Ayıplı Mal ve Hizmette Tüketicinin Hakları

Ayıplı mal iadesi ve tüketici haklarını anlatan bilgilendirici kapak görseli

Satın alınan mal sözleşmeye uygun çıkmazsa tüketicinin dört seçimlik hakkı doğar. Hangisinin kullanılacağı tüketicinin tercihindedir; ancak bu tercihin de bir sınırı vardır.

Kısa Cevap

6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 11. maddesine göre tüketici; sözleşmeden dönme, bedelden indirim, ücretsiz onarım veya ayıpsız misli ile değiştirme haklarından birini kullanabilir ve satıcı bu talebi yerine getirmekle yükümlüdür. Zamanaşımı süresi taşınır mallarda teslimden itibaren iki yıl, konut ve tatil amaçlı taşınmazlarda beş yıldır. Kanun ayıp ihbarı için süre öngörmediğinden gizli-açık ayıp ayrımı önemini yitirmiştir. Ayıp ağır kusur ya da hile ile gizlenmişse zamanaşımı hükümleri uygulanmaz.

Ayıplı Mal Nedir?

Kanun’un 8. maddesine göre ayıplı mal, “tüketiciye teslimi anında, taraflarca kararlaştırılmış olan örnek ya da modele uygun olmaması ya da objektif olarak sahip olması gereken özellikleri taşımaması nedeniyle sözleşmeye aykırı olan mal”dır.

Maddenin ikinci fıkrası kapsamı genişletir: ambalajında, etiketinde, kullanma kılavuzunda, internet portalında ya da reklamlarında yer alan özellikleri taşımayan; muadili malların kullanım amacını karşılamayan; tüketicinin makul olarak beklediği faydaları azaltan veya ortadan kaldıran maddi, hukuki veya ekonomik eksiklikler içeren mallar da ayıplıdır.

Üçüncü fıkra teslim ve montajı da kapsar. Malın kararlaştırılan sürede teslim edilmemesi veya satıcının sorumluluğu altında gereği gibi monte edilmemesi sözleşmeye aykırı ifa sayılır. Montaj tüketiciye bırakılmışsa, montaj talimatındaki yanlışlık veya eksiklik nedeniyle hatalı montaj yapılmışsa yine sözleşmeye aykırılık vardır.

Dört Seçimlik Hak

11. maddenin ilk fıkrası dört hakkı sayar: satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme; satılanı alıkoyup ayıp oranında bedelden indirim isteme; aşırı masraf gerektirmediği takdirde masrafları satıcıya ait olmak üzere ücretsiz onarım isteme; imkân varsa ayıpsız misli ile değiştirme isteme.

Onarım ve değiştirme hakları üretici veya ithalatçıya karşı da kullanılabilir. Bu haklar bakımından satıcı, üretici ve ithalatçı müteselsilen sorumludur. Üretici veya ithalatçı, malın kendisi tarafından piyasaya sürülmesinden sonra ayıbın doğduğunu ispat ederse sorumlu tutulmaz.

Süre bakımından maddenin dördüncü fıkrası nettir: onarım veya değiştirme talebi, yöneltilmesinden itibaren azami otuz iş günü, konut ve tatil amaçlı taşınmazlarda altmış iş günü içinde yerine getirilmelidir. Aksi hâlde tüketici diğer seçimlik haklarını kullanmakta serbesttir.

Seçimlik hakların kullanılması nedeniyle doğan tüm masraflar, tüketicinin seçtiği hakkı yerine getiren tarafça karşılanır. Tüketici bu haklardan biriyle birlikte Türk Borçlar Kanunu uyarınca tazminat da talep edebilir.

Ayıplı malda tüketicinin seçimlik hakları
Ayıplı malda kullanılabilecek seçimlik haklar.

Yargıtay Ne Diyor? Tercihin Sınırı

Seçimlik hak tüketicinindir; ancak bu tercih sınırsız değildir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 23.03.2021 tarihli, 2020/35 esas ve 2021/317 karar sayılı kararında ölçüt konulmuştur. Karara konu olayda üç yıl sorunsuz kullanılan aracın fren sisteminde üretim kaynaklı gizli ayıp ortaya çıkmış, arıza 1.949,91 TL karşılığında giderilmiş, tüketici ise aracın sıfır kilometre misli ile değiştirilmesini istemiştir.

