Mirastan Çıkarma (Iskat) Nedir?

“Oğlum bana yıllardır bakmadı, mirasımdan bir kuruş almasın.” Bu cümle vasiyetnameye böyle yazıldığında hukuken çoğu zaman sonuç doğurmaz. Mirastan çıkarma, mirasbırakanın kızgınlıkla kullanabileceği bir ceza değil; kanunun iki sebeple ve sıkı ispat kurallarıyla sınırladığı istisnai bir kurumdur. Üstelik ispat yükü, çıkarmayı yapan mirasbırakanda değil, çıkarmadan yararlanan mirasçıdadır. Bu yazıda çıkarma sebeplerini, geçerlilik şartlarını ve ispat edilemediğinde ne olacağını açıklıyoruz.
Kısa Cevap
Mirasbırakan, saklı paylı mirasçısını ancak iki sebeple mirasçılıktan çıkarabilir: mirasçının mirasbırakana veya yakınlarından birine karşı ağır bir suç işlemesi ya da mirasbırakana veya ailesi üyelerine karşı aile hukukundan doğan yükümlülüklerini önemli ölçüde yerine getirmemesi (TMK m. 510). Çıkarma ancak ölüme bağlı tasarrufla yapılabilir ve çıkarma sebebi tasarrufta belirtilmişse geçerlidir (m. 512). Çıkarılan kişi itiraz ederse sebebin varlığını ispat, çıkarmadan yararlanan mirasçıya veya vasiyet alacaklısına düşer. Sebep ispat edilemezse tasarruf, mirasçının saklı payı dışında yerine getirilir.
Çıkarmanın İki Sebebi
1. Ağır suç. Mirasçının, mirasbırakana ya da mirasbırakanın yakınlarından birine karşı ağır bir suç işlemiş olması gerekir. Suçun mirasbırakana yönelmesi şart değildir; yakınlarına karşı işlenen ağır suçlar da sebep oluşturur. Mahkûmiyet kararı bulunması ispatı kolaylaştırır ancak zorunlu değildir.
2. Aile hukukundan doğan yükümlülüklerin önemli ölçüde yerine getirilmemesi. Bakım ve gözetim borcunun ihlali, yardım yükümlülüğünün terk edilmesi bu kapsamdadır. “Önemli ölçüde” ifadesi eşiktir: sıradan geçimsizlik, görüşmemek ya da ilgisizlik tek başına yeterli sayılmaz.
Bu iki sebep dışında bir gerekçeyle yapılan çıkarma geçerli değildir. Ayrıca çıkarma yalnız saklı paylı mirasçılar bakımından anlam taşır; saklı payı olmayan mirasçı zaten tasarruf serbestisi içinde miras dışında bırakılabilir.

Nasıl Yapılır? Geçerlilik Şartları
- Ölüme bağlı tasarruf gerekir. Çıkarma vasiyetname ya da miras sözleşmesiyle yapılır; sözlü beyan, mektup veya aile içi anlaşma yeterli değildir.
- Sebep tasarrufta belirtilmelidir. Kanun açıktır: çıkarma, ancak mirasbırakan tasarrufunda çıkarma sebebini belirtmişse geçerlidir.
- Sebep somutlaştırılmalıdır. “Beni üzdü”, “malımı yedi” gibi genel ifadeler, hangi olgunun kastedildiğini göstermediği ölçüde ispatı imkânsız hâle getirir.
- Şekil şartlarına uyulmalıdır. El yazılı vasiyetnamede tarih ve imza, resmî vasiyetnamede tanık ve memur önünde düzenleme şartları geçerlidir.
İspat Yükü Kimde?
Bu, kurumun en çok yanlış bilinen yönüdür. Çıkarılan mirasçı itiraz ettiğinde, sebebin gerçekten var olduğunu ispat yükü çıkarmadan yararlanan tarafa aittir: yani diğer mirasçıya veya vasiyet alacaklısına.
Sonuçlar üç ihtimale ayrılır:
- Sebep belirtilmiş ve ispat edilmişse: Çıkarma geçerlidir. Çıkarılan kişi mirastan pay alamaz ve tenkis davası da açamaz.
- Sebep belirtilmiş ama ispat edilememişse: Tasarruf, mirasçının saklı payı dışında yerine getirilir. Yani vasiyetname bütünüyle iptal edilmez; çıkarılan mirasçı saklı payını alır, kalan kısımda mirasbırakanın iradesi uygulanır.
- Sebep hiç belirtilmemişse: Aynı sonuç doğar; tasarruf saklı pay dışında ayakta kalır.
Ayrı bir hâl, mirasbırakanın çıkarma sebebi hakkında açık bir yanılmaya düşmüş olmasıdır; bu durumda çıkarma tümüyle geçersiz olur.

Çıkarmanın Sonuçları
Mirasçılıktan çıkarılan kimse mirastan pay alamaz ve tenkis davası açamaz. Ancak çıkarmanın etkisi kişiseldir:
- Mirasbırakan başka türlü tasarrufta bulunmadıkça, çıkarılanın miras payı, o kimse mirasbırakandan önce ölmüş gibi varsa altsoyuna, yoksa mirasbırakanın yasal mirasçılarına kalır.
