İnad Yolcu Kararı: İtiraz ve İptal Davası

İnad yolcu (kabul edilemeyen yolcu) kararına itiraz ve iptal davası konulu makalenin kapak görseli

Uçaktan indiniz, pasaport kontrolüne geldiniz. Görevli pasaportunuzu alıp gitti; yarım saat sonra elinize bir form tutuşturuldu: “kabul edilemeyen yolcu”. Transit alandaki bir odada bekletiliyorsunuz, akşamki uçakla geldiğiniz ülkeye geri gönderileceksiniz. Kimse size neden girişinize izin verilmediğini açıklamıyor. Aylar sonra tekrar geldiğinizde aynı şey yaşanıyor — çünkü o gün havalimanında yapılan işlem, sisteme kalıcı bir kayıt bırakmıştır. Bu yazıda İNAD yolcu kararının dayanağını, itiraz yolunu, davanın hangi mahkemede açılacağını ve idarenin “istihbari bilgi” savunması karşısında yargının neyi aradığını Danıştay kararları ışığında açıklıyoruz.

Kısa Cevap

“İNAD yolcu” (INAD passenger), 6458 sayılı Kanun’un 7. maddesindeki “kabul edilemeyen yolcu”nun havacılık uygulamasındaki karşılığıdır: sınır kapısına gelen ancak mevzuattaki şartları taşımadığı için girişine izin verilmeyerek geri çevrilen yabancı. Karar idari bir işlemdir, mahkeme kararı değildir; ilgilisine tebliğ edilmesi ve itiraz yolunun gösterilmesi zorunludur (m. 7/2, m. 10). Geri çevrilme tek başına giriş yasağı anlamına gelmez; asıl kalıcı sonuç, işlemin ardından sisteme işlenen tahdit kodu ve Türkiye’ye giriş yasağıdır (m. 9). Bunlara karşı idare mahkemesinde iptal davası açılır. Yetkili mahkeme, işlemi yapan valiliğin bulunduğu yerdeki idare mahkemesidir; Ankara değildir.

En Kritik Ayrım: Geri Çevrilme, Giriş Yasağı ve Sınır Dışı Aynı Şey Değildir

Uygulamada en çok hak kaybı, bu üç işlemin birbirine karıştırılmasından doğuyor. Üçü farklı maddelerde düzenlenmiştir, farklı makamlarca tesis edilir ve farklı sonuçlar doğurur:

  • Geri çevrilme (m. 7): Yabancı henüz ülkeye girmemiştir. Sınır kapısındaki yetkili makam, girişine izin vermeyip geldiği ülkeye geri gönderir. İşlem sınır kapısında ve o anda tamamlanır.
  • Türkiye’ye giriş yasağı (m. 9): Kişinin ileriye dönük olarak ülkeye girişinin yasaklanmasıdır. Kural olarak Göç İdaresi Başkanlığı karar verir; sınır dışı edilenler bakımından valilikler de yetkilidir. Süresi en fazla beş yıl, ciddi tehdit hâlinde en fazla on yıl daha uzatılabilir (m. 9/3).
  • Sınır dışı etme (m. 54, m. 53): Yabancı ülkeye girmiştir, sonradan çıkarılmaktadır. Valilikçe alınır ve ayrı bir itiraz rejimine tabidir. Bu işlemin ayrıntısı için Deport (Sınır Dışı) Kararı ve Tahdit Kodlarına İtiraz yazımıza bakabilirsiniz.

Pratik sonuç şudur: bir kez geri çevrilmiş olmak, otomatik olarak “Türkiye’ye giremezsiniz” demek değildir. Buna karşılık hakkınızda tahdit kodu girilmişse, giriş yasağı geri çevrilme işleminden bağımsız, ayrıca dava edilebilir bir işlemdir. Dava dilekçesinde neyin iptalinin istendiğinin doğru belirlenmesi, davanın esastan görülüp görülmeyeceğini belirler.

Geri çevrilme, Türkiye'ye giriş yasağı ve sınır dışı etme işlemlerinin 6458 sayılı Kanun'daki dayanakları ve birbirinden farklı hukuki sonuçları
Dava dilekçesinde hangi işlemin iptalinin istendiği, davanın esastan görülmesini belirler.

İNAD Yolcu Kararı Hangi Hâllerde Verilir?

