Hâkimin Gereksiz Bilirkişiye Başvurması Disiplin Suçu Oldu

Hâkimin Gereksiz Bilirkişiye Başvurması Disiplin Suçu Oldu

Dosyanızdaki uyuşmazlık aslında bir sözleşme yorumu meselesiydi; hâkim yine de bilirkişi görevlendirdi. Dosya altı ay bekledi, rapor geldi ve raporda hukuki nitelendirme yapıldı. Bu tablo, yargılama sürelerinin uzamasının en bilinen sebeplerinden biridir. 12. Yargı Paketi buna doğrudan müdahale etti: mesleğin gerektirdiği hukuki bilgiyle çözülebilecek konularda bilirkişiye başvurmak artık bir disiplin fiili. Bu yazıda paketin yargı teşkilatına ilişkin dört düzenlemesini açıklıyoruz.

Kısa Cevap

“Mesleğin gerektirdiği hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurmak” hâkim ve savcılar bakımından uyarma cezası gerektiren bir disiplin fiili hâline getirildi. 7589 sayılı Kanunun 9. maddesiyle 2802 sayılı Kanunun 63. maddesine eklenen (f) bendi bunu öngörüyor. Aynı paket ayrıca hâkim ve savcı yardımcılığı eğitim ve sınav düzenini ayrıntılı biçimde kanunlaştırdı (m. 8), adli tıp ihtisas kurulu başkan ve üyeleri için dört yıllık görev süresi getirdi (m. 7) ve Danıştay Kanunu geçici m. 27’deki süreyi uzattı (m. 3). Adli tıp düzenlemesinin geçiş hükmü doğrudan sonuç doğuruyor: dört yıl ve daha fazla görev yapmış olanların görevi sona eriyor.

Bilirkişiye Başvurma Artık Disiplin Fiili

2802 sayılı Kanunun 63. maddesi, hâkim ve savcılar hakkında uyarma cezası gerektiren hâlleri sayar: görevde kayıtsızlık ve düzensizlik, kırıcı davranış, mazeretsiz geç gelme, işi uzatacak davranışlar ve 2016’da eklenen “bilirkişi seçimi ve görevlendirmesi sırasında kanunlarla belirlenen kurallara uymamak.”

Yeni (f) bendi bu listeye ekleniyor:

Mesleğin gerektirdiği hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurmak

Eski (f) bendi (g) olarak teselsül etmiştir.

Düzenlemenin dayanağı yeni değildir. HMK m. 266, hâkimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamayacağını zaten hükme bağlar; CMK m. 63 de aynı yasağı ceza muhakemesi bakımından öngörür. Yeni olan, bu yasağa aykırılığın disiplin yaptırımına bağlanmasıdır.

Neden Önemli?

Bilirkişi raporunda hukuki nitelendirme yapılması, uygulamada iki soruna yol açar: yargılama süresi uzar ve hâkimin takdir yetkisi fiilen bilirkişiye devredilir. Aynı pakette duruşmalar arasındaki sürenin üç ayı geçemeyeceği kuralının getirilmesiyle birlikte okunduğunda tablo netleşir: kanun koyucu, uzun duruşma aralıklarının en sık gerekçesi olan bilirkişi sürecini iki yönden sıkılaştırmaktadır.

Uygulamada bu düzenlemenin, gereksiz bilirkişi görevlendirmesine karşı yapılan itirazlara ek bir dayanak sağlaması beklenir. Bilirkişi raporunda hukuki değerlendirme yapıldığı gerekçesiyle rapora itiraz ederken, artık HMK m. 266’nın yanında bu disiplin hükmüne de işaret edilebilir.

Hâkim ve Savcı Yardımcılığında Eğitim ve Sınav Düzeni

7589’un 8. maddesi, 2802 sayılı Kanunun 10. maddesine üç yeni fıkra ekliyor.

