Kamu Mallarının Haczi Nasıl Yapılır?

Belediyeden veya kamu idaresinden alacağı olan kişi, ilamı elinde tutsa bile doğrudan haciz koyduramaz. Kanun bu alacaklar için ayrı bir usul ve haczedilemezlik rejimi öngörmüştür.
Kısa Cevap
5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 15. maddesine göre belediyenin proje karşılığı borçlanma yoluyla elde ettiği gelirleri, şartlı bağışlar ve kamu hizmetlerinde fiilen kullanılan malları ile tahsil ettiği vergi, resim ve harç gelirleri haczedilemez. Aynı maddeye 10.09.2014 tarihli ve 6552 sayılı Kanun’la eklenen fıkraya göre “İcra dairesince haciz kararı alınmadan önce belediyeden borca yeter miktarda haczedilebilecek mal gösterilmesi istenir. On gün içinde yeterli mal beyan edilmemesi durumunda yapılacak haciz işlemi, alacak miktarını aşacak şekilde yapılamaz.”
Haczedilemeyen Kalemler
15. maddenin ilgili fıkrası dört kalem sayar. Bu sayım sınırlıdır; belediyenin diğer malları kural olarak haczedilebilir.
Proje karşılığı borçlanma gelirleri, belirli bir yatırım için alınan ve o amaca bağlanan kaynaklardır. Şartlı bağışlar, bağışlayanın belirlediği amaca tahsis edildiğinden haciz dışıdır. Vergi, resim ve harç gelirleri kamusal nitelikleri gereği korunur.
En çok tartışma yaratan kalem ise kamu hizmetlerinde fiilen kullanılan mallardır. Buradaki ölçüt, malın kâğıt üzerindeki tahsisi değil fiilî kullanımıdır.
Aynı maddede belediye mallarının statüsü de belirlenmiştir: “Belediye mallarına karşı suç işleyenler Devlet malına karşı suç işlemiş sayılır.” Bu hüküm ceza hukuku bakımından sonuç doğurur; haczedilemezlik kapsamını genişletmez.

Yargıtay Ne Diyor? Tahsis Kararı Yetmez
Belediyeler uygulamada haczi önlemek için meclis kararıyla malı kamuya tahsis etmektedir. Yargıtay bu yolu kapatmıştır.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi’nin 04.07.2011 tarihli, 2010/33324 esas ve 2011/14523 karar sayılı kararında ölçüt açıkça konulmuştur: “Bu maddeye göre haczedilemezlik şikayetinin kabul edilebilmesi için mahcuzların kamu hizmetinde fiilen kullanılması gerekir. Kamuya tahsis kararı alınmasının sonuca etkisi bulunmamaktadır.“
Aynı kararda hükmün kapsamı da genişletilmiştir. Şikâyetçi su ve kanalizasyon idaresi bakımından, “2560 Sayılı Kanun gereğince İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin idari yapılandırılmasında yer aldığından, hakkında … 5393 Sayılı Belediye Kanunu’nun uygulanması zorunludur” denilmiştir.
Karara konu olayda banka hesabındaki paranın kaynağı incelenmiş; hesabın abone fatura tahsilatları, çevre temizlik vergisi ve İller Bankası paylarından oluştuğu tespit edilmiştir. Daire, hesaptaki paralardan “kendiliğinden haczedilemez nitelikte bulunan paralara hasren” şikâyetin kabulü gerektiğini belirterek hükmü bozmuştur.
Bu içtihat iki sonuç doğurur. Birincisi, haczedilemezlik iddiası her mal ve her hesap için ayrı ayrı incelenir. İkincisi, karma hesaplarda haczedilebilir ve haczedilemez paralar ayrıştırılır.

Ticari Faaliyet Kamu Hizmeti Sayılmaz
Belediyelerin gelir elde etmek amacıyla yürüttüğü faaliyetler, haczedilemezlik korumasından yararlanmaz.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi’nin 14.06.2023 tarihli, 2022/12505 esas ve 2023/4240 karar sayılı kararıyla onanan kararda, belediyenin sahibi olduğu ve işletme hakkını kendi şirketine devrettiği zeytinyağı fabrikasındaki iş makinelerinin haczi tartışılmıştır.
İlk derece mahkemesi, makinelerin “kâr ve zarar dengesi içerisinde belli bir ücret karşılığında” işletmeye konulduğunu, halkın zeytinini özel teşebbüslere de götürebileceğini belirterek şu sonuca varmıştır: “Belediyenin, zeytinyağı işlemek gibi bir kamu hizmeti ve görevinin bulunmadığı, Belediye meclisinin aldığı kamu yararına tahsis kararlarının haczedilen malları fiilen kamu hizmetinde kullanılan mal niteliğine çeviremeyeceği“.