- Çıkarılan kimsenin altsoyu, o kimse mirasbırakandan önce ölmüş gibi saklı payını isteyebilir.
Yani torunlar, babalarının çıkarılmasından etkilenmez; kendi saklı paylarını talep edebilirler. Saklı pay oranlarının hesabı için miras paylaşımı ve saklı pay incelenebilir.

Mirastan Çıkarma ile Karıştırılan Üç Kurum
Mirastan yoksunluk (TMK m. 578): Mirasbırakanı kasten ve hukuka aykırı olarak öldüren ya da öldürmeye teşebbüs eden, ölüme bağlı tasarruf yapmasını engelleyen veya bu tasarrufu ortadan kaldıran kişi kendiliğinden mirasçı olamaz. Burada mirasbırakanın bir tasarrufuna gerek yoktur; sonuç kanundan doğar.
Mirastan feragat (TMK m. 528): Mirasçının, mirasbırakanla yaptığı miras sözleşmesiyle miras hakkından vazgeçmesidir. Tek taraflı çıkarmadan farkı, iki tarafın iradesine dayanmasıdır.
Mirasın reddi (TMK m. 605): Miras açıldıktan sonra mirasçının, kanuni süre içinde mirası reddetmesidir. Genellikle terekenin borca batık olduğu hâllerde tercih edilir.
Muris muvazaası: Mirasbırakanın, sağlığında taşınmazını satış görüntüsüyle devrederek mirasçısını fiilen mirastan yoksun bırakmasıdır. Bu, hukuken bir çıkarma değil; geçersiz bir işlemdir ve mirasçılar muris muvazaası nedeniyle tapu iptali davası açabilir. Terekenin paylaşımı aşamasında ise miras taksim sözleşmesi ve ortaklığın giderilmesi gündeme gelir.
Borç Ödemeden Aciz Sebebiyle Çıkarma
Kanun ayrı bir çıkarma türü daha düzenler. Mirasbırakan, hakkında borç ödemeden aciz belgesi bulunan altsoyunu saklı payının yarısı için mirasçılıktan çıkarabilir. Ancak bu yarıyı, çıkarılanın doğmuş ve doğacak çocuklarına özgülemesi şarttır.
Miras açıldığı zaman aciz belgesinin hükmü kalmamışsa ya da belgenin kapsadığı borç tutarı, çıkarılanın miras payının yarısını aşmıyorsa, çıkarılanın istemi üzerine çıkarma iptal olunur. Bu tür çıkarma, cezalandırma değil; mirasın alacaklılara gitmesini önleyip torunlara aktarma amacı taşır.
Yargıtay Ne Diyor?
İspat edilemeyen çıkarma, vasiyetnameyi tümüyle geçersiz kılmaz. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2012/3661, K. 2012/16811, T. 04.07.2012 kararına konu olayda; mirasbırakan el yazılı vasiyetnamesinde oğlunu “ben hayattayken malımı yeteri kadar yedi, hiçbir şey vermiyorum, bunlardan mahrum ediyorum” ifadeleriyle mirasçılıktan çıkarmıştır. Daire; çıkarma sebebinin belirtilmiş olduğunu, ancak çıkarmadan yararlanan tarafın sebebin varlığını ve aile hukukundan doğan yükümlülüklerin yerine getirilmediğini kanıtlayamadığını saptamıştır. Kararda; mirasbırakanın açık bir yanılması bulunmadığı ve vasiyetnameden dönmediği için vasiyetnamenin tam olarak iptal edilemeyeceği, tasarrufun saklı pay dışında (tasarruf nisabı oranında) yerine getirilmesi gerektiği belirtilerek ret kararı oy birliğiyle bozulmuştur.
İspat yükü çıkarmadan yararlanandadır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2011/22339, K. 2012/31593, T. 25.12.2012 kararında; TMK m. 510’daki sebepler sayıldıktan sonra, çıkarma sebebinin varlığını ispat etmenin çıkarmadan yararlanan mirasçıya ait olduğu vurgulanmıştır. Somut olayda ıskattan yararlanan davalı, gösterdiği delillerle sebebin varlığını kanıtlayamamış; Daire, çıkarmaya yönelik ölüme bağlı tasarrufun davacı mirasçıların saklı payları dışında yerine getirileceğinin gözetilmediği gerekçesiyle hükmü oy birliğiyle bozmuştur.
Uygulamada Ne Yapmalı?
- Sebebi tasarrufa yazın. Sebep belirtilmeyen çıkarma, mirasçının saklı payı bakımından sonuç doğurmaz.
- Olayı somutlaştırın. Tarih, yer ve fiilin ne olduğu yazılmalı; genel sitem cümleleri ispatı imkânsızlaştırır.
- Delilleri saklayın. Ceza dosyası, hastane kayıtları, tanık bilgileri ve yazışmalar tasarrufla birlikte muhafaza edilmelidir.
