Maaşıma Haciz Geldi: Ne Yapmalıyım?

Maaş, tamamı haczedilemeyen bir alacaktır. Ancak kesinti oranı, birden fazla haciz olması ve verilen muvafakatler uygulamada en çok hata yapılan noktalardır.
Kısa Cevap
İcra ve İflas Kanunu’nun 83. maddesine göre maaşlar, tahsisat ve her nevi ücretler “borçlu ve ailesinin geçinmeleri için icra memurunca lüzumlu olarak takdir edilen miktar tenzil edildikten sonra” haczolunabilir; haczolunacak miktar dörtte birinden az olamaz. Birden fazla haciz varsa sıraya konur ve “sırada önde olan haczin kesintisi bitmedikçe sonraki haciz için kesintiye geçilemez.” 83/a maddesine göre bu mal ve hakların haczedilebileceğine dair önceden yapılan anlaşmalar geçersizdir. Emekli maaşları ise 5510 sayılı Kanun’un 93. maddesi uyarınca kural olarak haczedilemez.
Kesinti Oranı ve Sıra
83. madde iki ölçüt içerir. Birincisi, borçlu ve ailesinin geçimi için gerekli miktarın düşülmesidir; bu miktarı icra memuru takdir eder. İkincisi ise alt sınırdır: haczolunacak miktar maaşın dörtte birinden az olamaz.
Bu iki ölçüt birlikte uygulanır. Yani icra memuru geçim için gerekli tutarı yüksek takdir etse dahi, kesinti maaşın dörtte birinin altına inemez.
Maddenin ikinci fıkrasındaki sıra kuralı da uygulamada belirleyicidir: birden fazla haciz varsa hacizler sıraya konur ve önceki haczin kesintisi bitmeden sonraki haciz için kesintiye geçilemez. Bu nedenle üç ayrı alacaklı için aynı anda üç ayrı kesinti yapılamaz.
Sıra kuralı, işverenin veya kurumun yaptığı işlemler bakımından da sonuç doğurur. Sırası gelmeyen dosya için kesinti yapılması hâlinde şikâyet yoluna başvurulabilir.

Yargıtay Ne Diyor? Önceden Verilen Muvafakat
Kredi sözleşmelerine konulan “maaşımdan kesinti yapılmasını kabul ediyorum” hükümleri, uzun süre tartışma konusu olmuştur.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 24.06.2021 tarihli, 2017/1980 esas ve 2021/829 karar sayılı kararında bu tartışma sonuçlandırılmıştır. Kurul önce 83/a maddesinin amacını açıklamıştır: “Önceden feragatin geçersizliğinin nedeni, borçlunun hacizden önceki bir dönemde böyle bir anlaşmanın sonuçlarını ve hacze gelindiğinde kendisine yükleyeceği yükün ağırlığını tahmin edemeyeceğinin varsayılmasıdır. Bu hâlde, borçluyu bizzat kendisine karşı koruma gereği vardır.”
Ardından hükmün kapsamı genişletilmiştir: bu düzenleme “sadece icra takibinin kesinleşmesi sonrası bu yönde yapılan sözleşmeleri değil, icra takibi yapılmadığı durumlarda da sözleşmelere borçlunun haczi mümkün olmayan mal veya haklarına bloke konulması ve kesinti yapılması sonucunu doğuran muvafakatlerin de geçersiz olacağına ilişkin emredici bir hüküm niteliğindedir.”
Karara konu olayda banka, kredi sözleşmesindeki takas-mahsup hükmüne dayanarak emekli maaşının dörtte birine bloke koymuştur. Kurul sonucu şöyle bağlamıştır: “kredinin alınması sırasında takas ve mahsup yönünde verilen muvafakat da geçerli sayılmaz.”
Kararda 5510 sayılı Kanun’daki muvafakat hükmünün sınırı da çizilmiştir: “Söz konusu hüküm icra takibinin kesinleşmesinden sonraki aşamayla ilgili olup kıyas yoluyla takip ve haciz öncesi dönemdeki sözleşmelerle … verdiği muvafakatlere uygulanamaz.”
Karar oy çokluğuyla verilmiştir; karşı oyda sözleşme özgürlüğü ve dürüstlük kuralı gerekçeleriyle muvafakatin geçerli sayılması gerektiği savunulmuştur.

Muvafakat Ne Zaman Geçerli Olur?
Muvafakatin tümüyle geçersiz olduğu söylenemez; belirleyici olan zamanlamadır.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi’nin 02.11.2011 tarihli, 2011/6170 esas ve 2011/21213 karar sayılı kararında, 5510 sayılı Kanun’un 93. maddesine eklenen hüküm değerlendirilmiştir. Karara göre bu hüküm “İİK’nın 83/a maddesine göre daha özel düzenleme içerdiğinden takibin kesinleşmiş olması şartıyla artık borçlunun … gelir aylık ve ödeneklere ilişkin hacze muvafakati geçerli olacaktır.”