Kurul önce ilkeyi belirlemiştir: “tüketici bu hakkını kullanırken objektif iyiniyet kuralları içerisinde hareket etmek zorundadır.” Kararda, tüketicinin tercihinin duruma göre “Türk Medeni Kanunu’nun 2/2. maddesindeki hakkın kötüye kullanılması hâli olarak dahi değerlendirilebileceği” ve hâkimin bu tercihe müdahale edebileceği belirtilmiştir.

Somut olayda sonuç şöyle olmuştur: “1.949,91 TL bedel ile araçta değer kaybına neden olmaksızın tamamen giderilen arıza nedeniyle aracın sıfır km ayıpsız misli ile değişimine karar verilmesi hak ve nesafet kurallarıyla örtüşmemektedir.” Kurul, ücretsiz onarım hakkının kullandırılması ve onarım bedelinin iadesi gerektiğine hükmetmiştir.

Karar oy çokluğuyla verilmiştir. Karşı oyda, fren sisteminin hayati önem taşıdığı, tüketicinin araca duyduğu güvenin sarsıldığı ve misli ile değiştirme tercihinin hakkın kötüye kullanılması sayılamayacağı savunulmuştur.

Kanun’un 11. maddesinin üçüncü fıkrası da benzer bir sınır içerir: onarım veya değiştirmenin satıcı için orantısız güçlük doğuracak olması hâlinde tüketici yalnızca sözleşmeden dönme veya bedelden indirim haklarını kullanabilir. Orantısızlığın tayininde malın ayıpsız değeri, ayıbın önemi ve diğer haklara başvurmanın tüketici için sorun teşkil edip etmeyeceği dikkate alınır.

Ayıp İhbarı ve İspat Yükü

Uygulamada uzun süre tartışılan konu, tüketicinin ayıbı belirli bir sürede bildirmek zorunda olup olmadığıydı.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin 08.11.2024 tarihli, 2023/4007 esas ve 2024/3633 karar sayılı, bölge adliye mahkemeleri kararları arasındaki uyuşmazlığın giderilmesine ilişkin kesin nitelikteki kararı bu tartışmayı sonlandırmıştır.

Kararda önce kanun koyucunun tercihi tespit edilmiştir: “6502 sayılı Kanunda, ne gözden geçirme külfetine, ne de bildirim açısından bir süreye ilişkin düzenlemeye işaret eden herhangi bir ifadeye yer verilmemiştir. Gözden geçirme külfeti aranmadığı için, tüketici malı kontrol etmek zorunda değildir.”

Ardından Türk Borçlar Kanunu’na gidilemeyeceği belirtilmiştir: “açık ya da gizli ayıplar için alışılagelen gözden geçirme ve bildirimde bulunma külfetleri, 6502 sayılı Kanun’da kaldırılarak yerine geçen ‘ispat yükü‘ adı altında bir düzenleme getirildiğinden, Türk Borçlar Kanunu’na gitmek mümkün değildir.”

Kararın sonuç bölümü uygulamada doğrudan kullanılacak ölçütü verir: “10 uncu madde gereğince ayıbın açık ya da gizli olduğu hususunun bir öneminin bulunmadığı, malın teslim ya da taşınmazın devir tarihinden itibaren zamanaşımı süreleri içinde 6 ay içinde bildirilen ya da dava açılan uyuşmazlıklarda malın ayıplı olmadığının ispat yükünün satıcıda, 6 ay sonra bildirilen ya da açılan davalarda da malın ayıplı olduğunun ispatının alıcıda olduğunun kabulü gerekmiştir.”

Kararda ayrıca, ayıbı erken tespit ettiği hâlde uzun süre seçimlik hakkını kullanmayan tüketicinin dürüstlük kuralı itirazıyla karşılaşabileceği; buna karşılık ayıp gizli ise bu itirazın dinlenmeyeceği belirtilmiştir.

Ayıplı malda ispat yükünün dağılımı
Ayıp iddiasında ispat yükünün dağılımı.

Zamanaşımı Süreleri

12. maddeye göre kanunlarda veya sözleşmede daha uzun süre belirlenmedikçe ayıplı maldan sorumluluk, “ayıp daha sonra ortaya çıkmış olsa bile”, malın teslim tarihinden itibaren iki yıllık zamanaşımına tabidir. Konut veya tatil amaçlı taşınmazlarda bu süre teslimden itibaren beş yıldır.

İkinci el satışlarda satıcının sorumluluğu bir yıldan, konut veya tatil amaçlı taşınmazlarda üç yıldan az olamaz.