6458 sayılı Kanun’un 7. maddesi, kabul edilemeyen yolcu kapsamına alınacakları üç bentte sayar:

  1. Belge eksikliği veya sahtelik — Pasaportu, pasaport yerine geçen belgesi, vizesi ya da ikamet veya çalışma izni olmayanlar; bu belgeleri hileli yollarla edindiği veya sahte olduğu anlaşılanlar.
  2. Altmış gün kuralı — Vize, vize muafiyeti veya ikamet izni süresinin bitiminden itibaren en az altmış gün süreli pasaportu olmayanlar. Uygulamada en sık gözden kaçan kuraldır: pasaportunuz geçerli olabilir, ama kalış sürenizin bitiminden sonra altmış günü karşılamıyorsa geri çevrilirsiniz.
  3. Vize verilmeyecek hâller (m. 15 yollaması) — Vize muafiyeti kapsamında olsanız bile, m. 15/1’de sayılan durumlardan biri varsa geri çevrilirsiniz: Türkiye’ye girişi yasaklı olmak, kamu düzeni veya kamu güvenliği açısından sakıncalı görülmek, geçerli sağlık sigortası bulunmamak, kalış amacını haklı nedenlere dayandıramamak, kalınacak sürede yeterli ve düzenli maddi imkâna sahip olmamak gibi.

Son iki başlık — “kalış amacını haklı nedenlere dayandıramamak” ve “yeterli maddi imkân” — sınır kapısındaki mülakatta değerlendirilir ve idareye geniş bir takdir alanı bırakır. Davanın kaderi çoğu zaman burada, bu takdirin somut olguya dayanıp dayanmadığında düğümlenir.

Kanun, 2019 değişikliğiyle eklenen 7/3 hükmünde bu kapsamdaki yabancıların işlemleri sonuçlanıncaya kadar sınır kapılarında kendileri için belirlenen alanlarda bekletileceğini düzenler; bu, sınır dışı sürecindeki idari gözetimden farklı bir hukuki durumdur. Geri gönderme masrafı da yolcuya değil taşıyıcıya aittir: 98. madde uyarınca taşıyıcılar, girişi reddedilenleri geldikleri ya da kesin olarak kabul edilecekleri ülkeye geri götürmekle ve geri gönderilene kadar beslenme, konaklama ve acil sağlık giderlerini karşılamakla yükümlüdür.

6458 sayılı Kanun m. 7 uyarınca kabul edilemeyen yolcu kapsamına alınmayı gerektiren üç sebep: belge eksikliği, altmış gün kuralı ve vize verilmeyecek hâller
Pasaportun geçerli olması yetmez; kalış süresinin bitiminden sonra altmış günü karşılaması aranır.

Tebligat, İtiraz Hakkı ve Dava Açma Süresi

Kanun iki ayrı yerde tebligatı zorunlu tutar. 7/2 uyarınca geri çevirme işlemi ilgilisine tebliğ edilir ve tebligatta itiraz haklarının etkin şekilde nasıl kullanılacağı yer alır. 10. madde ise giriş yasağının tebliğini düzenler: 9/1 kapsamındaki yabancılara sınır kapısındaki yetkili makamca, 9/2 kapsamındakilere valiliklerce tebligat yapılır.

Uygulamada asıl sorun burada başlar: tahdit kodu çoğu zaman fiilen tebliğ edilmez, kişi bunu ancak bir sonraki gelişinde ya da ikamet izni başvurusu reddedildiğinde öğrenir. Danıştay bu durumda dava açma süresini öğrenme tarihinden başlatır; tebliğ edilmemiş bir giriş yasağı işleminde ilgilinin işlemden fiilen haberdar olduğu tarihin esas alınacağı ve altmış günlük sürenin o tarihten işleyeceği kabul edilmiştir (10. Daire, E. 2018/2011, K. 2023/4050).

Bu, sanıldığından geniş bir imkândır: yıllar önce konulmuş ama hiç tebliğ edilmemiş bir kod için “süre geçti” itirazı, öğrenme tarihi ortaya konabildiği sürece kural olarak sonuç doğurmaz. Öğrenme tarihini belgelemek — reddedilen başvuru yazısı, havalimanı formu, e-Devlet ekran çıktısı — dosyanın ilk işidir.

Geri çevirme işleminden iptal davasına uzanan süreç ve tebliğ edilmemiş giriş yasağında altmış günlük dava açma süresinin öğrenme tarihinden başlaması
Tebliğ edilmemiş bir kod için süre itirazı, öğrenme tarihi ortaya konabildiği sürece kural olarak sonuç doğurmaz.

