Hırsızlık Suçunda Etkin Pişmanlık (TCK m. 168)

Hırsızlık Suçunda Etkin Pişmanlık (TCK m. 168): Yargıtay İçtihatları Işığında Bir Değerlendirme

Kısa Cevap

Hırsızlık suçunda etkin pişmanlık (TCK m. 168), failin çalınan malı aynen iade etmesi veya zararı tamamen gidermesi hâlinde cezada indirim sağlar; indirimin oranı iadenin hangi aşamada yapıldığına bağlıdır. İade kovuşturma başlamadan önce gerçekleşirse ceza üçte ikisine kadar, kovuşturma başladıktan sonra ancak hüküm verilmeden önce gerçekleşirse yarısına kadar indirilir. Zararın kısmen giderilmesi hâlinde hükümden yararlanabilmek için mağdurun rızası aranır. Etkin pişmanlık maddi ceza hukukuna ilişkin bir indirim sebebi olduğundan hâkim tarafından re’sen gözetilir; talep edilmemiş olması uygulanmamasının gerekçesi olamaz.

1. Giriş

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) malvarlığına karşı suçlar bölümünde yer alan hırsızlık suçu, uygulamada en sık karşılaşılan suç tiplerinden biridir. Kanun koyucu, malvarlığına karşı işlenen suçlarda mağdurun zararının giderilmesini teşvik etmek amacıyla “Etkin Pişmanlık” (TCK m. 168) kurumunu düzenlemiştir. Bu kurum, failin suç sonrası pişmanlık duyarak mağdurun zararını gidermesi halinde cezasında indirim yapılmasını öngörmektedir.

2. Etkin Pişmanlık Kurumunun Amacı ve Hukuki Niteliği

Etkin pişmanlık, tamamlanmış bir suçtan dolayı failin sonradan duyduğu pişmanlık neticesinde suçun olumsuz sonuçlarını bertaraf etmeye yönelik iradi davranışlarını ifade eder. Ceza hukukunun onarıcı adalet (restorative justice) anlayışının bir yansıması olan bu kurumun temel amacı, suçtan zarar gören mağdurun zararının en kısa sürede ve kolaylıkla giderilmesini sağlamak ve haksızlığa uğrayan kişinin tatminini gerçekleştirmektir. Aynı zamanda, failin pişmanlık göstererek hukuka uygun davranmaya yönelmesi ödüllendirilerek toplumsal barışın yeniden tesisi hedeflenmektedir.

Etkin pişmanlıkta indirim oranı iadenin aşamasına bağlıdır: kovuşturma başlamadan önce üçte ikisine kadar, iddianamenin kabulünden sonra hüküm verilmeden önce yarısına kadar.
İadenin zamanı, indirim oranını doğrudan belirler.

3. Hırsızlık Suçunda Etkin Pişmanlığın Uygulanma Şartları

TCK’nın 168. maddesine göre hırsızlık suçunda etkin pişmanlığın uygulanabilmesi için aşağıdaki şartların birlikte gerçekleşmesi aranmaktadır:

  • Suçun tamamlanmış olması: Etkin pişmanlık hükümleri ancak tamamlanmış suçlarda uygulanabilir. Teşebbüs aşamasında kalan suçlarda etkin pişmanlık değil, şartları varsa gönüllü vazgeçme (TCK m. 36) değerlendirilir.
  • Zararın giderilmesi veya aynen iade: Failin bizzat pişmanlık göstererek mağdurun uğradığı zararı aynen geri vermesi veya tazmin suretiyle gidermesi gerekir.
  • Zaman unsuru: İndirim oranı, etkin pişmanlığın gösterildiği aşamaya göre değişir. Kovuşturma başlamadan önce (soruşturma evresinde) zararın tamamen giderilmesi hâlinde verilecek cezanın üçte ikisine kadarı indirilirken, kovuşturma başladıktan sonra ve fakat hüküm verilmeden önce giderilmesi hâlinde cezanın yarısına kadarı indirilir.
  • Kısmi iadede mağdurun rızası: TCK m. 168/4 uyarınca kısmen geri verme veya tazmin hâlinde etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabilmesi için mağdurun rızası şarttır.