Üçüncü fıkra en önemli istisnayı getirir: “Ayıp, ağır kusur ya da hile ile gizlenmişse zamanaşımı hükümleri uygulanmaz.” Bu hâlde iki veya beş yıllık süreler işlemez.

Ayıplı mal ve hizmette süreler
Ayıplı mal ve hizmette geçerli süreler.

Ayıplı Hizmet

Hizmetler bakımından ayrı bir düzenleme vardır. 15. maddeye göre hizmetin ayıplı ifa edildiği durumlarda tüketici; hizmetin yeniden görülmesi, hizmet sonucu ortaya çıkan eserin ücretsiz onarımı, ayıp oranında bedelden indirim veya sözleşmeden dönme haklarından birini sağlayıcıya karşı kullanmakta serbesttir.

Burada da sağlayıcı, tüketicinin tercih ettiği talebi yerine getirmekle yükümlüdür ve masraflar sağlayıcıya aittir. Tüketici bu haklardan biriyle birlikte tazminat da isteyebilir.

Süre bakımından maddenin dördüncü fıkrası, talebin yerine getirilmesinin “hizmetin niteliği ve tüketicinin bu hizmetten yararlanma amacı” dikkate alınarak makul sürede yapılmasını arar; her hâlükârda bu süre otuz iş gününü geçemez.

Manevi tazminat bakımından Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin 24.02.2025 tarihli, 2024/3668 esas ve 2025/1080 karar sayılı kararı yol göstericidir. Kararda “6502 sayılı Kanun’un 15. maddesinde, tüketicinin ayıplı hizmet nedeniyle talep edebileceği tazminat yönünden ayrım yapılmadığı, ayıplı hizmet hâlinde tüketicinin maddi ve manevi tazminat isteminde bulunabileceği” belirtilmiştir.

Aynı kararda usul bakımından da sonuç bağlanmıştır: talep edilen tazminat miktarları hakem heyetinin parasal sınırı içindeyse, manevi tazminata da hakem heyetince karar verilebilir. Bu nedenle manevi tazminat, parasal sınır hesabına dâhil edilir.

Başvuru Yolu

68. maddenin 24.03.2022 tarihli ve 7392 sayılı Kanun’la değiştirilen ilk fıkrasına göre, İcra ve İflas Kanunu’ndaki haklar saklı kalmak kaydıyla belirli parasal sınırın altındaki uyuşmazlıklarda tüketici hakem heyetlerine başvuru zorunludur; bu değerin üzerindeki uyuşmazlıklar için hakem heyetine başvurulamaz.

Aynı maddenin dördüncü fıkrasına göre parasal sınırlar her takvim yılı başında yeniden değerleme oranında artırılır. Bu nedenle başvuru öncesinde cari yıl için ilan edilen tutarın kontrol edilmesi gerekir.

Başvurular tüketicinin yerleşim yerindeki veya tüketici işleminin yapıldığı yerdeki hakem heyetine yapılabilir. Hakem heyetinin bulunmadığı yerlerde ilçe kaymakamlığına yapılan başvurular yetkili hakem heyetine iletilir.

Parasal sınırın üzerindeki uyuşmazlıklarda tüketici mahkemesinde dava açılır. Devre mülk ve devre tatil sözleşmelerinde ayrıca cayma hakkı gündeme geldiğinden devre mülk cayma hakkı ayrı değerlendirilmelidir. Ayıbın gizlenmesi hâlinde muvazaa iddiaları da ileri sürülebilir; taşınmaz satışlarında ise aile içi tapu devri gibi işlemlerden farklı olarak tüketici mevzuatı uygulanır.

Sık Sorulan Sorular

Ayıbı kaç gün içinde bildirmem gerekir? 6502 sayılı Kanun ayıp ihbarı için süre öngörmemiştir. Yargıtay kararına göre gözden geçirme ve bildirim külfeti kaldırılmıştır.

Gizli ayıp ile açık ayıp arasında fark var mı? Yargıtay’ın 2024 tarihli uyuşmazlığın giderilmesi kararına göre ayıbın gizli ya da açık olmasının bir önemi bulunmamaktadır.

İspat yükü kimdedir? Teslimden itibaren altı ay içinde bildirilen veya dava açılan hâllerde malın ayıplı olmadığını satıcı ispat eder; altı aydan sonra ayıbın varlığını tüketici ispatlar.

