Pzt–Cum 09:00–18:30 Gebze / Kocaeli

Eğitim Nafakasının Kaldırılması Davası ve Yetkili Mahkeme

Eğitim nafakasının kaldırılması davası ve yetkili mahkeme konulu makalenin kapak görseli.

Oğlunuz ya da kızınız üniversiteye başladığında, eğitimi için mahkeme kararıyla her ay nafaka ödemeye başladınız. Aradan yıllar geçti: çocuğunuz mezun oldu, belki işe de girdi. Siz Gebze’de oturuyorsunuz, çocuğunuz İzmir’de yaşıyor. Nafakayı kaldırtmak için dava açmanız gerekiyor mu, gerekiyorsa hangi mahkemede? Bu yazıda babanın ya da annenin ergin çocuğa karşı açacağı eğitim-yardım nafakasının kaldırılması davasını, TMK m. 328 ile m. 364 arasındaki ilişki ve Yargıtay içtihatları ışığında sade bir dille açıklıyoruz.

Kısa Cevap

Önce ilama bakın: Ödediğiniz nafaka boşanmada çocuk için bağlanan iştirak nafakasıysa, çocuk ergin olunca kendiliğinden sona erer; kaldırma davası açmanıza gerek yoktur. Ergin çocuk lehine ayrı bir kararla bağlanmış eğitim-yardım nafakası varsa kaldırma davası gerekir. Yargıtay bu nafakayı TMK m. 328/2 ölçütüyle TMK m. 364 yardım nafakası sayar. Bu nedenle kanun lafzına göre taraflardan birinin yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir (TMK m. 365, son fıkra). Davayı kendi yerleşim yerinizde açmak da bu hükme dayanır; ancak kaldırma davası için bunu doğrudan tartışan bir Yargıtay kararı bulunmadığından yetki itirazıyla karşılaşabilirsiniz. En az tartışmalı yol, çocuğun yerleşim yeridir. Bu yetki kesin değildir. Görevli mahkeme aile mahkemesidir.

Önce İlama Bakın: İştirak Nafakası mı, Eğitim-Yardım Nafakası mı?

Kaldırma davası gerekli mi? Uygulamadaki en büyük hata, çocuğun 18 yaşını doldurmasıyla birlikte hangi nafakanın konuşulduğunu karıştırmaktır. İlk soru şudur: Ödediğiniz nafaka hangi kararla bağlandı? İki ayrı durum vardır:

  • Boşanma kararındaki iştirak nafakası (TMK m. 182): Ana ve babanın bakım borcu çocuğun ergin olmasına kadar devam eder (TMK m. 328/1). Yargıtay, çocuk ergin olunca iştirak nafakasının kendiliğinden sona erdiğini ve bunun kaldırılması için dava açmakta hukuki yarar bulunmadığını kabul eder (3. HD, E. 2016/4171, K. 2016/12901).
  • Ergin çocuk lehine ayrıca bağlanmış eğitim-yardım nafakası: Eğitimi süren ergin çocuğun kendi açtığı davayla (ya da reşit olunca kendi adına sürdürdüğü davada) bağlanır. Bu nafaka kendiliğinden sona ermez, kaldırılması için dava açılması gerekir.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi de iştirak nafakasının çocuğun reşit olmasıyla kanun gereği kendiliğinden sona erdiğini, eğitimi devam eden çocuğun ise kendisinin yeni bir dava açarak yardım nafakası isteyebileceğini belirtmiştir (E. 2014/25580, K. 2016/8179). Bu ilke, 12. Hukuk Dairesi’nin 2024 tarihli bir kararında da aktarılmıştır (E. 2024/3096, K. 2024/5048).

Ergin olmuş çocuk için eski iştirak nafakası ilamıyla icra takibi yapılıyorsa yol dava değildir. Yargıtay, bu durumda icra hukukundaki şikâyet yoluna (İİK m. 16) başvurulabileceğini belirtmiştir (3. HD, E. 2016/4171, K. 2016/12901). Erginlikten önceki aylara ait birikmiş iştirak nafakası ise çocuk ergin olduktan sonra da istenebilir; şikâyet yalnızca erginlik sonrasına ilişkin talebe yöneliktir (8. HD, E. 2014/25580, K. 2016/8179). Ödemeyi kesmeden önce ilamın hangi nafakaya ilişkin olduğunu netleştirin; ödenmeyen nafakanın sonuçları için nafaka ödememe cezası yazımıza bakabilirsiniz. Nafaka türlerinin genel çerçevesi için nafaka türleri: tedbir, iştirak ve yoksulluk nafakası yazımız yol gösterir.

