Kıymetli Evrak Hukuku: Bono, Çek ve Poliçe

Kıymetli evrak hukuku konulu kapak görseli

Ticari hayatta kullanılan senetler, sıradan bir borç belgesinden farklı bir rejime tabidir. Kıymetli evrakta hak senede bağlanmıştır; senedin şekil şartlarındaki bir eksiklik, alacağın takip yolunu tümüyle değiştirebilir.

Kısa Cevap

Türk Ticaret Kanunu’nun 645. maddesine göre kıymetli evrak, “içerdikleri hak, senetten ayrı olarak ileri sürülemediği gibi başkalarına da devredilemez” nitelikteki senetlerdir. Uygulamada en çok karşılaşılan kambiyo senetleri bono, poliçe ve çektir. Bononun zorunlu unsurları 776., çekin zorunlu unsurları 780. maddede sayılmıştır. Zorunlu unsurlardan biri eksikse senet kambiyo senedi vasfını taşımaz ve kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takip yapılamaz; icra mahkemesi bu hususu resen inceler.

Kıymetli Evrakın Tanımı ve Türleri

Türk Ticaret Kanunu’nun 645. maddesindeki tanım, kurumun iki temel özelliğini ortaya koyar: hak senede bağlıdır ve senetten ayrı ileri sürülemez; devir de ancak senedin devriyle mümkündür.

Kıymetli evrak, devir şekline göre üçe ayrılır. Nama yazılı senetler, belirli bir kişi adına düzenlenir ve kural olarak alacağın temliki ile senedin teslimi yoluyla devredilir. Emre yazılı senetler ciro ve teslimle, hamile yazılı senetler ise yalnızca teslimle devredilir.

Kambiyo senetleri (bono, poliçe ve çek) kanunen emre yazılı senetlerdendir. Bunların ortak özelliği, İcra ve İflas Kanunu’nda düzenlenen kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takibe imkân vermeleridir. Bu takip yolu alacaklıya hız ve kolaylık sağladığından, senedin bu vasfı taşıyıp taşımadığı uygulamada temel tartışma konusudur.

Bononun Zorunlu Unsurları

Türk Ticaret Kanunu’nun 776. maddesine göre bono; senet metninde “bono” veya “emre yazılı senet” kelimesini, kayıtsız ve şartsız belirli bir bedeli ödemek vaadini, vadeyi, ödeme yerini, kime veya kimin emrine ödenecekse onun adını, düzenlenme tarihini ve yerini ve düzenleyenin imzasını içerir.

777. maddeye göre, sayılan unsurlardan birini içermeyen senet kural olarak bono sayılmaz. Ancak kanun üç eksiklik için tamamlayıcı kural getirmiştir: vadesi gösterilmemiş bono görüldüğünde ödenmesi şart olan bir bono sayılır; açıklık yoksa senedin düzenlendiği yer ödeme yeri ve düzenleyenin yerleşim yeri sayılır; düzenlendiği yer gösterilmeyen bono, düzenleyenin adının yanında yazılı olan yerde düzenlenmiş sayılır.

Düzenleme yeri unsuru bakımından Yargıtay 12. Hukuk Dairesi’nin 20.03.2018 tarihli, 2016/29762 esas ve 2018/2821 karar sayılı kararı ölçütü göstermektedir. Kararda, Hukuk Genel Kurulu’nun 02.10.1996 tarihli kararına da atıfla “tanzim yeri olarak idari birim adının (kent, ilçe, bucak, köy gibi) yazılması zorunlu ve yeterlidir” denildikten sonra önemli bir sınır çizilmiştir: “Ancak aval verenin adresi düzenleme yeri sayılamaz. Aval verenin adresinin senette yazılı olması bu eksikliği gidermez.”

Aynı kararda, keşide yeri unsuru bulunmayan belgenin bono olarak kabul edilemeyeceği ve bu belgeye dayanarak kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takip yapılamayacağı da belirtilmiştir.

Bono ile çekin zorunlu unsurlarının karşılaştırılması
Bono ile çekin zorunlu unsurlarının karşılaştırılması.

Yargıtay Ne Diyor? Teminat Kaydı Kambiyo Vasfını Ortadan Kaldırır mı?

Uygulamada en sık karşılaşılan uyuşmazlıklardan biri, senet üzerindeki “teminattır” kaydının senedin niteliğine etkisidir.