Bölge adliye mahkemesi de aynı yöndedir: “Belediyelerin teşebbüsler kurarak gelir elde etmesinin yasal olarak mümkün olduğu fakat, bu durumun yapılan işin kamu hizmeti olması sonucunu doğurmayacağı.”
Yargıtay bu kararı onamıştır. Buna göre belediyeye ait olsa dahi ticari nitelikteki işletmelerde kullanılan mallar haczedilebilir. Kullanım hakkının belediye şirketine devredilmiş olması da malın belediyeye ait olması karşısında haczi engellememiştir.
Haciz Öncesi Muhtıra Zorunluluğu
6552 sayılı Kanun’la getirilen usul, alacaklı bakımından ek bir aşama yaratmıştır.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi’nin 09.03.2017 tarihli, 2016/17839 esas ve 2017/3189 karar sayılı kararında bu aşamanın niteliği belirlenmiştir: “icra dairesince önce belediyeden borca yeter miktarda haczedilebilecek mal göstermesinin istenmesi, on gün içinde mal beyan edilmemesi hâlinde, haciz işlemlerinin yapılması gerekir. Buna göre borçlu belediyeye borca yeter mallarını on gün içinde bildirmesi için muhtıra tebliğ edilmeden doğrudan haciz işlemi yapılması anılan yasa hükmüne açıkça aykırılık teşkil eder.”
Karara konu olayda muhtıra tebliğ edilmeden banka hesaplarına haciz konulmuş; Daire haczi usulsüz sayarak şikâyetin kabulü gerektiğine hükmetmiştir.
Aynı kararda düzenlemenin sınırları da gösterilmiştir. Anayasa Mahkemesi’nin 17.06.2015 tarihli, E. 2014/194, K. 2015/55 sayılı kararıyla, eklenen fıkradaki “ve haciz işlemi sadece gösterilen bu mal üzerine uygulanır” ibaresi ile “veya kamu hizmetlerini aksatacak” ibaresi iptal edilmiştir.
Bu iptalin sonucu önemlidir: belediyenin gösterdiği mal borcu karşılamıyorsa, alacaklı yalnızca o malla bağlı kalmaz. Ayrıca haczin “kamu hizmetlerini aksatacağı” gerekçesiyle engellenmesi de mümkün değildir.
Aynı kararda 5393 sayılı Kanun’a eklenen Geçici 8. maddenin de iptal edildiği belirtilerek şu sonuca varılmıştır: “6552 sayılı Yasa hükümlerinin sadece Yasa’nın yürürlüğe girdiği 11.09.2014 tarihinden sonra başlatılan icra takiplerinde uygulanabileceğinin kabulü gerekir.”
Diğer Kamu İdareleri Bakımından Durum
Haczedilemezlik yalnızca belediyelere özgü değildir; ancak her idare için dayanak farklıdır.
Bağlı idareler belediye rejimine tabidir. 12. Hukuk Dairesi’nin 2010/33324 esas sayılı kararında, su ve kanalizasyon idaresinin büyükşehir belediyesinin idari yapılanmasında yer alması nedeniyle 5393 sayılı Kanun’un uygulanmasının zorunlu olduğu belirtilmiştir. Bu nedenle belediyeye bağlı idarelerde de aynı ölçütler geçerlidir.
Genel bütçeli idareler bakımından ayrı düzenlemeler bulunur. Devlet malları hakkındaki koruma hükümleri ile kamu mali yönetimine ilişkin mevzuat, bu idarelere karşı yürütülecek takiplerde ayrıca gözetilmelidir.
Belediye şirketleri, belediyeden ayrı tüzel kişiliğe sahiptir. Şirketin kendi borcu için şirket malvarlığı haczedilebilir. Buna karşılık 12. Hukuk Dairesi’nin 2022/12505 esas sayılı kararına konu olayda, malın mülkiyeti belediyede kaldığı ve yalnızca kullanım hakkı şirkete devredildiği için belediyenin borcu nedeniyle haciz mümkün görülmüştür.
Bu ayrım, takipte kimin borçlu gösterileceğini belirler. Mülkiyetin kimde olduğu ile işletmenin kimde olduğu farklı sonuçlar doğurur.
Uygulamada İzlenecek Yol
Takip başlatılır ve kesinleştirilir. Kamu idaresine karşı takipte de itiraz ve şikâyet süreleri işler; takip kesinleşmeden haciz istenemez.
Muhtıra talep edilir. Haciz talebinden önce icra müdürlüğünden, belediyeye borca yeter mal göstermesi için on günlük muhtıra çıkarılması istenir. Bu aşama atlanırsa haciz şikâyet üzerine kaldırılır.
Sürenin dolması beklenir. On gün içinde yeterli mal beyan edilmezse haciz istenebilir. Bildirilen mal borcu karşılamıyorsa, Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararı sonrasında başka mallar da haczedilebilir.
Aşkın hacizden kaçınılır. Maddede haczin “alacak miktarını aşacak şekilde” yapılamayacağı belirtilmiştir. Bu sınır, şikâyet konusu yapılabilir.