İştirak nafakası erginlikle kendiliğinden sona erer; ayrıca bağlanmış eğitim-yardım nafakasının kaldırılması için dava gerekir.

Eğitim Nafakası TMK m. 328’e mi, m. 364’e mi Dayanır?

TMK m. 328/2’ye göre çocuk ergin olduğu hâlde eğitimi devam ediyorsa, ana ve baba durum ve koşullara göre kendilerinden beklenebilecek ölçüde, eğitimi sona erinceye kadar çocuğa bakmakla yükümlüdür. TMK m. 364 ise herkesi, yardım etmediği takdirde yoksulluğa düşecek üstsoyu, altsoyu ve kardeşlerine nafaka vermekle yükümlü tutar.

Yargıtay iki hükmü birlikte uygular ve ergin öğrencinin nafakasını yardım nafakası olarak adlandırır:

  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, babanın üniversiteden mezun olan kızına karşı açtığı davayı “yardım nafakasının kaldırılması” davası olarak nitelemiş ve uyuşmazlığı m. 328 ile m. 364 çerçevesinde çözmüştür (HGK, E. 2018/904, K. 2019/1181).
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, reşit olan öğrencinin nafaka talebini açıkça “MK’nın 364. maddesi kapsamında yardım nafakası istemi” olarak görmüştür (E. 2012/18241, K. 2012/22618).

Bu nitelendirme yalnızca teorik değildir; yetkili mahkemeyi doğrudan belirler.

Yetkili Mahkeme: TMK m. 365 Son Fıkra

Kaldırma davası nerede açılır? Yardım nafakasına ilişkin davalarda TMK m. 365’in son fıkrası uygulanır: “Yetkili mahkeme, taraflardan birinin yerleşim yeri mahkemesidir.” Hüküm aslen nafaka isteyeni korumak için konmuştur, ancak lafzı davacı ile davalı arasında ayrım yapmaz. Bu nedenle kaldırma davasını açan ana veya baba:

  1. Davayı kendi yerleşim yerindeki aile mahkemesinde açabilir.
  2. Davayı çocuğun yerleşim yerindeki aile mahkemesinde açabilir.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, yardım nafakasının yükseltilmesi davasında m. 365/son fıkrayı uygulamış ve şöyle demiştir:

“TMK’nun 365/6. maddesine göre; yardım nafakasına dair davalarda yetkili mahkeme, taraflardan birinin yerleşim yeri mahkemesidir. Madde metninden de anlaşıldığı üzere, anılan yetki kuralı, kamu düzenine ilişkin (kesin) değildir.”

Yargıtay 3. HD, E. 2015/8233, K. 2015/10466

Eğitim-yardım nafakasının kaldırılmasında yetkiyi doğrudan tartışan bir Yargıtay kararına rastlamadık. Hüküm yardım nafakasına dair davalar arasında ayrım yapmadığından aynı kuralın kaldırma davasına da uygulanması gerektiği kanaatindeyiz. Ancak bir mahkeme, kuralın zayıf durumdaki nafaka isteyeni koruma amacından hareketle farklı düşünebilir. Kısacası kendi yerleşim yeriniz yetkilidir; ancak itiraz riski vardır.

Giriş örneğine dönersek: Gebze’de oturan baba, kanunun lafzına göre davayı Gebze’deki ya da İzmir’deki aile mahkemesinde açabilir; itiraz riskini hiç almak istemiyorsa İzmir’i seçmelidir. Nafakaya başka bir şehirdeki mahkeme hükmetmişse, taraflardan biri orada oturmadıkça o mahkeme kendiliğinden yetkili olmaz.

Kaldırma davasında yetkili yerler: babanın veya annenin yerleşim yeri itiraz riskiyle, çocuğun yerleşim yeri en az tartışmalı yol.