4. Yargılama Aşamasında Zarar Giderme İradesi ve “Makul Süre” Verilmesi

Uygulamada sıklıkla karşılaşılan hukuki sorunlardan biri, sanığın duruşma esnasında müştekinin zararını karşılamak istediğini beyan etmesine rağmen, mahkemece sanığa zararı gidermesi için somut bir imkân ve süre tanınmadan mahkûmiyet kararı verilmesidir. Ceza muhakemesinde savunma hakkının etkin bir şekilde kullanılabilmesi ve sanığın lehine olan kanun maddelerinden (özellikle TCK m. 168) yararlandırılabilmesi için, zararı gidermek isteyen sanığa ödeme yapabilmesi için makul bir süre verilmesi gerekmektedir. Şayet müştekinin adresi bilinmiyorsa veya ödemeyi kabul etmiyorsa, mahkemece bir tevdi mahalli (ödeme yeri) tayin edilmeli ve sanığa bu yere ödeme yapması için imkân tanınmalıdır.

Yargıtay Ne Diyor?

Yargıtay 2. Ceza Dairesi, 2024/9032 E., 2024/14159 K., 09.10.2024

İlgili uyuşmazlıkta sanık (hükümlü), 01.03.2019 tarihli celsede alınan savunmasında oluşan zararı gidermek istediğini açıkça beyan ederek etkin pişmanlık iradesini ortaya koymuştur. Ancak İlk Derece Mahkemesi, yargılamayı aynı celsede bitirerek sanığa uygun bir süre vermemiş ve ödeme imkânı tanımadan hüküm kurmuştur.

Yargıtay kararında şu hususu vurgulamıştır: Sanığın etkin pişmanlık iradesini ortaya koyması karşısında, TCK m. 168’in uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilebilmesi için sanığa zararı gidermesi hususunda uygun bir süre verilmeli, gerekirse ödeme yeri (tevdi mahalli) belirlenerek suçtan hasıl olan zararı ödeme imkânı tanınmalıdır. Bu hususlar yerine getirilmeden ve tartışılmadan tek celsede karar verilmesi kanuna aykırı bulunmuş, kanun yararına bozma talebi kabul edilmiştir.

Daire, benzer yöndeki Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 23.02.2021 tarihli ve 2020/9634 E., 2021/3097 K. sayılı kararına da atıf yapmıştır.

Uygulamada dikkat edilmesi gerekenler

  1. Zarar giderme iradesini tutanağa geçirin. Beyanın duruşma tutanağında açıkça yer alması, sonraki aşamalarda TCK m. 168 tartışmasının kapısını açık tutar.
  2. Süre ve ödeme yeri talebinizi ayrıca kayda geçirin. Mağdurun adresi bilinmiyor ya da ödemeyi kabul etmiyorsa tevdi mahalli tayini isteyin; bu talep reddedilirse kanun yolu sebebi oluşur.
  3. Kısmi ödemede rızayı belgeleyin. TCK m. 168/4 gereği kısmi iadede mağdurun rızası zorunludur; rıza yazılı olarak alınmalıdır.
  4. Aşamayı doğru belirleyin. Üçte iki ile yarı arasındaki fark, iadenin kovuşturma başlamadan önce mi sonra mı yapıldığına bağlıdır; iddianamenin kabul tarihi bu ayrımda belirleyicidir.
  5. Re’sen gözetilmesi gerektiğini hatırlatın. Etkin pişmanlık bir indirim sebebidir; tarafların talebine bağlı değildir.

Sonuç

Hırsızlık suçlarında failin pişmanlık göstererek zararı tazmin etmek istemesi, ceza adalet sisteminin amaçlarına hizmet eden olumlu bir davranıştır. Mahkemelerin, “yargılamayı hızlandırmak” saikiyle sanığın lehine olan bu hakkını kısıtlamaması; failin zarar giderme iradesini eyleme dökebilmesi için ona gerekli süreyi ve hukuki zemini (ödeme yeri tayini vb.) sağlaması zorunludur. Aksi tutum, hem TCK m. 168’in ihdası amacıyla çelişmekte hem de adil yargılanma ve savunma hakkını zedelemektedir.


Zarar tamamen giderilmişse mağdurun rızası aranmaz; kısmen giderilmişse etkin pişmanlık hükmünden yararlanmak TCK m. 168/4 uyarınca mağdurun rızasına bağlıdır.
Kısmi iadede mağdurun rızası, hükümden yararlanmanın şartıdır.

Ek: Yargıtay Kararı Tam Metni

Yargıtay 2. Ceza Dairesi, 2024/9032 E., 2024/14159 K.