Doğru hedef seçilir. Vergi ve harç hesapları ile kamu hizmetinde fiilen kullanılan taşınmazlar yerine, ticari işletme gelirleri ve fiilen kamu hizmetine tahsis edilmemiş taşınırlar hedeflenmelidir.
Alacağın niteliğine göre önce takip yolu belirlenir; senede dayalı alacaklarda senette zamanaşımı süreleri gözetilir. Üçüncü kişi elindeki mallar bakımından istihkak iddiası ve davası gündeme gelir. Kamu idaresi aleyhine ilam elde edilen süreçlerde ise görevi kötüye kullanmada disiplin cezası gibi idari yollar ayrıca değerlendirilir.

Haczedilemezlik Şikâyeti
Haczedilemez bir mal üzerine haciz konulduğunda başvurulacak yol icra mahkemesine şikâyettir.
Süre bakımından haczedilemezlik şikâyeti, öğrenmeden itibaren yedi gün içinde yapılır. Buna karşılık kamu düzenine ilişkin ve kendiliğinden haczedilemez nitelikteki mallar bakımından şikâyet süreye tabi tutulmaz.
İspat yükü şikâyet edende, yani idaredir. 12. Hukuk Dairesi’nin 2010/33324 esas sayılı kararında görüldüğü gibi mahkeme, hesabın kaynağını ve malın fiilen ne amaçla kullanıldığını bilirkişi incelemesiyle tespit ettirir. Soyut tahsis iddiası yeterli değildir.
Kısmen kabul mümkündür. Aynı kararda, karma nitelikteki banka hesabında yalnızca haczedilemez nitelikteki paralar bakımından şikâyetin kabulü gerektiği belirtilmiştir. Bu nedenle şikâyet, hesabın tamamı yerine belirli tutarla sınırlı sonuç doğurabilir.
Usulsüz haciz ile haczedilemezlik ayrı iddialardır. Muhtıra gönderilmeden haciz konulması usul aykırılığıdır; malın niteliği tartışılmadan haciz kaldırılır.
Sık Sorulan Sorular
Belediyenin banka hesabı haczedilebilir mi? Hesaptaki paranın kaynağına bakılır. Vergi, resim ve harç gelirleri ile şartlı bağışlar haczedilemez; diğer gelirler haczedilebilir.
Meclis tahsis kararı haczi önler mi? Hayır. Yargıtay’a göre kamuya tahsis kararı alınmasının sonuca etkisi yoktur; aranan ölçüt malın kamu hizmetinde fiilen kullanılmasıdır.
Belediyenin ticari işletmesi haczedilebilir mi? Yargıtay’ın onadığı karara göre kâr amacıyla yürütülen faaliyette kullanılan mallar kamu hizmetinde kullanılan mal sayılmaz ve haczedilebilir.
Muhtıra gönderilmeden haciz konulursa ne olur? Haciz usulsüzdür. İcra mahkemesine yapılacak şikâyet üzerine kaldırılır.
Belediyenin gösterdiği malla bağlı mıyım? Hayır. “Haciz işlemi sadece gösterilen bu mal üzerine uygulanır” ibaresi Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmiştir.
Sonuç
Kamu idarelerine karşı icra takibinde başarı, doğru malın ve doğru usulün seçilmesine bağlıdır. Haczedilemezlik kapsamı kanunda sınırlı sayıda belirlenmiş, Yargıtay da bu kapsamı fiilî kullanım ölçütüyle daraltmıştır. Buna karşılık on günlük muhtıra aşamasının atlanması, hukuken sağlam bir haczi dahi geçersiz kılar.
Dayanak Mevzuat ve Kararlar
- 5393 sayılı Belediye Kanunu m. 15 (Belediyenin yetkileri, haczedilemezlik ve muhtıra usulü)
- 6552 sayılı Kanun m. 121 (5393 sayılı Kanun’a eklenen fıkra)
- Anayasa Mahkemesi, E. 2014/194, K. 2015/55, 17.06.2015 (İptal kararı)
- 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m. 16 (Şikâyet)
- Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, 2022/12505 E., 2023/4240 K., 14.06.2023
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, 2016/17839 E., 2017/3189 K., 09.03.2017
- Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, 2010/33324 E., 2011/14523 K., 04.07.2011
Hukuki Bilgilendirme
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlı olarak hazırlanmıştır; hukuki görüş veya vekâlet ilişkisi doğurmaz. Kamu idarelerinin türüne göre farklı özel kanun hükümleri uygulanabilir. Her uyuşmazlık kendi somut koşullarında değerlendirilir.
Yayın tarihi: 20.08.2026 · Son güncelleme: 20.08.2026 Hazırlayan: Av. Şerafettin Kaya · Gebze / Kocaeli · 0534 545 23 32 · www.serafettinkaya.av.tr