PDKS Kayıtları İbraz Edilmezse: HMK m. 220 Karinesi

Yazar: Avukat Şerafettin Kaya (Kocaeli Barosu – Sicil No: 2219)
Kısa Cevap
İşveren, fazla mesai/tatil alacağı davasında elinde bulunan PDKS veya puantaj kayıtlarını mahkemenin verdiği kesin süre içinde ibraz etmezse, bu durum işveren aleyhine kesin bir ispat karinesi doğurur. Bunun için HMK m. 220 usulünün işletilmiş olması — belgenin ibrazının talep edilmesi ve mahkemece kesin süre verilmesi — şarttır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 08.04.2021 tarihli, E.2021/125, K.2021/447 sayılı kararı bu noktada uyarıcıdır: Kurul çoğunluğu, tarafların elindeki belgelerin mahkemece resen getirtilmesini HMK m. 25’teki taraflarca hazırlama ilkesine aykırı bulmuş; kayıtların HMK m. 219 ve 220 uyarınca getirtilmesi gerektiği yönündeki görüş ise karşı oyda kalmıştır.
1. Giriş: İş Davalarında Delil Eşitsizliği ve HMK m. 220 Yaptırımı
İş hukuku uyuşmazlıklarının temel karakteristik özelliklerinden biri delil eşitsizliğidir. İşçi, fazla çalışma veya tatil alacaklarını iddia ederken elinde yazılı belge bulmakta zorlanırken; puantajlar, PDKS (Personel Devam Kontrol Sistemi) giriş-çıkış saatleri, kart basma dökümleri ve işyeri güvenlik kameraları işverenin kurumsal arşivi altındadır.
İşverenlerin bu belgeleri mahkemeye sunmaktan kaçınarak “kayıt yok, silindi, bizde tutulmaz” gibi soyut savunmalarla ispat yükünden kurtulmaya çalışması üzerine, bu belgelerin dosyaya nasıl kazandırılacağı ve sunulmamasının sonucu HMK m. 220 usulüne bağlıdır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 08.04.2021 tarihli ve E. 2021/125, K. 2021/447 sayılı kararı bu usulün atlanamayacağını göstermesi bakımından belirleyicidir: Kurul çoğunluğu, tarafların elindeki kayıtların mahkemece resen getirtilmesini HMK m. 25’teki taraflarca hazırlama ilkesine aykırı bulmuş; kayıtların HMK m. 219 ve 220 uyarınca getirtilmesi gerektiği yönündeki görüş karşı oyda kalmıştır. Dolayısıyla m. 220/3’ün sonucundan yararlanmak isteyen işçi vekilinin, ibraz talebini ve kesin süre verilmesini usulüne uygun biçimde işletmesi gerekir.
2. Kararın Doktrinel ve Pratik Tahlili
2.1. HMK m. 220/3 Uyarınca Belge İbrazından Kaçınmanın Yaptırımı
HMK m. 220 uyarınca, bir belgenin (örneğin puantaj veya PDKS kaydının) karşı tarafın (işverenin) elinde olduğu ileri sürülür ve mahkemece belgenin ibrazı zorunlu görülürse, işverene kesin mehil verilir. İşveren verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve haklı bir mazeret de göstermezse, HMK m. 220/3 uyarınca mahkeme o belgenin ispatlamaya çalıştığı vakıa konusunda diğer tarafın (işçinin) beyanını doğru kabul edebilir.
2.2. İşverenin Hukuki Kaçış Yollarının Kapatılması
HMK m. 220/3’ün iş yargılamasındaki pratik sonucu şudur: usulüne uygun biçimde ibrazı istenip kesin süre verilmesine rağmen işveren, yasal olarak tutmakla yükümlü olduğu (İş Kanunu m. 67, m. 75 uyarınca özlük dosyası ve çalışma süreleri kaydı) belgeleri “arşiv su bastı, elektrik kesildi, kayıtlar 1 yılda siliniyor” gibi somut delille kanıtlanmayan soyut gerekçelerle sunmazsa, mahkeme belgenin içeriği konusunda işçinin beyanını kabul edebilir. Artık işçi, iddia ettiği fazla mesai saatlerini tanık beyanlarıyla kanıtladığında işverenin “tanıkları husumetli, gerçekte bu kadar mesai olmaz” şeklindeki savunmaları dinlenmez.
3. Avukatlar İçin Stratejik Tavsiyeler
- Müzekkere İhtarı: Davacı işçi vekili olarak puantaj ve PDKS kayıtları celp edilirken, yazılacak müzekkereye “HMK m. 220/3 uyarınca belgelerin haklı mazeret olmaksızın ibraz edilmemesi halinde davacının iddia ettiği çalışma saatlerinin doğru kabul edileceği ihtarı” mutlaka ekletilmelidir.
- Kurumsal Arşiv Denetimi: Davalı işveren vekili olarak, kurumsal müvekkillere PDKS ve kart basma loglarının mahkemeye mutlaka eksiksiz sunulması gerektiği, aksi takdirde en yüksek tanık beyanları üzerinden aleyhe hüküm kurulacağı ihtar edilmelidir.