Karşılaşılabilecek İtiraz: “Bu Nafaka m. 328’e Dayanır”

Bazı ilk derece mahkemeleri, ergin öğrencinin eğitim nafakasını m. 364’ten ayırıp m. 328’e dayandırmakta ve soybağı hükümlerinde özel yetki kuralı bulunmadığı için yalnızca genel kuralın, yani davalının yerleşim yerinin (HMK m. 6) yetkili olduğunu kabul etmektedir.

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi bu yaklaşımı benimsememiştir. Bir ilk derece mahkemesinin tam da bu gerekçeyle verdiği yetkisizlik kararı üzerine uyuşmazlığı m. 364 kapsamında nitelemiş, m. 365/son fıkrayı uygulamış ve davacının kendi yerleşim yerinde açtığı davada yetkili mahkemeyi seçmiş olduğunu kabul etmiştir (E. 2023/4275, K. 2023/10265). O davada davacı çocuktu ve karar, karşı gerekçeyi ayrıca tartışmayan kısa bir yargı yeri belirleme kararıdır. Nitelendirme aynı olduğundan kaldırma davasında da en güçlü dayanak budur; ancak kıyas yoluyla.

Yetki tartışmasını en aza indirmek istiyorsanız davayı çocuğun yerleşim yerinde açın. Orası hem m. 365/son hem de HMK m. 6 bakımından yetkilidir. En az tartışmalı yol, çocuğun yerleşim yeridir.

Çocuğun Yerleşim Yeri Neresidir?

Öğrenci çocuk çoğu zaman okuduğu şehirde yaşar; ancak orası yasal yerleşim yeri sayılmayabilir. Bir öğretim kurumuna devam etmek için bir yerde bulunmak, yeni yerleşim yeri edinme sonucunu doğurmaz (TMK m. 22).

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, yardım nafakası davasında davacının öğrenci olarak bulunduğu şehri değil, kayıtlardaki yerleşim yerini esas almıştır (E. 2012/14216, K. 2012/20094). Dava açmadan önce çocuğun adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresini tespit etmek bu nedenle önemlidir.

Yetki İtirazı ve Yetkisizlik Kararından Sonra

Yetki kesin olmadığından mahkeme yetkisizliği kendiliğinden gözetemez. Davalı çocuk, yetki itirazını cevap dilekçesinde yapmalı ve yetkili mahkemeyi göstermelidir; göstermeyen itiraz dikkate alınmaz (HMK m. 19/2). Yargıtay Hukuk Genel Kurulu da yetkili mahkemeyi göstermeyen itirazı usulüne uygun saymamıştır (HGK, E. 2017/2722, K. 2018/1359). Süresinde ve usulüne uygun itiraz yapılmazsa davanın açıldığı mahkeme yetkili hâle gelir (HMK m. 19/4).

Usulüne uygun itiraz kabul edilirse mahkeme yetkisizlik kararı verir ve dosya kendiliğinden gönderilmez. Kanun yoluna gidilmemişse kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvuru reddedilmişse ret kararının tebliğinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkemeye başvurup dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesini istemeniz gerekir; aksi hâlde dava açılmamış sayılır (HMK m. 20).

Eğitim Nafakası Hangi Hâllerde Kaldırılır?

Yetki sorusu çözüldükten sonra davanın esası gelir. Yargıtay’ın bu konudaki iki yaklaşımı özellikle önemlidir:

  1. Mezuniyet tek başına yetmeyebilir. Hukuk Genel Kurulu’na göre çocuğun üniversiteden mezun olması başlı başına eğitim hayatının sona erdiği anlamına gelmez. KPSS kursu, yabancı dil kursu ve sertifika programı gibi faaliyetler eğitimin devamı sayılabilir. Genel Kurul, çocuğun yargılama sırasında işe başladığını gözeterek nafakanın işe başladığı tarihten itibaren kaldırılması gerektiğini belirtmiş ve dava tarihinden itibaren kaldıran yerel mahkeme kararını bu yönden bozmuştur (HGK, E. 2018/904, K. 2019/1181).
  2. Çalışmak her zaman kaldırma sebebi değildir. Açık lisede eğitimi süren ve asgari ücretle çalışan çocuk bakımından Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, kaldırma talebinin indirim talebini de kapsadığını kabul etmiş ve nafakanın tümden kaldırılması yerine makul bir indirim yapılması gerektiğini belirtmiştir (E. 2016/8859, K. 2016/12440).