Eğitim konuları kanunla sayıldı. Adli yargı hâkim ve savcı yardımcıları ile idari yargı hâkim yardımcılarına ilgisine göre şu alanlarda eğitim verilecek: Anayasa ve insan hakları hukuku, ceza hukuku, özel hukuk, idare hukuku, vergi hukuku ve usul hukuku ile duruşma yönetimi, karar ve gerekçeli karar yazımı, adalet hizmetlerinin yönetimi ve denetimi, uluslararası kuruluşlar ve sözleşmeler, sık karşılaşılan davalar ve kişisel gelişim.

Listede “duruşma yönetimi” ile “karar ve gerekçeli karar yazımı”nın açıkça sayılması dikkat çekicidir; bunlar, uygulamada en çok eleştiri konusu olan pratik becerilerdir.

Yazılı sınav. Sorular eğitim verilen konulardan sorulur ve sınav yüz tam puan üzerinden değerlendirilir. Mazereti sebebiyle sınava katılamayanlar, mazeretin ortadan kalktığı günden itibaren en geç beş iş günü içinde durumlarını Türkiye Adalet Akademisine bildirir. Mazereti haklı görülenlerin sınavı Akademi tarafından belirlenen tarihte yapılır. Sonuçlar tutanağa bağlanır.

Sözlü sınav ölçütleri. Dört ölçüt, her biri yirmi beşer puan üzerinden değerlendirilir:

ÖlçütPuan
Eğitim konularına ilişkin mevzuat, içtihat ve uygulama bilgisi25
Mesleki yeterlilik, hukuki meseleleri kavrama, çözme ve ifade etme yeteneği25
Özgüven, temsil kabiliyeti ve davranışların mesleğe uygunluğu25
Türkçeyi etkin kullanma becerisi ile genel kültür ve yetenek düzeyi25

Her bir üyenin verdiği puanlar ayrı ayrı tutanağa geçirilir ve sözlü sınav puanı, üyelerin yüz üzerinden verdikleri puanların aritmetik ortalamasıdır.

Puanların ayrı ayrı tutanağa geçirilmesi şartı, sözlü sınavların denetlenebilirliği bakımından anlamlıdır: bu, idari yargıda sözlü sınav kararlarına karşı açılan davalarda somut bir denetim malzemesi oluşturur.

Adli Tıp İhtisas Kurullarında Dört Yıllık Görev Süresi

7589’un 7. maddesi, 2659 sayılı Kanunun mülga 26. maddesini yeniden düzenliyor:

Atama şartı: Adli tıp ihtisas kurulu başkan ve üyeliklerine atanmak için en az tıpta veya diş hekimliğinde uzmanlık belgesi ya da alanında doktora derecesi almış olmak şarttır.

Görev süresi: Adli tıp ihtisas kurulu başkan ve üyeleri ile adli tıp grup başkanları ve adli tıp ihtisas dairesi başkanlarının görev süresi dört yıldır. Yeni atanan veya görevlendirilenler göreve başlayıncaya kadar süresi dolanların görevi devam eder.

Geçici madde 1’in dördüncü fıkrası doğrudan sonuç doğuruyor:

Görev süresi belirlenen adli tıp ihtisas kurulu başkan ve üyeleri ile adli tıp grup başkanları ve adli tıp ihtisas dairesi başkanlarından; bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla dört yıl veya daha fazla süreyle görev yapmış olanların görevleri sona erer, dört yıldan daha az süreyle görev yapmış olanlar kalan süreyi tamamlar.

Bu, halihazırda görevde olan üyeler bakımından fiilî bir yenilenme anlamına gelir. Görev süresi sona erenler, yerlerine atama veya görevlendirme yapılıncaya kadar görevlerine devam eder.

Adli Tıp Kurumu ihtisas kurullarının raporları, iş kazası ve maluliyet dosyalarında belirleyici olduğundan, kurul bileşimindeki bu yenilenme uygulamada yakından izlenecek bir gelişmedir.

