İstihkak İddiası ve Davası: Yedi Gün ve Mülkiyet Karinesi

İstihkak iddiası ve istihkak davası konulu yazının kapak görseli.

Haciz sırasında “bu eşya benim değil, başkasının” denildiğinde başlayan süreç, icra hukukunun en teknik başlıklarından biridir. Kimin dava açacağı, kimin ispat yükü altında olacağı ve hangi sürelerin işleyeceği, çoğu zaman haciz tutanağına yazılan birkaç satırla belirlenir. Bu satırlar yanlış kurulduğunda, mal gerçekten üçüncü kişinin olsa bile hak kaybı doğar.

Kısa Cevap

Haczedilen mal üzerinde üçüncü kişi mülkiyet veya rehin hakkına dayanarak istihkak iddiasında bulunabilir. İddia, haczi öğrenme tarihinden itibaren yedi gün içinde ileri sürülmelidir; bu süre hak düşürücüdür ve yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Malın kimin elinde haczedildiği, davayı kimin açacağını belirler: borçlunun elinde haczedilmişse mülkiyet karinesi borçlu ve dolayısıyla alacaklı yararınadır ve karinenin aksini üçüncü kişi ispatlar. İddianın tüzel kişilerde temsile yetkili organ eliyle ileri sürülmesi de geçerlilik şartıdır.

İstihkak İddiası Nedir?

İstihkak iddiası, haczedilen bir mal üzerinde üçüncü kişinin hak sahibi olduğunu ileri sürmesidir. 2004 sayılı Kanun’un 96. maddesinin birinci fıkrasında üçüncü kişinin haczedilen mal ve hak üzerinde mülkiyet veya rehin hakkına dayanarak istihkak davası açabileceği öngörülmüştür.

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi’nin 19.11.2025 tarihli kararında bu ifadenin sınırlayıcı olmadığı vurgulanmıştır. Karara göre gerek doktrinde gerekse Yargıtay uygulamasında “mülkiyet ve rehin hakları” sözcüklerinin sınırlandırıcı anlam taşımadığı; ayrıca sınırlı ayni haklara, tapuya şerh verilmiş kişisel haklara, hapis hakkına, mülkiyeti muhafaza sözleşmesine ve intifa hakkına dayanarak da istihkak davası açılabileceği kabul edilmektedir.

Buna karşılık her hak ilişkisi yeterli değildir. Aynı kararda, üçüncü kişinin hacizli malı başka bir şirketten kiraladığını beyan etmesi karşısında, kiracılık sıfatına dayalı istihkak iddiasının geçerli olmadığı belirtilmiştir.

Yedi Günlük Süre

Sürenin kaçırılması, iddianın esasının hiç tartışılmamasına yol açar.

2004 sayılı Kanun’un 96. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, malın haczini öğrenen borçlu veya üçüncü şahsın öğrenme tarihinden itibaren yedi gün içinde istihkak iddiasında bulunması gerekir; aksi hâlde aynı takipte bu iddiayı ileri sürme hakkını kaybeder.

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi’nin anılan kararında bu sürenin niteliği açıkça belirtilmiştir: yedi günlük süre hak düşürücü mahiyettedir ve yargılamanın her aşamasında resen gözetilmesi gerekir.

Sürenin başlangıcı hacze fiilen tanık olunan an değil, haczin öğrenildiği tarihtir. Haciz mahallinde bulunmayan üçüncü kişi bakımından bu, çoğu zaman kendisine yapılan bildirim ya da fiilen öğrenme anıdır.

İddiayı Kim İleri Sürebilir?

Temsil yetkisi, uygulamada en çok hak kaybı doğuran ayrıntıdır.

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi’nin 19.11.2025 tarihli kararına göre istihkak iddiası, tüzel kişilerde tüzel kişiyi temsile yetkili organlarca, gerçek kişilerde ise ya kendisi tarafından ya da bu kişiyi temsile yetkili kişilerce ileri sürülebilir. Tüzel kişiyi veya gerçek kişiyi temsil yetkisi olmayan kişinin yaptığı iddia, geçerli bir istihkak iddiası sayılmaz.