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi’nin 08.06.2015 tarihli, 2015/12772 esas ve 2015/15814 karar sayılı kararı bu konuda ayrım yapmaktadır. Kararda önce ilke konulmuştur: “6102 Sayılı TTK’nun 776/1-b maddesi uyarınca bononun, kayıtsız ve şartsız belirli bir bedeli ödemek vaadi unsurunu taşıması zorunludur. Bu niteliği haiz olmayan bono, kambiyo senedi vasfında kabul edilemez.”

Somut olayda bononun arka yüzünde “İş bu senet teminat senedidir. Üzerinde devir ve ciro yapılamaz. Asansörler teslim edildiğinde geçerliliğini yitirecektir” ibareleri yer almaktadır. Daire, bu ibarelerde neyin teminatı olduğunun açıkça belirtilmiş olması nedeniyle, “bu kayıt onun teminat senedi olduğunu ispata tek başına yeterlidir. Ayrıca sözleşme sunulması gerekmez.” sonucuna varmıştır.

Buna göre senet, kayıtsız ve şartsız ödeme vaadi unsurunu içermediğinden kambiyo senedi vasfında değildir ve takibin İcra ve İflas Kanunu’nun 170/a maddesi uyarınca iptaline karar verilmesi gerekir.

Bu içtihadın pratik sonucu şudur: senet üzerine yalnızca “teminattır” yazılması yeterli görülmemekte; neyin teminatı olduğunun senetten anlaşılması aranmaktadır. Sadece “teminattır” ibaresi bulunan senetlerde ise ilişkinin dayanağı ayrıca ispatlanmalıdır.

Senetteki teminat kaydının değerlendirilmesi
Senet üzerindeki teminat kaydının kambiyo vasfına etkisi.

Çekin Zorunlu Unsurları

Türk Ticaret Kanunu’nun 780. maddesine göre çek; senet metninde “çek” kelimesini, kayıtsız ve şartsız belirli bir bedelin ödenmesi için havaleyi, ödeyecek kişinin yani muhatabın ticaret unvanını, ödeme yerini, düzenlenme tarihini ve yerini, düzenleyenin imzasını ve 6728 sayılı Kanun’la eklenen banka tarafından verilen seri numarasını ile karekodu içerir.

Düzenleyenin imzası bakımından Yargıtay 12. Hukuk Dairesi’nin 25.02.2016 tarihli, 2016/1772 esas ve 2016/5406 karar sayılı kararı belirleyicidir. Kararda, Türk Ticaret Kanunu’nun 818. maddesinin göndermesiyle çekler hakkında da uygulanan 701 ve 702. maddeler gereğince “keşideci imzası dışında çekin ön yüzüne konulan her imza aval şerhi sayılır” ilkesi hatırlatılmıştır.

Somut olayda çekin ön yüzündeki tek imzanın keşideci şirketi temsilen değil, açıkça “avalimdir” yazılarak aval sıfatıyla atıldığı; keşideci şirketi temsilen atılmış bir imzanın bulunmadığı tespit edilmiştir. Daire, “çekin zorunlu unsurlarından keşideci imzasının bulunmadığı, bu hali ile takip dayanağı senedin kambiyo vasfında olmadığı” sonucuna varmıştır.

Kararda ayrıca usule ilişkin önemli bir hatırlatma yapılmıştır: İcra ve İflas Kanunu’nun 170/a maddesinin ikinci fıkrası uyarınca hâkim, süresinde yapılan itiraz veya şikâyet üzerine “öncelikle, takip dayanağı senedin kambiyo vasfında olup olmadığını veya alacaklının kambiyo senetlerine özgü yol ile takip hakkının bulunup bulunmadığını resen inceleyerek, takibin iptaline karar verebilir.”

Kambiyo Takibinde Şikâyet ve Süreler

Kambiyo senetlerine mahsus haciz yolunda ödeme emrinin tebliğinden itibaren işleyen süreler kısadır ve türlerine göre değişir. Borca itiraz, imzaya itiraz ve senedin kambiyo vasfına ilişkin şikâyet ayrı ayrı düzenlenmiştir.

Senedin kambiyo senedi vasfını taşımaması bir şikâyet sebebidir ve yukarıda anıldığı üzere icra mahkemesi bu hususu resen de gözetebilir. Şikâyetin kabulü hâlinde takip iptal edilir; ancak bu, alacağın bulunmadığı anlamına gelmez. Alacaklı, aynı senede dayanarak genel haciz yoluyla takip yapabilir veya alacak davası açabilir. Nitekim 2015 tarihli kararda da, “alacağın tahsilinin gerekip gerekmediği yargılama yapılmasını zorunlu kıldığından” takibin iptaline karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir.

