Fazla Çalışmada Husumetli Tanık ve İkrar (HMK 188)

Yazar: Avukat Şerafettin Kaya (Kocaeli Barosu – Sicil No: 2219)
Kısa Cevap
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin 04.11.2025 tarihli, E.2025/7239, K.2025/8440 sayılı kararına göre, işverene karşı kendi işçilik alacağı davası olan veya davacıyla menfaat birliği içindeki “husumetli tanık” beyanlarıyla tek başına sonuca gidilemez; ancak bu beyanlar iş müfettişi raporu, PDKS kaydı veya kesinleşmiş emsal karar gibi somut delillerle desteklenirse hükme esas alınabilir. Destekleyici delil bulunmadığı hâllerde, salt husumetli tanık anlatımına dayanan fazla mesai iddiası ispatlanmış sayılmaz.
1. Giriş: İş Davalarında Tanık Delili ve Çelişkili İspat Sorunu
İş yargılamasında en sık başvurulan takdiri delil tanık anlatımıdır. Ancak uygulamada sıkça karşılaşılan iki temel sorun; tanık beyanlarının işveren kayıtlarıyla çelişmesi (çelişkili ispat) ve davacı tanıklarının da işverene karşı kendi işçilik alacağı davalarının bulunması (husumetli tanık / menfaat birliği) durumudur.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin 04.11.2025 tarihli ve E. 2025/7239, K. 2025/8440 sayılı en güncel ilke kararı, tanık beyanlarının ispat gücünü, husumetli tanık kuralının istisnalarını ve HMK m. 188 kapsamındaki çelişkili beyanların takdirini çok net bir çerçeveye oturtmuştur.
2. Kararın Doktrinel ve Pratik Tahlili
2.1. Husumetli Tanık Beyanlarının İspat Gücü ve İstisnası
Yargıtay’ın yerleşik ilkesine göre; işverene karşı kendi işçilik alacağı davası olan veya davacı ile menfaat birliği içinde bulunan tanıkların beyanlarıyla tek başına sonuca gidilemez. Ancak güncel karar bu kuralın çok kritik bir istisnasını netleştirmiştir:
- Husumetli tanık beyanları, başkaca somut delil ya da olgularla (örneğin iş müfettişi raporları, PDKS kayıtları, aynı işyeriyle ilgili kesinleşmiş emsal mahkeme kararları veya davası olmayan diğer tanık anlatımları) desteklendiği takdirde hükme esas alınabilir.
- Destekleyici delil yoksa, alacak sadece davası olmayan tanığın birlikte çalıştığı dönemle sınırlı olarak hesaplanmak zorundadır.
2.2. HMK m. 188 İkrar ve Çelişkili Beyanlar
Bir iş davacısının kendi dava dilekçesindeki açıklamaları veya duruşmadaki beyanları karşı taraf lehine bir ikrar (HMK m. 188) niteliğindeyken; tanıkların davacının ikrarından veya puantaj kayıtlarından daha fazla mesai yapıldığını söylemesi halinde çelişkili ispat ortaya çıkar.
- Mahkeme, davacının kendi beyanını aşan tanık anlatımlarına itibar edemez.
- Yazılı belge (imzalı bordro veya puantaj) ile tanık beyanı çeliştiğinde, yazılı belgenin sahteliği ispat edilmedikçe yazılı belge üstün tutulur.
3. Avukatlar İçin Stratejik Tavsiyeler
- Tanık Seçimi ve Dönem Sınırı: Davacı vekili olarak bildireceğiniz tanıkların mutlaka en az birinin işverene karşı davası bulunmayan (tarafsız) tanıklardan seçilmesine özen gösterilmeli, davası olmayan tanığın çalışma dönemi tüm dava süresini kapsamalıdır.
- Tanık İtibar İtirazı: Davalı vekili olarak, karşı tarafın tüm tanıklarının işverene husumetli (davalı) olması halinde, başkaca yan delil bulunmadığı defalarca vurgulanarak tüm dönem için fazla mesai hesabı yapılmasının Hukuk Genel Kurulu ve 9. HD ilke kararlarına aykırı olduğu savunulmalıdır.