Karara konu olayda haciz sırasında hazır bulunan kişi, şirket ortağının oğluydu ve şirketi temsile yetkili değildi. Daire, bu kişinin beyanının geçerli istihkak iddiası sayılamayacağını ve yedi günlük süre içinde başkaca bir iddia da bulunmadığını belirterek esasa girilmesini hatalı görmüştür.

Aynı kararda bir ayrıntı daha önemlidir: haciz sonrası verilen dilekçede yalnızca “işyerimde haciz yapıldı” denilmesi, menkullerin aidiyetine ilişkin bir beyan içermediğinden geçerli istihkak iddiası sayılmamıştır.

İstihkak iddiasının geçerli sayılması için gereken şartları gösteren kart görseli.
Biçim şartları esastan önce geliyor.

Mülkiyet Karinesi: Mal Kimin Elinde?

İstihkak uyuşmazlıklarının kaderini belirleyen asıl mesele budur.

Kural, 2004 sayılı Kanun’un 97/a maddesindeki mülkiyet karinesidir. Haczedilen mal borçlunun elinde bulunuyorsa, malın borçluya ait olduğu karine olarak kabul edilir ve bu karine dolayısıyla alacaklı yararına işler. Mal üçüncü kişinin elinde haczedilmişse karine üçüncü kişi lehinedir.

Karinenin pratik sonucu, dava açma külfetinin ve ispat yükünün yer değiştirmesidir. Karine kimin aleyhineyse, aksini ispat yükü ondadır ve bu ispat inandırıcı, güçlü delillerle yapılmalıdır.

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi’nin 17.01.2024 tarihli kararında bu ilke uygulanmıştır. Kararda, davanın alacaklı tarafından 99. madde gereğince açılmış olmasının ispat yükünün yer değiştirmesine neden olmayacağı belirtilmiş; üçüncü kişinin kira ilişkisini delillendirememesi ve mahcuzlara ilişkin fatura sunamaması karşısında karinenin aksini ispat edemediği sonucuna varılmıştır.

Mülkiyet karinesinin kimin lehine işleyeceğini gösteren akış görseli.
Karine kimin aleyhineyse ispat da onda.

Malın Kimin Elinde Olduğu Nasıl Belirlenir?

Bu tespit, tek bir olguya değil bir dizi veriye dayanır.

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi’nin 09.10.2024 tarihli kararında ölçüt şöyle konulmuştur: istihkak davalarında mülkiyet karinesi ve ispat yükü sadece tarafların dosyada davacı veya davalı olup olmamasına göre değil; haczin yapıldığı yerin takip dosyasındaki adreslerle bağlantısı, haciz sırasında haciz mahallinde bulunan kişiler, adresin borçluyla irtibatını kuracak bilgi ve belgelere rastlanması, takibin tarafı ile üçüncü kişinin ticaret sicilinde ve vergi dairesinde kayıtlı adresleri ve ortaklık yapıları gibi birçok veri birlikte değerlendirilerek ortaya konulur.

Karara konu olayda haciz, borçluya ödeme emri tebliğ edilen adreste yapılmamış, haciz mahallinde borçlu şirket yetkilisi veya ortağı bulunmamış ve borçlu adına düzenlenmiş belge tespit edilmemişti. Daire, bu hâliyle menkullerin üçüncü kişinin elinde haczedildiğinin kabulü gerektiğini belirtmiştir.

Haczedilen malın kimin elinde bulunduğunun hangi verilerle belirlendiğini gösteren tablo.
Haciz tutanağı, sonraki yargılamadan daha belirleyici.

Şikâyet Yolu ile İstihkak Davası Farkı

İki süreç birbirine karıştırılmamalıdır ve yetkileri de aynı değildir.

İcra mahkemesine yapılan şikâyet, haczin hangi maddeye göre yapılmış sayılacağına ilişkindir. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi’nin 09.10.2024 tarihli kararında belirtildiği üzere icra mahkemesi, şikâyet üzerine haciz mahallindeki ilk duruma göre mahcuzun kimin elinde olduğunu tespit etmekle yetinmelidir.

İstihkak davası ise genel hükümlere göre yargılama yapılan bir davadır ve daha geniş delillerle inceleme yapılır. Aynı kararda, dar yetkiyle inceleme yapan icra mahkemesinin, istihkak davasında tartışılacak mülkiyet karinesi ve aksinin ispatı yönünde bağlayıcı nitelikte karar veremeyeceği vurgulanmıştır.

