İş Hayatında Büyük Tehlike: İş Vaadi ve İşyeri İçi “IBAN Kullandırma” Dolandırıcılığı
Değerli okurlarımız, çalışma hayatında bir işe girme umuduyla veya mevcut işyerinizdeki yöneticilerinize/çalışma arkadaşlarınıza yardımcı olmak amacıyla attığınız küçük bir adımın, sizi ağır ceza mahkemelerinde sanık sandalyesine oturtabileceğini biliyor muydunuz?
Son dönemde, işçi ve işveren ilişkilerinin veya iş arama süreçlerinin kötü niyetli kişilerce istismar edildiğine sıklıkla şahit oluyoruz. “Avukat Şerafettin Kaya Hukuk Bürosu” olarak, iş hukuku pratikleri ile ceza hukukunun kesiştiği en tehlikeli noktalardan biri olan “İş vaadiyle veya iş ilişkisi güveniyle IBAN kullandırma” konusunu sizler için hukuki derinliğiyle ele aldık. Bu makalede, farkında olmadan nitelikli dolandırıcılık suçunun bir parçası olmamanız için bilmeniz gereken haklarınızı ve Yargıtay içtihatlarını inceleyeceğiz.
Hukuki Çerçeve: Kanun Bu Konuda Ne Diyor?
Türk Ceza Kanunu (TCK), bir kimseyi hileli davranışlarla aldatıp onun zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlamayı “Dolandırıcılık Suçu” (TCK m.157) olarak tanımlar. Ancak bu eylemin bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle işlenmesi, suçun çok daha ağır cezalandırılan “Nitelikli Dolandırıcılık” (TCK m.158/1-f) halini oluşturur. Bu suçun cezası 3 yıldan 10 yıla kadar hapis ve adli para cezasıdır.
Bununla birlikte, sadece banka hesabınızı bir başkasına kullandırmanız bile, dolandırıcılık kastınız olmasa dahi 5549 sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun m.15 uyarınca 6 aydan 1 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılmanıza yol açabilir.
Senaryo Analizi: İşçi ve İşveren İlişkisinde Alternatif İhtimaller
Hukuk kuralları kağıt üzerinde sabittir ancak günlük hayatta karşımıza çıkan senaryolar değişkendir. Konuyu ihtimaller üzerinden detaylandıralım:
Senaryo A: Eğer işçi, sahte bir iş ilanına kanarak hesabını kullandırırsa sonuç ne olur?
Günümüzde sosyal medya üzerinden verilen “günlük 500 TL kazanın” veya “şirket ödemelerini hesabınız üzerinden yapın, prim alın” şeklindeki sahte iş teklifleri hızla artmaktadır. Eğer işçi adayı bu hatayı yaparsa, hesabı üzerinden dolandırılan mağdurların paraları geçirileceği için TCK m.158 kapsamında “Nitelikli Dolandırıcılık” suçlamasıyla karşı karşıya kalır ve hakkında birden fazla ağır ceza davası açılabilir.
Hukuki Kurtuluş İhtimali: Yargıtay 8. Ceza Dairesi’nin 2024/24160 E., 2025/3482 K. sayılı emsal kararına göre; kişi internet üzerinden iş teklifi aldığına inanmış ve hesabına gelen paraları “şirket ödemesi” zannederek göndermişse, failde dolandırıcılık kastı (bilme ve isteme iradesi) yoktur. Yargıtay, sahte iş vaadiyle kandırılan kişilere ceza verilemeyeceğini ve beraat kararı verilmesi gerektiğini açıkça içtihat etmiştir.
Senaryo B: Eğer işçi, işvereninin veya mesai arkadaşının ricasıyla IBAN’ını verirse sonuç ne olur?