Bu nedenle borçlu bakımından kambiyo vasfına yönelik şikâyet, borcu ortadan kaldıran değil, takip yolunu değiştiren bir savunmadır. Takip iptal edilse dahi haczedilen mallar bakımından üçüncü kişilerin hakları ayrıca korunur; bu durumda istihkak iddiası ve davası gündeme gelir. Takip ve dava masrafları bakımından ise dava harcı hesabına ilişkin kurallar uygulanır.

Senedin Devri: Ciro ve Def’iler

Kambiyo senetleri kanunen emre yazılı olduğundan, devir kural olarak ciro ve teslim ile gerçekleşir. Ciro, senedin arkasına yazılan bir beyanla yapılır; beyanda devralanın adı gösterilebileceği gibi, yalnızca imza atılarak beyaz ciro da yapılabilir.

Devrin en önemli sonucu, borçlunun ileri sürebileceği savunmaların sınırlanmasıdır. Senedi ciro yoluyla iyiniyetle devralan hamile karşı, borçlu kural olarak önceki hamillerle arasındaki kişisel ilişkiden doğan def’ileri ileri süremez. Bu kural, senedin tedavül kabiliyetini ve ticari güveni korumayı amaçlar.

Bu nedenle bir senedin teminat amacıyla verildiği iddiası, senedi devralan üçüncü kişiye karşı çoğu zaman sonuç doğurmaz. Uygulamada teminat senetlerine “devir ve ciro yapılamaz” kaydı düşülmesinin sebebi de budur; bu kayıt senedin emre yazılı niteliğini ortadan kaldırarak devri alacağın temliki hükümlerine tabi kılar.

Senet Düzenlerken ve Alırken Dikkat Edilecekler

Senedi düzenleyen bakımından ilk mesele, boş senet vermemektir. Bedel, vade ve lehtar bilgileri boş bırakılan senetler sonradan doldurulabilir ve bu durumda ispat yükü ağırlaşır.

Teminat amacıyla senet veriliyorsa, senet metnine yalnızca “teminattır” yazmak yeterli değildir; hangi sözleşmenin teminatı olduğu açıkça yazılmalıdır. Aksi hâlde senet, kambiyo senedi olarak takibe konulabilir.

Senedi alan bakımından ise zorunlu unsurların eksiksiz olması kritiktir. Düzenleme yeri, düzenleme tarihi ve imza yokluğu senedin kambiyo vasfını ortadan kaldırır. Tüzel kişilerde imzanın, şirketi temsilen ve kaşe üzerine atılmış olması gerekir; kaşe dışına atılan imza aval sayılabilir.

Senedin bir başka hukuki ilişkiyi gizlemek için düzenlendiği ileri sürülüyorsa, bu iddia muvazaa hükümleri çerçevesinde ve kendi ispat kurallarına göre değerlendirilir.

Ödeme yapıldığında senedin geri alınması veya üzerine ödeme kaydı düşülmesi gerekir. Senet elde tutulduğu sürece hak da senette bağlı kalır. Kaybedilen senetler bakımından ise iptal davası yoluna gidilir.

Senet alırken ve verirken dikkat edilecekler
Senet düzenlenirken ve alınırken dikkat edilmesi gereken noktalar.

Sık Sorulan Sorular

Senette hangi bilgiler eksikse geçersiz olur? Bonoda “bono” kelimesi, kayıtsız şartsız ödeme vaadi, lehtarın adı, düzenleme tarihi ve yeri ile düzenleyenin imzası zorunludur. Vade, ödeme yeri ve düzenleme yeri bakımından kanun tamamlayıcı kurallar öngörmüştür.

Senedin üzerine “teminattır” yazmak yeterli mi? Yargıtay uygulamasına göre neyin teminatı olduğunun senette açıkça belirtilmesi hâlinde senet kambiyo vasfını kaybeder. Yalnızca “teminattır” ibaresi bulunması hâlinde ise ilişkinin ayrıca ispatı gerekir.

Çekte imza yoksa ne olur? Düzenleyenin imzası çekin zorunlu unsurudur. Ön yüzdeki keşideci dışı imzalar aval sayıldığından, keşideci imzası bulunmayan çek kambiyo senedi vasfında değildir.