17.01.2024 tarihli kararda ise bunun devamı niteliğinde bir tespit yer alır: dar yetkili icra mahkemesince verilen ispat külfetine ilişkin kararın, genel hükümlere göre yargılama yapılan istihkak davasında tartışılarak ispat külfetinin yer değiştirmesine karar verilmesi mümkündür.

Yargıtay Ne Diyor?

Üç karar birlikte okunduğunda uygulamanın omurgası ortaya çıkar.

Birincisi, biçimsel şartlar esastan önce gelir. Yedi günlük hak düşürücü süre ve temsil yetkisi eksikse, malın gerçekten kime ait olduğu hiç tartışılmadan iddia reddedilir.

İkincisi, iddianın içeriği önemlidir. Mülkiyete dayanmayan, yalnızca “burada haciz yapıldı” diyen ya da kiracılık sıfatına dayanan beyanlar geçerli istihkak iddiası sayılmamaktadır.

Üçüncüsü, elde bulundurma tespiti çok verili bir değerlendirmedir. Ticaret sicili adresleri, ortaklık yapıları, hisse devir tarihleri ve haciz mahallindeki belgeler birlikte değerlendirilir. 17.01.2024 tarihli kararda, borçlu şirketin tek ortağının dava dışı şirketin yönetim kurulu başkanı olması ve aynı adreste daha önce yapılan hacizdeki beyanlar, karinenin alacaklı yararına işlemesinde belirleyici sayılmıştır.

Haciz öncesi aşamaya ilişkin olarak ihtiyati haciz şartları ve itiraz ile ihtiyati haciz kararına itiraz şartları ve süresi yazılarına; maaş üzerindeki hacizlerin sınırları için maaş haczinde ne kadarı haczedilir yazısına bakılabilir.

Uygulamada Ne Yapmalı?

  1. Haciz tutanağına kimin, hangi sıfatla ve neye dayanarak istihkak iddiasında bulunduğunu açıkça yazdırın.
  2. Tüzel kişilerde iddiayı temsile yetkili organ eliyle ileri sürün; yetkisiz kişinin beyanı geçersizdir.
  3. Yedi günlük süreyi öğrenme tarihinden hesaplayın ve takvime işleyin.
  4. İddiayı mülkiyet, rehin ya da hapis hakkı gibi geçerli bir hakka dayandırın; kiracılık tek başına yetmez.
  5. “İşyerimde haciz yapıldı” demekle yetinmeyin; malların aidiyetini açıkça belirtin.
  6. Mülkiyeti gösteren fatura, sözleşme, sigorta poliçesi ve muhasebe kayıtlarını erken aşamada toplayın.
  7. Haciz mahallinin borçluyla bağlantısını gösteren tabela, evrak ve logo gibi unsurları tutanağa geçirtin.
  8. Ticaret sicili adresleri, ortaklık yapısı ve hisse devir tarihlerini karşılaştırın.
  9. Şikâyet ile istihkak davasını ayrı süreçler olarak kurgulayın; şikâyetteki tespit esası bağlamaz.
  10. Karine aleyhinizeyse ispatın “inandırıcı ve güçlü delil” ölçütüne tabi olduğunu baştan hesaba katın.

Sık Sorulan Sorular

İstihkak iddiası için süre ne kadar? Haczi öğrenme tarihinden itibaren yedi gündür. Bu süre hak düşürücüdür ve mahkemece yargılamanın her aşamasında resen gözetilir.

Kiracı olduğum malın haczine itiraz edebilir miyim? Yargıtay 12. Hukuk Dairesi’nin 19.11.2025 tarihli kararına göre kiracılık sıfatına dayalı istihkak iddiası geçerli değildir. İddianın mülkiyet, rehin veya benzeri bir hakka dayanması gerekir.

Haciz sırasında ben yoktum, hakkım düşer mi? Süre, haczin öğrenildiği tarihten başlar. Ancak öğrenmeden itibaren yedi gün içinde ve yetkili kişi eliyle iddiada bulunulması şarttır.

Malın benim olduğunu nasıl ispatlarım? Karine aleyhinize işliyorsa ispat, inandırıcı ve güçlü delillerle yapılmalıdır. Fatura, sözleşme ve muhasebe kayıtları sunulmaması, kararlarda ispatsızlık sebebi sayılmıştır.