Eki: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi Güncel Kararı Tam Metni
YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ
Esas No: 2025/7239
Karar No: 2025/8440
Karar Tarihi: 04.11.2025
ÖZETİ: Fazla çalışma alacağının ispatında salt davacı ile menfaat birliği içinde olan ya da işverene karşı davası bulunan tanık beyanlarıyla sonuca gidilemez. Bununla birlikte başkaca delil ya da olgularla desteklenen bu tanık beyanlarına itibar edilmelidir. İş müfettişinin düzenlediği raporlar, kesinleşmiş emsal mahkeme kararları veya davası olmayan tanık beyanları destekleyici olgu olarak kabul edilir. Destekleyici delil yoksa alacak sadece davası olmayan tanığın çalışma dönemi ile sınırlı olarak hesaplanır.
İÇTİHAT METNİ:
(…)
V. TEMYİZ
(…)
B. Değerlendirme ve Gerekçe
(…)
2. Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş ve işyerinden çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
Fazla çalışmanın yazılı delil ya da tanıkla ispatı imkân dâhilindedir. İşyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıkların anlatımlarına değer verilemez.
Çalışma sürelerinin ispatı noktasında işverene karşı dava açan tanıkların beyanlarına ihtiyatla yaklaşılması gerekir. Fazla çalışma alacağının ispatında salt davacı ile menfaat birliği içinde olan ya da işverene karşı davası bulunan tanık beyanlarıyla sonuca gidilemez. Bununla birlikte başkaca delil ya da olgularla desteklenen bu tanık beyanlarına itibar edilmelidir. Bu çerçevede; işin ve işyerinin özellikleri, davalı tanıklarının anlatımları, iş müfettişinin düzenlediği tutanak veya raporlar ve aynı çalışma dönemi ile ilgili olarak söz konusu alacakların varlığına ilişkin kesinleşmiş mahkeme kararları gibi hususlar başkaca delil ya da olgular olarak değerlendirilebilir.
Somut uyuşmazlıkta, fazla çalışma yaptığını iddia eden davacı tarafından tanık deliline dayanılmıştır. Mahkemece beyanlarına başvurulan davacı tanıklarından A.A’nın davalı aleyhine açılmış davası bulunduğu dosya kapsamı uyarınca sabittir. Yukarıda açıklandığı üzere, davacı tanığı A.A’nın beyanlarını destekler nitelikte başkaca delil ya da olguların somut uyuşmazlıkta bulunmadığı anlaşılmakla; fazla çalışma ücret alacağının davalıya karşı davası bulunmayan ya da davacı ile menfaat birliği içinde bulunmayan davacı tanığı A.Ç’nin çalışma dönemi ile sınırlı olarak tespit edilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile tüm çalışma dönemi için hesaplama yapılması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
(…)
VI. KARAR: Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Sık Sorulan Sorular (SSS)
Husumetli tanık beyanıyla fazla mesai ispatlanabilir mi?
Tek başına ispatlanamaz. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin E.2025/7239, K.2025/8440 sayılı kararına göre, işverene karşı kendi davası bulunan veya davacıyla menfaat birliği içindeki tanığın beyanıyla sonuca gidilemez.
Bu beyanlar hangi delillerle desteklenirse hükme esas alınır?
İş müfettişi raporu, PDKS kaydı veya kesinleşmiş emsal karar gibi somut delillerle desteklenmesi hâlinde hükme esas alınabilir. Destekleyici delil yoksa iddia ispatlanmış sayılmaz.
Dilekçe ile tanık beyanı çelişirse ne olur?
Çalışma saatleri, vardiya düzeni veya ücret bakımından esaslı çelişki varsa hâkim, HMK m.31 uyarınca çelişkiyi gidermeden ya da hangi beyana neden üstünlük tanıdığını gerekçelendirmeden alacağı hüküm altına alamaz.
Yazar: Avukat Şerafettin Kaya
Kocaeli Barosu – Sicil No: 2219 | Avukatlık ve Hukuk Danışmanlığı
Bu makale, Avukat Şerafettin Kaya tarafından kaleme alınmış olup, İş Hukukunda İspat ve Deliller konulu makale serisinin bir parçasıdır.
Yararlanılan Mevzuat ve İçtihat
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.188
- Yargıtay 9. HD, E.2025/7239, K.2025/8440, T. 04.11.2025
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Her uyuşmazlık kendi somut koşullarına göre değerlendirilir.
Yayın tarihi: 29.07.2026 · Son güncelleme: 30.07.2026
Hazırlayan: Av. Şerafettin Kaya · Gebze / Kocaeli · +90 534 545 23 32 · www.serafettinkaya.av.tr