Asıl Uyuşmazlık Çoğu Zaman Tahdit Kodudur

Geri çevrilme işlemi tamamlanıp uçağa bindirildikten sonra geriye kalan, sistemdeki kayıttır. Danıştay kararlarına yansıyan uygulamada havalimanı risk analiz birimlerinin değerlendirmesi üzerine Ç-138, Ç-141 gibi tahdit kodları girilmekte; başka gerekçelerle G-87 (genel güvenlik) veya O-100 (yurda girişi yasaklı sığınmacı) kodları kullanılmaktadır.

Burada bir sınır vardır: idare, Kanun’da sayılmayan bir sebebe dayanarak giriş yasağı koyamaz. Danıştay, uluslararası koruma başvurusunu geri çektikten sonra süresinde ikamet iznine başvurmayan yabancılar hakkında konulan O-100 kodlu giriş yasağını, bu sebebin Kanun’un 9. maddesinde sayılmadığı ve haklarında alınmış bir sınır dışı kararı da bulunmadığı gerekçesiyle iptal etmiştir (E. 2018/2011, K. 2023/4050). Anayasa’nın güvence altına aldığı seyahat özgürlüğü ancak kanunla sınırlanabileceğinden, Kanun’da öngörülmeyen bir sınırlama sebebinin idari düzenlemeyle getirilmesi mümkün değildir. Bu, işlemin sebep unsuru bakımından denetimidir; iptal davasında hangi unsurun sakatlandığı ayrımı için idari işlemin unsurları ve hukuka aykırılık hâlleri yazımız yol gösterir.

Dava Hangi Mahkemede Açılır?

Sık yapılan bir usul hatası, işlemi Göç İdaresi Başkanlığı ile ilişkilendirip davayı Ankara’da açmaktır. Bu, dosyanın yetkisizlik kararıyla aylarca yol almasına neden olur.

Danıştay 10. Dairesi, İstanbul Havalimanı’nda İNAD yolcu işlemi yapılan ve hakkında İstanbul Valiliği İl Göç İdaresi Müdürlüğünce Ç-138 ve Ç-141 tahdit kodları girilen bir yabancının açtığı davada, 2577 sayılı Kanun’un 32/1. maddesi uyarınca işlemi yapan idari merciin bulunduğu yerdeki idare mahkemesinin yetkili olduğunu; giriş yasağı işlemi İstanbul Valiliğince tesis edildiğinden uyuşmazlığın İstanbul İdare Mahkemesinde görüleceğini karara bağlamıştır (E. 2025/60, K. 2025/164).

Ölçüt basittir: işlemi hangi valilik tesis etmişse, dava o ilin idare mahkemesinde açılır. Kocaeli’nden takip edilen bir dosyada da bu kural değişmez; işlem İstanbul Havalimanı’nda yapılmışsa yetkili yer İstanbul’dur.

İdarenin “İstihbari Bilgi” Savunması Yeterli mi?

Bu davalarda idarenin savunması genellikle aynıdır: kişi hakkında istihbari bilgi bulunduğu, kamu güvenliği açısından sakınca görüldüğü. Kanun idareye geniş takdir yetkisi tanır ve bu yetki devletin hükümranlık haklarının doğal sonucudur. Ancak takdir, denetimsiz değildir.

Danıştay 10. Dairesi, giriş yasağı işlemi tesis edilirken yasağı gerektiren sebeplerin varlığının yeterli ve ciddi bilgilerle ortaya konması gerektiğini vurgulamış; dosyaya yalnızca isim listeleri sunulan, kişilerin millî güvenliği tehdit eden ne gibi bir eyleminin olduğu tek tek değerlendirilmeyen, istihbarat biriminin “dayanak bilgi/belge bulunmadığını” bildirdiği bir uyuşmazlıkta işlemi hukuka aykırı bulmuştur (E. 2016/16059, K. 2021/3251).

Daire bu değerlendirmede Anayasa Mahkemesi’nin A.G. kararına dayanmıştır. Anayasa Mahkemesi, kamu makamlarından mahkûmiyet kararı ya da tüm gizli belgelerin sunulması gibi yüksek bir ispat standardı beklenemeyeceğini, ancak soyut şekilde tehlike oluşturduğunun ileri sürülmesinin de yeterli olmadığını belirtmiştir. Aynı kararda, yalnızca havalimanı mülakatında oluşan kanaate dayanan ve somut bilgi, olgu ve belgeye dayanmayan bir giriş yasağı ile bunu şeklî denetimle onaylayan mahkeme kararı bakımından aile hayatına saygı hakkının ihlal edildiğine hükmedilmiştir (A.G., B. No: 2018/6143). Bu nedenle Türkiye’deki eş, çocuk, ikamet izni ya da şirket ortaklığı gibi bağların dosyaya konması, ölçülülük değerlendirmesini doğrudan etkiler; evliliğin yurt dışında kurulduğu veya sona erdiği hâllerde ayrıca tanıma ve tenfiz süreci gündeme gelebilir.

