, işçinin nerede…

Modern ekonominin temel taşlarından biri olan sermaye şirketleri, tüzel kişilik zırhı ve sınırlı sorumluluk ilkesi sayesinde ticari hayatta risk almayı ve yatırımı teşvik eder. Ancak bu hukuki koruma kalkanı, zaman zaman işçinin haklarını ve alacaklarını güvence altına alma hedefiyle çatışabilmektedir. İşçinin, haklarını talep edeceği gerçek işvereni tespit edememesi veya borçlu şirketin içinin boşaltılarak alacaklarının karşılıksız kalması gibi durumlar, iş ilişkisindeki hassas dengeyi bozan en önemli sorunlardandır. Bu makalede, işverenin hukuki sorumluluk sınırlarının hangi durumlarda aşılabileceği, Türk Hukuku ve Yargıtay içtihatları ışığında ele alınacaktır. “Tüzel kişilik perdesinin aralanması”, “organik bağ” ve “birlikte istihdam” gibi kavramlar incelenerek, karmaşık şirket yapıları karşısında işçinin haklarının nasıl korunduğu ve işverenin yükümlülüklerinin nereye kadar uzandığı dengeli bir bakış açısıyla açıklanacaktır.

İş Kanunu’nun 24. maddesi (işçi için) ve 25. maddesi (işveren için) “Ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller ve benzerleri” başlığı altında derhal fesih sebeplerini düzenler. Bu sebeplere dayanarak yapılacak fesihte 6 iş günü kuralı, bir “hak düşürücü süre” olarak uygulanır.
Bu sitedeki içerikler, kamuyu hukuki konularda aydınlatma amacıyla hazırlanmıştır; reklam amacı taşımaz ve hukuki danışma yerine geçmez.

Bizimle İletişime Geçin
I will be back soon