Somut olayda emekli maaşı üzerine haciz konulmasına muvafakat edildikten sonra uygulanan haciz geçerli sayılmış ve şikâyetin reddi gerektiğine hükmedilmiştir. Kararda bu düzenlemenin “usule değil, esasa ilişkin” olduğu ve 83/a maddesi karşısında özel hüküm sayılarak öncelikle uygulanacağı belirtilmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi’nin 16.10.2012 tarihli, 2012/12108 esas ve 2012/29626 karar sayılı kararı ise zamanlama ölçütünü somutlaştırmıştır. Karara göre haczedilmezlikten feragat, “(icra kefili hakkında) uygulanan bir haciz sırasında” söz konusu olabilir.
Somut olayda kefilin muvafakati, kefalet beyanının alındığı tutanakta yer almıştır. Daire, “Kefilin bu kabul beyanı, kendisi hakkındaki maaş haczi sırasında ve sonrasında olmayıp” tespitini yaparak, “haciz sırasında veya hacizden sonra bir muvafakat bulunmadığından” şikâyetin kabulü gerektiğine hükmetmiştir.
Bu üç karar birlikte değerlendirildiğinde ölçüt nettir: muvafakat, haciz uygulanması sırasında veya sonrasında verilmişse geçerlidir; kredi sözleşmesi imzalanırken ya da takip kesinleşmeden verilmişse geçersizdir.
Emekli Maaşının Durumu
Emekli maaşları bakımından ayrı bir koruma vardır. 5510 sayılı Kanun’un 93. maddesine göre sigortalılar ve hak sahiplerinin gelir, aylık ve ödenekleri devir ve temlik edilemez; Kurum’un takip ve tahsili gereken alacakları ile nafaka borçları dışında haczedilemez.
Hukuk Genel Kurulu kararında bu hükmün gerekçesi açıklanmıştır: kanun koyucunun amacı “borçlu ve ailesinin mutlak yoksulluğa düşürülerek ekonomik varlığını kaybedip, Devlet yardımına muhtaç hâle getirilmesine engel olmaktır.”
Aynı kararda maddenin son cümlesinin konuluş amacı da belirtilmiştir: icra memurunun haczin caiz olup olmadığını denetleme imkânı bulunmadığı dönemde emekli maaşları haczediliyor, sonra şikâyetle kaldırılıyordu. Gereksiz iş yükünü önlemek için muvafakat şartı getirilmiştir.
Bu nedenle emekli maaşına haciz konulmuşsa ve borçlunun takip kesinleştikten sonra verdiği bir muvafakati yoksa haczedilmezlik şikâyeti sonuç verir.
Haczedilemeyen Diğer Kalemler
Maaş dışında da haczi mümkün olmayan bazı ödemeler vardır; bunlar maaş bordrosunda göründüğü için karıştırılmaktadır.
Tamamı haczedilemeyen mallar 82. maddede sayılmıştır. Maddenin birinci fıkrasının ilk bendine göre “Devlet malları ile mahsus kanunlarında haczi caiz olmadığı gösterilen mallar” haczedilemez. Emekli aylıklarının korunması da bu hükümle 5510 sayılı Kanun üzerinden sağlanır.
İcra memurunun denetim yetkisi 02.07.2012 tarihli ve 6352 sayılı Kanun’la getirilmiştir. Hukuk Genel Kurulu kararında bu değişiklik şöyle aktarılmıştır: “İcra memuru, haczi talep edilen mal veya hakların haczinin caiz olup olmadığını değerlendirir ve talebin kabulüne veya reddine karar verir.” Bu nedenle haczedilemez bir kalem için yapılan talep, baştan reddedilmelidir.
Nafaka alacakları bakımından koruma tersine işler. 5510 sayılı Kanun’un 93. maddesinde nafaka borçları açıkça istisna tutulduğundan, emekli maaşı nafaka alacağı için haczedilebilir.
İlama dayanmayan nafakalar ise 83. maddede kısmen haczi caiz alacaklar arasında sayılmıştır; bu alacaklar da borçlu bakımından dörtte bir sınırına tabidir.
Ne Yapmalı?
Haciz yazısı incelenir. Kesintinin hangi dosya için, hangi oranda ve hangi tarihten itibaren yapıldığı tespit edilir.
Muvafakat aranır. Dosyada bir muvafakat varsa, ne zaman verildiğine bakılır. Kredi sözleşmesi veya taahhütname içine konulmuş muvafakatler Yargıtay içtihadına göre geçersizdir.
Oran denetlenir. Maaşın dörtte birinden fazla kesinti yapılıyorsa ve icra memurunca bu yönde bir takdir kararı yoksa şikâyet edilir.