Nafaka miktarının belirlenmesi ve artırım-azaltım ölçütleri için nafaka miktarı, artırım ve kaldırma davası yazımıza, eşe ödenen yoksulluk nafakasının kaldırılması için ise erkek hangi hâllerde nafaka ödemez yazımıza bakabilirsiniz.

Uygulamada Ne Yapmalı?

  • İlamı okuyun: Nafaka boşanmadaki iştirak nafakası mı, yoksa ergin çocuk lehine ayrıca bağlanmış yardım nafakası mı? İlki erginlikle kendiliğinden sona erer.
  • Delil toplayın: Mezuniyet belgesi, öğrenci belgesinin sona ermesi, SGK işe giriş kaydı gibi belgeler kaldırma sebebini gösterir.
  • Mahkemeyi seçin: Kendi yerleşim yeriniz de kanunen yetkilidir ama itiraz riski taşır; en az tartışmalı yol çocuğun yerleşim yeridir. Dilekçede TMK m. 365/son fıkraya dayanın.
  • Ödemeyi tek taraflı kesmeyin: Ayrı bir yardım nafakası ilamı varsa kaldırma kararı çıkana kadar ilam geçerlidir.

Yargıtay Ne Diyor?

Sık Sorulan Sorular

Çocuğum 18 yaşını doldurdu; iştirak nafakasını kaldırtmak için dava açmalı mıyım? Hayır. Boşanmada bağlanan iştirak nafakası, çocuğun ergin olmasıyla kendiliğinden sona erer ve bunun için dava açmakta hukuki yarar yoktur. Eğitimi sürüyorsa çocuk, ayrı bir davayla yardım nafakası isteyebilir.

Çocuğum başka şehirde okuyor; kaldırma davasını orada mı açmalıyım? Zorunlu değil; TMK m. 365/son fıkranın lafzı kendi yerleşim yerinizde dava açmanıza imkân verir. Ancak bu konuda doğrudan bir Yargıtay kararı olmadığından en güvenli seçenek çocuğun yerleşim yeridir. Esas alınacak yer, okuduğu şehir değil, adres kayıt sistemindeki yerleşim yeridir.

Çocuğum mezun oldu; nafaka hemen kalkar mı? Kendiliğinden kalkmaz, dava gerekir. Mezuniyet tek başına yeterli sayılmayabilir; KPSS veya dil kursu gibi faaliyetler eğitimin devamı kabul edilebilir. Çocuğun işe başlaması güçlü bir kaldırma sebebidir.

Yanlış mahkemede dava açarsam ne olur? Yetki kesin olmadığından mahkeme bunu kendiliğinden gözetemez. Karşı taraf usulüne uygun itiraz ederse yetkisizlik kararı verilir; dosyanın gönderilmesini kesinleşmeden (kanun yoluna gidildiyse ret kararının tebliğinden) itibaren iki hafta içinde istemezseniz dava açılmamış sayılır.

Sonuç

Ergin çocuğa ödenen nafakada ilk soru, bunun hangi ilama dayandığıdır. Boşanmadaki iştirak nafakası erginlikle kendiliğinden biter. Ayrıca bağlanmış eğitim-yardım nafakası ise ancak kaldırma davasıyla sona erer. Bu davada Yargıtay’ın nitelendirmesi gereği TMK m. 365/son fıkra uygulanır ve taraflardan birinin yerleşim yeri yetkilidir. En az tartışmalı yol çocuğun yerleşim yeridir. Her dosyada ilamın içeriği ve çocuğun eğitim ile çalışma durumu ayrıca değerlendirilmelidir.

Dayanak Mevzuat ve Kararlar

Hukuki Bilgilendirme

Bu yazı yalnızca genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya vekâlet ilişkisi doğurmaz. Her uyuşmazlık kendi somut koşullarında değerlendirilmelidir. Dava açmadan önce nafaka ilamının türünü ve çocuğun güncel yerleşim yeri kaydını kontrol etmeniz yerinde olur.

Yayın tarihi: 28.09.2026 · Son güncelleme: 28.09.2026 Hazırlayan: Av. Şerafettin Kaya · Gebze / Kocaeli · 0534 545 23 32 · www.serafettinkaya.av.tr

Bu yazıyı paylaş

WhatsApp LinkedIn X

Aynı kategoriden diğer yazılar

WhatsApp Randevu Ara