Aile hukuku, bireylerin özel hayatlarını ve en temel bağlarını konu alması sebebiyle, hukuki sürecin ötesinde psikolojik ve duygusal hassasiyetlerin de yoğun olarak yaşandığı bir alandır. Avukat Şerafettin Kaya Hukuk ve Arabuluculuk Bürosu olarak, aile içi uyuşmazlıklarda ve boşanma süreçlerinde müvekkillerimizin mahremiyetini ve yasal haklarını en üst düzeyde koruyarak, profesyonel hukuki destek sağlamaktayız.
Gebze ve çevresinde 2015 yılından bu yana edindiğimiz tecrübeyle, boşanma ve aile hukuku davalarının yıpratıcı etkilerini en aza indirmeyi ve müvekkillerimizin yeni hayatlarına sağlam adımlarla başlamalarını hedefliyoruz.
Aile ve Boşanma Hukuku Alanında Sunduğumuz Başlıca Hizmetler
Türk Medeni Kanunu çerçevesinde şekillenen aile hukuku ihtilaflarında, sürecin en başından kesinleşme aşamasına kadar titiz bir hukuki takip sunuyoruz:
Anlaşmalı Boşanma Davaları: Tarafların boşanma ve ferileri (nafaka, velayet, tazminat vb.) konusunda uzlaştığı durumlarda, protokolün hukuka uygun şekilde hazırlanması ve tek celsede sürecin hızlıca sonuçlandırılması.
Çekişmeli Boşanma Davaları: Evlilik birliğinin temelinden sarsılması, aldatma (zina), hayata kast veya pek kötü muamele, terk gibi kanuni sebeplere dayanan çekişmeli süreçlerde etkin ve güçlü temsil.
Velayet Davaları ve Kişisel İlişki Kurulması: Müşterek çocukların üstün yararı gözetilerek velayet hakkının alınması, değiştirilmesi veya çocuğun velayeti kendisinde olmayan ebeveynle düzenli kişisel ilişki kurmasının sağlanması.
Nafaka Talepleri ve Uyarlama Davaları: Tedbir, iştirak ve yoksulluk nafakası taleplerinin mahkemeye sunulması; değişen ekonomik şartlar doğrultusunda nafakanın artırılması, azaltılması veya kaldırılması davaları.
Maddi ve Manevi Tazminat: Boşanmaya sebep olan olaylar neticesinde kusurlu taraftan talep edilecek maddi ve manevi tazminat süreçlerinin takibi.
Mal Rejiminin Tasfiyesi (Mal Paylaşımı): Evlilik birliği içerisinde edinilen malların yasal mal rejimine (edinilmiş mallara katılma rejimi) uygun olarak adil bir şekilde paylaştırılması ve katkı payı/değer artış payı alacaklarının tahsili.
Tanıma ve Tenfiz Davaları: Yabancı ülke mahkemelerinde alınan boşanma kararlarının Türkiye’de hukuki geçerlilik kazanması için gerekli davaların açılması.
Aile Hukukunda Arabuluculuk ve Çözüm Odaklı Yaklaşım
Aile hukuku uyuşmazlıkları sadece mahkeme salonlarında değil, tarafların iradesiyle barışçıl yollarla da çözülebilmektedir. Özellikle mal paylaşımı ve tazminat gibi konularda, Av. Şerafettin Kaya’nın uzman arabulucu kimliği sayesinde, uzun süren dava süreçlerine girmeden, tarafların menfaatlerini dengeleyen gizlilik esaslı çözümler üretmek mümkündür.
Neden Bizimle Çalışmalısınız?
Aile hukuku davaları, geri dönüşü zor olan hukuki ve maddi sonuçlar doğurabilir. Mevlana Mahallesi’ndeki ofisimizde, müvekkillerimizi dikkatle dinliyor, somut olayın özelliklerine göre en doğru hukuki stratejiyi belirliyoruz. Gizlilik ilkesine sıkı sıkıya bağlı kalarak, zorlu süreçleri sizin adınıza profesyonelce yönetiyoruz.
Hak kaybına uğramamak ve sürecin her aşamasında şeffaf bir şekilde bilgilendirilmek için büromuzdan hukuki danışmanlık alabilirsiniz.