Eki: Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararı Tam Metni
YARGITAY HUKUK GENEL KURULU
Esas No: 2021/125
Karar No: 2021/447
Karar Tarihi: 08.04.2021
ÖZETİ: Uyuşmazlık; fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil alacaklarının yalnızca davacı tanık beyanlarıyla ispat edilip edilemeyeceği ve davalının delil olarak dayandığı hâlde sunmadığı işyeri kayıtlarının mahkemece resen getirtilip getirtilemeyeceğine ilişkindir. Hukuk Genel Kurulu çoğunluğu, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri bu konuda tarafların elindeki belgelerin mahkemece resen getirtilmesini HMK m. 25’teki taraflarca hazırlama ilkesine aykırı bulmuş; aynı işyerinde benzer işi yapan işçilerin kesinleşmiş davalarını kuvvetli delil sayarak yerel mahkemenin direnme kararını yerinde görmüştür. Kayıtların HMK m. 219 ve 220 uyarınca getirtilmesi gerektiği yönündeki görüş Kurul çoğunluğunca kabul edilmemiş, karşı oyda kalmıştır. Aşağıda ayrıca yer verilen HMK m. 220/1-3 açıklamaları bu karşı oy gerekçesindendir.
İÇTİHAT METNİ:
(…)
III. GEREKÇE
(…)
18. Bilindiği üzere, ispat yükü TMK 6 ve HMK’nın 190. maddesi gereğince kural olarak davacıya düşer; yani, davacı davasını dayandırdığı olguları ispat etmelidir.
19. Yine kural olarak herkes iddiasını kanıtlamakla yükümlüdür. Kendisine ispat yükü düşen taraf iddiasını ispat edemezse, kendisine ispat yükü düşmeyen diğer tarafın onun iddiasının aksini ispat etmesine gerek yoktur; o olgu ispat edilmemiş sayılır.
(…)
33. Gerek mülga 1475 sayılı İş Kanunu, gerekse hâlen yürürlükte bulunan 4857 sayılı İş Kanunu’nda fazla çalışmanın ispatı ile ilgili olarak özel bir hüküm bulunmamaktadır. Bu nedenle fazla çalışmanın ispatı, genel hükümlere tabidir.
(…)
43. Öte yandan taraf vekilleri delil olarak işyeri kayıtlarına ve davalı Bakanlık vekili cevap dilekçesinde puantaj kayıtlarına dayanmış olup… Gelinen aşamada davalı idare işyeri kayıtlarını yargılama bitinceye kadar ve hatta temyiz aşamasında dahi dosyaya sunmadığı gibi işyeri ve puantaj kayıtları getirtilmeden hesaplama yapıldığı yönünde bir temyiz sebebi de ileri sürmemiştir.
44. Bu nedenle uyuşmazlık konusu tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri bir konu olup, tarafların ellerindeki belgelerin mahkemece re’sen getirtilmesi, HMK’nın 25. maddesinde ifade edilen “taraflarca hazırlama ilkesine” aykırıdır.
(…)
KARŞI OY GEREKÇESİNDEN (HMK m. 220 İlkelerinin Temeli):
İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir (HMK 220/1).
Mahkemece, ibrazı istenen belgenin elinde bulunduğunu inkâr eden tarafa, böyle bir belgenin elinde bulunmadığına, özenle aradığı hâlde bulamadığına ve nerede olduğunu da bilmediğine ilişkin yemin teklif edilir (HMK 220/2).
Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir (HMK 220/3).
(…)
SONUÇ: Direnme uygun bulunduğundan hüküm altına alınan miktarlara ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın 9. HUKUK DAİRESİNE GÖNDERİLMESİNE, 08.04.2021 tarihinde oy çokluğu ile kesin olarak karar verildi.
Sık Sorulan Sorular (SSS)
İşveren PDKS veya puantaj kayıtlarını ibraz etmezse ne olur?
Kesin süre içinde ibraz etmemesi, işveren aleyhine ispat karinesi doğurur; mahkeme o belgenin ispatlamaya çalıştığı vakıayı (örneğin işçinin iddia ettiği çalışma süresini) doğru kabul edebilir.
Bu sonucun doğması için hangi usul işletilmelidir?
HMK m.220 usulü: belgenin ibrazının talep edilmesi ve mahkemece kesin süre verilmesi şarttır. Usul işletilmeden doğrudan karine uygulanamaz; bu nedenle ara karara ihtarın yazdırılması önemlidir.
Mahkeme kayıtları kendiliğinden getirtebilir mi?
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 08.04.2021 tarihli, E.2021/125, K.2021/447 sayılı kararında çoğunluk, tarafların elindeki belgelerin mahkemece resen getirtilmesini HMK m.25’teki taraflarca hazırlama ilkesine aykırı bulmuştur. Bu nedenle talebin taraf tarafından usulünce ileri sürülmesi gerekir.
Yazar: Avukat Şerafettin Kaya
Kocaeli Barosu – Sicil No: 2219 | Avukatlık ve Hukuk Danışmanlığı
Bu makale, Avukat Şerafettin Kaya tarafından kaleme alınmış olup, İş Hukukunda İspat ve Deliller konulu makale serisinin bir parçasıdır.
İlgili İçerikler
Yararlanılan Mevzuat ve İçtihat
- 4857 sayılı İş Kanunu m.67
- 4857 sayılı İş Kanunu m.75
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.25
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.190
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.220
- Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E.2021/125, K.2021/447, T. 08.04.2021
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Her uyuşmazlık kendi somut koşullarına göre değerlendirilir.
Yayın tarihi: 28.07.2026 · Son güncelleme: 01.08.2026
Hazırlayan: Av. Şerafettin Kaya · Gebze / Kocaeli · +90 534 545 23 32 · www.serafettinkaya.av.tr