İşyerlerinde ast-üst ilişkisi veya çalışma arkadaşlığına dayalı güven sıkça suistimal edilmektedir. Örneğin, bir çalışan, patronunun veya mesai arkadaşının “Eşimin/Şirketin hesabı bloke oldu, para sana gelsin, sen çekip bana ver” ricasını kıramayarak IBAN’ını paylaşabilir. Eğer işçi bu usule uyarak hesabını kullandırırsa, hesabına giren paraların yasadışı kaynaklardan veya dolandırılan müşterilerden geldiği ortaya çıktığında ana şüpheli konumuna düşer.
Hukuki Kurtuluş İhtimali: Yargıtay 11. Ceza Dairesi (2021/16966 E., 2024/7470 K.), komşuluk, iş arkadaşlığı veya patron-işçi ilişkisi gibi “güven ilişkisi” çerçevesinde hesap bilgilerini veren ve bu işten hiçbir maddi menfaat elde etmeyen kişilerin dolandırıcılığa iştirakten cezalandırılamayacağına (beraatine) hükmetmiştir. Ancak bu sürece girmek, işçinin yıllarca mahkemelerde yargılanmasına ve büyük bir stres yaşamasına neden olur.
Senaryo C: Eğer işveren, işçinin hesabını rızası dışında suçta kullanırsa sonuç ne olur?
Eğer işveren, iş ilişkisinin verdiği gücü kullanarak işçinin banka hesaplarını, şifrelerini veya dijital bankacılık bilgilerini zorla ya da hileyle ele geçirip suçta kullanırsa, işçi tamamen mağdur konumundadır. Bu durumda işverenin eylemi, nitelikli dolandırıcılığın yanı sıra bilişim sistemlerine hukuka aykırı girme ve verileri ele geçirme suçlarını da oluşturur.
İspat Yükü: Masumiyetinizi Hangi Delillerle Kanıtlayabilirsiniz?
Ceza yargılamasında kural olarak iddia makamı (savcılık) suçun işlendiğini ispatlamakla yükümlüdür. Ancak banka hesabı (IBAN) sizin adınıza olduğunda, paranın sizin hesabınıza girmesi sizi doğrudan “olağan şüpheli” yapar. Bu noktada masumiyetinizi, yani “suç işleme kastınızın olmadığını” ispat etme yükü fiilen sizin omuzlarınıza biner.
Kendinizi aklayabilmeniz için şu deliller hayati önem taşır:
- Yazışma Kayıtları: Sizi iş vaadiyle kandıran kişilerle veya sizden hesabınızı rica eden patronunuz/iş arkadaşınızla yaptığınız WhatsApp, SMS ve e-posta yazışmaları dosyaya derhal sunulmalıdır.
- Kamera Kayıtları: Gelen parayı ATM’den çekip doğrudan ricasını kırmadığınız iş arkadaşınıza verdiyseniz, ilgili bankanın ATM kamera kayıtları veya işyerinizin güvenlik kamerası kayıtları masumiyetinizin en büyük ispatıdır.
- Menfaat Elde Edilmediğinin İspatı: Hesabınıza giren paradan hiçbir komisyon veya pay almadığınızı, hesap hareketleri dökümü ile kanıtlamanız gerekmektedir.
ÖNEMLİ YARGITAY/AYM İÇTİHADI: Anayasa Mahkemesi’nin 2021/2754 numaralı kararına göre; sanığın ATM görüntüleri incelenmeden, lehe olabilecek deliller toplanmadan ve kast araştırması yapılmadan verilen mahkumiyet kararları “masumiyet karinesinin ihlali” sayılmaktadır ve bozma sebebidir.
Sonuç olarak; İş bulma heyecanıyla veya işyerindeki yöneticilerinize/arkadaşlarınıza “iyilik yapma” güdüsüyle asla banka hesaplarınızı, IBAN bilgilerinizi veya dijital şifrelerinizi 3. kişilerle paylaşmayın. Banka hesabınız tıpkı kimliğiniz gibi kişiye özeldir. Bu tür bir mağduriyet yaşadıysanız, ilk ifadenizi vermeden önce mutlaka uzman bir avukattan hukuki destek almalısınız.