Her ayıpta aracımı değiştirebilir miyim? Hayır. Hukuk Genel Kurulu’na göre düşük bedelle ve değer kaybı doğurmadan giderilen bir arızada misli ile değiştirme talebi hak ve nesafet kurallarıyla bağdaşmaz.

Ayıplı hizmette manevi tazminat isteyebilir miyim? Evet. Yargıtay’a göre 15. maddede tazminat yönünden ayrım yapılmamıştır; manevi tazminat da istenebilir ve parasal sınır hesabına dâhil edilir.

Sonuç

Ayıplı mal ve hizmette tüketicinin konumu, 6502 sayılı Kanun’la belirgin biçimde güçlendirilmiştir: ihbar külfeti kaldırılmış, ilk altı ay için tüketici lehine karine getirilmiş, gizli-açık ayrımı önemini yitirmiştir. Buna karşılık seçimlik hakkın kullanımı dürüstlük kuralıyla sınırlıdır; küçük bir ayıp için malın değiştirilmesini istemek çoğu hâlde sonuç vermez. Doğru talebin baştan belirlenmesi, hem süre hem sonuç bakımından belirleyicidir.

Dayanak Mevzuat ve Kararlar

  • 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun m. 8 (Ayıplı mal)
  • 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun m. 10 (İspat yükü)
  • 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun m. 11 (Seçimlik haklar)
  • 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun m. 12 (Zamanaşımı)
  • 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun m. 15 (Ayıplı hizmet)
  • 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun m. 68 (Hakem heyetine başvuru)
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 2020/35 E., 2021/317 K., 23.03.2021
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 2023/4007 E., 2024/3633 K., 08.11.2024
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 2024/3668 E., 2025/1080 K., 24.02.2025

Hukuki Bilgilendirme

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlı olarak hazırlanmıştır; hukuki görüş veya vekâlet ilişkisi doğurmaz. Hakem heyeti parasal sınırları her yıl yeniden değerleme oranında değiştiğinden başvuru öncesinde cari yıl tutarı kontrol edilmelidir. Her uyuşmazlık kendi somut koşullarında değerlendirilir.

Yayın tarihi: 20.08.2026 · Son güncelleme: 20.08.2026 Hazırlayan: Av. Şerafettin Kaya · Gebze / Kocaeli · 0534 545 23 32 · www.serafettinkaya.av.tr

Bu yazıyı paylaş

WhatsApp LinkedIn X

Aynı kategoriden diğer yazılar

Ticaret ve Tüketici Hukuku

Telif Hakkı Nasıl Alınır? Şartları Nelerdir?

Telif hakkının tescilsiz doğması, eser sayılmanın şartları, hususiyet eşiği, mali ve manevi haklar ile ihlalde üç kat telif…

26.08.2026 Yazıyı oku ›
Ticaret ve Tüketici Hukuku

Patent Başvurusu Nasıl Yapılır?

Patentin üç şartı, patent verilmeyen konular, başvuru dosyasının unsurları, korumanın istemlerle belirlenmesi ve buluş basamağı nedeniyle hükümsüzlük.

25.08.2026 Yazıyı oku ›
Ticaret ve Tüketici Hukuku

Marka Tescil Başvurusu Nasıl Yapılır?

Marka tescilinde mutlak ret nedenleri, yayıma itiraz, kullanım ispatı savunması, tescilli markanın koruması ve YİDK kararına karşı dava…

23.08.2026 Yazıyı oku ›
Ticaret ve Tüketici Hukuku

Kıymetli Evrak Hukuku: Bono, Çek ve Poliçe

Kıymetli evrakın tanımı, bono ve çekin zorunlu unsurları, teminat kaydının kambiyo vasfına etkisi ve senet düzenlerken dikkat edilecekler.

22.08.2026 Yazıyı oku ›
Ticaret ve Tüketici Hukuku

Çekte Vade ve İbraz Süreleri: On Gün Kuralı ve İleri Tarih

Çekte vade var mı, ibraz süresi kaç gündür ve süre kaçırılırsa ne olur? İleri tarihli çek, erken ibraz…

21.08.2026 Yazıyı oku ›
Ticaret ve Tüketici Hukuku

Senet (Bono) Rehberi: Geçerlilik Şartları, Boş Senet Riski ve Ödenmeyen Senet

Senet nasıl doldurulur, hangi eksik senedi geçersiz kılar? Boş senede imza atmanın sonuçları, teminat senedi, ödenmeyen senette kambiyo…

24.07.2026 Yazıyı oku ›
WhatsApp Randevu Ara