- Şekle uyun. El yazılı vasiyetnamede tarih ve imza eksikliği tasarrufu baştan sakatlar.
- Saklı paylı mirasçı olup olmadığını belirleyin. Saklı payı bulunmayan mirasçı için çıkarma kurumuna gerek yoktur.
- Altsoyun payını hesaba katın. Çıkarılanın çocukları kendi saklı paylarını isteyebilir.
- Aciz belgesine dayalı çıkarmada özgüleme şartını unutmayın. Saklı payın yarısı, çıkarılanın çocuklarına özgülenmelidir.
- İtiraz eden mirasçı olarak sebebi tartışın. İspat yükü karşı tarafta olduğundan, savunma bu noktaya odaklanmalıdır.
- Vasiyetnameden dönme ihtimalini değerlendirin. Sonradan yapılan yeni tasarruf, önceki çıkarmayı ortadan kaldırabilir.
- Tenkis ile karıştırmayın. Çıkarma geçerliyse tenkis davası açılamaz; geçersizse saklı pay talebi gündeme gelir.
Sık Sorulan Sorular
Mirastan çıkarma hangi sebeplerle yapılabilir? Mirasçının mirasbırakana veya yakınlarına karşı ağır bir suç işlemesi ya da aile hukukundan doğan yükümlülüklerini önemli ölçüde yerine getirmemesi hâlinde.
Sözlü olarak mirastan çıkarma mümkün mü? Değildir. Çıkarma ancak vasiyetname veya miras sözleşmesiyle yapılabilir.
Vasiyetnamede sebep yazmazsam ne olur? Tasarruf, mirasçının saklı payı dışında yerine getirilir; çıkarma saklı pay bakımından sonuç doğurmaz.
Sebebi kim ispatlar? Çıkarılan mirasçı itiraz ederse, sebebin varlığını çıkarmadan yararlanan mirasçı veya vasiyet alacaklısı ispatlar.
Çıkarılan kişinin çocukları da miras dışında kalır mı? Kalmaz. Çıkarılanın altsoyu, o kimse mirasbırakandan önce ölmüş gibi saklı payını isteyebilir.
Çıkarılan mirasçı tenkis davası açabilir mi? Çıkarma geçerliyse açamaz; sebep ispat edilemezse saklı payını talep edebilir.
Çıkarma kararından sonra vazgeçilebilir mi? Mirasbırakan yeni bir ölüme bağlı tasarrufla önceki çıkarmadan dönebilir; sonraki tasarruf öncekini ortadan kaldırabilir.
Eş mirastan çıkarılabilir mi? Sağ kalan eş de saklı paylı mirasçı olduğundan, kanundaki iki sebepten biri varsa ve sebep tasarrufta gösterilmişse çıkarma mümkündür.
Borcu olan çocuk mirastan çıkarılabilir mi? Hakkında borç ödemeden aciz belgesi varsa saklı payının yarısı için çıkarılabilir; ancak bu yarı, çıkarılanın çocuklarına özgülenmelidir.
Sonuç
Mirastan çıkarma, mirasbırakanın en güçlü ama en kırılgan aracıdır. Güçlüdür; çünkü geçerli olduğunda mirasçıyı hem paydan hem de tenkis davasından yoksun bırakır. Kırılgandır; çünkü sebep tasarrufta yazılmamışsa ya da yazılıp da ispat edilememişse tasarruf, mirasçının saklı payı dışında yerine getirilir.
Bu nedenle çıkarma iradesi taşıyan mirasbırakanın yapması gereken iki şey vardır: sebebi tasarrufa somut olarak yazmak ve o sebebi ileride ispatlayacak delilleri yanında bırakmak. Aksi hâlde vasiyetname ayakta kalır ama çıkarma hükümsüz kalır. Her uyuşmazlık kendi somut koşullarında değerlendirilmelidir.
Dayanak Mevzuat ve Kararlar
- 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 510 — mirasçılıktan çıkarma sebepleri
- 4721 sayılı Kanun m. 511 — çıkarmanın hükümleri ve altsoyun durumu
- 4721 sayılı Kanun m. 512 — ispat yükü ve sebebin belirtilmemesinin sonucu
- 4721 sayılı Kanun m. 513 — borç ödemeden aciz sebebiyle çıkarma
- 4721 sayılı Kanun m. 505 ve devamı — saklı pay ve tasarruf edilebilir kısım
- Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2012/3661, K. 2012/16811, T. 04.07.2012
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2011/22339, K. 2012/31593, T. 25.12.2012
Hukuki Bilgilendirme
Bu yazı yalnızca genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya vekâlet ilişkisi doğurmaz. Çıkarmanın geçerliliği tasarrufun içeriğine ve delil durumuna göre değiştiğinden, vasiyetname incelenmeden değerlendirme yapılmamalıdır. Her uyuşmazlık kendi somut koşullarında değerlendirilmelidir.
Yayın tarihi: 20.08.2026 · Son güncelleme: 20.08.2026 Hazırlayan: Av. Şerafettin Kaya · Gebze / Kocaeli · 0534 545 23 32 · www.serafettinkaya.av.tr