Şikâyette lehime karar çıktı, dava da kazanılmış sayılır mı? Hayır. İcra mahkemesi şikâyette dar yetkiyle inceleme yapar ve mülkiyet karinesi ile aksinin ispatı yönünde bağlayıcı karar veremez; bu hususlar istihkak davasında tartışılır.

Sonuç

İstihkak uyuşmazlıklarında sonucu belirleyen üç unsur vardır: iddianın süresinde ileri sürülmesi, yetkili kişi tarafından ve geçerli bir hakka dayanılarak yapılması, malın kimin elinde haczedildiğinin doğru tespiti. Bu üçünden biri eksik kaldığında, malın gerçek maliki kim olursa olsun sonuç değişmez. Bu nedenle haciz anında tutanağa geçirilen ifadeler, sonraki yargılamanın tamamından daha belirleyici olabilmektedir.

Dayanak Mevzuat ve Kararlar

  • 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu m. 96, 97, 97/a, 99
  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 373
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2023/6333, K. 2024/458, T. 17.01.2024
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2024/3909, K. 2024/8323, T. 09.10.2024
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2025/4554, K. 2025/7406, T. 19.11.2025

Hukuki Bilgilendirme

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlı olarak hazırlanmıştır; hukuki görüş veya vekâlet ilişkisi doğurmaz. İstihkak uyuşmazlıklarında sonuç, haciz tutanağının içeriğine ve tarafların ticari kayıtlarına göre değiştiğinden, dosya incelenmeden değerlendirme yapılmamalıdır. Her uyuşmazlık kendi somut koşullarında değerlendirilir.

Yayın tarihi: 20.08.2026 · Son güncelleme: 20.08.2026 Hazırlayan: Av. Şerafettin Kaya · Gebze / Kocaeli · 0534 545 23 32 · www.serafettinkaya.av.tr

Bu yazıyı paylaş

WhatsApp LinkedIn X

Aynı kategoriden diğer yazılar

İcra ve İflas Hukuku

Kamu Mallarının Haczi Nasıl Yapılır?

Belediyede haczedilemeyen mal ve gelirler, kamu hizmetinde fiilen kullanma ölçütü, haciz öncesi on günlük muhtıra zorunluluğu ve haczedilemezlik…

22.08.2026 Yazıyı oku ›
İcra ve İflas Hukuku

Noter Evrakı Mahkemeye Elektronik ve Ücretsiz Gidecek

Mahkemenin istediği noter evrakı artık elektronik ortamda ve ücretsiz gönderiliyor; aslın yerine onaylı örnek saklanıyor. Hangi belgelerde işinize…

31.07.2026 Yazıyı oku ›
İcra ve İflas Hukuku

Menfi Tespit ve İstirdat Davası: Borçlu Olmadığınızı İspat Yolu

Menfi tespit ve istirdat davası nedir, icra takibini durdurma, %15 teminat, %20 tazminat riski, bir yıllık istirdat süresi…

24.07.2026 Yazıyı oku ›
İcra ve İflas Hukuku

Ödeme Emrine İtiraz: İlamsız İcrada Haklarınız ve 7 Günlük Süre

Ödeme emrine itiraz nasıl yapılır? İlamsız icrada 7 günlük süre, itirazın takibi durdurması ve sonrası. Gebze/Kocaeli için bilgilendirici…

24.07.2026 Yazıyı oku ›
İcra ve İflas Hukuku

İtirazın İptali ve İtirazın Kaldırılması Davası: Farkları ve Süreleri

İtirazın iptali davası nedir, itirazın kaldırılmasından farkı ne? Süreler, icra inkâr tazminatı ve şartları sade dille anlatıyoruz. Gebze/Kocaeli.

24.07.2026 Yazıyı oku ›
İcra ve İflas Hukuku

Maaş ve Konut Haczinde Sınırlar: Alacaklı Neyi Haczedebilir?

Maaş haczi ne kadar olur, evinize haciz gelir mi? İİK'ya göre ücretin dörtte bir sınırı ve haline münasip…

24.07.2026 Yazıyı oku ›
WhatsApp Randevu Ara