“İçtihat Metni” — KANUN YARARINA BOZMA

MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2019/86 E., 2019/225 K.
SUÇ: Hırsızlık
İNCELEME KONUSU KARAR: Mahkûmiyet
KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 27.05.2024 tarihli ve KYB-2024/55989 sayılı kanun yararına bozma isteminin; benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 23.02.2021 tarihli ve 2020/9634 E., 2021/3097 K. sayılı ilâmında yer alan “…sanığın duruşmada müştekinin zararını karşılamak istediğini beyan etmesi karşısında; mahkemece, aynı celse mahkûmiyetine karar verilerek, sanığa zararı gidermesi için makul bir süre ve imkân verilmeden hakkında 5237 sayılı TCK’nın 168/2. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması nedeni ile anılan hususa yönelik kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüş olduğundan kabulü…” şeklindeki açıklamalar ile TCK’nın “Etkin Pişmanlık” başlıklı 168. maddesi nazara alındığında,

dosya kapsamına göre, sanığın 01.03.2019 tarihli celsede alınan savunmasında oluşan zararı gidermek istediğini açıkça beyan ederek etkin pişmanlık iradesini ortaya koyduğunun anlaşılması karşısında, sanık hakkında TCK’nın 168. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin değerlendirilmesi bakımından sanığa uygun süre verilerek, gerekirse mahkemece ödeme yeri belirlenip suçtan hasıl olan zararı ödeme imkânı tanınarak sonucuna göre etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı tartışılmadan, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir — şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE
Dosya kapsamına göre, hükümlünün 01.03.2019 tarihli celsede alınan savunmasında oluşan zararı gidermek istediğini açıkça beyan ederek etkin pişmanlık iradesini ortaya koyduğunun anlaşılması karşısında (tek celsede yargılamanın bittiği de dikkate alınarak), hükümlü hakkında 5237 sayılı Kanun’un 168. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin değerlendirilmesi bakımından hükümlüye uygun süre verilerek, gerekirse mahkemece ödeme yeri belirlenip suçtan hasıl olan zararı ödeme imkânı tanınarak sonucuna göre hükümlü hakkında anılan madde uyarınca etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı tartışılmadan, yazılı şekilde karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.

III. KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, Bursa 22. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.03.2019 tarihli ve 2019/86 Esas, 2019/225 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4. maddesinin (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Dayanaklar

  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 168 (etkin pişmanlık), m. 36 (gönüllü vazgeçme), m. 141 vd. (hırsızlık)
  • 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 309 (kanun yararına bozma)
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi, 2024/9032 E., 2024/14159 K., 09.10.2024
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi, 2020/9634 E., 2021/3097 K., 23.02.2021

İlgili yazılar

Sık Sorulan Sorular (SSS)

Hırsızlıkta etkin pişmanlık indirimi ne kadardır?

İade veya zararın tamamen giderilmesi kovuşturma başlamadan önce gerçekleşirse ceza üçte ikisine kadar, kovuşturma başladıktan sonra ancak hüküm verilmeden önce gerçekleşirse yarısına kadar indirilir.

Çalınan malı kısmen iade etmek yeterli olur mu?

Kısmi iadede hükümden yararlanabilmek için mağdurun rızası aranır. Zararın tamamen giderildiği hâllerde ise böyle bir rıza şartı bulunmaz.

Etkin pişmanlığı ayrıca talep etmem gerekir mi?

Gerekmez. Etkin pişmanlık maddi ceza hukukuna ilişkin bir indirim sebebi olduğundan hâkim tarafından resen gözetilir; talep edilmemiş olması uygulanmamasının gerekçesi olamaz.


Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki görüş yerine geçmez. Her uyuşmazlık kendi somut koşulları içinde değerlendirilir; buradaki açıklamalardan hareketle işlem yapılmadan önce dosyanın incelenmesi gerekir.

Yararlanılan Mevzuat ve İçtihat

  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.36
  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.141
  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.168
  • 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.231
  • 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.309

İlgili İçerikler

Yayın tarihi: 15.08.2026 · Son güncelleme: 15.08.2026

Hazırlayan: Av. Şerafettin Kaya · Gebze / Kocaeli · +90 534 545 23 32 · www.serafettinkaya.av.tr

Bu yazıyı paylaş

WhatsApp LinkedIn X

Aynı kategoriden diğer yazılar

WhatsApp Randevu Ara