İletişim ve Randevu İçin: 📍 Mevlana Mah. Issıkgöl Cad. No: 99 Kat: 1 Daire: 23, 41400 Gebze / Kocaeli
Boşanma süreci, taraflar için sadece duygusal bir kopuş değil, aynı zamanda Türk Medeni Kanunu (TMK) ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) prensiplerinin katı bir şekilde uygulandığı teknik bir yargılama sürecidir. Haklı olmak, davayı kazanmak için her zaman yeterli değildir; haklılığı hukuki mühimmatla desteklemek ve doğru stratejik hamleleri yapmak esastır. Bu makale, boşanma arifesindeki bireyler için süreci mali ve hukuki bir avantaja dönüştürebilecek kritik “fırsat pencerelerini” ayrıntılı olarak analiz etmektedir.
Avukat Şerafettin Kaya, evlilik birliğini derinden sarsan ve mahkemelerde en çok karşılaştığımız uyuşmazlıklardan biri olan “zina (aldatma)” konusunu tüm hukuki boyutlarıyla, detaylı bir şekilde ele alıyorum. Vatandaşlarımızın hak kaybına uğramaması adına bu rehber niteliğindeki makaleyi son derece ayrıntılı bir biçimde hazırladım, iyi okumalar.
Evlilik birliğinin yasal olarak sona erdirilmesi anlamına gelen boşanma süreci, hem hukuki hem de duygusal açıdan bir insanın yaşayabileceği en karmaşık ve zorlu dönemlerden biridir. Türk Medeni Kanunu (TMK) uyarınca kurulan evlilik bağı, yine kanunlarda açıkça belirtilen usul ve esaslara dayanılarak mahkeme kararıyla sonlandırılabilir. Vatandaşların bu sürece girerken yasal haklarını, yükümlülüklerini ve mahkemede kendilerini nelerin beklediğini bilmeleri, telafisi imkansız hak kayıplarını önlemek adına büyük önem taşımaktadır.
Türk Medeni Hukuku sisteminde, boşanma davaları ve bu davalardaki karşı davalar incelenirken en çok üzerinde durulan hususlardan biri tarafların “kusur” durumudur. Evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına (şiddetli geçimsizlik) dayalı davalarda, davanın veya karşı davanın kabul edilip edilmeyeceği, tarafların evlilik birliğinin yıkılmasındaki kusur oranlarına göre şekillenmektedir. Ağır kusurlu (veya tamamen kusurlu) tarafın açtığı bir boşanma davasının ya…
TMK Madde 161 uyarınca zina; eşlerden birinin evlilik birliği devam ederken karşı cinsten bir kişiyle isteyerek cinsel ilişkiye girmesidir ve kanunumuzda özel ve mutlak bir boşanma sebebi olarak düzenlenmiştir,. Zina eyleminin ispatlanması halinde, hâkim evlilik birliğinin çekilmez hale gelip gelmediğini ayrıca araştırmaksızın boşanmaya karar vermek zorundadır. Ancak bu davayı açarken hata yapmamak ve hak kaybına uğramamak için şu hususlara dikkat edilmelidir:
Toplumumuzda boşanma sonrası yoksulluk nafakası ödemeleriyle ilgili en çok merak edilen konulardan biri de, nafaka alan eşin çalışmaya başlaması veya yeni bir işe girmesi durumunda bu nafakanın akıbetinin ne olacağıdır. Profesyonel bir hukukçu olarak serafettinkaya.av.tr isimli sitemizde, bu hukuki süreci vatandaşlarımızın kolayca anlayabileceği sade bir dille açıklamak istiyorum.
Profesyonel bir hukukçu olarak serafettinkaya.av.tr isimli sitemizde vatandaşlarımızın sıkça merak ettiği ve sıklıkla yanılgıya düştüğü “nafakanın ömür boyu ödenmesi” konusuna açıklık getirmek istiyorum.
Toplumumuzda genellikle nafakanın sadece kadına tanınmış bir hak olduğu yönünde yanlış ve eksik bir algı bulunmaktadır. Ancak Türk Aile Hukuku, nafaka yükümlülükleri ve hakları konusunda cinsiyet ayrımı yapmaz. serafettinkaya.av.tr sitemizde bu makalemizde, erkek eşlerin hangi durumlarda yoksulluk nafakası talep edebileceğini vatandaşlarımızın anlayabileceği sade bir hukuki dille açıklayacağız.
Peşinen belirtmek gerekir ki; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) cinsiyet ayrımcılığı yapmaz, evlilik birliği içinde eşlere eşit hak ve yükümlülükler yükler. Boşanma davalarında kimin “kazanıp” kimin “kaybedeceğini” belirleyen unsur cinsiyet değil, kusur oranı ve tarafların iddialarını delillerle ispatlayabilme gücüdür. Şimdi bu konuyu tazminat, nafaka, velayet ve mal paylaşımı boyutlarıyla ele alalım.
Avukat Şerafettin Kaya Arabuluculuk ve Hukuk Bürosu