Senet kambiyo vasfını kaybederse alacak da sona erer mi? Hayır. Yalnızca kambiyo senetlerine özgü takip yolu kapanır. Alacaklı genel haciz yoluyla takip yapabilir veya alacak davası açabilir.

Senedin kambiyo vasfını mahkeme kendiliğinden inceler mi? Evet. İcra ve İflas Kanunu’nun 170/a maddesi uyarınca icra mahkemesi, süresinde yapılan itiraz veya şikâyet üzerine bu hususu resen inceleyebilir.

Sonuç

Kıymetli evrakta biçim, esasın önündedir: senedin zorunlu unsurlarındaki bir eksiklik, alacağın esasına girilmeden takibin iptaline yol açabilir. Bu nedenle senet düzenlenirken unsurların eksiksiz yazılması, teminat ilişkisi varsa bunun senede açıkça yansıtılması ve imzaların doğru sıfatla atılması gerekir. Uyuşmazlık çıktığında ise ilk inceleme, senedin kambiyo vasfını taşıyıp taşımadığı üzerinde yapılmalıdır.

Dayanak Mevzuat ve Kararlar

  • 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 645 (Kıymetli evrakın tanımı)
  • 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 776, m. 777 (Bononun unsurları)
  • 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 780 (Çekin unsurları)
  • 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m. 170/a
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, 2016/29762 E., 2018/2821 K., 20.03.2018
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, 2015/12772 E., 2015/15814 K., 08.06.2015
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, 2016/1772 E., 2016/5406 K., 25.02.2016

Hukuki Bilgilendirme

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlı olarak hazırlanmıştır; hukuki görüş veya vekâlet ilişkisi doğurmaz. Senetlerin geçerliliği ve takip yolu senedin kendi metnine göre değerlendirildiğinden, belge incelenmeden işlem tesis edilmemelidir. Her uyuşmazlık kendi somut koşullarında değerlendirilir.

Yayın tarihi: 20.08.2026 · Son güncelleme: 20.08.2026 Hazırlayan: Av. Şerafettin Kaya · Gebze / Kocaeli · 0534 545 23 32 · www.serafettinkaya.av.tr

Bu yazıyı paylaş

WhatsApp LinkedIn X

Aynı kategoriden diğer yazılar

Ticaret ve Tüketici Hukuku

Marka Tescil Başvurusu Nasıl Yapılır?

Marka tescilinde mutlak ret nedenleri, yayıma itiraz, kullanım ispatı savunması, tescilli markanın koruması ve YİDK kararına karşı dava…

23.08.2026 Yazıyı oku ›
Ticaret ve Tüketici Hukuku

Çekte Vade ve İbraz Süreleri: On Gün Kuralı ve İleri Tarih

Çekte vade var mı, ibraz süresi kaç gündür ve süre kaçırılırsa ne olur? İleri tarihli çek, erken ibraz…

21.08.2026 Yazıyı oku ›
Ticaret ve Tüketici Hukuku

Ayıplı Mal ve Hizmette Tüketicinin Hakları

Ayıplı mal aldığınızda iade, onarım, değişim ve bedel indirimi haklarınızı, 2 yıllık süreyi ve hakem heyeti başvurusunu sade…

24.07.2026 Yazıyı oku ›
Ticaret ve Tüketici Hukuku

Senet (Bono) Rehberi: Geçerlilik Şartları, Boş Senet Riski ve Ödenmeyen Senet

Senet nasıl doldurulur, hangi eksik senedi geçersiz kılar? Boş senede imza atmanın sonuçları, teminat senedi, ödenmeyen senette kambiyo…

24.07.2026 Yazıyı oku ›
Ticaret ve Tüketici Hukuku

Sıfır ve İkinci El Araçta Ayıp: Değişim, İade ve Bedel İndirimi Hakları

Boyalı-değişen çıkan ikinci el, arızalı sıfır araç: TKHK m.11 seçimlik haklar, 6 aylık ispat karinesi, garanti-servis süreci, tramer…

24.07.2026 Yazıyı oku ›
Ticaret ve Tüketici Hukuku

İnternet Alışverişinde Cayma Hakkı ve Mesafeli Sözleşmeler

İnternet alışverişinde 14 günlük cayma hakkı, istisnaları, iade süreleri ve e-ticaret platformlarının sorumluluğu; güncel Yargıtay ve AYM kararlarıyla.

05.07.2026 Yazıyı oku ›
WhatsApp Randevu Ara