Danıştay Kanunu Geçici Madde 27: Süre Uzatımı

7589’un 3. maddesi, 2575 sayılı Danıştay Kanununun geçici 27. maddesinde iki değişiklik yapıyor:

  • On üçüncü fıkradaki “on yıl” ibaresi “on dört yıl” olarak değiştirildi.
  • On yedinci fıkraya şu cümle eklendi: “Bu fıkra hükümleri, 23/7/2030 tarihine kadar uygulanmaz.”

Bu madde, paketin geriye etkili yürürlüğe giren tek maddesidir: 7589’un 26. maddesi uyarınca 23 Temmuz 2026 tarihinden geçerli olmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girmiştir.

Geçici 27. madde, Danıştayın kadro ve atama düzenine ilişkin geçiş hükümleri içerir; değişiklik bu geçiş rejiminin süresini uzatmakta ve bir fıkranın uygulanmasını 2030 yılına ertelemektedir. Düzenleme dava taraflarını doğrudan etkilemediğinden burada yalnızca metinde neyin değiştiği aktarılmıştır.

Uygulamada Ne Yapmalı?

Gereksiz bilirkişi görevlendirmesine itirazınızı güçlendirin. Uyuşmazlık hukuki nitelendirmeye ilişkinse, HMK m. 266 (ceza dosyalarında CMK m. 63) yanında 2802 sayılı Kanun m. 63/f’ye de dayanabilirsiniz.

Bilirkişi raporundaki hukuki değerlendirmeleri ayrıştırın. Rapora itirazda, teknik tespit ile hukuki nitelendirmeyi ayırarak ikincisinin hâkimin görevi olduğunu ortaya koymak, itirazın en güçlü ekseni olmayı sürdürmektedir.

Adli tıp raporlarında kurul bileşimini kontrol edin. Görev süresi sona ermiş üyelerin katılımıyla düzenlenen raporlar bakımından geçiş hükmünün etkisi değerlendirilmelidir.

Sözlü sınav kararlarında tutanak talep edin. Her üyenin verdiği puanların ayrı ayrı tutanağa geçirilmesi zorunluluğu, sınav kararına karşı açılacak davalarda somut bir denetim imkânı sağlar.

Anayasa Mahkemesi Ne Diyor?

  • AYM, E.2024/98, K.2025/149, T. 10.07.2025: Anayasa’nın 141. maddesi uyarınca yargılama sisteminin, mahkemelerin davaları makul bir süre içinde karara bağlama yükümlülüğünü yerine getirebilecek biçimde düzenlenmesinin zorunlu olduğu; bu yükümlülüğün bir gereğinin de makul sürenin aşıldığı hâllerde yeterli giderim mekanizması öngörülmesi olduğu belirtilmiştir.
  • AYM, E.2024/189, K.2025/83, T. 27.03.2025: Anayasa’nın 141. maddesi uyarınca davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılmasının yargının görevi olduğu, devletin yargılamaların gereksiz yere uzamasını engelleyecek etkin çareler oluşturmak zorunda bulunduğu belirtilmiştir.

Sık Sorulan Sorular

Hâkim gereksiz yere bilirkişi görevlendirdi; ne yapabilirim?
Bilirkişi görevlendirmesine karşı itirazınızı, uyuşmazlığın hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukuki bilgiyle çözülebileceği gerekçesiyle HMK m. 266’ya (ceza dosyalarında CMK m. 63’e) dayandırabilirsiniz. Yeni disiplin hükmü bu itirazın normatif zeminini güçlendirir.

Bu disiplin hükmü kararı etkiler mi?
Disiplin hükmü hâkimin şahsına ilişkindir; verilen kararın hukuka uygunluğu ayrı bir meseledir. Ancak bilirkişi raporunda hukuki nitelendirme yapılması, rapora itiraz ve kanun yolu bakımından ayrıca değerlendirilir.