Uygulamada Ne Yapmalı?

  • Havalimanında formu okumadan imzalamayın, bir örneğini isteyin. Kabul edilemeyen yolcu formu ve tebligat, davanın hem tarihini hem gerekçesini gösteren tek belgedir.
  • Hangi kodun girildiğini önce idareden sorun. Göç İdaresine yapılacak yazılı başvuru, hem kodu öğrenmenizi hem de öğrenme tarihini belgelemenizi sağlar.
  • Neyin iptalini istediğinizi ayırın. Geri çevirme işlemi mi, tahdit kodu/giriş yasağı mı, yoksa kaldırma talebinin reddi mi dava ediliyor? Dilekçedeki bu belirsizlik, esasa girilmeden sonuç doğurabilir.
  • Davayı işlemi yapan valiliğin bulunduğu yerde açın. Yetkisiz mahkemede açılan dava reddedilmez ama aylarca gecikir.
  • Somutlaştırma yükünü idareye yükleyin. Ara kararla dayanak bilgi ve belgelerin sorulmasını talep edin; dosyaya yalnızca soyut ifadeler sunulması, iptal gerekçesi olabilecek bir eksikliktir.

Danıştay Ne Diyor?

  • Danıştay 10. Dairesi, E. 2016/16059, K. 2021/3251, T. 10.06.2021: Giriş yasağı konusunda idareye geniş takdir yetkisi tanınmıştır; ancak yasağı gerektiren sebeplerin varlığının yeterli ve ciddi bilgilerle ortaya konması zorunludur. Dosyaya sunulan yazılarda listedeki yabancıların ne gibi bir eyleminin bulunduğu tek tek değerlendirilmemişse ve somut bilgi/belge yoksa işlem hukuka aykırıdır. (karar metni)
  • Danıştay 10. Dairesi, E. 2018/2011, K. 2023/4050, T. 22.06.2023: Giriş yasağı işlemi Kanun’un 10. maddesine rağmen tebliğ edilmemişse, dava açma süresi ilgilinin işlemden fiilen haberdar olduğu tarihten işler. Ayrıca Kanun’un 9. maddesinde sayılmayan bir sebebe dayanılarak tesis edilen giriş yasağında hukuka uyarlık bulunmaz. (karar metni)
  • Danıştay 10. Dairesi, E. 2025/60, K. 2025/164, T. 14.01.2025: İNAD yolcu işlemi üzerine tahdit kodu girilerek tesis edilen Türkiye’ye giriş yasağına karşı açılan davada, 2577 sayılı Kanun’un 32/1. maddesi uyarınca yetkili mahkeme, işlemi tesis eden valiliğin bulunduğu yerdeki idare mahkemesidir. (karar metni)

Sık Sorulan Sorular

İNAD yolcu kararı verildi, bir daha Türkiye’ye hiç giremez miyim? Hayır. Geri çevrilme, tek başına süreli bir giriş yasağı doğurmaz. Belirleyici olan, işlemin ardından hakkınızda tahdit kodu girilip girilmediğidir. Kod yoksa, geri çevrilme sebebini gideren belgelerle (geçerli pasaport, sigorta, dönüş bileti, konaklama, yeterli maddi imkân) yeniden gelebilirsiniz.

Havalimanında bekletilmek tutuklanmak mıdır? Hayır. 7/3 uyarınca kabul edilemeyen yolcular, işlemleri sonuçlanıncaya kadar sınır kapısında kendileri için belirlenen alanlarda bekletilir. Bu, sınır dışı sürecindeki idari gözetimden farklı bir hukuki durumdur ve ayrı bir idari gözetim kararına dayanmaz.

Geri dönüş biletimi kendim mi almak zorundayım? Kural olarak hayır. 98. madde, girişi reddedilenleri geri götürme ve geri gönderilene kadar beslenme, konaklama ile acil sağlık giderlerini karşılama yükümlülüğünü taşıyıcıya yükler.

Tahdit kodunun ne olduğunu öğrenebilir miyim? Göç İdaresine yazılı başvuruyla kodun varlığı ve kaldırılması talep edilebilir. İdare, kod gizli bilgiye dayanıyorsa ayrıntı vermeyebilir; ancak dava açıldığında bu bilgileri mahkemeye sunma yükü idarededir.