Sıra denetlenir. Aynı anda birden fazla dosya için kesinti yapılıyorsa, sıra kuralına aykırılık nedeniyle şikâyet yoluna başvurulur.
Şikâyet yoluna başvurulur. Haczedilmezlik şikâyeti icra mahkemesine yapılır. Kısmen haczi caiz mal ve haklarda şikâyet, öğrenmeden itibaren yasal süre içinde yapılmalıdır.
Nafaka alacakları bakımından bu sınırlar farklı uygulanır; ayrıntılar için ödenmeyen nafaka için icra takibi değerlendirilmelidir. Üçüncü kişiye ait mallara haciz konulmuşsa istihkak iddiası ve davası, borcun kaynağı kredi ise kredi borcu ödenmezse yazısındaki muacceliyet denetimi ayrıca yapılmalıdır.

İşverenin ve Kurumun Yükümlülüğü
Maaş haczinde kesintiyi fiilen yapan taraf işveren ya da aylığı ödeyen kurumdur. Bu nedenle yükümlülüğün kapsamı önem taşır.
Haciz yazısına cevap verme ilk yükümlülüktür. İşveren, borçlunun çalışıp çalışmadığını ve ücret tutarını icra dairesine bildirmek zorundadır. Bildirimde bulunulmaması veya gerçeğe aykırı bildirim, işveren bakımından sorumluluk doğurur.
Kesintiyi sıraya göre yapma ikinci yükümlülüktür. Birden fazla haciz yazısı gelmişse işveren, kesintiyi sırası gelen dosyaya göndermek zorundadır. Sırası gelmeyen dosyaya ödeme yapılması, sıradaki alacaklının hakkını ihlal eder.
İşten ayrılmayı bildirme üçüncü yükümlülüktür. Borçlunun işten ayrılması hâlinde bu durumun icra dairesine bildirilmesi gerekir. Kıdem ve ihbar tazminatı gibi ödemelerin haczi ise ayrı bir haciz yazısını gerektirir.
Borçlu bakımından ise dikkat edilmesi gereken, kesintinin işveren tarafından yanlış hesaplanabileceğidir. Bordro ile icra dosyasındaki tahsilat karşılaştırılmalı, fazla kesinti yapılmışsa iadesi istenmelidir.
Sık Sorulan Sorular
Maaşımın ne kadarı haczedilebilir? Kanun, borçlu ve ailesinin geçimi için gerekli miktarın düşülmesini öngörür; ancak kesinti maaşın dörtte birinden az olamaz.
İki ayrı dosyadan kesinti yapılabilir mi? Hayır. Hacizler sıraya konur; önceki haczin kesintisi bitmeden sonraki haciz için kesintiye geçilemez.
Kredi sözleşmesinde verdiğim muvafakat geçerli mi? Hukuk Genel Kurulu’na göre değildir. Haciz öncesi dönemde verilen muvafakat, İİK 83/a uyarınca geçersizdir.
Emekli maaşım haczedilebilir mi? Kural olarak hayır. Kurum alacakları ve nafaka borçları istisnadır. Takip kesinleştikten sonra verilen muvafakat ise geçerlidir.
Haciz yanlış uygulanmışsa ne yapmalıyım? İcra mahkemesine haczedilmezlik şikâyetinde bulunulur. Şikâyet üzerine haciz kaldırılır veya oranı düzeltilir.
Sonuç
Maaş haczinde tartışmanın merkezinde iki soru vardır: kesinti oranı doğru mu ve muvafakat ne zaman verildi. Yargıtay, kredi kullanılırken alınan muvafakatleri geçersiz sayarak borçluyu kendi beyanına karşı korumuştur. Bu nedenle maaşından kesinti yapılan kişinin ilk yapması gereken, dosyadaki muvafakatin tarihini tespit etmektir.
Dayanak Mevzuat ve Kararlar
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m. 82 (Haczi caiz olmayan mal ve haklar)
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m. 83 (Kısmen haczi caiz olan şeyler)
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m. 83/a (Önceden yapılan anlaşmalar)
- 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu m. 93
- Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 2017/1980 E., 2021/829 K., 24.06.2021
- Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, 2012/12108 E., 2012/29626 K., 16.10.2012
- Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, 2011/6170 E., 2011/21213 K., 02.11.2011
Hukuki Bilgilendirme
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlı olarak hazırlanmıştır; hukuki görüş veya vekâlet ilişkisi doğurmaz. Maaş haczinde sonuç, dosyadaki muvafakatin tarihine ve haciz sırasına göre değişir. Her uyuşmazlık kendi somut koşullarında değerlendirilir.
Yayın tarihi: 20.08.2026 · Son güncelleme: 20.08.2026 Hazırlayan: Av. Şerafettin Kaya · Gebze / Kocaeli · 0534 545 23 32 · www.serafettinkaya.av.tr