Adli tıp raporu aldım; kurul üyelerinin görev süresi doldu mu?
Geçici m. 1/4 uyarınca 31 Temmuz 2026 itibarıyla dört yıl veya daha fazla görev yapmış olanların görevi sona ermiştir; ancak yerlerine atama yapılıncaya kadar görevlerine devam ederler.

Hâkim ve savcı yardımcılığı sınavında sözlü puanım nasıl hesaplanır?
Dört ölçüt yirmi beşer puan üzerinden değerlendirilir; her üyenin yüz üzerinden verdiği puanların aritmetik ortalaması sözlü sınav puanını oluşturur. Puanlar ayrı ayrı tutanağa geçirilir.

Danıştay Kanunu değişikliği beni nasıl etkiler?
Geçici m. 27, Danıştay’ın kadro ve atama düzenine ilişkindir; taraf sıfatıyla yürütülen davalara doğrudan etkisi bulunmamaktadır.

Sonuç

Paketin yargı teşkilatına ilişkin maddeleri, dava taraflarının doğrudan hissedeceği düzenlemeler değil; ancak biri istisna oluşturuyor. Gereksiz bilirkişi başvurusunun disiplin fiili sayılması, yargılama süresini uzatan en yaygın pratiğe doğrudan müdahaledir ve taraflara itirazlarında yeni bir dayanak sağlar.

Devam eden bir dosyanız varsa bugün atılabilecek en kritik adım, bilirkişi görevlendirmesinin gerçekten teknik bir bilgi gerektirip gerektirmediğini sorgulamak ve gerektirmiyorsa itirazınızı görevlendirme aşamasında yapmaktır; rapor geldikten sonra yapılan itiraz, kaybedilen süreyi geri getirmez. Her uyuşmazlık kendi somut koşullarında değerlendirilmelidir.

Dayanak Mevzuat ve Kararlar

  • 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu m. 10 — hâkim ve savcı yardımcılığı eğitim ve sınavları
  • 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu m. 63 — uyarma cezası
  • 2659 sayılı Adli Tıp Kurumu ile İlgili Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun m. 26 — atama ve görev süresi
  • 2575 sayılı Danıştay Kanunu geçici m. 27
  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 266 — bilirkişiye başvurulmasını gerektiren hâller
  • 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 63 — bilirkişinin atanması
  • 7589 sayılı Kanun m. 3, m. 7, m. 8, m. 9 ve geçici m. 1/4 (RG 31.07.2026, S. 33326)
  • AYM, E.2024/98, K.2025/149, T. 10.07.2025
  • AYM, E.2024/189, K.2025/83, T. 27.03.2025

Hukuki Bilgilendirme

Bu yazı yalnızca genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya vekâlet ilişkisi doğurmaz. Her uyuşmazlık kendi somut koşullarında değerlendirilmelidir. Bilirkişi görevlendirmesinin gerekli olup olmadığı uyuşmazlığın niteliğine göre değişeceğinden, değerlendirmenin dosya üzerinden yapılması gerekir.

Yararlanılan Mevzuat ve İçtihat

  • Türkiye Cumhuriyeti Anayasası m.141
  • 2575 sayılı Kanun m.27
  • 2659 sayılı Kanun m.26
  • 2802 sayılı Kanun m.10
  • 2802 sayılı Kanun m.63
  • 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.63
  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.266
  • 7589 sayılı Kanun m.1
  • 7589 sayılı Kanun m.3
  • 7589 sayılı Kanun m.7
  • 7589 sayılı Kanun m.8
  • 7589 sayılı Kanun m.9
  • Anayasa Mahkemesi, E.2024/98, K.2025/149, T. 10.07.2025

Yayın tarihi: 31.07.2026 · Son güncelleme: 31.07.2026
Hazırlayan: Av. Şerafettin Kaya · Gebze / Kocaeli · +90 534 545 23 32 · www.serafettinkaya.av.tr

Bu yazıyı paylaş

WhatsApp LinkedIn X

Aynı kategoriden diğer yazılar

WhatsApp Randevu Ara