Dava açma süresini kaçırdım, ne yapabilirim? İşlem size hiç tebliğ edilmemişse süre öğrendiğiniz tarihten işler. Ayrıca giriş yasağının kaldırılması için Göç İdaresine her zaman yeni bir başvuru yapılabilir; bu başvurunun reddi, kendisi dava edilebilir yeni bir işlemdir.

Türk vatandaşıyım, yabancı eşim geri çevrildi. Ben dava açabilir miyim? Aile hayatına saygı hakkı yönünden menfaat bağı kurulabildiği ölçüde eşin dava ehliyeti tartışılabilir; ancak güvenli yol, işlemin muhatabı olan yabancı adına vekâletle dava açılmasıdır.

Sonuç

İNAD yolcu kararı, sınır kapısında dakikalar içinde verilen ama sonuçları yıllara yayılan bir idari işlemdir. Hukuki mücadelenin başarısı üç şeye bağlıdır: hangi işlemin dava edildiğinin doğru belirlenmesi, davanın işlemi yapan valiliğin bulunduğu yerdeki idare mahkemesinde açılması ve idarenin soyut güvenlik gerekçesi karşısında somutlaştırma yükünün mahkemeye taşınması. Danıştay ve Anayasa Mahkemesi kararları, idarenin bu alandaki takdir yetkisinin geniş olduğunu kabul etmekle birlikte denetimsiz olmadığını göstermektedir. Tebliğ edilmemiş bir tahdit kodu için sürenin geçtiği düşüncesiyle vazgeçmeden önce, öğrenme tarihinin belgelenip belgelenemeyeceği değerlendirilmelidir. Her uyuşmazlık kendi somut koşullarında ele alınmalıdır.

Dayanak Mevzuat ve Kararlar

  • 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu m. 7 — Türkiye’ye girişlerine izin verilmeyecek yabancılar, tebligat ve sınır kapısında bekletme
  • 6458 sayılı Kanun m. 9 — Türkiye’ye giriş yasağı, yetkili makam, süre ve yasağın kaldırılması
  • 6458 sayılı Kanun m. 10 — Türkiye’ye giriş yasağının tebliği ve itiraz haklarının gösterilmesi
  • 6458 sayılı Kanun m. 15 — vize verilmeyecek yabancılar (m. 7/1-c yollamasıyla)
  • 6458 sayılı Kanun m. 98 — taşıyıcıların geri götürme, konaklama ve acil sağlık giderlerini karşılama yükümlülüğü
  • 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu m. 7 ve m. 32 — dava açma süresi ve yetkili idare mahkemesi
  • Danıştay 10. Dairesi, E. 2016/16059, K. 2021/3251, T. 10.06.2021
  • Danıştay 10. Dairesi, E. 2018/2011, K. 2023/4050, T. 22.06.2023
  • Danıştay 10. Dairesi, E. 2025/60, K. 2025/164, T. 14.01.2025
  • Anayasa Mahkemesi, A.G. Başvurusu, B. No: 2018/6143, T. 16.12.2020

Hukuki Bilgilendirme

Bu yazı yalnızca genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya vekâlet ilişkisi doğurmaz. Her uyuşmazlık kendi somut koşullarında değerlendirilmelidir. Tahdit kodu ve giriş yasağı uyuşmazlıklarında, dava açılmadan önce işlemin tebliğ edilip edilmediğinin ve öğrenme tarihinin belgelenmesi gerekir.

İlgili İçerikler

Yararlanılan Mevzuat ve İçtihat

  • 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu m.7
  • 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu m.32
  • 6458 sayılı Kanun m.7
  • 6458 sayılı Kanun m.9
  • 6458 sayılı Kanun m.10
  • 6458 sayılı Kanun m.15
  • 6458 sayılı Kanun m.98
  • Danıştay 10. D., E.2016/16059, K.2021/3251, T. 10.06.2021
  • Danıştay 10. D., E.2018/2011, K.2023/4050, T. 22.06.2023
  • Danıştay 10. D., E.2025/60, K.2025/164, T. 14.01.2025

Yayın tarihi: 16.08.2026 · Son güncelleme: 17.08.2026
Hazırlayan: Av. Şerafettin Kaya · Gebze / Kocaeli · 0534 545 23 32 · www.serafettinkaya.av.tr

Bu yazıyı paylaş

WhatsApp LinkedIn X

Aynı kategoriden diğer yazılar

WhatsApp Randevu Ara